Karar Notu · Tazminat Hukuku

Yakınlara Manevi Tazminat: Kalıcı Sakatlık Şart mı? 2026

Yaralanma kalıcı sakatlık bırakmasa bile ağır bedensel zarar sayılabilir; bu durumda anne baba gibi yakınlara manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 9 Ekim 2025 tarihli kararında, trafik kazasında yaşamı tehlikeye giren ve parçalı kemik kırıkları oluşan 7 yaşındaki çocuğun anne ve babasına verilen manevi tazminatı yerinde buldu. Maddi tazminata yönelik itirazı ise tutar istinaf sınırının altında kaldığı için esasa girmeden reddetti.

Bölge adliye mahkemesi anne babaya manevi tazminatı hangi gerekçeyle yerinde buldu?

Daire, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56. maddesinin ikinci fıkrasındaki ağır bedensel zarar şartını Yargıtay içtihadındaki ölçütlerle açıkladı ve bu şartın somut olayda gerçekleştiğini kabul etti. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Yaralanma durumunda yakınların manevi tazminat isteminde bulunabilmesi için yaralanmanın maluliyet derecesinde ya da sabit iz bırakacak nitelikte olması ya da bu tür yaralanma biçimi olmasa bile uzun süre yatakta tedavi görme hali ya da parçalı kemik kırığı yaralanması yada benzer nitelikte olması durumunda yaralanan kişinin anne babası veya çocukları ve eşine manevi tazminat verilebileceği benimsenmiştir. Bu tür durumlarda “yakınları” ibaresi geniş tutulmamaktadır.”

“Davacı … …’ın olay tarihinde 7 yaşında olduğu, yaya haldeyken araç çarpması sonucu, sol ortiba tabanında ve frontal kemikte parçalı kırık, sağ ayak 1,2,3. Parmaklarda kırık olduğu, ayağın 20 gün alçı-atele alındığı, sol gözünde kısıtlılık olduğu, 16/10/2023 tarihli ATK rapornda, yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde olduğunun bildirildiği, davacı anne ve babanın, küçük yaşta olan davacı … ’in yaralanması ve tedavi süreci içinde ona refakat edecek olması nedeniyle onlar yönünden manevi tazminat şartlarının yukarıda anlatıldığı biçimde oluşması sebebiyle davacı anne ve baba için de manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.”

Daire’ye göre yakınların talebi için kalıcı sakatlık tek yol değildir; uzun süren yatak tedavisi, parçalı kemik kırığı ve benzer ağırlıktaki yaralanmalar da bu şartı karşılayabilir.

Daire, istinaf başvurusunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 352 ve 353. maddeleri uyarınca duruşma yapmadan, dosya üzerinden ve oy birliğiyle karara bağladı:

Hüküm fıkrası

“1-Hükmedilen maddi tazminat miktarı açısından karar kesin olduğundan HMK’nın 352.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda davalılar … ve … vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin USULDEN REDDİNE,”

“2-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar … ve … vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,”

Daire, kararı HMK 362 uyarınca miktar itibarıyla kesin olarak verdiğini belirtti; bu nedenle karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Kalıcı sakatlık yoksa ağır bedensel zarar nasıl belirlenir?

TBK 56’nın birinci fıkrası, bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye uygun bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. İkinci fıkra ise ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde bu imkânı zarar görenin yakınlarına da tanır. Kanun, hangi yaralanmanın ağır sayılacağını tanımlamaz; ölçütleri içtihat belirler.

İlk derece mahkemesi, kalıcı sakatlığı olmayan kişinin yakınlarının manevi tazminat isteyemeyeceği yönündeki katı yorumun hakkaniyetle bağdaşmayacağını belirtti ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 7 Kasım 2016 tarihli kararına (E. 2014/12300, K. 2016/10184) dayandı. Mahkeme, ağırlığı Konya Adli Tıp Grup Başkanlığının 16 Ekim 2023 tarihli raporu ve dosyadaki tespitlerle ölçtü. Rapora göre yaralanma kişinin yaşamını tehlikeye sokmuştu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde değildi; kemik kırıklarının hayati fonksiyonlara etkisi ağır dereceydi.

Mahkeme ayrıca çocuğun iyileşme sürecinin dört ay sürdüğünü ve bunun bir buçuk ayında başkasının yardımına muhtaç kaldığını gözetti. Çocuk bu dönemde günlük ihtiyaçlarını dahi karşılayamamıştı. Sürekli iş göremezlik talebi kalıcı sakatlık ispatlanamadığı için reddedilmesine rağmen, yaralanma bu olgularla ağır kabul edildi.

Yaralananın hangi yakınları manevi tazminat isteyebilir?

Daire, Yargıtay kararlarına dayanarak yaralanma hâlinde manevi tazminat verilebilecek yakınları anne baba, eş ve çocuklar olarak saydı ve “yakınları” ifadesinin bu tür durumlarda geniş yorumlanmadığını belirtti. Daire’nin dayandığı 17. Hukuk Dairesi kararında ise yaralananla aynı evde yaşayan kardeşlere de manevi tazminat verilmesi gerektiği oy çokluğuyla kabul edilmişti.

Daire, yakınların zararını yansıma yoluyla değil, doğrudan uğranılan zarar olarak nitelendirdi. Gerekçeye göre bedensel zarar kavramı ruhi ve asabi sağlık bütünlüğünü de kapsar. Yaralanan kişinin anne, baba, eş veya çocuğu gibi çok yakınının ruh sağlığı aynı olay nedeniyle ağır biçimde etkilenmişse bu kişi de TBK 56’nın koruma alanına girer. Daire, aynı görüşün Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28 Mart 2014 tarihli kararında (E. 2013/21-2219, K. 2014/411) da açıkça ifade edildiğini belirtti.

Bu dosyada Daire, anne ve babanın küçük yaştaki çocuğa tedavi boyunca refakat edecek olmasını, onlar yönünden manevi tazminat şartlarının oluştuğunun gerekçesi olarak gösterdi.

Yüzde 75 kusurlu bulunan yaya çocuğun davasında hangi tazminatlara hükmedildi?

Kaza 29 Kasım 2022’de oldu; yaya olan 7 yaşındaki çocuğa bir araç çarptı. Dava sürücüye, araç işletenine ve aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı açıldı. Çocuk için 2.000.000 TL, anne ve babanın her biri için 400.000 TL manevi tazminat ve maddi tazminat istendi. Keşif sonrası alınan bilirkişi raporu, hızını yol ve trafik durumuna uydurma kuralını ihlal eden sürücüyü yüzde 25, yaya yolunda yürüme kuralını ihlal eden çocuğu yüzde 75 kusurlu buldu. Daire, raporun kaza tespit tutanağı ve soruşturmada alınan raporla uyumlu olduğunu belirterek kusur itirazını reddetti.

Konya’daki asliye ticaret mahkemesi 5 Mart 2025’te 7.702,57 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.806,85 TL bakıcı gideri ve 250 TL tedavi gideri olmak üzere 10.759,42 TL maddi tazminata hükmetti. Bu tutarlar çocuğun kusur durumu gözetilerek hesaplandı ve üç davalıdan müteselsilen tahsiline karar verildi. Manevi tazminat ise çocuk için 50.000 TL, anne ve babanın her biri için 20.000 TL olarak belirlendi ve kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle yalnız sürücü ile işletenden tahsiline hükmedildi.

Zorunlu trafik sigortacısı manevi tazminattan sorumlu değildir: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 92. maddesi manevi tazminata ilişkin talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında sayar. Sürücü ve işleten, çocuğa verilen tutarın yüksek olduğunu da ileri sürdü. Daire, olayın oluş şeklini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını ve olay tarihindeki paranın alım gücünü gözeterek tutarların hakkaniyete göre fazla olmadığına karar verdi.

Maddi tazminat itirazı istinafta neden esastan incelenmedi?

HMK 341’in ikinci fıkrası, parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararları kesin sayar; manevi tazminat davalarında ise miktara bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Aynı dosyada bu iki kural farklı sonuç doğurdu: manevi tazminat itirazları esastan incelendi, 10.759,42 TL’lik maddi tazminat ise istinaf sınırının altında kaldığı için kesin sayıldı. Daire, HMK 352 uyarınca ön incelemede kesinlik tespit ederek bu kısma ilişkin başvuruyu usulden reddetti; geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri kalemlerinin doğruluğunu tartışmadı.

Daire sınırı belirlerken bir geçiş sorununu da çözdü. 4 Haziran 2025’te yayımlanan 7550 sayılı Kanun, HMK Ek 1. maddenin ikinci fıkrasını değiştirerek istinaf ve temyiz parasal sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas aldı. İlk derece kararı bu değişiklikten önce verildiği için Daire, kararı tamamlanmış işlem sayarak karar tarihindeki 2025 yılı sınırını uyguladı.

Kalıcı sakatlık raporu çıkmayan kazada anne baba manevi tazminatı neye dayandırır?

Adli tıp raporunu ve tedavi sürecini gösteren belgeleri dosyaya koyun. Bu dosyada yaralanmanın ağırlığı, raporda yer alan hayati tehlike, basit tıbbi müdahale ve kemik kırığı tespitleri ile iyileşme ve bakıma muhtaçlık süreleriyle ölçüldü. Ceza soruşturmasında alınan adli tıp ve kusur raporları, trafik kazasından doğan tazminat davalarında da delil olarak sunulur.

Manevi tazminat talebi kusurlu sürücüye ve KTK’nin 85. maddesi uyarınca sorumlu olan işletene yöneltilir. Trafik kazasında zamanaşımı, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıldır. Bu süreler maddi zarar talepleri için KTK’nin 109. maddesinde, manevi tazminat istemleri için TBK’nin 72. maddesinde aynı biçimde yer alır. Kaza, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp