
Ceza davasında temyiz süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği günden itibaren iki haftadır. Bu süre 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; ayrıca her bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez. Önce kararın temyiz edilebilir olup olmadığına, sonra tebliğ tarihine bakın.
Ceza davasında temyiz sınırı nedir, istinaf kararından sonra Yargıtay’a gidilir mi?
Evet, gidilebilir; ancak her karar için değil. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesi, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerini kural olarak temyize açık tutar ve sonra bu kuralın dışında kalan kararları ayrıca sayar. Temyiz yeri Yargıtaydır.
Temyiz, davanın yeniden yargılanması değildir. Temyiz sebebi yalnız hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir; Yargıtay tanık beyanlarını yeniden tartmaz, hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması olup olmadığına bakar. Maddi olayın yeniden değerlendirilmesi istinaf aşamasının konusudur.
Temyiz sınırı, bu yüzden bir kararın Yargıtaya taşınıp taşınamayacağını belirleyen ilk eşiktir. Sınır; verilen ceza türüne ve miktarına, suçun kanundaki üst sınırına ve kararın içeriğine göre değişir. Bu eşiği aşamayan karar için süre hesabı yapmanın anlamı kalmaz.
Hangi istinaf kararları temyiz edilemez?
Kanun temyiz edilemeyen kararları 286. maddenin ikinci fıkrasında bent bent sayar. Kısaca şu kararlar temyiz dışındadır:
- Beş yıl veya daha az hapis cezasına, miktarı ne olursa olsun adli para cezasına ilişkin ilk derece hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi.
- Beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları.
- Seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar.
- Üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları; ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyetler bunun dışındadır.
- Adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları.
- Yalnız müsadereye ilişkin istinaf redleri.
- On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlarda, beraate karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi.
- Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına veya güvenlik tedbirine ilişkin kararlar.
Bir hükümde birden fazla ceza veya karar varsa, her biri bu sınırlar içinde kaldığı sürece hüküm temyize açılmaz. Kararınıza bakarken ilk bakılacak yer, hükümdeki ceza türü ve miktarıdır; ardından suçun kanundaki üst sınırı gelir.
Temyiz sınırına rağmen hangi suçlarda Yargıtay yolu açıktır?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesinin üçüncü fıkrası, ikinci fıkradaki sınırlara rağmen bazı suçlarda bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararlarının temyiz edilebileceğini öngörür. Fıkra 2019’da eklenmiş, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu 2022’de listeye girmiştir.
Listede şu suçlar yer alır: hakaret (Türk Ceza Kanunu madde 125/3), halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (213), suç işlemeye tahrik (214), suçu ve suçluyu övme (215), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (216), kanunlara uymamaya tahrik (217), halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (217/A), Cumhurbaşkanına hakaret (299), devletin egemenlik alametlerini aşağılama (300), Türk Milletini ve devlet organlarını aşağılama (301), silahlı örgüt (314) ve halkı askerlikten soğutma (318). Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 7. maddesinin ikinci fıkrası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası, 31. ve 32. maddeleri de bu listededir.
Bu istisna yalnız bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları için geçerlidir; listedeki suçtan yargılanıyor olmak, her kararı otomatik olarak temyiz edilebilir yapmaz.
Ceza davasında temyiz süresi kaç gündür, ne zaman başlar?
İki haftadır ve hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihte başlar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesine göre temyiz istemi, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylatılır.

Süre kararın açıklandığı duruşma günü değil, gerekçeli kararın tebliği esas alınır. Tebligat zarfını ve tebliğ tarihini gösteren belgeyi saklayın; sürenin ilk gününü bu tarih belirler.
Süre geçtikten sonra yapılan temyiz istemi reddedilir (aynı Kanun’un 296. maddesi). Bu nedenle son güne bırakmak yerine dilekçenin mahkeme kaydına girdiği tarihi gösteren bir örnek almak gerekir.
İki haftalık süreyi getiren değişiklik 7499 sayılı Kanun’la yapıldı. 7499 sayılı Kanun 2 Mart 2024’te kabul edildi ve 12 Mart 2024 tarihli, 32487 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Temyiz süresini değiştiren 19. maddesi ile 296 ve 297. maddelerdeki süreleri değiştiren hükümleri 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girdi. Kabul, yayım ve yürürlük tarihleri farklıdır; süre bakımından belirleyici olan yürürlük tarihi ve kararın veriliş günüdür.
1 Haziran 2024 öncesi verilen kararlarda temyiz süresi nasıl işler?
Kararın verildiği tarih belirleyicidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Geçici 6. maddesine göre 291, 296 ve 297. maddelerdeki yeni kurallar 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder.
Kararın 31 Mayıs 2024’te verilip tebliğinin Haziran 2024’te yapılması hâlinde de eski hükümlere bakılır, çünkü tebliğ tarihi değil veriliş tarihi esas alınır. Eski kurallara göre başlayan bir süreyi yeni kurala göre hesaplamak, süreyi yanlış saymaya yol açar.
Geçici madde, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kararlar için de 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilenlere aynı yeni kuralı uygular. Kaldırılan 293. maddenin ikinci fıkrası ile 295. madde hükümleri ise 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlarda uygulanmaya devam eder. Bu eski kararlar için süre ve usul, kararın verildiği tarihteki hükümlere göre ayrıca incelenmelidir.
Temyiz dilekçesi kime verilir, tutuklu sanık nasıl başvurur?
Dilekçe, hükmü veren mahkemeye verilir; Yargıtaya doğrudan verilmez. İsterseniz mahkemenin zabıt kâtibine beyanda bulunursunuz, beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylatılır.
Tutuklu sanık için ayrı bir kolaylık vardır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesi tutuklu sanığa, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ya da tutukevi müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek kanun yollarına başvurma imkânı tanır. Tutuklu sanığın tutukluluğuna itiraz ise ayrı bir yoldur ve tutuklama kararına itiraz yoluyla yapılır.
Kanun yollarına başvurabilecekler 260. maddede sayılır: Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya suçtan zarar görerek katılan olabilecek durumdaki kişiler. Katılan sıfatı, ceza davasına katılma koşullarının varlığına bağlıdır. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde isteğin sanığın yararına mı aleyhine mi olduğunu açıkça belirtir.
Temyiz başvurusunda hangi bozma nedenleri gösterilmelidir?
Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır (Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 294. maddesi). Sebep yalnız hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. Hukuk kuralının hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır (288. madde).
Dilekçede sebep yoksa Yargıtay temyiz istemini reddeder (298. madde). Yargıtay kural olarak yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususları inceler (301. madde). Bu yüzden “karar hukuka aykırıdır” demek yetmez; hangi kuralın uygulanmadığını veya yanlış uygulandığını yazmak gerekir.
289. maddede sayılan hâller bu kuralın istisnasıdır; dilekçede gösterilmemiş olsa bile hukuka kesin aykırılık sayılır. Başlıcaları mahkemenin kanuna uygun kurulmaması, yasaklı hâkimin katılması, geçerli şüphe nedeniyle ret istemi kabul edildiği veya kanuna aykırı olarak reddedildiği hâlde hâkimin hükme katılması, görev veya yetki kurallarına aykırılık, Cumhuriyet savcısının yokluğunda duruşma yapılması, açıklık kuralının ihlali, gerekçesiz hüküm, savunma hakkının sınırlanması ve hukuka aykırı delile dayanılmasıdır.
Sanığın yararına olan bir hukuk kuralının ihlali ise sanık aleyhine bozdurma için savcıya hak vermez (290. madde).
Temyiz edince karar kesinleşir mi, ceza infaz edilir mi?
Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (293. madde). Karar Yargıtay incelemesi bitene kadar kesinleşmiş sayılmaz.
Süre geçtikten sonra yapılan veya temyiz edilemeyecek bir hükme yönelik temyiz isteminde ise hükmü veren mahkeme istemi reddeder. Temyiz eden, ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan bu konuda karar vermesini isteyebilir; ancak bu başvuru hükmün infazını ertelemez (296. madde). Kararın infazının durdurulması taleplerine ilişkin ayrı bir konu için hapis cezasının ertelenmesi ve durdurulması yazısına bakılabilir.
Temyiz dilekçesinin örneği karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir (297. madde). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ise, hükmü temyiz eden veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içeren hâllerde sanığa veya müdafiine ve katılana ya da vekillerine tebliğ edilir; onlar da iki hafta içinde cevap verebilir.
Yargıtayda onaylanan ceza bozulur mu, temyizde hangi kararlar verilir?
Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin hükmünü hukuka uygun bulursa temyiz isteminin esastan reddine, hukuka aykırılık varsa hükmün bozulmasına karar verir (Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302. maddesi). Onama, hükmün temyiz denetiminden geçtiği ve olağan kanun yolunun tamamlandığı anlamına gelir.
303. madde belirli hâllerde Yargıtaya davanın esasına hükmetme veya hukuka aykırılığı düzeltme yetkisi verir; uygulamada buna düzeltilerek onama denir. Bozma hâlinde dosya, 304. maddeye göre yeniden inceleme ve hüküm için ilgili mahkemeye gönderilir. On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtay uygun görürse duruşmalı inceleme yapabilir; tutuklu sanık duruşmaya katılma isteminde bulunamaz (299. madde).
Yargıtay onamasından sonra karar kesinleşir. Kesinleşen hükme karşı başvurulabilecek olağanüstü yollar, kesinleşmiş hapis cezasının bozulması konusunda ayrıca ele alınır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ise bu yazının konusu dışında kalan ayrı bir başvuru yoludur.
Temyiz edilebilirlik ve süre kontrolü tebligat tarihine ve hükmün içeriğine göre yapıldığından, Ankara’da ceza davalarında kanun yolu aşamasını yürüten avukat bu iki bilgiyi dosyadan birlikte değerlendirir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
