Ceza Hukuku

HAGB Kalktı mı? CMK 231 Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması 2026

CMK 231 Hukmun Aciklanmasinin Geri Birakilmasi HAGB Nedir Avukat Muhammet Ali BEYHAN

HAGB kalkmadı; hükmün açıklanmasının geri bırakılması, CMK 231. maddenin 31 Temmuz 2026’da yeniden yazılan metniyle uygulanmaya devam ediyor. Mahkeme, iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası verdiği sanığın hükmünü açıklamayıp beş yıllık denetime bırakabilir. Süre kasıtlı yeni bir suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse hüküm ortadan kaldırılır, dava düşer.

HAGB kalktı mı, CMK 231’de 2026’da ne değişti?

Hayır, HAGB yürürlüktedir. Anayasa Mahkemesi HAGB’nin temelini oluşturan fıkraları 2023 ve 2025’te iki kez iptal etti; 2022’de ayrıca itiraz yolunu düzenleyen on ikinci fıkrayı iptal etmişti. Her iki iptal de ertelenmiş bir tarihte yürürlüğe girecekti ve kanun koyucu bu tarihlerden önce fıkraları yeniden yazdı. “HAGB kaldırıldı” veya “30 Eylül 2026’da kalkıyor” diyen haberler bu son düzenlemeden önceki duruma aittir.

İlk iptal, Anayasa Mahkemesinin 1 Haziran 2023 tarihli kararıyla (E.2022/120, K.2023/107) geldi ve yayımdan bir yıl sonra yürürlüğe girecekti. Bu süre dolmadan, 12 Mart 2024’te yayımlanan 7499 sayılı Kanun 231. maddenin beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenledi. İkinci iptal ise Anayasa Mahkemesinin 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (E.2024/98, K.2025/149) 7499 sayılı Kanun’un getirdiği metne yöneldi; karar 31 Aralık 2025’te yayımlandı ve iptal dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti.

2023 kararı birden çok sorunu tespit etmişti: HAGB’nin sanığın hüküm öncesi kabulüne bağlanarak istinaf yolunun kapanması, müsaderenin yeterli güvence olmadan uygulanması ve kamu görevlisinin işkence ve kötü muamele niteliğindeki fiillerinde HAGB’yi kapatan bir hüküm bulunmaması. 7499 sayılı Kanun ilk iki sorunu gidermiş, üçüncüsünü düzenlememişti. 2025 kararı da yalnız bu eksiklik nedeniyle, Anayasa’nın 17. maddesindeki maddi ve manevi varlığı koruma yükümlülüğüne aykırılık gerekçesiyle verildi.

İptallerin yürürlüğe girmesiyle doğacak boşluğu, iptal tarihi gelmeden yürürlüğe giren 16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesi önledi. Kanun 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve 231. maddeye ilişkin hüküm, Kanun’un 26. maddesi uyarınca yayım tarihinde yürürlüğe girdi. Beşinci ila on üçüncü fıkralar önceki metinle aynı içerikte yeniden kabul edildi; içerik farkı on dördüncü fıkradadır.

Önceki on dördüncü fıkra, Anayasa’nın 174. maddesinde korunan inkılap kanunlarındaki suçları HAGB dışında tutuyordu. Yürürlükteki metin bunun yerine işkence ve eziyet suçlarını ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçları kapsam dışına alır; inkılap kanunları istisnası metinde yer almaz.

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi 231. madde için ayrı bir geçiş kuralı öngörmez. 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş HAGB kararları için ise CMK geçici 6. madde uygulanmaya devam eder; eski bir dosyada önce kararın veriliş tarihini belirleyin.

HAGB nedir, mahkûmiyetten ve beraatten farkı nedir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinin beşinci fıkrası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını, müsadereye ilişkin hükümler hariç kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması olarak tanımlar. Ortada kurulmuş bir mahkûmiyet hükmü vardır; ancak bu hüküm denetim süresi boyunca askıda kalır.

Bu nedenle HAGB beraat değildir. Mahkeme suçun sanık tarafından işlendiği sonucuna ulaşmış, cezanın türünü ve miktarını belirlemiştir. Buna karşılık açıklanmayan hüküm infaz edilmez ve mahkûmiyete bağlı olağan sonuçları doğurmaz. Müsadere ise bu korumanın dışındadır; suçla bağlantılı eşya veya kazanç hakkında verilen müsadere kararı HAGB’ye rağmen uygulanır.

HAGB, ceza yargılaması sonunda mahkemenin takdirine bırakılmış bir imkândır; şartlar oluşsa bile mahkeme kararını gerekçelendirerek verir. Uzlaşmaya tabi suçlarda CMK 231/5 uzlaşma hükümlerini saklı tutar; bu suçlarda önce ceza hukukunda uzlaştırma süreci işletilir.

CMK 231’e göre HAGB şartları nelerdir?

İlk şart, yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmasıdır. Belirleyici olan kanundaki soyut ceza değil, artırma ve indirimler uygulandıktan sonra hükmedilen sonuç cezadır. Örneğin kanuni üst sınırı yüksek bir suçta sonuç ceza bir yıl sekiz ay olarak belirlenmişse HAGB tartışılabilir.

HAGB kararında ceza sınırı, şartlar, istinaf, beş yıllık denetim ve davanın düşmesi ya da hükmün açıklanmasını gösteren şema
HAGB kararının şartları ve denetim süreci (CMK m.231)

CMK 231/6 ayrıca üç şartı birlikte arar:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.
  • Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması.
  • Suçla mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi.

Önceki mahkûmiyet taksirli bir suçtan ise birinci şart engel oluşturmaz; örneğin taksirle yaralama suçu nedeniyle verilmiş mahkûmiyet kasıtlı suç mahkûmiyeti sayılmaz. Mahkeme yine de sanığın geçmişini, yeniden suç işleme kanaatini oluştururken dikkate alabilir.

Zarar şartı, suçun doğrudan yol açtığı somut ve belirlenebilir maddi kayıpla ilgilidir. Hırsızlık suçunda alınan eşyanın iadesi veya bedelinin ödenmesi buna örnektir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 22 Aralık 2025 tarihli kararında (E.2024/9163, K.2025/15031), giderilebilir zarar belirlenip sanığa bunu gidermek isteyip istemediği sorulmadan “zarar giderilmedi” gerekçesiyle HAGB’nin reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de 11 Ocak 2024 tarihli kararında (E.2021/3335, K.2024/276) sanığa bunun için makul süre verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Zarar hemen karşılanamıyorsa CMK 231/9 uyarınca denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla da HAGB kararı verilebilir. Uzlaşma sağlanan dosyalarda ise 7531 sayılı Kanun’la değişen CMK 254/2’ye göre edim ileri tarihe bırakılır veya taksitlendirilirse HAGB değil, durma kararı verilir; edim yerine getirilince dava düşer.

Hangi suçlarda HAGB verilemez?

Güncel CMK 231/14, HAGB’yi işkence ve eziyet suçlarında ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda kapatır. Bu suçlarda sonuç ceza iki yılın altında kalsa bile mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakamaz. Bu yasak 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi ve 7589 sayılı Kanun daha önce işlenmiş fiiller için geçiş kuralı koymadı; bu fiillerde yasağın uygulanıp uygulanmayacağı lehe kanun ilkesi çerçevesinde tartışmalıdır.

Bazı özel kanunlar da kendi yasaklarını getirir. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin onuncu fıkrası, karşılıksız çek suçunda ön ödeme, uzlaşma ve HAGB hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Bir suçta HAGB verilip verilemeyeceğini değerlendirirken hem sonuç cezaya hem de suçu düzenleyen özel kanuna bakın.

Disiplin hapsi ve tazyik hapsi gibi yaptırımlar ise suç karşılığı verilen hapis cezası değildir. Bunlarda HAGB’nin gündeme gelmemesi bir suç istisnası değil, yaptırımın niteliğinin sonucudur.

HAGB denetim süresi ne kadar, para cezası ödenir mi?

CMK 231/8’e göre HAGB kararı verilen sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulur. Suç tarihinde çocuk olanlar için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi denetim süresini üç yıl olarak belirler. Aynı maddeye 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’la eklenen ve 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren fıkralar, çocuklarda yönlendirme tedbirlerinin de uygulanmasını ve zarar azsa giderme şartının aranmayabilmesini öngörür.

Denetim süresi HAGB kararının kesinleşmesiyle başlar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 18 Aralık 2024 tarihli kararında (E.2024/4207, K.2024/7803), usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmemiş HAGB kararında denetim süresinin başlamadığını ve bu dönemdeki suç gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağını belirtmiştir. Kesinleşme tarihini gerekçeli kararın tebliğ belgesinden kontrol edin.

Mahkeme denetim süresi içinde, bir yılı geçmemek üzere şu tedbirlerden birine karar verebilir:

  • Meslek veya sanat sahibi olmayan sanığın bir eğitim programına devam etmesi.
  • Meslek veya sanat sahibi sanığın bir kamu kurumunda ya da aynı işi yapan birinin gözetiminde ücret karşılığı çalıştırılması.
  • Belli yerlere gitmekten yasaklanması, belli yerlere devam etmesi veya mahkemenin belirleyeceği başka bir yükümlülüğü yerine getirmesi.

Beş yıllık denetim süresi ile en çok bir yıllık tedbir süresi farklıdır; her HAGB kararında beş yıl boyunca denetimli serbestlik müdürlüğüne gidilmez. Bu tedbirler, cezanın infazına bağlı denetimli serbestlik uygulamasından da ayrıdır; ortada infaz edilen kesinleşmiş bir ceza yoktur. Denetim süresince dava zamanaşımı durur.

Hüküm açıklanmadığı için HAGB kararındaki adli para cezası denetim süresinde tahsil edilmez ve ödenmesi gerekmez. Hüküm sonradan açıklanıp kesinleşirse ceza infaza verilir; ödeme süresi ve adli para cezası taksitlendirme kuralları o aşamada uygulanır. Mağdurun zararını taksitle ödeme yükümlülüğü ise para cezasından ayrıdır ve denetim süresince sürer.

Süre kasıtlı yeni suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse CMK 231/10 uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Süre dolduğu hâlde düşme kararı verilmemişse dosyanın durumunu UYAP Vatandaş Portalı üzerinden kontrol edin ve mahkemeye süre dolduğunu bildiren bir dilekçe verin.

Denetim süresinde yeni suç işlenirse HAGB açılır mı?

Evet. CMK 231/11’e göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Uygulamada “HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış” diye anılan aşama budur: yeni suçu yargılayan mahkeme durumu HAGB kararını veren mahkemeye bildirir, o mahkeme dosyayı yeniden ele alır. Açıklanan hüküm kesinleşebilecek bir mahkûmiyettir. Denetim süresinde işlenen taksirli bir suç ise bu sonuca yol açmaz.

Yeni suçun denetim süresi içinde işlenmesi yeterlidir; bu süre içinde kesinleşmesi gerekmez. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13 Haziran 2024 tarihli kararında (E.2022/15892, K.2024/8241), yeni suçtan verilen mahkûmiyet kesinleşmeden hükmün açıklanamayacağını, kanun yolu sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de 27 Şubat 2024 tarihli kararında (E.2024/122, K.2024/1787), denetim süresi başlamadan önce işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanmasını bozmuştur.

Yükümlülük ihlalinde mahkemenin seçenekleri daha geniştir. Mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir; koşulları varsa hapis cezasını erteleyebilir veya seçenek yaptırımlara çevirebilir. Açıklanan veya bu şekilde yeniden kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii yalnız bu fıkradaki koşullarla sınırlı inceleme yapar.

CMK 231/8 ayrıca, denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğini düzenler. Bu yasak denetim süresiyle sınırlıdır; HAGB hayat boyu yalnız bir kez verilebilen bir karar değildir. Önceki denetim süresi bittikten sonra işlenen bir suçta bütün şartlar yeniden oluşmuşsa mahkeme HAGB’yi yeniden değerlendirebilir.

HAGB kararına itiraz mı edilir, istinafa mı gidilir?

Güncel CMK 231/12’ye göre HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulur. Ceza davasında istinaf süresi burada da iki haftadır ve gerekçeli kararın tebliğinden başlar; başvuru, kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. CMK 272/3’te istinafa kapalı tutulan hükümler bu kuralın dışındadır; örneğin hapisten çevrilmemiş, on beş bin TL dâhil adli para cezasına ilişkin HAGB kararı istinaf edilemez.

Bölge adliye mahkemesinin istinaf üzerine verdiği kararlar hakkında CMK 286 uygulanır; bu maddedeki sınırlar nedeniyle iki yılı aşmayan cezalarda Yargıtay’a temyiz yolu çoğu dosyada kapalıdır, ancak 286. maddenin üçüncü fıkrasında sayılan nitelikli hakaret gibi suçlarda temyiz açıktır. HAGB kararı bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmişse temyiz yoluna gidilir. İstinaf ve temyiz incelemesi, kararın usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları yönünden yapılır.

Dosya daha önce Yargıtay’dan bozularak dönmüş olsa da sonuç değişmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 7 Ocak 2026 tarihli kararında (E.2025/404, K.2026/22), bozma sonrası 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararının da istinaf yoluna tabi olduğuna oy çokluğuyla karar vermiştir; bu dosyada temyiz dilekçesi istinaf dilekçesi sayılmış ve dosya istinaf incelemesi için iade edilmiştir.

1 Haziran 2024’ten önce verilen HAGB kararlarında ise CMK geçici 6. madde uyarınca itiraz yolu uygulanmaya devam eder. Bu kararlarla ilgili hükmün sonradan açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde de eski kanun yolu hükümleri uygulanır. İnternette bulunan eski “HAGB itiraz dilekçesi” örneklerini 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda kullanmayın.

HAGB kararı adli sicil kaydında görünür mü?

CMK 231/13’e göre HAGB kararları bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenebilir ve yalnız maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bu nedenle HAGB, kesinleşmiş mahkûmiyetlerin işlendiği olağan adli sicil kaydına girmez.

Hüküm denetim süresinde açıklanır ve kesinleşirse durum değişir; artık kesinleşmiş bir mahkûmiyet vardır ve kural olarak adli sicile kaydedilir. Açıklanan hüküm adli para cezası ise ya da mahkeme hapis cezasını ertelerse kayıt, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesi gereğince adli sicile değil, doğrudan arşive yapılır. Başka mahkûmiyetlerin sicilden silinmesi ve arşive alınması ise adli sicil kaydının silinmesi kurallarına tabidir; HAGB kaydı bu kurallarla karıştırılmamalıdır.

HAGB memuriyete engel mi, disiplin soruşturmasını etkiler mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, memurluğa girişte kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına ya da maddede sayılan suçlardan mahkûm olmamayı arar. HAGB’de açıklanmayan hüküm hukuki sonuç doğurmadığından kural olarak bu mahkûmiyet engeli kapsamına girmez. Aynı nedenle belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonuçları da uygulanmaz.

Sorun daha çok güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında çıkar. Anayasa Mahkemesi Diren Taş kararında (B. No: 2019/38230, 24 Ocak 2024), hırsızlık suçundan verilen HAGB’ye dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sayılan başvurucunun davasının, HAGB’ye konu fiilin niteliği esaslı biçimde değerlendirilmeden reddedilmesini gerekçeli karar hakkının ihlali saymıştır. Bu karara göre idari yargı, HAGB’ye konu fiilin niteliğini ve görevle ilişkisini gerekçesinde somut olarak tartışmalıdır.

Disiplin hukuku ise ayrı işler. 657 sayılı Kanun’un 131. maddesine göre aynı olay nedeniyle ceza kovuşturması başlaması disiplin kovuşturmasını geciktirmez; memurun mahkûm olması veya olmaması da disiplin cezasına engel değildir. Disiplin cezası verilmişse memur disiplin cezasına itiraz ve iptal davası süreleri ceza dosyasından bağımsız işler.

Hâkimlik, kolluk, özel güvenlik veya avukatlık gibi bazı meslek ve görevlerde özel kanunlar ek güvenilirlik şartları arayabilir. Bu görevlerde HAGB’nin etkisini, ilgili meslek kanunundaki şarta ve fiilin görevle ilişkisine göre belirleyin.

Sanığın kabulü hâlâ aranıyor mu, HAGB’ye rağmen beraat istenebilir mi?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda sanığın HAGB’yi kabul etmesi şartı yoktur; mahkeme şartları kendisi değerlendirir. Bu tarihten önce verilen HAGB kararları bakımından ise CMK geçici 6. madde sanığın kabulü şartının aranmaya devam edeceğini düzenler. Basit yargılama usulünde ise CMK 251/4, HAGB’yi sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması koşuluna bağlar; bu usulde verilen hükme basit yargılama usulüne itiraz yoluyla karşı çıkılırsa dosya duruşmalı olarak genel hükümlere göre görülür.

Beraat istediğinizi düşünüyorsanız HAGB kararını kabullenmek zorunda değilsiniz. İstinaf incelemesi usul ve esas yönünden yapıldığından, delillerin yetersizliğini veya suçun unsurlarının oluşmadığını istinaf dilekçesinde ileri sürebilirsiniz. HAGB kararı, CMK 141’in tazminatı bağladığı beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarından biri değildir. Kanuna aykırı yakalama ve tutuklama gibi diğer hâller ise sonuçtan bağımsız ileri sürülebilir; adli kontrol tedbirlerine karşı başvuru imkânı tanınmaması da maddede ayrıca sayılır.

HAGB mi, hapis cezasının ertelenmesi mi sanık lehinedir?

Hapis cezasının ertelenmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenir ve iki yıl veya daha az hapis cezasına uygulanır; suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıldır. Ertelemede kesinleşmiş bir mahkûmiyet vardır, yalnız cezanın infazı ertelenir. HAGB’de ise hüküm açıklanmaz ve başarılı denetimin sonunda dava düşer.

KonuHAGBErteleme
HükümAçıklanmazKesinleşir
Denetim süresiBeş yıl (çocukta üç)Bir ila üç yıl
Adli sicilAyrı kayıt sistemiDoğrudan arşiv kaydı
Süre iyi geçerseDava düşerCeza infaz edilmiş sayılır
Adli para cezasıUygulanabilirUygulanmaz

CMK 231/7’ye göre açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreliyse seçenek yaptırımlara çevrilemez; mahkeme iki kurum arasında seçim yapar. Sicil bakımından HAGB çoğu dosyada daha avantajlıdır; ancak beş yıllık denetim, ertelemedeki en çok üç yıllık denetimden uzundur ve bu sürede işlenecek kasıtlı suç hükmün açıklanmasına yol açar.

HAGB, sonuç ceza iki yılı aşmadıkça asliye ceza mahkemesinde de ağır ceza mahkemesinde de verilebilir. Karar duruşmasından önce şu soruları netleştirin: Zarar giderildi mi ya da miktarı dosyada belirlendi mi? Daha önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet var mı? Beraat savunması, beş yıllık denetimi kabullenmekten daha güçlü mü?

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp