Karar Notu · Sigorta Hukuku

Trafik Sigortasında Ceza Zamanaşımı: Yargıtay Bozma Kararı 2026

Trafik sigortasında ceza zamanaşımı, kaza ceza kanununda daha uzun süre öngörülen bir suç oluşturuyorsa yaralanan kişinin maddi tazminat talebine de uygulanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18 Şubat 2025 tarihli kararında, 2014’teki çift taraflı bir kazada yaralanan sürücünün 2022’de açtığı tahkim davasını, taksirle yaralama suçu için öngörülen sekiz yıllık süre içinde saydı. Daire, davayı zamanaşımı nedeniyle reddeden itiraz hakem heyeti kararını bozdu.

Yargıtay yaralanmalı kazada zamanaşımı reddini hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, yaralanmanın ceza kanununa göre suç oluşturduğunu tespit etti ve bu suç için öngörülen süreyi sigorta tarafına karşı açılan tazminat davasına uyguladı:

Karar metninden

“Somut olayda; dava konusu trafik kazası 26.06.2014 tarihinde meydana gelmiş, davacının yaralanması nedeniyle eldeki tazminata konu tahkim davası davacı vekili tarafından 21.06.2022 tarihinde açılmıştır. Trafik kazasına ilişkin yaralanmanın, 5237 sayılı TCK’nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve Taksirle Yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK’nın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması karşısında davanın 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinde açıldığı sabittir.”

“Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

Kararı oy birliğiyle veren Daire, davacının temyiz itirazını kabul etti:

Hüküm fıkrası

“Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,”

Gerekçe yalnız davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir. Daire, davacının zararı veya tazminatın tutarı hakkında bir değerlendirme yapmadı.

2014’teki kaza için 2022’de açılan tahkim davasında hakem heyetleri ne karar vermişti?

Kaza 26 Haziran 2014’te iki aracın karıştığı bir çarpışmaydı ve kendi aracını kullanan davacı yaralandı. Davacı, diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) nedeniyle sorumlu tutulan davalıya karşı 21 Haziran 2022’de Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava açtı. Fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli ve geçici iş göremezlik zararı için 10.000 TL istedi. Dava, kaza gününden başlayan sekiz yıllık sürenin dolmasına beş gün kala açılmıştı.

Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını ve taraflar arasında uzlaşma sağlandığını savundu. Uyuşmazlık Hakem Heyeti davayı uzlaşma nedeniyle reddetti. Davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti bu kararı kaldırdı, ancak davayı bu kez zamanaşımı nedeniyle reddetti.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, hakem kararlarına itirazı ve itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyizi belirli parasal sınırlara bağlar. Davacı İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz etti; Daire, temyiz dilekçesini kesinlik, süre ve temyiz şartı yönünden ön incelemeden geçirerek kabul etti.

Taksirle yaralama suçunda dava zamanaşımı neden sekiz yıldır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66. maddesi, üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda kamu davasının sekiz yıl geçmesiyle düşeceğini düzenler. Süre belirlenirken cezanın kanundaki üst sınırına bakılır; dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de hesaba katılır. Tamamlanmış suçta süre suçun işlendiği gün, trafik kazasında kaza günü başlar.

Taksirle yaralama suçu TCK 89’da düzenlenir. Temel hâlin cezası 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak artırıldı ve bu değişiklik 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi. Kazanın olduğu 2014’te ceza üç aydan bir yıla kadardı.

Kemik kırılması veya yaşamı tehlikeye sokan durum gibi sonuçlarda ceza yarı oranında, organ işlevinin yitirilmesi gibi daha ağır sonuçlarda bir kat artırılır. Birden fazla kişinin yaralanmasında ceza dokuz aydan beş yıla kadardır. Bilinçli taksir artırımı hesaba katılmadığında TCK 89’daki bu hâllerin hiçbirinde üst sınır beş yılı aşmaz ve süre sekiz yıldır.

Sürücüye bilinçli taksir yükleniyorsa TCK 22/3 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. 25 Aralık 2025’ten sonraki kazalarda bu artırım, bir kat artırım gerektiren sonuçlarda ve birden fazla kişinin yaralanmasında üst sınırı beş yılın üzerine çıkarabilir. Sürenin on beş yıla uzayıp uzamadığını ceza dosyasındaki nitelendirmeye bakarak belirleyin. Kaza ölümle sonuçlanmışsa fiil TCK 85’teki taksirle öldürme suçudur ve cezanın üst sınırı beş yılı aştığından süre kural olarak on beş yıldır.

TCK 89/5, taksirle yaralama suçunun soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikâyete bağlar; birinci fıkra dışındaki yaralamalar bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Bu kural ceza davasının açılabilmesine ilişkindir, zamanaşımı süresini değiştirmez.

Sekiz yıllık süre trafik sigortacısına karşı açılan davada da geçerli midir?

Evet. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 109. maddesi, trafik kazasında zamanaşımı için genel kuralı koyar. Buna göre maddi zarar talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre talep cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Bu dosyada davalı sürücü değil, trafik sigortası nedeniyle sorumlu tutulan taraftı ve Daire sekiz yıllık süreyi ona karşı uyguladı. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi de 28 Kasım 2017 tarihli, 2015/4482 E., 2017/11029 K. sayılı kararında ceza zamanaşımını trafik sigortacısına karşı uygulamıştı. O dosyada kazada ölen sürücünün yakınları destekten yoksun kalma tazminatı istemişti ve süre on beş yıldı. O kararda uzun sürenin uygulanması için fiilin suç oluşturmasının yeterli olduğu ve kuralın sürücü, işleten ve sigorta şirketi için aynı süreyi öngördüğü belirtilmişti.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 9 Nisan 2019 tarihli, 2017/1508 E., 2019/422 K. sayılı kararında, kazaya neden olan kişi hakkında ceza davası açılmamış olmasının ceza zamanaşımının uygulanmasına engel olmadığını belirtti. Mahkûmiyet kararı veya takipsizlik kararı da aranmaz.

KTK 109’a göre zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Kanun’un 100. maddesi, 109. maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağını düzenler.

Zamanaşımı engeli kalkınca hakem heyeti dosyada neyi inceleyecek?

Daire, İtiraz Hakem Heyetinin işin esasına girerek sonucuna göre karar vermesini istedi ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Esasa girilmesi, davacının istediği sürekli ve geçici iş göremezlik zararının hakem heyetince incelenmesi demektir; tazminatın kabul edilip edilmeyeceğini ve tutarını bu inceleme belirler.

Davalının uzlaşma savunması ilk kararın dayanağıydı, fakat Yargıtay bu savunmayı tartışmadı. Kararda bu uzlaşmanın sigorta şirketiyle yapılan bir anlaşma mı yoksa ceza soruşturmasındaki uzlaştırma mı olduğu belirtilmez. Daire’nin incelemesi davanın süresinde açılıp açılmadığıyla sınırlı kaldı ve karar, uzlaşmanın tazminat talebine etkisi hakkında bir sonuç içermez.

Kazadan yıllar sonra trafik sigortasına başvurmadan önce neleri kontrol etmelisiniz?

Önce kaza tarihini kaza tespit tutanağından veya ceza dosyasından kesinleştirin; sekiz yıllık ceza zamanaşımı bu günden başlar. Kalıcı maluliyet gibi bir zarar sonradan öğrenildiyse KTK 109/1’deki iki yıllık süre öğrenme tarihinden başlar ve kazadan itibaren on yılı aşmamak kaydıyla sekiz yıldan sonraya da uzanabilir. Öğrenme tarihini gösteren sağlık kurulu raporunu saklayın; adli rapor ve tedavi kayıtları da fiilin TCK 89’un hangi fıkrasına girdiğini gösterir.

Sürücü hakkında şikâyette bulunulmamış ya da şikâyetten vazgeçilmiş olması sekiz yıllık süreyi ortadan kaldırmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1 Aralık 2020 tarihli, 2017/1105 E., 2020/980 K. sayılı kararında, ceza soruşturmasında şikâyetinden vazgeçen yaralılar için sekiz yıllık süreyi uyguladı. Ancak TCK 73/7’ye göre şikâyetten vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz; vazgeçme beyanının metnini bu yönden okuyun.

Ceza dosyasında uzlaştırma yoluyla uzlaşma sağlandıysa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/19. maddesi gereğince, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar dışında suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. Bu nedenle uzlaşmanın tazminata etkisi belgede hangi zararların sayıldığına bağlıdır.

Süre içinde olsanız bile KTK’nın 97. maddesi gereğince dava veya tahkimden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmanız gerekir. Şirket başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir. Bu ön başvuru, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde sayılan kesme sebepleri arasında yer almadığından zamanaşımını kesmez. Süre sonuna yaklaştıysanız başvuruyu on beş günlük cevap süresini ve tahkim ya da dava hazırlığını hesaba katarak erken yapın.

Sigorta şirketi zamanaşımı savunmasıyla ödemeyi reddederse kaza tarihini, yaralanmanın niteliğini ve ceza dosyasının durumunu gösteren belgelerle itiraz edilir. Tahkim ile dava arasındaki seçim de trafik kazası tazminatında avukat desteği alınırken bu belgelere göre yapılabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp