Karar Notu · Sigorta Hukuku

İş Gücü Kaybında Teknik Faiz Uygulanır mı? Yargıtay Kararı 2026

Yargıtay 4. Hukuk Dairesine göre Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra iş gücü kaybında teknik faiz olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarındaki yüzde 1,8 oranı uygulanamaz. Daire bu ilkeyi, kazada iki gözünden yaralanan bir yolcunun trafik sigortacısına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuruda, 2023’teki bozma kararıyla uyguladı. Bozmaya uyularak verilen kararda hükmedilen tazminat 115.382,83 TL’den 410.000,00 TL’ye çıktı; Daire 25 Mart 2025 tarihli kararıyla sigortacının temyizini reddetti ve bu kararı onadı.

Yargıtay teknik faiz uygulanmadan verilen 410.000 TL’lik kararı neden onadı?

Daire’nin 2025 tarihli kararı kısa bir onamadır. Teknik faize ilişkin ilke, aynı dosyada 31 Ekim 2023’te verilen (E. 2023/7591, K. 2023/11583) ve onama kararında aynen aktarılan bozma gerekçesindedir:

Karar metninden

“Davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, tazminat hesabı yapılmıştır.”

“Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir.”

Daire, yüzde 1,8 oranını Genel Şartların ekindeki cetvellerin bir parçası saydı; cetvellerin dayanağı ortadan kalkınca bu oranın da uygulanamayacağını belirtti. Bozmaya uyularak verilen karara karşı yalnız sigortacı temyize gitti ve Daire bu temyizi şu gerekçeyle reddetti:

Karar metninden

“Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

Hüküm fıkrası

“Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,”

Karar oy birliğiyle verildi. Onamayla, bozmaya uyularak verilen 410.000 TL’lik karar kesinleşti.

Teknik faiz nedir, yüzde 1,8 oranı tazminat hesabını nasıl etkiler?

Teknik faiz, zarar görenin gelecek yıllarda kaybedeceği gelirin bugüne indirgenmesinde kullanılan iskonto oranıdır. Sürekli iş göremezlik tazminatı peşin ödendiği için ileriki yıllara ait kayıplar bugünkü değere çevrilir; iskonto oranı yükseldikçe peşin ödenecek tutar küçülür. Bozulan hesapta 1 Haziran 2015 tarihli Genel Şartların ekindeki cetveller ve yüzde 1,8 teknik faiz birlikte kullanılmıştı.

Daire’nin istediği progresif rant yönteminde bilinen son gelir, işleyecek dönemin her yılı için yüzde 10 artırılır ve yüzde 10 iskonto edilir. Artış ile iskonto aynı oranda olduğundan her yılın kaybı hesaba bugünkü gelir düzeyiyle girer.

Bu dosyada ilk hesap da bakiye ömrü, Türkiye’ye özgü güncel verilerle hazırlanan TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlemişti. Daire’nin bozma gerekçesi yaşam tablosuna değil, Genel Şartlar cetvellerinin ve teknik faizin kullanılmasına yönelikti.

Anayasa Mahkemesi’nin genel şartlar atfını iptal etmesi iş gücü kaybı hesabını nasıl etkiledi?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 90. maddesi, 6704 sayılı Kanun’la 2016’da verilen biçimiyle zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) tazminatlarını Kanun’a ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara bağlıyordu. Bu şartların tam adı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıdır (Genel Şartlar).

Anayasa Mahkemesi 17 Temmuz 2020 tarihli, E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı kararıyla maddedeki genel şartlara yapılan iki atfı oy çokluğuyla iptal etti; karar 9 Ekim 2020’de Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, sigortacının sorumluluğunun kapsamını belirleyen temel ilkelerin kanunla değil idarenin düzenlemesiyle belirlenmesini Anayasa’ya aykırı buldu. Bu borcun Türk Borçlar Kanunu’ndan farklı esaslarla hesaplanmasının zarar görenin gerçek zararını karşılamama riskini de gerekçesinde gösterdi.

7327 sayılı Kanun 2021’de KTK 90’a yeni bir cümle ekledi. Bu cümle değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının hesap esaslarını belirliyordu. Sürekli sakatlık tazminatını ulusal hayat tablosu ve Genel Şartlarda yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenecek bir iskonto oranıyla hesaplatıyordu. Anayasa Mahkemesi bu cümleyi ve uygulama esaslarını Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna bırakan fıkrayı 29 Aralık 2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla iptal etti; iptal 14 Şubat 2023’te yayımlandı.

KTK 90’ın bugünkü metni ZMSS tazminatlarını Kanun’daki usul ve esaslara tabi tutar, Kanun’da düzenlenmeyen konularda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerini uygular. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 55. maddesi de bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanmasını öngörür.

Kusurlu sürücüye karşı açılan bir değer kaybı davasında ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan zarar göreni değer kaybında Genel Şartların bağlamadığını kabul etmişti. Yargıtay bu dosyada o gerekçeye değil, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına dayandı. Kaza 10 Mart 2020’de, yani ilk iptal kararından önce olmuştu; Daire kaza tarihinin iptalden önce olmasını ayrıca tartışmadı.

İki gözünden yaralanan yolcuya hükmedilen tazminat 115.382 TL’den 410.000 TL’ye nasıl çıktı?

Kazada sigortalı araçta yolcu olan davacı, trafik sigortacısına yaptığı başvurudan sonuç alamayınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurdu ve sürekli iş göremezlik tazminatı istedi. Sigortacı; zamanaşımını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, hatır taşımasını, davacının müterafik kusurunu ve maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını ileri sürdü.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuruda sunulan rapordaki yüzde 32 engellilik oranını ve TRH 2010 ile yüzde 1,8 teknik faize dayanan bilirkişi raporunu esas aldı. Heyet, 115.382,83 TL tazminatın 25 Ocak 2021’den işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verdi. İtiraz Hakem Heyeti iki tarafın itirazını da reddetti.

Daire 2023’te kararı her iki tarafın temyizi üzerine bozdu. Davacı yönünden teknik faiz ve cetvel kullanımını hatalı buldu. Sigortacının hatır taşıması ve başvuru şartına ilişkin itirazlarını yerinde görmedi. Ancak yüzde 32 oranını veren heyette göz doktoru bulunmadığı için bu raporu yetersiz saydı; yeni ve denetime elverişli bir maluliyet raporu alınmasını, sigortacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesini istedi. Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de beşte bir oranında belirlenmesi gerektiğini belirtti.

İtiraz Hakem Heyeti bozmaya uydu, davacının itirazını kabul etti ve 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25 Ocak 2021’den işleyecek yasal faiziyle sigortacıdan tahsiline karar verdi. Kararda yeni bilirkişi ve maluliyet raporlarının ayrıntısı ve bozmadan sonra esas alınan engellilik oranı yer almıyor. Bu nedenle artışın ne kadarının teknik faizin kaldırılmasından, ne kadarının yeni rapor ve güncel verilerden kaynaklandığı görülmüyor.

Bozmaya uyulduktan sonra sigortacı teknik faiz hesabına yeniden itiraz edebilir mi?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi 6456 sayılı Kanun’la 2013’te değiştirildi. Madde, beş bin Türk lirası ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus itiraz yolu tanır. Kırk bin Türk lirasının üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karar temyiz edilebilir; temyizin usulüne 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uygulanır. Bu dosya iki kez temyiz incelemesinden geçti.

Daire’ye göre bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğan yönler, sonraki temyizde yeniden incelenemez. Bu dosyada bozma kararı hesabın teknik faiz uygulanmadan ve progresif rant yöntemiyle yapılmasını açıkça istemişti. Sigortacı ikinci temyizde maluliyet raporunu kabul etmediğini ve ikinci kez ıslah yapılamayacağını ileri sürdü. Daire bu itirazları bozmayı gerektirecek nitelikte görmedi; hangi itirazı usuli kazanılmış hak nedeniyle incelemediğini ayrıca belirtmedi.

Sigortacı yüzde 1,8 teknik faizle hesap yaparsa ne yapmalı?

Sigortacının ödeme teklifine dayanak aktüer hesabını isteyin ve hesapta kullanılan iskonto oranını, yaşam tablosunu ve Genel Şartlar cetvellerine atıf olup olmadığını kontrol edin. KTK 97’ye göre dava veya tahkimden önce sigortacıya yazılı başvuru yapılır. Sigortacı on beş gün içinde cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilebilir.

Bu dosyada başvuru belirsiz alacak olarak yapılmış ve talep sonradan artırılmıştı. 7589 sayılı Kanun, HMK’nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davasını 31 Temmuz 2026’dan itibaren kaldırdı. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise Kanun’un geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca 107. madde uygulanmaya devam eder. Bugün açılacak bir davada alacağın bir kısmı istenebilir; HMK 109/4 bu tutarın aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılmasına izin verir.

Aynı Kanun’la TBK 55’e eklenen fıkraya göre kazancın bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinmeyen döneme ait tazminata karar tarihinden kanuni faiz işletilir. 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrası bu değişikliği yalnız 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen haksız fiillere uygular. Bu dosyada faiz, sigortacıya karşı tutarın tamamına 25 Ocak 2021’den işletilmişti.

Maluliyet oranına itiraz edilecekse maluliyet raporuna itiraz sırasında raporu veren heyette yaralanmayla ilgili branş uzmanının bulunup bulunmadığına bakın. Sigortacının hesabındaki iskonto oranını, maluliyet oranını ve faiz başlangıcını bozma kararındaki ölçütlerle karşılaştırmak, trafik kazası tazminatı talebinde eksik hesaplanmış bir kalem olup olmadığını gösterir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp