Araç değer kaybı nasıl alınır?
Araç değer kaybı, trafik kazasında zarar gören aracın usulüne uygun biçimde onarılmasına rağmen kaza ve onarım geçmişi nedeniyle ikinci el piyasasında kaza öncesindeki emsallerinden daha düşük değere sahip olmasıdır. Onarım bedeli, aracın fiziksel hasarının giderilmesini; araç değer kaybı tazminatı ise malvarlığında kalan ekonomik eksilmeyi karşılar. 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle değer kaybı süreci önemli ölçüde değiştirilmiş, eski katsayı ve formülleri içeren Ek-1 yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel sistemde temel ölçüt, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarımdan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki gerçek farktır.
Araç değer kaybı nasıl alınır sorusunun ilk cevabı, kazada sorumluluğu bulunan aracın zorunlu trafik sigortacısına hasar başvurusu yapılmasıdır. 2026 değişikliği sonrasında araç hasarı için yapılan başvuru, ayrıca bir talep beyanına gerek olmaksızın değer kaybını da kapsar. Başka bir deyişle, hak sahibi araç hasarı için başvurduğunda değer kaybı isteminde de bulunmuş sayılır. Sigorta eksperi araç hasarını inceliyorsa aynı rapor içerisinde değer kaybı tespitine de yer vermelidir. 1 Temmuz 2026 sonrası araç değer kaybı düzenlemeleri bu yönüyle önceki uygulamadan ayrılır.
Başvurunun eksiksiz belgelerle ve ulaştığı tarih ispatlanabilir şekilde yapılması gerekir. Sigortacı, nihai eksper raporunun kendisine ulaşmasını izleyen iş günü içinde hesaplanan değer kaybını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla hak sahibine bildirmelidir. Bununla birlikte bildirim süresi ile tazminatın ödeme süresi aynı değildir; ödeme bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesinde düzenlenen sekiz iş günlük süre ayrıca değerlendirilir.
Sigortacı ödeme yapmaz, talebi reddeder veya gerçek zarardan düşük ödeme yaparsa önceki başvurunun içeriği ve sonucu belgelenerek Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ya da dava açılabilir. Kaza veya poliçe tarihi 1 Temmuz 2026’dan önce olan dosyalarda ise yürürlük ve zaman bakımından uygulama ayrıca incelenmelidir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır ?
Araç değer kaybı hesaplamasında 1 Temmuz 2026 itibarıyla eski Ek-1 formülü kullanılmaz. Önceki metinde bulunan baz değer kaybı, hasar boyutu katsayısı, kilometre katsayısı ve parça bazlı sabit oranlar yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle internette bulunan ve tek bir katsayı dizisiyle kesin sonuç verdiğini ileri süren hesaplama araçları güncel mevzuat bakımından bağlayıcı değildir. Güncel hesap, sigorta eksperinin gerçek piyasa verilerini ve aracın somut özelliklerini birlikte değerlendirmesine dayanır.
Hesabın temel mantığı, kaza öncesi ikinci el satış değeri ile usulüne uygun onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri arasındaki farkın bulunmasıdır. Eksper; aracın markasını, modelini, yaşını, kilometre veya kullanım düzeyini, donanımını, kullanım şeklini, önceki hasarlarını, kazada zarar gören bölümleri ve bu bölümlere yapılan onarım, boya ya da değişim işlemlerini inceler. Piyasa araştırmasında benzer araçların gerçekten alınabilir ve satılabilir değerleri esas alınmalı; yalnızca ilanlardaki talep fiyatlarıyla yetinilmemelidir. Güncel rapor şablonu da yetkili bayi ikinci el birimleri, galeriler, çevrimiçi platformlar ve araç değer listelerinden yararlanılmasını öngörmektedir.
Kavramsal olarak hesap şu sırayı izler:
- Aracın kaza tarihindeki hasarsız veya kaza öncesi piyasa değeri belirlenir.
- Onarım sonrası, kaza geçmişiyle birlikte sahip olduğu piyasa değeri tespit edilir.
- Aradaki gerçek fark bulunur; hak sahibinin kusuru, önceki ödemeler ve poliçe limiti ayrıca değerlendirilir.
Onarım maliyeti ile değer kaybı aynı tutar değildir. Yüksek onarım bedeli her zaman aynı oranda değer kaybı doğurmadığı gibi, nispeten düşük maliyetli fakat aracın piyasa algısını önemli ölçüde etkileyen bir hasar da değer kaybına yol açabilir. Yaş veya kilometre de tek başına otomatik ret sebebi değildir; güncel düzenlemede bunlar hesabı etkileyen unsurlar olarak sayılmıştır. Bu nedenle araç değer kaybı hesaplama sonucu, raporda kullanılan emsaller ve gerekçe denetlenmeden kesin kabul edilmemelidir.
Değer kaybı başvurusu nereye yapılır?
Değer kaybı başvurusunda kural olarak ilk muhatap, kazaya sebep olan ve hukuken sorumlu tutulan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Trafik sigortası, sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin mallarında meydana gelen doğrudan zararları poliçe limiti kapsamında karşılar. Araç değer kaybı da zarar gören araç üzerindeki doğrudan ekonomik azalma olarak maddi zararlar teminatına dahildir.
Başvuru, sigorta şirketinin hasar birimine veya şirketin kabul ettiği elektronik başvuru kanalı üzerinden yapılabilir. Önemli olan başvurunun içeriğinin, eklerinin ve sigortacıya ulaştığı tarihin sonradan ispatlanabilmesidir. E-posta, kayıt numarası oluşturan şirket ekranı, KEP, iadeli taahhütlü posta, noter ihtarı veya evrak kayıtlı elden teslim bu amaçla kullanılabilir. Sadece telefonla yapılan görüşme ya da kayıt altına alınmayan bildirim, uyuşmazlık çıkması hâlinde başvuru şartının ispatını güçleştirebilir. Kaza sonrasında toplanması gereken ilk belgeler bakımından trafik kazası sonrası yapılması gerekenler ayrıca önem taşır.
1 Temmuz 2026’dan sonra araç hasarı için yapılan başvuru, değer kaybını da kapsar. Dolayısıyla aynı hasar dosyası için ayrıca “değer kaybı dosyası” açılması zorunlu değildir. Araç hasarı yönünden eksper atanmışsa değer kaybını da aynı eksperin ve aynı raporun incelemesi gerekir. Sigortacı, nihai rapor kendisine ulaştıktan sonra hesaplanan tutarı izleyen iş günü içinde hak sahibine bildirmelidir.
Öte yandan değer kaybı başvurusu, işletene veya sürücüye karşı ileri sürülebilecek genel tazminat haklarını ortadan kaldırmaz. Ancak dava veya sigorta tahkimi öncesinde sigortacıya yazılı başvuru yapılması, 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi uyarınca zorunlu bir ön koşuldur. Bu nedenle doğru sigortacının poliçe ve hasar dosyası bilgileri belirlenerek, belgeli başvuru yapılması sürecin temel adımıdır.
Değer kaybı için hangi belgeler lazım?
Değer kaybı için gerekli belgeler, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-6’da “Araç Hasarları ve Değer Kaybı” başlığı altında birlikte düzenlenmiştir. Yeni listeyle önceki metinde ayrıca yer alan “değer kaybı talep beyanı” kaldırılmış; araç hasarı ve değer kaybı için ortak belge seti benimsenmiştir. Bu değişiklik, araç hasarı başvurusunun değer kaybı talebini de kapsamasıyla uyumludur.
Güncel çekirdek belgeler; trafik kazası tespit tutanağı veya resmî kaza tutanağı, varsa ifade ve görgü tespit tutanakları, zarar gören aracın ruhsatı, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ya da görüntüler, araç sahibinin veya zarar gören üçüncü kişinin banka ve IBAN bilgileri ile araç hasarı ekspertizi yapılmışsa eksper raporudur. Ayrıca varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası sunulmalıdır. Kimlik ve sıfat doğrulaması için gerçek kişilerde kimlik ve imza bilgileri, tüzel kişilerde ise vergi levhası, ticaret sicili ve temsil belgeleri de istenebilir.
Doğrulanmış cep telefonu bilgisi bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, e-Devlet üzerinden alınan mobil hat sorgulama çıktısını veya GSM işletmecisinden alınmış hat sahipliği belgesini sunabilir. Üzerine kayıtlı hat bulunmayan kişinin e-Devlet iletişim seçenekleri ekranındaki telefon bilgisini kimlik numarası görünür biçimde belgelemesi öngörülmüştür. Doğrulanmış telefon numarası bulunmaması hâlinde bu durumun ilgili belge veya imzalı beyanla açıklanması gerekir.
Ek-6 asgari belge listesidir. Onarımın ve gerçek değer kaybının denetlenebilmesi için servis kayıtları, parça ve işçilik dökümleri, onarım faturaları, değişen veya boyanan parçaları gösteren belgeler, kilometre kayıtları ve önceki hasar bilgileri de dosyaya eklenebilir. Araç hasar bedeli ve hasar farkı ile değer kaybı birbirinden ayrı zarar kalemleri olduğundan, sunulan belgelerin hangi talebi desteklediği açıkça gösterilmelidir.
Değer kaybı dilekçesi nasıl yazılır?
1 Temmuz 2026 sonrasında araç hasarı için usulüne uygun başvuru yapılmışsa ayrı bir değer kaybı dilekçesi verilmesi zorunlu değildir. Güncel Genel Şartların A.5 maddesine göre araç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır. Bununla birlikte başvurunun kapsamının tartışılmasını önlemek, başvuru tarihini ispatlamak ve eksik ödeme hâlinde uyuşmazlığı somutlaştırmak amacıyla yazılı bir talep metni hazırlanması uygulamada yararlıdır.
Dilekçede hak sahibinin adı, kimlik veya vergi numarası, iletişim bilgileri, araç plakası, kaza tarihi, karşı aracın plakası, mümkünse poliçe ve hasar dosyası numarası belirtilmelidir. Kazanın oluş şekli uzun değerlendirmeler yerine tutanakla uyumlu şekilde özetlenmeli; kusur oranı kesinleşmemişse “mevcut kaza tespit tutanağına göre” gibi ihtiyatlı bir ifade kullanılmalıdır. Aracın hangi bölümlerinin hasar gördüğü, onarım işlemlerinin niteliği ve onarım sonrasında piyasa değerinde azalma meydana geldiği açıkça yazılmalıdır.
Talep bölümünde üç hususa yer verilmesi yeterlidir:
a) Araç hasarıyla birlikte gerçek araç değer kaybının tespit edilmesi,
b) Hasar eksperinin değer kaybını aynı raporda incelemesi ve raporun bildirilmesi,
c) Tespit edilen tutarın banka hesabına kanuni süresi içinde ödenmesi.
Dilekçenin ekinde Ek-6’daki belgeler sıralanmalı; her belgenin gerçekten gönderildiği kontrol edilmelidir. Evrak tesliminde sigortacının kayıt numarası alınmalı veya elektronik iletinin teslim bilgisi saklanmalıdır. Eksik evrak bildirimi gelirse hangi belgenin neden istendiği yazılı olarak sorulmalı ve tamamlanan evrakın ulaştığı tarih ayrıca belgelenmelidir.
Daha önce araç hasarı için başvuru yapılmamışsa, yalnızca değer kaybına ilişkin uyuşmazlık bulunsa dahi tahkim veya dava öncesinde sigortacıya yazılı başvuru yapılmalıdır. Çünkü 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi, sigortacıya başvuruyu dava ve tahkim yollarının ön şartı olarak düzenlemektedir.
Sigorta 15 günde cevap vermezse ne olur?
Sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermemesi, araç değer kaybı hakkını ortadan kaldırmaz. Aksine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin dava açabilmesi veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilmesi için gereken bekleme süresinin tamamlanmasını sağlar. Sigortacı 15 gün dolmadan açık bir ret cevabı verir veya talebi kısmen karşılayan bir ödeme yaparsa, hak sahibi kalan uyuşmazlık yönünden süreyi beklemeden tahkim ya da dava yoluna gidebilir.
Burada üç farklı sürenin birbirine karıştırılmaması gerekir. Birincisi, KTK’nin 97. maddesindeki 15 günlük cevap süresidir. İkincisi, aynı Kanun’un 99. maddesi uyarınca gerekli belgelerin sigortacıya ulaştırılmasından itibaren başlayan sekiz iş günlük ödeme süresidir. Üçüncüsü ise 1 Temmuz 2026 tarihli sistemde sigortacının, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi izleyen iş günü içinde hesaplanan değer kaybı tutarını bildirme yükümlülüğüdür. Bildirim yapılması, ödemenin yapıldığı anlamına gelmez.
Sigortacı “belgeler eksik” şeklinde cevap verirse, hangi belgenin eksik olduğu ve bu belgenin Ek-6 kapsamında bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Belirsiz veya sürekli yenilenen belge talepleri karşısında yazılı açıklama istenmesi, uyuşmazlık dosyasının sonradan denetlenebilmesi bakımından önemlidir. Başvurunun ilk teslim tarihi, ek belge tarihleri, eksper raporunun bildirim tarihi ve sigortacının cevabı kronolojik biçimde saklanmalıdır.
On beş günlük sürenin dolması üzerine tahkime başvurulacaksa, başvuru dilekçesi, sigortacıya teslim kanıtı, varsa cevap yazısı ve ödemenin neden yetersiz bulunduğuna ilişkin somut açıklama sunulmalıdır. Başvurunun sözlü yapılmış olması veya ulaştığının ispatlanamaması, ön başvuru şartı yönünden sorun çıkarabilir.
Süreç çizelgesi: Kaza ve hasar belgelerinin toplanması → talebin sigortacıya yazılı olarak iletilmesi → başvurunun ulaştığı tarihin belgelenmesi → cevabın veya cevap süresinin değerlendirilmesi → uyuşmazlık sürüyorsa tahkim dosyasının hazırlanması. Trafik sigortasındaki 15 gün ile diğer branşlardaki 15 iş günü aynı değildir. Nihai olumsuz cevap varsa bu belgeyle; cevap yoksa ilgili sürenin dolduğu gösterilerek başvuru şartı değerlendirilir. Bu çizelge tahkimin kaç günde biteceğine ilişkin bir taahhüt değildir.
Araç değer kaybı için süre sınırı kaç yıl?
Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında değerlendirilir. Buna göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl; her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Araç değer kaybı da aracın malvarlığı değerindeki eksilme olduğundan bu sürelerin kapsamındadır.
İki yıllık sürenin başlangıcı, her dosyada yalnızca aracın onarım tarihine göre belirlenmez. Zararın ve sorumlu kişinin ne zaman öğrenildiği, kusur durumunun ve değer kaybının hangi tarihte anlaşılabilir hâle geldiği somut olayın belgelerine göre değerlendirilir. Bununla birlikte hak kaybı riskini azaltmak için sürenin kaza tarihinden itibaren işlemeye başladığı varsayımıyla gecikmeden başvuru yapılması daha güvenli bir yaklaşımdır.
Kazaya sebep olan fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza mevzuatında daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörülüyorsa, KTK’nin 109. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı kuralı gündeme gelebilir. Ancak her trafik kazasının otomatik olarak daha uzun süreye tabi olduğu söylenemez. Yaralanma, ölüm, bilinçli taksir veya diğer ceza hukuku unsurları dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması, zamanaşımının her durumda kendiliğinden kesildiği anlamına gelmez. Zamanaşımının kesilme sebepleri kanunda sınırlı biçimde düzenlendiğinden, yalnızca başvuru yapıldığı düşüncesiyle dava veya tahkim süresi ertelenmemelidir. Borcun ikrarı, dava, tahkim ve takip gibi işlemlerin etkisi ayrıca incelenir. KTK’nin 109. maddesine göre zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya, sigortacıya karşı kesilmesi de diğer yükümlülere etki eder. Trafik kazalarından doğan süreler hakkında tazminat hukuku açıklamaları da genel çerçeveyi tamamlar.
Kusurluysam değer kaybı alabilir miyim?
Kazada belirli oranda kusurlu olmak, her durumda araç değer kaybı talebini tamamen ortadan kaldırmaz. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Bu nedenle karşı tarafın sorumluluk oranına karşılık gelen değer kaybı istenebilir; hak sahibine ait kusur oranı ise tazminattan indirilir.
Örneğin kusurun taraflar arasında paylaştırıldığı bir kazada önce aracın toplam gerçek değer kaybı belirlenir. Daha sonra zarar görenin kusur payı düşülerek karşı aracın işleteni ve sigortacısı bakımından talep edilebilir tutara ulaşılır. Burada kusur indirimi ile değer kaybı hesabı birbirinden ayrılmalıdır. Aracın kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değerleri arasındaki fark teknik olarak belirlenir; kusur oranı bundan sonra hukuki sorumluluk aşamasında uygulanır.
Kusur oranının yalnızca taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında yazan değerlendirmeden ibaret olduğu düşünülmemelidir. Tutanak, fotoğraflar, yol ve hava şartları, araçların konumu, trafik işaretleri, kamera görüntüleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi kusur dağılımını etkileyebilir. İlk değerlendirmeye itiraz edilmiş olması da tek başına kusur oranını değiştirmez; itirazın dayanakları ve sonucu belgelenmelidir.
Değer kaybının, araç mahrumiyet bedeli veya kazanç kaybıyla karıştırılmaması gerekir. Değer kaybı doğrudan araç üzerindeki ekonomik eksilmeyi ifade ederken, aracın kullanılamadığı döneme ilişkin zararlar farklı hukuki kalemlerdir. Bu ayrım trafik kazası tazminat talepleri bakımından talebin doğru kurulmasını sağlar.
Sonuç olarak kısmi kusur hâlinde değer kaybı alınabilir; ancak talep edilebilir miktar karşı tarafın sorumluluk payıyla sınırlı olur. Kusur oranı tartışmalıysa, tahkim veya dava dosyasında hem kusura hem de değer kaybı miktarına ilişkin deliller ayrı ayrı sunulmalıdır.
%100 kusurlu olunca değer kaybı alınamaz mı ?
Kazada yüzde yüz kusurlu olan araç sahibinin, kendi aracında oluşan değer kaybını karşı aracın zorunlu trafik sigortasından talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararı karşılar. Tam kusurlu sürücünün kendi aracındaki kayıp ise diğer aracın işletenine yüklenebilecek bir zarar oluşturmaz. Ayrıca 2918 sayılı Kanun’un 92. maddesi, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakmaktadır.
Bununla birlikte yüzde yüz kusur tespitinin kesinleşip kesinleşmediği önemlidir. Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki değerlendirme, uyuşmazlık hâlinde teknik ve hukuki incelemeye konu olabilir. Araçların çarpışma noktaları, yol çizgileri, hız, manevra, takip mesafesi, kamera kaydı ve tanık anlatımı gibi unsurlar ilk kusur dağılımından farklı bir sonuç doğurabilir. Kusur oranının sonradan kısmen değişmesi hâlinde, karşı tarafın sorumluluk payına karşılık gelen değer kaybı talebi yeniden gündeme gelir.
Tam kusurlu araç sahibinin kendi kasko poliçesi ayrıca incelenmelidir. Kasko sigortasının standart amacı, poliçede belirtilen riskler sonucu sigortalı araçta oluşan doğrudan maddi hasarı karşılamaktır. Bununla birlikte onarım sonrası değer kaybı her kasko poliçesinde kendiliğinden bulunan zorunlu bir teminat değildir. Değer kaybının veya benzer ekonomik kayıpların karşılanabilmesi için poliçe, ek kloz ve özel şartlarda bu yönde açık düzenleme bulunması gerekir.
Dolayısıyla yüzde yüz kusur hâlinde iki ayrı soru sorulmalıdır: Kusur oranı doğru ve kesin midir; kendi kasko sözleşmesinde değer kaybını kapsayan özel bir teminat var mıdır? İlk sorunun cevabı değişirse karşı tarafın trafik sigortası, ikinci sorunun cevabı olumluysa sözleşme hükümleri çerçevesinde kasko sigortacısı gündeme gelebilir. Her iki ihtimal de belge ve poliçe metni üzerinden değerlendirilmelidir.
Tahkimle değer kaybı başvurusu nasıl yapılır?
Sigorta tahkimi, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların mahkeme dışında sigorta hakemlerince çözümlendiği alternatif bir uyuşmazlık yoludur. Araç değer kaybı için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalıdır. Trafik sigortasında şirket talebi karşılamazsa veya 15 gün içinde yazılı cevap vermezse tahkim yolu açılır. Bu özel 15 günlük süre, genel sigorta uyuşmazlıklarındaki 15 iş günlük süreden ayrılır.
Başvuru, Komisyonun çevrimiçi sistemi üzerinden veya fiziki başvuru formuyla yapılabilir. Elektronik başvuruda form, sisteme girilen bilgilerden otomatik oluşturulduğundan ayrıca imzalı bir form yüklenmesi gerekmez. Fiziki başvuruda ise eksiksiz doldurulmuş ve ıslak imzalı form sunulmalıdır. Başvuru ücreti ve tebligat gideri güncel tarifeye göre ödenmeli; çevrimiçi sistemin ürettiği ödeme numarası kullanılıyorsa ödeme aynı gün içinde tamamlanmalıdır.
Başvurunun talep kısmı açık olmalıdır. Sigorta şirketinden daha önce ödeme alınmışsa talep edilen bakiye, ödemenin hangi nedenle yetersiz olduğu ve hesapta hangi unsurlara itiraz edildiği belirtilmelidir. “Eksik ödeme yapıldı” şeklindeki genel bir ifade yerine; piyasa emsallerinin hatalı seçildiği, önceki hasarın yanlış değerlendirildiği, kusur oranının hatalı uygulandığı veya raporda belirli onarım işlemlerinin dikkate alınmadığı açıklanmalıdır.
Komisyon incelemesi kural olarak dosya üzerinden yürütülür. Bu nedenle kaza belgeleri, fotoğraflar, eksper raporu, servis ve onarım kayıtları, sigortacıya başvuru, teslim kanıtı, şirket cevabı ve banka ödeme kayıtları baştan eksiksiz sunulmalıdır. Uyuşmazlık daha önce mahkemeye, genel tahkime veya Tüketici Hakem Heyetine taşınmışsa aynı konuda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamaz.
Tahkim için hangi evraklar istenir?
Sigorta Tahkim Komisyonuna araç değer kaybı başvurusunda sunulacak belgeler, yalnızca kazaya ilişkin evraklardan oluşmaz. Komisyonun hem ön başvuru şartını hem taraf sıfatını hem de talebin miktarını inceleyebilmesi gerekir. Bu nedenle tahkim dosyasının kronolojik ve okunabilir biçimde hazırlanması önemlidir.
Komisyon tarafından istenen temel belgeler; elektronik veya fiziki başvuru formu, başvuru sahibinin kimlik belgesi, başvuru ücretinin ödendiğini gösteren kayıt, sigorta şirketine gönderilen müracaat yazısı, müracaatın şirkete ulaştığını kanıtlayan belge ve varsa şirketin nihai cevap yazısıdır. Sigortacı cevap vermemişse noter ihtarnamesi, KEP teslim kaydı, iadeli taahhütlü posta veya kargo alındısı, elektronik hasar başvuru kaydı ya da evrak kayıt tarihini gösteren suret sunulabilir.
Araç değer kaybının esasına ilişkin dosyada ise trafik kazası tespit tutanağı, ruhsat, kaza ve hasar fotoğrafları, kusur değerlendirmesi, eksper raporu, onarım ve servis kayıtları, parça değişim dökümü, kilometre bilgisi, önceki hasar kayıtları ve ödeme yapılmışsa banka dekontu bulunmalıdır. Talep edilen miktarın nasıl belirlendiğini gösteren hesap veya rapor da eklenmelidir. Güncel Ek-6’da sayılan çekirdek belgeler, tahkim dosyasının hazırlanmasında kontrol listesi olarak kullanılabilir.
Avukat aracılığıyla yapılan başvuruda vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği ile baro pulu sunulur. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi gereğince vekâletnamede alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmaya ilişkin özel yetki bulunmalıdır.
Başvuru sahibi, sigorta cevabının neden talebi karşılamadığını da somut biçimde açıklamalıdır. Bu konuda araç değer kaybı hakkında sık sorulan sorular dosyada hangi ayrımların önem taşıdığını anlamaya yardımcı olabilir.
Başvuru dosyası için üçlü kontrol listesi: Belgeleri aşağıdaki gruplarla düzenlemek, eksik ön başvuru veya açıklanmamış talep nedeniyle incelemenin uzamasını önlemeye yardımcı olur.
- Başvuru ve teslim: Sigortacıya gönderilen talep, ekler listesi, teslim veya kayıt belgesi ve varsa şirket cevabı.
- Kaza ve zarar: Tutanak, ruhsat, hasar fotoğrafları, onarım kayıtları, mevcut raporlar ve talep tutarının açıklaması.
- Tahkim ve temsil: Başvuru bilgileri, kimlik ve ödeme kaydı; vekille başvuruluyorsa gerekli özel yetkiyi içeren vekâletname ve baro pulu. Elektronik sistemin otomatik oluşturduğu form ve ödeme kaydı ayrıca değerlendirilir.
SBM eksper atama süreci nasıl işler?
SBM eksper atama süreci, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından işletilen EKSİST üzerinden yürütülen eksper atama ve takip sistemidir. 12 Şubat 2026 tarihli Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği uyarınca trafik sigortasında eksper atanacaksa atama EKSİST üzerinden sıralı olarak yapılır. Dosyadaki öngörülen veya tespit edilen toplam hasar tutarı, araç başına asgari maddi teminatın onda birini aşıyorsa hasar tespitinin eksper tarafından yapılması zorunludur. Atanan eksper, gerçek zarar ilkesini gözeterek değer kaybını da aynı rapor içinde ayrıntılı biçimde hesaplar.
Uygulama düzenlemelerine göre hasar ihbarı önce sigorta şirketine yapılır ve gerekli belgeler şirkete iletilir. Eksper ataması yapılan dosyada başka bir eksperin aynı hasar için yeniden atanması kural olarak mümkün değildir. Araç hasarı için eksper bulunmayan fakat değer kaybı tespiti gereken dosyada EKSİST üzerinden sıralı atama yapılır. Eksper, atama bildirimine süresinde cevap vermezse işi kabul etmiş sayılır; dosya rapor düzenlemeye hazır hâle geldikten sonra trafik sigortasında raporun üç iş günü içinde tamamlanması öngörülür.
Eksper raporunun sisteme girdiği taraflara bildirildiğinde üç iş günlük itiraz süresi başlar. Taraflardan biri rapordaki teknik tespitlere itiraz ederse EKSİST üzerinden bir itiraz eksperi atanır. İtiraz raporundan sonra da üç iş günü içinde hakem eksper talep edilmesi mümkündür. Hakem eksperin en az on yıllık aktif mesleki deneyime sahip olması gerekir ve hazırladığı rapor, bu teknik eksper itiraz sistemi bakımından kesin niteliktedir.
Buradaki “hakem eksper” ile Sigorta Tahkim Komisyonundaki “sigorta hakemi” aynı kişi veya aynı başvuru yolu değildir. Hakem eksper teknik rapor uyuşmazlığını EKSİST içinde inceler; sigorta tahkimi ise tazminat uyuşmazlığını hukuken karara bağlar. Ayrıca 2026/7 sayılı uygulama genelgesinde pilot uygulama alanı Bursa ve Ordu olarak gösterildiğinden, dosyanın güncel EKSİST kapsamı SBM ve sigortacı sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Değer Kaybını Trafik sigortası mı kasko mu öder?
Araç değer kaybını kural olarak kazada sorumluluğu bulunan aracın zorunlu trafik sigortası öder. Trafik sigortası, sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin mallarında oluşan doğrudan azalmayı poliçe limiti içinde karşılar. Güncel Genel Şartlarda maddi zararlar teminatı, zarar gören araçtaki değer kaybını açıkça kapsamaktadır. Bu nedenle kusursuz veya daha az kusurlu araç sahibinin ilk başvuru kanalı kendi trafik sigortası değil, karşı tarafın zorunlu trafik sigortacısıdır.
Trafik sigortacısının sorumluluğu sınırsız değildir. Kusur dağılımı, kaza tarihindeki poliçe limiti, daha önce aynı zarar için yapılan ödemeler ve teminat dışı hâller dikkate alınır. Gerçek değer kaybının poliçe limitini aşması veya sigorta kapsamına girmeyen bir bölüm bulunması hâlinde işleten, sürücü veya diğer sorumlulara yöneltilebilecek talepler ayrıca değerlendirilebilir.
Kasko sigortası ise sigortalının kendi aracı üzerindeki menfaatini, poliçede yazılı rizikolar kapsamında korur. Kasko Genel Şartları çarpışma, çarpma, devrilme, yanma ve hırsızlık gibi olaylar nedeniyle araçta meydana gelen doğrudan maddi zararları teminat altına alır. Bununla birlikte aracın onarılması sonrasında oluşan ikinci el piyasa değer düşüşü, her kasko poliçesinde otomatik ve standart bir teminat değildir. Poliçede “değer kaybı”, “hasar sonrası değer kaybı” veya aynı sonucu doğuran bir ek teminat açıkça yer alıyorsa kasko sigortacısına başvuru yapılabilir.
Tam kusurlu araç sahibi bakımından karşı tarafın trafik sigortasına yöneltilebilecek bir değer kaybı bulunmaz. Bu durumda yalnızca kendi kasko poliçesindeki özel kapsam incelenebilir. Kısmi kusur hâlinde ise karşı tarafın trafik sigortası, kendi sigortalısının sorumluluk oranı ölçüsünde devreye girer.
Sonuç olarak çoğu araç değer kaybı dosyasında ödeme kaynağı karşı aracın zorunlu trafik sigortasıdır. Kasko sigortasının ödeme yapıp yapmayacağı ise ürün adına değil, poliçenin genel ve özel şartlarında değer kaybının açıkça teminat altına alınıp alınmadığına göre belirlenir.
Aracı sattım, değer kaybı alabilir miyim?
Aracın kazadan sonra satılması, kaza tarihinde doğmuş olan araç değer kaybı talebini kural olarak kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Değer kaybı, zarar verici olayın gerçekleştiği ve aracın ekonomik değerinde eksilme meydana geldiği anda doğan maddi zarar niteliğindedir. Bu nedenle esas olarak kaza tarihinde aracın maliki veya ekonomik zarara uğrayan hak sahibi olan kişinin talep hakkı bulunur.
Satış sonrası başvuruda kaza tarihindeki mülkiyetin açıkça belgelenmesi gerekir. Kaza tarihine ait ruhsat kaydı, araç tescil bilgisi, satış sözleşmesi ve devir tarihi dosyaya eklenmelidir. Satış sözleşmesinde değer kaybı alacağının alıcıya devredildiğine, satıcıda bırakıldığına veya satış bedeliyle birlikte tasfiye edildiğine ilişkin özel bir hüküm varsa bu düzenleme ayrıca değerlendirilir. Alacağın devri konusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddeleri önem taşır.
Aracın hasarlı veya onarılmış hâliyle satılmış olması, zarar miktarının ispatında somut veri sağlayabilir; ancak satış bedeli tek başına değer kaybı tutarı olarak kabul edilmez. Satış fiyatı acil satış, takas, finansman ihtiyacı, bölgesel piyasa veya taraflar arasındaki özel koşullardan etkilenmiş olabilir. Esas inceleme, kaza tarihindeki aracın hasar öncesi değeri ile onarım sonrası objektif piyasa değeri arasındaki fark üzerinden yapılır.
Sigorta şirketi satıştan sonra başvuru yapıldığında araç üzerinde fiziki inceleme imkânının kalmadığını ileri sürebilir. Bu durumda kaza fotoğrafları, eksper raporu, servis kayıtları, onarım faturaları, parça ve boya dökümleri ile satış öncesi görüntüler daha fazla önem kazanır. Yeni malik aracı yeniden hasara uğratmışsa, ilk kazanın etkisinin sonraki olaydan ayrılması gerekir.
Sonuç olarak araç satışı tek başına hak düşürücü sebep değildir. Ancak kaza tarihindeki hak sahipliği, alacağın devredilip devredilmediği ve ilk kazanın oluşturduğu gerçek ekonomik eksilme açık belgelerle ortaya konulmalıdır.
Aynı araçta ikinci kazada değer kaybı olur mu?
Aynı aracın ikinci kez kazaya karışması, yeni bir araç değer kaybı oluşmasına engel değildir. Ancak ikinci kazada yalnızca bu yeni olayın aracın piyasa değerinde oluşturduğu ilave eksilme talep edilebilir. İlk kazadan doğan ve daha önce aracın değerine yansımış kaybın yeniden tazmin edilmesi mümkün değildir. Bu ayrım, gerçek zarar ilkesi ve zarar görenin malvarlığının kazadan önceki durumundan daha iyi hâle getirilememesi esasına dayanır.
1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren değer kaybını belirleyen eksper; aracın markası, yaşı, modeli ve kullanım düzeyi yanında hasar gördüğü kısımları ile geçmiş hasar durumunu da incelemek zorundadır. Dolayısıyla ikinci kazanın önceki kazada zarar görmemiş yeni bir bölgeyi etkilemesi ile daha önce onarılmış aynı parçayı tekrar hasara uğratması aynı sonucu doğurmaz.
İkinci kazanın farklı parçalarda boya, onarım veya değişime yol açması hâlinde araçta yeni bir piyasa değeri düşüşü meydana gelebilir. Buna karşılık aynı parçanın önceki kazada değiştirilmiş veya yoğun şekilde onarılmış olması, ikinci kazanın o parça üzerindeki ilave değer etkisini azaltabilir ya da bazı durumlarda ortadan kaldırabilir. Bu husus sabit bir “önceki hasar katsayısı” ile değil, somut piyasa ve hasar incelemesiyle belirlenir. Eski Ek-1’in yürürlükten kaldırılması nedeniyle her geçmiş hasar kaydı için otomatik ve değişmez indirim uygulanması güncel yöntemi yansıtmaz.
Dosyada her iki kazaya ait tutanaklar, fotoğraflar, onarım kayıtları ve eksper raporları ayrı ayrı sunulmalıdır. İlk kazadaki parça işlemleriyle ikinci kazadaki işlemler karşılaştırılmalı; eksper raporunda hangi değer kaybının hangi olaya atfedildiği gerekçeli biçimde gösterilmelidir. Güncel standart rapor şablonu, TRAMER sistemine yansıyan veya yansımayan geçmiş hasarların açıklanmasını öngörmektedir.
Bu nedenle ikinci kazada değer kaybı mümkündür; fakat talep, aracın ilk kazadan sonra sahip olduğu ekonomik durum esas alınarak yalnızca yeni ve ilave zarar üzerinden hesaplanır.
Pert araçta değer kaybı talep edilir mi?
Pert veya tam hasar, aracın ekonomik ya da teknik bakımdan onarımının uygun görülmediği ve zararın araç bedeli üzerinden ele alındığı durumu ifade eder. Araç değer kaybı ise onarılarak kullanılmaya devam eden bir aracın kaza geçmişi nedeniyle ikinci el piyasasında uğradığı eksilmeyi karşılar. Tam hasarlı araçta onarım sonrası piyasa değeri üzerinden bir karşılaştırma yapılmadığından, ayrıca değer kaybı tazminatı istenmesi kural olarak söz konusu olmaz.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, hasar nedeniyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında bırakmaktadır. Anayasa Mahkemesi de bu hükme yönelik iptal talebini reddetmiş; bu araçlar bakımından değer kaybından değil, aracın bedelinin karşılanmasından söz edilebileceğini belirtmiştir.
2026 tarihli eksper raporu düzenlemesi de aynı ayrımı sürdürmektedir. Araç hasarı için atanan eksper, normal onarım dosyasında değer kaybı dahil rapor şablonunu kullanırken aracın tam veya ağır hasara uğradığını tespit ederse değer kaybı hariç rapor şablonunu kullanır. Ağır hasarlı araç bakımından “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya sunulmadan tazminat ödenmemesi de güncel Genel Şartlarda ayrıca düzenlenmiştir.
Bununla birlikte uygulamada “pert”, “ağır hasar kaydı” ve yüksek bedelli onarım ifadeleri her zaman aynı anlamda kullanılmamaktadır. Aracın resmen tam veya ağır hasarlı sayılıp sayılmadığı, eksper raporu, onarım/rayiç oranı ve tescil işlemleri üzerinden belirlenmelidir. Araç onarılmış ve olağan şekilde trafiğe dönmüşse, kullanılan günlük ifade yerine resmî dosya statüsü incelenmelidir.
Sonuç olarak gerçek anlamda tam veya ağır hasar dosyasında ayrıca araç değer kaybı değil, rayiç bedel, sovtaj ve toplam zarar hesabı tartışılır. Somut olayın özelliklerine göre profesyonel hukuki değerlendirme gerekebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN

