
Ankara icra avukatı, alacaklı için uygun takip yolunu seçip takibi yürütür; borçlu için ödeme emrine itiraz, haciz ve icra mahkemesi başvurularını hazırlar. “İcra avukatı” resmî bir unvan değildir; icra takibi ve icra mahkemesi dosyalarında çalışan avukatı anlatır. İcra dosyasında süreler kısadır: genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz süresi yedi gün, kambiyo senedine dayalı takipte beş gündür.
Ankara İcra Avukatı hangi takip ve davalarda çalışır?
Alacaklı tarafta iş, alacağın belgesine uygun takip talebiyle başlar. Takip kesinleşince borçlunun banka hesabı, maaşı, aracı ve taşınmazı için haciz istenir; haczedilen malın satışında ihale aşaması izlenir. Borçlu itiraz ederse icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali yoluna gidilir. Borçlu iflas etmişse alacağın iflas masasına kaydı istenir.
Borçlu tarafta ödeme emrine süresinde itiraz, icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet, haczedilemeyen mallar için başvuru, menfi tespit ve istirdat davaları öne çıkar. Mal kaçırmaya yönelik işlemlere karşı tasarrufun iptali, haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiasında istihkak ve satış aşamasında ihalenin feshi davaları da icra dosyasının parçasıdır. Ticari işletmelerde konkordato ve iflas süreçlerinde alacaklı veya borçlu şirkete hukuki destek verilir.

Alacaklı hangi takip yolunu seçmelidir?
Takip yolunu alacağın dayandığı belge ve güvence belirler. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 32. maddesi, para borcuna ilişkin mahkeme kararı (ilam) icra dairesine verildiğinde borçluya yedi gün içinde ödeme isteyen bir icra emri gönderilmesini öngörür. Bu yol ilamlı icra takibi olarak adlandırılır; taşınırın teslimi veya taşınmazın tahliyesi gibi para dışındaki kararlar da aynı yolla yerine getirilir.
Elinde ilam bulunmayan alacaklı ilamsız icra takibi başlatır. Sözleşme, fatura veya cari hesaba dayanan bu takipte icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Alacak çek, poliçe veya bonoya dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip seçilebilir. Bu yolda borçluya ödeme için on gün verilir ve borca itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.168 ve m.169).
Alacak ipotek veya taşınır rehniyle güvenceye alınmışsa alacaklı kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gider; rehin borcu karşılamazsa kalan kısım için haciz yolu açılır (İİK m.45). Taşınmaz ipoteğinde bu yol ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibidir. Borçlunun mal kaçırma hazırlığı varsa, rehinle güvenceye alınmamış ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257).
Takibin hangi icra dairesinde açılacağı, İİK m.50 uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kurallarına göre belirlenir; sözleşmenin yapıldığı yerin icra dairesi de yetkilidir. Örneğin sözleşme Ankara’da yapılmışsa borçlu başka bir şehirde otursa da takip Ankara’daki bir icra dairesinde açılabilir. Borçlu yetkiye itiraz edecekse bunu esasa ilişkin itirazıyla birlikte yapar.
Ödeme emrine kaç gün içinde ve nereye itiraz edilir?
Genel haciz yolunda borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak bildirir (İİK m.62). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; itiraz yoksa alacaklının talebiyle haciz aşamasına geçilir (İİK m.66). Borca itiraz etmeyen borçlu, aynı yedi gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır (İİK m.60).

Borcun yalnız bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen miktar açıkça yazılır; yazılmazsa itiraz yapılmamış sayılır. Senetteki imza borçluya ait değilse bu ayrıca ve açıkça belirtilir; aksi hâlde imza takip bakımından kabul edilmiş sayılır. İtirazla birlikte yurt içinde bir adres de bildirilir (İİK m.62). Borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini kural olarak değiştiremez ve genişletemez (İİK m.63); ödeme veya zamanaşımı gibi sebepleri itiraz dilekçesine yazın.
Kambiyo senedine dayalı takipte itirazın yeri ve süresi farklıdır: borçlu borca, imzaya veya senedin kambiyo senedi niteliğine ilişkin itiraz ve şikâyetini beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yapar (İİK m.168). İlamlı takipte borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla icra mahkemesine başvurabilir (İİK m.33).
Süre hesabında tebliğ günü sayılmaz; son gün resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününde biter (İİK m.19). Örneğin ödeme emri pazartesi tebliğ edildiyse yedi günlük itiraz süresi izleyen pazartesi mesai bitiminde sona erer. Borçlu kusuru olmadan süreyi kaçırdıysa, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir (İİK m.65). Tebliğ tarihini gösteren zarfı veya e-tebligat kaydını saklayın.
Borçlu itiraz ederse alacaklı ne yapabilir?
Alacak genel mahkemede ispat edilecekse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açar (İİK m.67). İtiraz haksız bulunursa borçlu, alacaklının talebiyle hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir; takip haksız ve kötü niyetli görülürse tazminat alacaklıya yüklenir. Bir yıllık süreyi kaçıran alacaklı, genel hükümlere göre alacak davası açabilir.
Alacak, imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı içeren bir senede ya da resmî bir belgeye dayanabilir. Bu durumda alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). Bu sürede başvurmayan alacaklı aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz. Borçlu adi senetteki imzasını inkâr ettiyse yine altı ay içinde itirazın geçici kaldırılması istenebilir (İİK m.68/a).
İcra mahkemesindeki bu yol iki taraf için de tazminat riski taşır. Talep esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, karşı tarafın talebiyle yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.68).
Hangi mallar haczedilemez, maaşın ne kadarı kesilebilir?
İİK m.82 bazı malları haciz dışında tutar. Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ve ailenin ortak kullandığı ev eşyası haczedilemez; para, altın, değerli taş ve antika gibi kıymetli şeyler bu korumanın dışındadır. Bedeni çalışmasıyla geçinen borçlunun mesleği için gerekli eşyası, öğrenci bursları ve vücut veya sağlık zararı için ödenen tazminatlar da haczedilemez.
Borçlunun hâline uygun evi de haczedilemez; ev daha değerliyse satılır ve bedelinden ihtiyacını karşılayacak kadar bir kısım borçluya bırakılır. Borç evin kendi bedelinden doğmuşsa bu koruma işlemez. Haczedilemeyen bir mala haciz konulduysa borçlu, kural olarak haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunur (İİK m.16); ev için yapılan bu başvuru meskeniyet şikâyeti olarak bilinir. Bu malların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir (İİK m.83/a).
Maaş ve ücretten, borçlu ile ailesinin geçimi için gerekli tutar düşüldükten sonra haciz yapılır; ancak haczedilecek kısım dörtte birden az olamaz (İİK m.83). Birden fazla maaş haczi varsa hacizler sıraya konur ve öndeki haczin kesintisi bitmeden sonrakine geçilmez. Kesintiyi yapmayan işveren için maaş haczinde işverenin sorumluluğu gündeme gelir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı aylıklar ise borçlunun rızası yoksa yalnız nafaka borçları ve Kurum alacakları için haczedilebilir (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.93).
Borçlunun bankadaki parası veya üçüncü kişideki alacağı için o kişiye haciz ihbarnamesi gönderilir. Borcu olmadığını ileri süren üçüncü kişi, ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde bunu icra dairesine bildirir; itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır (İİK m.89).
Borç ödendiği hâlde takip sürerse ne yapılır?
Borç ödendiği hâlde icra dosyası kapanmadıysa önce ödemenin icra dairesine mi yoksa doğrudan alacaklıya mı yapıldığını belirleyin. Takip kesinleştikten sonra borcun ödendiği veya alacaklının süre verdiği noterce onaylı ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle gösterilebiliyorsa borçlu, icra mahkemesinden takibin iptalini veya ertelenmesini her zaman isteyebilir (İİK m.71). İlamlı takipte icra emrinden sonra yapılan ödeme için aynı istek, noterce düzenlenmiş veya onaylanmış belgeye dayanmak şartıyla her zaman ileri sürülebilir (İİK m.33).
İcra müdürlüğü ödemeyi dosyaya işlemiyor, haczi kaldırmıyor veya faizi hatalı hesaplıyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır; bir işin yapılmaması veya sebepsiz geciktirilmesi ise her zaman şikâyet konusu olabilir (İİK m.16). Dosya hesabında işlemiş faiz denetimi için takip talebi, ödeme dekontları ve dosya hesabı birlikte karşılaştırılır.
Borçlu olmadığını ileri süren kişi, takipten önce veya takip sırasında menfi tespit davası açabilir (İİK m.72). Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada takip durdurulamaz; borçlu teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak parayı geri isteyebilir. Menfi tespit davasında tedbir alınmadan borç ödenirse dava istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72).
Kira alacağı ve tahliye için icra yolu nasıl işler?
Kiracı kira bedelini ödemiyorsa kiraya veren, tahliye ihtarlı ödeme emriyle icra takibi başlatabilir (İİK m.269). Konut ve çatılı işyeri kiralarında ödeme için verilecek süre en az otuz gündür (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.315). Kiracı yedi gün içinde itiraz edebilir; itiraz takibi durdurur ve kiraya veren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyebilir. Kiracı itiraz etmez ve süresinde ödemezse, ödeme süresinin bitiminden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye istenir (İİK m.269/a).
Kiracı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde çıkmazsa kiraya veren, bu tarihten itibaren bir ay içinde icraya başvurabilir veya dava açabilir (Türk Borçlar Kanunu m.352); tahliye taahhüdüyle icra yoluyla tahliye bu sürede başlatılır. İlamsız icra yoluyla tahliye, kira uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuğun dışındadır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B). Kira tespiti, kira artışı ve ihtiyaç nedeniyle tahliye gibi dava yoluyla çözülen kira uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesinde görülür ve Ankara kira avukatı sayfasının konusudur.
İcra dosyası için görüşmeye hangi belgelerle gelinmeli?
Alacaklı için takip yolunu, alacağı gösteren belge belirler: mahkeme kararı, sözleşme, senet, fatura, cari hesap ekstresi veya borç ikrarı içeren yazışma. Borçlu için ilk bakılacak belge ödeme emri, icra emri veya haciz yazısı ile bunun tebliğ tarihidir; itiraz ve şikâyet süreleri bu tarihten başlar. Ödeme yapıldıysa dekontlar ve alacaklıyla yazışmalar dosyanın hangi aşamada olduğunu gösterir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN’ın ofisi Kültür Mahallesi, Mithatpaşa Caddesi No:71/4, Çankaya/Ankara adresindedir. Görüşme için +90 533 391 11 48 numaralı telefondan bilgi alınabilir.
