Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

Tek Taraflı Trafik Kazasında Yolcu Tazminatı Davası 2026

Tek Taraflı Trafik Kazasında Yolcu Tazminatı Nedir?

Tek taraflı trafik kazasında yolcu tazminatı, başka bir aracın kazaya karışmadığı; aracın devrilmesi, yoldan çıkması, bariyere veya sabit bir cisme çarpması gibi olaylarda yaralanan yolcunun ya da yolcunun ölümü hâlinde hak sahiplerinin talep edebileceği maddi ve manevi zararların karşılanmasını ifade eder. Kazada ikinci bir aracın bulunmaması, yolcunun tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önemli olan, zararın motorlu aracın işletilmesiyle bağlantılı olarak meydana gelmesi ve sorumlu kişilerin hukuki sorumluluğunun doğmasıdır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmuşsa işleten ile bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan sorumlu tutulabilir. Sürücünün sorumluluğu ise kural olarak kusura dayalıdır. Yolcu, aynı zamanda aracın işleteni veya sigortalısı değilse çoğunlukla üçüncü kişi konumundadır ve aracın zorunlu trafik sigortasına doğrudan başvurabilir. Bununla birlikte araç malikinin yolcu olarak bulunduğu bazı olaylarda işleten sıfatının devam edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Tek taraflı kazalarda sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi, hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlamaması veya trafik kurallarına aykırı hareket etmesi kusur incelemesinin temelini oluşturabilir. Ancak tazminat sorumluluğu yalnızca ceza dosyasındaki kusur değerlendirmesine göre belirlenmez. Kaza tutanağı, bilirkişi incelemesi, kamera kayıtları, araçtaki teknik arıza ihtimali ve yol şartları birlikte ele alınır. İşleten, sorumluluktan tamamen kurtulabilmek için kazanın mücbir sebep veya zarar görenin yahut üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ve kendisinin ya da sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını kanıtlamalıdır.

Yolcunun emniyet kemeri kullanmaması veya alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi gibi davranışlar, hakkı bütünüyle ortadan kaldırmaktan ziyade zararın artmasına katkı sağladığı ölçüde indirim gündeme getirebilir. Bu nedenle trafik kazası tazminat davası değerlendirilirken sürücünün kusuru ile yolcunun olası müterafik kusuru(zarara birlikte etkide bulunması) birbirinden ayrılmalıdır. Tek taraflı trafik kazasında yolcu tazminatı, her olayın kusur, zarar, sigorta ve illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) yönlerinden birlikte incelenmesini gerektirir.

Yaralanma ve Ölüm Hâlinde Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Tek taraflı trafik kazasında yolcunun yaralanması hâlinde talep edilebilecek zarar kalemleri, yaralanmanın geçici veya kalıcı etkilerine göre belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi kapsamında tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya tamamen kaybedilmesinden doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplar bedensel zarar kapsamında yer alır. Bu kalemlerin her biri ayrı belgelerle ve kazayla bağlantısı gösterilerek talep edilmelidir.

Kalıcı fonksiyon kaybı oluşmuşsa sürekli sakatlık tazminatı gündeme gelir. Hesaplamada yolcunun yaşı, geliri, kusur durumu, sağlık kurulu tarafından belirlenen fonksiyon kaybı oranı ve yaşam beklentisi gibi unsurlar değerlendirilir. Tedavi süresindeki çalışma kaybı, bakıcı ihtiyacı ve belgelenebilen zorunlu giderler de somut olayın özelliklerine göre istenebilir. Bununla birlikte sağlık giderleri, geçici iş göremezlik ve tedavi dönemindeki bakıcı giderleri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu ile sigorta şirketinin ve diğer sorumluların yükümlülüğü ayrı ayrı incelenmelidir. Yaralanmalı trafik kazasında tazminat hesabı yalnızca rapordaki oran üzerinden yapılmaz; zararın ekonomik sonucu da belirlenir.

Yolcunun ölümü hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybı ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin zararları talep edilebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı için mutlaka mirasçı olmak gerekmez. Ölen kişinin sağlığında düzenli ve fiilî olarak destek olduğu eş, çocuk, anne, baba veya koşulları varsa başka kişiler de destek ilişkisini kanıtlayarak talepte bulunabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı miras payına değil, kaybedilen gerçek veya varsayımsal destek miktarına göre hesaplanır.

Bedensel bütünlüğün ağır biçimde zarar görmesi veya ölüm hâlinde zarar gören yolcuya ya da ölenin yakınlarına manevi tazminat ödenmesi de istenebilir. Manevi tazminatın amacı acının para karşılığında ölçülmesi değil, yaşanan manevi zararın kısmen giderilmesidir. Ancak zorunlu trafik sigortası genel şartlarında manevi tazminat teminat dışında bırakılmıştır. Bu nedenle manevi tazminat talebi kural olarak sürücüye, işletene ve koşulları varsa diğer sorumlulara yöneltilir; poliçede ayrıca ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunup bulunmadığı da kontrol edilir.

Tazminat Kimden ve Hangi Sigortadan Talep Edilir?

Tek taraflı trafik kazasında yolcu tazminatı bakımından ilk sorumluluk halkası, kazaya neden olan sürücü ile aracın işletenidir. Sürücü, kusurlu davranışı nedeniyle genel haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olabilir. Araç işleteni ise motorlu aracın işletilmesinden doğan tehlike sorumluluğu kapsamında zararı karşılamakla yükümlüdür. Araç bir ticari işletmenin faaliyeti kapsamında kullanılıyorsa bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi de koşulları oluştuğunda sorumlular arasında yer alabilir. Ruhsat sahibinin her durumda işleten sayılması zorunlu değildir; aracın ekonomik ve fiilî hâkimiyetinin uzun süreli olarak başka bir kişiye bırakılması gibi durumlar ayrıca incelenir.

2918 sayılı Kanun’un 91. maddesi gereğince işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun karşılanması amacıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. Bu nedenle yolcu, yaralanma veya ölüm nedeniyle doğan ve teminat kapsamında kalan maddi zararlar için aracın trafik sigortacısına doğrudan başvurabilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli poliçe limitiyle ve sigortalının hukuki sorumluluğuyla sınırlıdır. Zarar poliçe limitini aşarsa aşan bölüm sürücü, işleten veya diğer sorumlulardan talep edilebilir.

Aracın geçerli zorunlu trafik sigortasının bulunmaması, sigortacının tespit edilememesi veya mevzuatta belirtilen diğer özel hâller söz konusuysa bedensel zararlar yönünden Güvence Hesabına başvuru ihtimali değerlendirilir. Buna karşılık kasko sigortası esas olarak sigortalı araçta meydana gelen malvarlığı zararlarını karşılar. Kasko poliçesinde yolcular için ayrıca ferdi kaza veya ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunmuyorsa yolcu, yalnızca “kasko var” gerekçesiyle doğrudan ödeme talep edemez.

Kaza, yetki belgesiyle gerçekleştirilen şehirlerarası veya şehir içi ticari yolcu taşımacılığı sırasında meydana gelmişse zorunlu trafik sigortasının yanında karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası da gündeme gelebilir. Bu sigorta, kapsamındaki yolculuk süresince yolcuların kaza sonucu ölümü, sakatlığı ve poliçede tanımlanan tedavi giderleri için teminat sağlar. Ancak özel otomobildeki arkadaş veya aile yolculuğu, kendiliğinden koltuk ferdi kaza sigortası kapsamına girmez.

Bu noktada maddi ve manevi tazminat davası bakımından her talep kaleminin doğru kişiye ve doğru sigortaya yöneltilmesi önem taşır. Aynı zarar için birden fazla sorumlunun bulunması mümkün olmakla birlikte, zarar görenin gerçek zararını aşan mükerrer tahsilata yol açılmamalıdır.

Yolcu Tazminatı İçin Hangi Belgeler ve Raporlar Gerekir?

Yolcu tazminatı başvurusunda belgeler, kazanın meydana geldiğini, sorumluluğu, yaralanma veya ölümü ve talep edilen zararın miktarını kanıtlamaya hizmet eder. Temel dosyada trafik kazası tespit tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen olay belgeleri, varsa bilirkişi veya keşif raporu, ceza soruşturması evrakı, görseller, kamera kayıtları ve tanık bilgileri bulunmalıdır. Tek taraflı kazalarda başka bir sürücünün beyanı olmadığı için aracın konumu, yol durumu ve kaza oluş biçimini gösteren erken tarihli deliller özellikle önem kazanır.

Yaralanma hâlinde hastane epikrizi, acil servis kayıtları, ameliyat belgeleri, reçeteler, tetkikler, fizik tedavi kayıtları ve tüm kontrol muayeneleri saklanmalıdır. Kalıcı fonksiyon kaybı iddiasında tedavinin tamamlanmasından sonra yetkili sağlık kuruluşundan uygun sağlık kurulu raporu alınması gerekir. Zorunlu trafik sigortası genel şartları, erişkinler bakımından ilgili engellilik değerlendirme mevzuatına; çocuklar bakımından ise özel gereksinim değerlendirmesi hükümlerine uygun rapor aramaktadır. Raporun yalnızca oran içermesi yeterli olmayabilir; yaralanma ile kaza arasındaki illiyet bağının ve bakıcı ihtiyacı gibi sonuçların da tıbbi verilerle açıklanması gerekir.

Maddi zarar hesabında yolcunun kaza tarihindeki gelirini gösteren belgeler de sunulmalıdır. Ücret bordroları, SGK hizmet dökümü, işveren yazısı, vergi kayıtları, mesleki kazancı gösteren defter ve faturalar kullanılabilir. Gelirin belgeyle kanıtlanamaması tazminat hakkını mutlaka ortadan kaldırmaz; ancak hesaplamada esas alınacak kazancın belirlenmesi bakımından uyuşmazlık doğurabilir. Öğrenci, çocuk, ev hizmetlerini yürüten kişi veya çalışmayan yolcu bakımından yaş, eğitim, meslek edinme ihtimali ve somut yaşam koşulları değerlendirilir. Yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama sürecinde rapor oranı ile gelir belgelerinin birlikte ele alınması bu nedenle gereklidir.

Ölüm hâlinde ölüm belgesi, varsa otopsi raporu, veraset ilamı, ayrıntılı nüfus kayıt örneği, ölenin gelir belgeleri ve destek ilişkisini gösteren kayıtlar başvuruya eklenir. Sigorta başvurularında ayrıca hak sahibinin kimlik belgesi, banka hesap bilgileri ve sağlık verilerinin işlenmesine ilişkin açık rıza belgesi istenebilir. Genel şartların ekinde sürekli sakatlık ve ölüm başvuruları için ayrı belge grupları öngörülmüştür. Eksik veya çelişkili belge, başvurunun reddedilmesine ya da değerlendirme süresinin uzamasına neden olabileceğinden dosyanın talep kalemlerine göre düzenlenmesi gerekir.

Sigorta Başvurusu ve Tazminat Süreleri Nasıl İşler?

Zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açılmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi kapsamındaki bu başvuruda olay, talep edilen tazminat kalemleri ve ödeme talebi açıkça belirtilmeli; mevcut belgeler eklenmelidir. Başvurunun sigorta şirketine hangi tarihte ulaştığı ispatlanabilecek bir yöntem kullanılmalıdır. Kargo teslim kaydı, iadeli taahhütlü posta belgesi, noter ihtarı veya sigorta şirketinin evrak kayıt belgesi bu amaçla kullanılabilir.

Trafik sigortacısı, başvuruyu aldığı tarihten itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir. Şirketin cevap vermemesi, talebi tamamen veya kısmen reddetmesi ya da teklif edilen miktarın zararı karşılamaması hâlinde hak sahibi tahkim veya dava yoluna başvurabilir. Bu 15 günlük süre, sigorta şirketine başvuru şartının tamamlanmasıyla ilgilidir. Zorunlu trafik sigortası genel şartlarında ayrıca gerekli bütün belgelerin şirket merkezine veya şubesine ulaşmasından itibaren tazminatın sekiz iş günü içinde ödenmesi öngörülmüştür. Sigortacının haklı bir nedenle yeni belge istemesi hâlinde ödeme süresi, belgenin tesliminden sonra yeniden işlemeye başlayabilir.

Başvuruda miktarın belirtilmesi mümkün değilse talebin belirsiz zarar kalemlerini de kapsadığı açık biçimde yazılmalıdır. Sağlık durumunun henüz kesinleşmediği erken dönemde kalıcı sakatlık oranı üzerinden kesin hesap yapılması yanıltıcı olabilir. Buna karşılık zamanaşımını veya başvuru haklarını korumak için eldeki belgelerle başvuru yapılması ve yeni raporların sonradan sunulması mümkündür. Sigortacının gönderdiği ödeme, sulh veya ibraname metni okunmadan imzalanmamalıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi, açıkça yetersiz veya aşırı bulunan anlaşmaların belirli koşullarla iki yıl içinde iptal edilebilmesine imkân tanımaktadır.

Tazminat taleplerinde temel zamanaşımı, zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her durumda kaza tarihinden itibaren on yıldır. Eylem aynı zamanda daha uzun zamanaşımı süresine tabi bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanabilir. Yaralanmanın niteliği, ölüm sonucu, suçun hukuki vasfı ve sürenin başlangıcı dosyaya göre belirlenmelidir. Bu nedenle yaralanmalı trafik kazası başvurusu yalnızca iki yıllık süre dikkate alınarak değerlendirilmemeli; uygulanabilecek bütün süreler ve kesilme nedenleri birlikte incelenmelidir.

Tahkim ve Tazminat Davası Süreci Nasıl İlerler?

Sigorta şirketine yapılan başvuru sonuçsuz kalırsa uyuşmazlık, şartları bulunuyorsa Sigorta Tahkim Komisyonuna veya görevli mahkemeye taşınabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında faaliyet gösteren Komisyon, sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkları hakemler aracılığıyla inceler. Trafik sigortası bakımından şirketin 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması sonrasında tahkim başvurusu yapılabilir. Aynı uyuşmazlık daha önce mahkemeye veya başka bir tahkim yoluna taşınmışsa Komisyona yeniden başvurulamaz.

Tahkim başvurusunda başvuru formu, kimlik belgesi, ücret makbuzu, sigorta şirketine gönderilen başvuru, teslim kanıtı, şirket cevabı ve tazminat talebini destekleyen belgeler sunulur. Vekâleten yapılan başvurularda alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru konusunda özel yetki içeren vekâletname aranır. Dosya önce raportör tarafından incelenir; çözülemeyen uyuşmazlık hakeme gönderilir. Raportör incelemesi en geç 15 gün, hakem incelemesi ise kural olarak görevlendirmeden itibaren dört ay içinde tamamlanır. Tarafların yazılı onayıyla hakem süresi uzatılabilir. Parasal sınıra bağlı itiraz ve temyiz kuralları her yıl güncellendiğinden başvuru tarihindeki sınırlar kontrol edilmelidir.

Tahkim incelemesi çoğunlukla dosyadaki belgeler üzerinden yürütülür. Hakem; kusur raporu, sağlık kurulu belgesi ve aktüerya hesabı alınmasına karar verebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu yalnızca dilekçenin sisteme yüklenmesinden ibaret değildir; talep kalemlerinin, faiz başlangıcının, kusur itirazlarının ve sigorta limitinin açıkça gösterilmesi gerekir.

Mahkeme yolunda sigorta şirketine yöneltilen tazminat istemleri kural olarak ticari dava niteliğindedir ve görevli mahkeme çoğunlukla asliye ticaret mahkemesidir. Yalnızca sürücü veya işletene karşı açılan davalarda görev değerlendirmesi farklılaşabilir. Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat taleplerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Sigorta tahkimine başvurmak için ise ayrıca arabuluculuk şartı bulunmaz.

Dava sırasında ceza soruşturması dosyası getirtilir, kusur ve maluliyet değerlendirmeleri yapılır, ardından aktüerya bilirkişisi zarar hesabı hazırlar. Manevi tazminat ile poliçe limitini aşan maddi zararlar sürücü ve işletene yöneltilebilir. Tahkim ile dava arasında seçim yapılırken talebin kapsamı, taraflar, delil durumu ve kanun yolu imkânları birlikte değerlendirilmelidir.

Emniyet Kemeri, Alkol ve Hatır Taşıması Tazminatı Etkiler mi?

Emniyet kemeri kullanmayan bir yolcunun tazminat hakkı otomatik olarak ortadan kalkmaz. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. maddesi, belirlenen araçlarda emniyet kemeri ve koruyucu tertibat kullanılmasını zorunlu tutar. Buna karşılık tazminattan indirim yapılabilmesi için kemer kullanılmamasının meydana gelen yaralanmayı doğurduğu veya ağırlaştırdığı somut delillerle ortaya konulmalıdır. Sadece kaza tutanağında kemerin takılı olmadığının yazılması her durumda sabit bir indirim oranı uygulanması için yeterli değildir. Yaralanmanın niteliği ile kemer kullanımı arasındaki illiyet bağı teknik ve tıbbi incelemeyle belirlenir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince zarar gören, zararın doğmasına veya artmasına katkı sağlamışsa hâkim tazminatı indirebilir. Öğretide müterafik kusur olarak adlandırılan bu durum, yolcunun sürücünün açık biçimde alkollü olduğunu bildiği hâlde araca binmesi bakımından da tartışılabilir. Ancak yolcunun alkollü sürücüyü tanıması veya araçta alkol bulunması tek başına yeterli değildir. Sürücünün güvenli araç kullanamayacak durumda olduğunun yolcu tarafından bilindiği ve bu davranışın zararla bağlantılı olduğu kanıtlanmalıdır.

Sürücünün alkollü olması, zarar gören yolcunun zorunlu trafik sigortacısına karşı talebini kural olarak ortadan kaldırmaz. Zorunlu trafik sigortası genel şartları uyarınca sigortacı, sigortalıyla arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ve ödeme yükümlülüğünü azaltan savunmaları zarar görene karşı ileri süremez; şartları oluşmuşsa yaptığı ödemeyi sigortalıya rücu edebilir. Başka bir deyişle alkol, yolcunun talebi ile sigortacının kendi sigortalısına dönebilmesi bakımından farklı sonuçlar doğurur.

Hatır taşıması ise yolcunun herhangi bir ücret veya karşılık ödemeden, esas olarak kendisine iyilik amacıyla taşınmasını ifade eder. Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesi, hatır için taşımada genel hükümlerin uygulanacağını belirtir. Bu kapsamda Türk Borçlar Kanunu’nun 51 ve 52. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir; ancak indirim zorunlu veya sabit oranlı değildir. Taşımanın kimin yararına olduğu, sürücünün hukuki ya da ahlaki bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ve yolculuğun ücretsiz yapılmasının gerçek nedeni araştırılır.

Trafik kazası tazminat davasında emniyet kemeri, alkollü sürücünün aracına bilerek binme ve hatır taşıması ayrı hukuki nedenlerdir. Aynı olgunun farklı adlar altında mükerrer indirime konu edilmemesi ve her indirimin somut gerekçeyle açıklanması gerekir.

Tek Taraflı Kazada Yolcu Tazminatı Hakkında Sık Sorulanlar

Sürücü kazada tamamen kusurluysa yolcu tazminat alabilir mi? Aracın işleteni veya sigortalısı sıfatını taşımayan yolcu, sürücünün tam kusurlu olduğu tek taraflı kazada kural olarak zorunlu trafik sigortasına ve diğer sorumlulara başvurabilir. Sürücünün kusuru yolcuya yüklenmez. Bununla birlikte yolcunun emniyet kemeri kullanmaması veya açıkça alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi gibi kendisine ait davranışlar, zararın artmasına etkisi kanıtlanırsa ayrıca değerlendirilebilir.

Araç aile üyesine veya arkadaşa aitse tazminat istenebilir mi? Akrabalık veya arkadaşlık ilişkisi, bedensel zarar nedeniyle tazminat hakkını kendiliğinden sona erdirmez. Taşımanın ücretsiz olması da tek başına hatır taşıması indirimi için yeterli kabul edilmemelidir. Aile içindeki hukuki veya ahlaki yardım yükümlülüğü, yolculuğun ortak amaçla yapılması ve taşımanın kimin yararına olduğu incelenir. Zorunlu trafik sigortasındaki aile bireylerine ilişkin bazı istisnalar esas olarak mal zararlarıyla ilgilidir; aile üyesi yolcunun bedensel zarar talebi ayrıca değerlendirilir.

Yolcunun düzenli işi veya belgeli geliri yoksa tazminat alınamaz mı? Sürekli sakatlık tazminatı yalnızca ücret bordrosu bulunan çalışanlara özgü değildir. Çocuk, öğrenci, ev hizmetlerini yürüten kişi veya kaza tarihinde çalışmayan yolcu da kalıcı çalışma gücü kaybının ekonomik sonuçlarını talep edebilir. Bununla birlikte gelir veya varsayımsal kazanç belirlenirken yaş, eğitim, meslek, çalışma geçmişi ve somut yaşam koşulları dikkate alınır. Belgeli gelir bulunmaması hesap yöntemini etkileyebilir; tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Zorunlu trafik sigortası sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma gibi teminat kapsamındaki maddi zararları poliçe limiti içinde karşılar. Manevi tazminat ise standart trafik sigortası teminatı dışında olduğundan sürücüye ve işletene, varsa ayrıca bu riski kapsayan ihtiyari sigortacıya yöneltilir. Sigortadan kısmi ödeme alınması da her zaman dosyanın tamamen kapandığı anlamına gelmez; ödeme belgesi ve ibranamenin kapsamı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesindeki şartlar incelenmelidir.

Sonuç olarak tek taraflı trafik kazasında yolcu tazminatı değerlendirilirken yolcunun hukuki sıfatı, sürücünün ve işletenin sorumluluğu, sağlık raporu, gelir kaybı, sigorta teminatı ve başvuru süreleri birlikte ele alınmalıdır. Bu açıklamalar genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir ve belirli bir dosya bakımından sonuç garantisi içermez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top