Ceza Hukuku

Hırsızlık Suçu Cezası ve TCK 142 Nitelikli Hırsızlık 2026

HIRSIZLIK SUCU VE CEZASI

Hırsızlık suçu cezası basit hâlde bir yıldan üç yıla kadar hapistir; TCK 142’deki nitelikli hâllerde üç ila yedi ya da beş ila on yıla çıkar. Suç gece işlenmişse ceza yarı oranında artırılır; malın değeri azsa, çalınan mal iade edilmişse veya fail mağdurun yakınıysa ceza indirilebilir ya da hiç verilmeyebilir. Basit hırsızlık uzlaşmaya tabidir, nitelikli hırsızlık değildir; dosyanın nasıl sonuçlanacağını çoğu zaman bu ayrım belirler.

Hırsızlık suçu ne zaman oluşur, yağmadan farkı nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 141. maddesi, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Mağdur yalnız malın sahibi değildir; malı fiilen elinde bulunduran kiracı, emanetçi veya kullanıcı da zilyet olarak korunur. Suçun konusu ekonomik değeri olan taşınır maldır; taşınmaz veya değeri olmayan eşya hırsızlığa konu olmaz.

Suç, mal zilyedin hâkimiyet alanından çıkıp failin serbestçe tasarruf edebileceği hâle geldiğinde tamamlanır. Fail malı aldıktan sonra kesintisiz takip edilerek yakalanırsa suç teşebbüs aşamasında kalır ve TCK 35 uyarınca ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Fail baştan itibaren takip edilmeden, sonradan şüphe üzerine durdurulup yakalanmışsa Yargıtay uygulamasında suç tamamlanmış sayılır; malın sonradan sahibine iade edilmesi bu sonucu değiştirmez.

Hırsızlığı yağmadan ayıran ölçüt cebir veya tehdittir. TCK 148, kişiyi cebir veya tehditle malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya zorlayan faile altı yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür ve bu davalara ağır ceza mahkemesi bakar. Elde veya üstte taşınan çantanın ani bir hareketle çekilip alınması nitelikli hırsızlıktır; kapkaç sırasında mağdurun direncini kırmak için kişiye güç kullanılırsa olay yağma olarak değerlendirilebilir.

Hırsızlık suçu cezası

TCK 142’ye göre nitelikli hırsızlığın cezası ne kadardır?

TCK 142 nitelikli hâlleri iki ceza grubuna ayırır: birinci fıkradaki hâller üç yıldan yedi yıla, ikinci fıkradakiler beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir. Birinci fıkrada bugün dört bent yürürlüktedir. Bunlar kamu kurumunda, ibadet yerinde bulunan veya kamu hizmetine ayrılmış eşya (a), toplu taşıma aracında ya da durak ve istasyonlarda bulunan eşya (c), afet zararlarını önlemek için hazırlanan eşya (d) ve adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış eşyadır (e); (b) ve (f) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

HükümDurumCeza
TCK 141Basit hırsızlık1–3 yıl hapis
TCK 142/1Kamu kurumu, toplu taşıma, açıkta bırakılmış eşya3–7 yıl hapis
TCK 142/2Kilit açma, kapkaç, bilişim, bina içindeki eşya5–10 yıl hapis
TCK 142/3Sıvı veya gaz hâlindeki enerji5–12 yıl hapis
TCK 143Gece vaktiCeza yarı oranında artar
TCK 144Ortak mal, alacak tahsili2 ay–1 yıl hapis veya adli para cezası

İkinci fıkra, suçun işleniş biçimine veya eşyanın korunma şekline bakar. Bu fıkradaki sekiz bent şunlardır:

  • Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanmak (a).
  • Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak ya da özel beceri kullanmak (b).
  • Doğal afetin veya sosyal olayların yarattığı korku ve kargaşadan yararlanmak (c).
  • Haksız elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da başka bir aletle kilidi açmak veya kilitlenmesini engellemek (d).
  • Bilişim sistemlerini kullanmak (e).
  • Tanınmamak için tedbir almak veya yetkisiz olarak resmî sıfat takınmak (f).
  • Büyük veya küçük baş hayvan çalmak (g).
  • Herkesin girebileceği yerde kilitlenerek bırakılan ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınan eşyayı çalmak (h).

Çekip alma veya özel beceriyle hırsızlık, beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenirse ceza ayrıca üçte birine kadar artırılır. Sıvı veya gaz hâlindeki enerjiye ya da bunların nakil, işleme ve depolama tesislerine yönelik hırsızlıkta ceza beş yıldan on iki yıla kadardır. Bu fiil örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve on bin güne kadar adli para cezası eklenir. Hırsızlık haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımında kamu hizmetini geçici de olsa aksatırsa ceza yarısından iki katına kadar artırılır (TCK 142/5).

TCK 143’e göre suç gece vakti işlenmişse, basit veya nitelikli hâle göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. TCK’nin 6. maddesi gece vaktini güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat öncesine kadar süren zaman olarak tanımlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13 Mart 2024 tarihli ve oy çokluğuyla verdiği kararında (E. 2022/443, K. 2024/116) saatin suç yeri ve tarihindeki güneş verilerine göre hesaplanacağını, icra hareketlerinin bir bölümünün gece vaktine denk gelmesinin artırım için yeterli olduğunu belirtmiştir; geceleyin eve girip gündüz çıkan faile de artırım uygulanır. Suçun işlendiği saat tartışmalıysa, kamera kaydındaki saatin doğruluğu araştırılmadan gece artırımı yapılması Yargıtay uygulamasında bozma nedeni sayılmıştır.

TCK 142/2-h nedir, kilitli veya bina içindeki eşya ne zaman nitelikli sayılır?

TCK 142/2-h iki tür eşyayı korur: herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmiş eşya ile bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya. Sokağa zincirle kilitlenmiş bisiklet ya da evin, işyerinin, deponun veya apartmanın içindeki eşya bu bent kapsamındadır ve ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Bu hâl 2014’e kadar birinci fıkranın (b) bendinde ve daha hafif cezayla düzenlenmişti; 6545 sayılı Kanun’la ikinci fıkraya taşınmıştır. Kilit bir aletle açılmışsa olay ayrıca (d) bendini de ilgilendirir.

Yargıtay bina içinde muhafaza ölçütünü geniş yorumlar. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, çalışanın iş yerinden çalınan cep telefonunu bu bent kapsamında görmüş ve basit hırsızlıktan kurulan hükmü bozmuştur (24 Ekim 2024, E. 2023/3911, K. 2024/15690). Kapısı olmasa da üç tarafı yüksek duvarla çevrili ve bina girişinin açıldığı bahçe uygulamada bina eklentisi sayılır; apartmanın ortak alanında, daire kapısının önünden alınan eşya da bina içinde muhafaza altına alınmış eşya kabul edilir.

Kapı kilidini açmaya çalışan maskeli kişi, nitelikli hırsızlık

Hırsızlık için eve veya kapalı bir işyerine girilmişse fail ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, kapı veya pencere kırılmışsa mala zarar verme suçundan da yargılanır. Bu iki suç normalde şikâyete bağlıdır; TCK 142/4 ise hırsızlık amacıyla işlendiklerinde şikâyet aranmayacağını düzenler. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya şikâyetinden vazgeçmesi bu suçlardaki yargılamayı durdurmaz. Konuta girme gece gerçekleşmişse TCK 116/4 uyarınca bu suç için de ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse çıkar.

Açıkta bırakılan eşyanın çalınması TCK 142/1-e kapsamına girer mi?

TCK 142/1-e yalnız adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış eşyayı kapsar ve üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörür. Burada belirleyici olan, eşyanın niteliği veya kullanım amacı gereği açıkta durmak zorunda olmasıdır; sahibinin dikkatsizliği ya da kısa bir süre gözden uzak bırakması bu bendi uygulatmaz. Bu durumda eşya bina içinde veya kilitli değilse basit hırsızlık (TCK 141) söz konusu olur.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, şantiye alanından inşaat malzemesi çalınmasını kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık sayarak basit hırsızlıktan kurulan hükmü bozmuştur (24 Nisan 2025, E. 2023/5540, K. 2025/7371). Kapı ve pencereleri takılmamış, henüz bina niteliği kazanmamış inşaattan alınan eşya da uygulamada 142/2-h değil 142/1-e kapsamında kalır.

Araç ve motosiklette ayrımı kilit ve park yeri belirler. Aynı Daire, bina veya eklenti niteliği taşımayan bir yere yalnız direksiyon kilidiyle bırakılan motosiklette 142/1-e, bina eklentisi içindeki motosiklette 142/2-h uygulanacağını belirtmiş ve bahçenin eklenti olup olmadığının gerekirse keşifle tespitini istemiştir (6 Ekim 2025, E. 2023/13734, K. 2025/17369). Kapıları kilitlenerek sokağa park edilmiş otomobilin çalınması ise Yargıtay uygulamasında açıkta bırakılmış eşya sayılmaz ve 142/2-h kapsamına girer; kapı veya kontak kilidi zorlanarak açılmışsa (d) bendi de uygulanır.

Bilişim sistemiyle işlenen hırsızlık (TCK 142/2-e) ne zaman oluşur?

Başkasının internet veya mobil bankacılık bilgilerini ele geçirip hesabındaki parayı rızası dışında başka bir hesaba aktaran kişi, TCK 142/2-e kapsamında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık işler; ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Bu hâlde bilişim sistemi malın alınmasında araçtır ve para, mağdurun haberi olmadan onun hâkimiyet alanından çıkarılır.

Dizüstü bilgisayar başında kapüşonlu kişi, bilişim sistemiyle hırsızlık

Mağdur aldatılarak parayı kendisi gönderirse olay hırsızlık değil, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilir; ayrımı, parayı kimin gönderdiği belirler. Mağdur telefonda kandırılarak kart bilgilerini ve şifrelerini verse bile, havaleyi fail kendisi yapmışsa Yargıtay 8. Ceza Dairesi 11 Ocak 2024 tarihli kararında (E. 2022/595, K. 2024/229) eylemi 142/2-e kapsamında görmüştür.

Başkasına ait banka veya kredi kartını ele geçiren ya da elinde bulunduran kişinin bu kartla ödeme yapması veya para çekmesi ise TCK 245’te düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturur. ATM’de unutulan kart olaylarında uygulamada 141, 142/2-e ve 245 arasında farklı nitelendirmeler yapılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ATM’de unutulan kartı alıp hesaptan para çeken failin eylemini 14 Ocak 2026 tarihli kararında (E. 2024/316, K. 2026/30) oy çokluğuyla, 142/2-e karşısında özel hüküm sayılan TCK 245 kapsamında değerlendirmiştir. Failin belirlenmesinde banka işlem kayıtları, işlemin yapıldığı IP adresi ve cihaz bilgisi ana delildir.

Hırsızlık şikâyete bağlı mı, uzlaşmaya tabi mi?

Hırsızlık kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. Şikâyet yalnız TCK 144’teki ortak mal ve alacak tahsili hâllerinde, TCK 146’daki kullanma hırsızlığında ve TCK 167/2’deki bazı akrabalar arasında aranır. Bu hâllerde TCK 73 uyarınca şikâyet, fiil ve fail öğrenildikten sonra altı ay içinde yapılır; şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253. maddesi, TCK 141’deki basit hırsızlığı şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma kapsamına alır; şikâyete bağlı 144, 146 ve 167/2 hâlleri de uzlaşmaya tabidir. TCK 142’deki nitelikli hırsızlık uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaşmaya tabi bir suç, uzlaşma kapsamı dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse kural olarak uzlaşma uygulanmaz; bu nedenle evden nitelikli hırsızlıkta konut dokunulmazlığının ihlali bakımından da uzlaştırma yapılmaz. Basit hırsızlıkta uzlaştırma yapılmadan mahkûmiyet kurulması Yargıtay uygulamasında bozma nedenidir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık nitelikli hırsızlıktan beraat ederse birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlali için uzlaştırmanın zorunlu hâle geldiğini kanun yararına bozma kararında belirtmiştir (15 Nisan 2024, E. 2023/24627, K. 2024/5686).

Uzlaştırmacının teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşmada kararlaştırılan edim, örneğin zararın ödenmesi, soruşturmada tek seferde yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; ödeme taksite bağlanmışsa kamu davasının açılması ertelenir. Birden fazla mağdur varsa uzlaşma için hepsinin kabulü gerekir.

Hangi hâllerde hırsızlık cezası indirilir veya hiç verilmez?

TCK 144, hırsızlığın paydaş veya elbirliğiyle malik olunan mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesini daha hafif cezaya bağlar: şikâyet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Örneğin mirasçılarla ortak olan bir aracı diğerlerinin rızası olmadan alıp götüren mirasçı bu hükme göre sorumlu olur.

TCK 145’e göre çalınan malın değeri azsa ceza indirilebilir; suçun işleniş şekli ve özellikleri de dikkate alınarak ceza vermekten vazgeçilebilir. Kanun “az değer” için bir tutar belirlemez; değer, suç tarihindeki paranın alım gücü ve olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, çalınan eşyanın değeri tespit edilmeden 145. maddenin uygulanmamasını bozma nedeni saymıştır (16 Ocak 2025, E. 2023/20453, K. 2025/542). İşleniş şekli nedeniyle ceza vermekten vazgeçilemeyen olayda da değer azsa uygulamada indirim yapılır. Malı geçici bir süre kullanıp zilyedine iade etmek amacıyla alan kişinin cezası ise TCK 146 uyarınca şikâyet üzerine yarı oranına kadar indirilir; mal başka bir suçta kullanılmışsa bu indirim uygulanmaz. TCK 147, hırsızlık ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmişse olayın özelliğine göre cezanın indirilmesine veya hiç verilmemesine imkân tanır.

Akrabalar arasındaki hırsızlıkta TCK 167 uygulanır. Hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoy veya altsoyun, bu derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta yaşayan kardeşin zararına işlenen hırsızlıkta faile ceza verilmez. Ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı yaşayan kardeş ve aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısımları zararına işlenen hırsızlıkta ise şikâyet üzerine ceza yarı oranında indirilir.

Failin yaşı da cezayı belirler. TCK 31’e göre suç tarihinde on iki yaşını doldurmamış çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, yalnız güvenlik tedbiri uygulanabilir. On iki ile on beş yaş arasında fiilin anlamını algılayabilen çocuğun cezası yarı oranında, on beş ile on sekiz yaş arasındakinin cezası üçte bir oranında indirilir.

Çalınan mal iade edilirse ceza indirilir mi?

Evet. TCK 168’de düzenlenen etkin pişmanlık, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermesini arar. Zarar kovuşturma başlamadan, yani iddianame kabul edilmeden önce giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı; kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir. Kısmen iade veya tazminde indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır.

İndirim için iadenin failin katkısıyla gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, çalınan telefonun polis aramasında sanığın cebinde bulunup mağdura verildiği olayda sanığın iadeye katkısı olmadığından etkin pişmanlık indiriminin yerinde olmadığını belirtmiş, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamıştır (23 Haziran 2025, E. 2024/11548, K. 2025/11976). Buna karşılık yakalanan fail malı bıraktığı yeri kendi rızasıyla gösterip iadeyi sağlamışsa indirim gündeme gelir; mal eksik veya hasarlı dönmüşse mahkeme önce mağdura rızasını sormalıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 23 Eylül 2024, E. 2024/6030, K. 2024/12583).

Zararın giderilmesi yalnız etkin pişmanlık için değil, aşağıda anlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması için de şarttır. Bu nedenle iade veya ödeme, hem cezayı azaltan hem de sabıka kaydı doğmadan dosyanın kapanmasının yolunu açan adımdır.

İlk kez hırsızlık yapan kişi cezaevine girer mi?

Sabıkasız olmak cezayı ortadan kaldırmaz; ancak sonuç ceza düşük kalırsa infazı engelleyen kurumlar devreye girer. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için CMK 231’e göre sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalı ve sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamalıdır. Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve mağdurun zararının aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmesi de gerekir. Zarar hemen ödenemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB verilebilir.

31 Temmuz 2026’da yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, hırsızlığı düzenleyen TCK 141–147’ye dokunmamış; HAGB’yi düzenleyen CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden yazmıştır. Güncel metne göre denetim süresi beş yıldır; bu sürede kasten yeni bir suç işlenmez ve verilen yükümlülüklere uyulursa dava düşer. HAGB kararına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur.

HAGB verilmezse iki yıl veya daha az süreli hapis cezası TCK 51 uyarınca ertelenebilir; suç tarihinde on sekiz yaşından küçük veya altmış beş yaşını bitirmiş olanlarda bu sınır üç yıldır. Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış olması gerekir. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilebilir. Basit hırsızlıkta alt sınır bir yıl olduğundan bu yolların hepsi açıktır. TCK 142/2’de alt sınır beş yıl olduğundan iki yıl sınırına ancak teşebbüs, etkin pişmanlık veya değer azlığı indirimleriyle inilebilir. Örneğin beş yıllık temel ceza, kovuşturma başlamadan gösterilen etkin pişmanlık nedeniyle üçte iki oranında indirilirse bir yıl sekiz aya düşer.

Hırsızlık seri muhakeme usulü kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Basit yargılama usulü ise üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda uygulandığından yalnız TCK 144’teki hâllerde gündeme gelebilir; TCK 141’in üst sınırı üç yıldır.

Hırsızlıktan ceza alan kişi cezaevinde ne kadar kalır?

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesine göre hırsızlıktan süreli hapis cezası alan hükümlü, cezasının yarısını iyi hâlli geçirirse koşullu salıverilir. 105/A maddesi, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebiyle kalan sürenin denetimli serbestlikle infazına imkân tanır. Gözaltında ve tutuklulukta geçen süre de TCK 63 uyarınca cezadan düşülür.

Örneğin 2026’da işlenen hırsızlıktan beş yıl hapis cezası alan ve mükerrir olmayan hükümlü, iki yıl altı ayda koşullu salıverilme süresini doldurur. Açık kuruma ayrılıp son bir yılı denetimli serbestlikle geçirirse kurumda kalacağı süre yaklaşık bir buçuk yıla iner. Tekerrür hâlinde koşullu salıverilme için cezanın üçte ikisi, ikinci defa tekerrürde dörtte üçü infaz kurumunda geçirilir. Tekerrür ve mükerrirlere özgü infaz rejimi bu nedenle tekrarlanan hırsızlık dosyalarında süreyi belirgin biçimde uzatır. 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda Kanun’un geçici 10. maddesi daha erken denetimli serbestlik imkânı tanır; mahsup ve tekerrür birlikte hesaba katıldığında süre infaz hesaplama aracı ile kişiye özgü olarak bulunur.

Hırsızlıkta tutuklama, görevli mahkeme ve zamanaşımı nasıl işler?

Hırsızlık (TCK 141 ve 142), CMK 100/3’teki katalog suçlar arasındadır; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Aynı maddenin birinci fıkrası, işin önemi veya beklenen cezayla ölçülü olmayan tutuklamayı yasaklar. Malın değeri azsa, mal iade edilmişse veya şüphelinin sabit bir adresi varsa adli kontrol gibi daha hafif tedbirler istenebilir; tutuklama kararına itiraz CMK 268 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde yapılır.

TCK 141 ile 142’nin birinci ve ikinci fıkralarındaki hırsızlık davalarına asliye ceza mahkemesi bakar. 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçları ağır ceza mahkemesine verdiğinden, üst sınırı on iki yıl olan enerji hırsızlığı (TCK 142/3) davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Dava zamanaşımı TCK 66’ya göre basit hırsızlıkta sekiz yıl, nitelikli hırsızlıkta kural olarak on beş yıldır; süre belirlenirken dosyadaki delillere göre suçun nitelikli hâli de dikkate alınır. Şüphelinin savcılıkta ifadesinin alınması, tutuklanması veya iddianame düzenlenmesi zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar. Bu nedenle dava zamanaşımı basit hırsızlıkta en geç on iki yılda, nitelikli hırsızlıkta kural olarak en geç yirmi iki yıl altı ayda dolar.

Ankara Adalet Sarayı

Hırsızlık suçlamasında hangi deliller belirleyicidir?

Mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiğinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatı gerekir; yalnız mağdurun tahmini veya sanığın olay yerine yakın oturması yeterli değildir. Güvenlik kamerası görüntüleri çoğu dosyada ana delildir; görüntünün netliği, kayıt saatinin doğruluğu ve teşhisin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenmelidir. Kamera görüntüsünden teşhis kesin bir yüz tespiti içermiyorsa mahkûmiyete tek başına dayanak yapılamaz.

Hâkim kararıyla alınan HTS ve baz istasyonu kayıtları telefonun olay saatinde hangi bölgede sinyal verdiğini gösterir; kişinin olay yerinde bulunduğunu ispatlamaz, ancak savunmayla çelişip çelişmediğini gösterir. Olay yerinden alınan parmak izi veya DNA, sanığın oraya daha önce meşru bir nedenle girip girmediği sorusuyla birlikte değerlendirilir. Çalınan malın sanıkta bulunması da hırsızlığı tek başına kanıtlamaz; malı sonradan satın alan kişi bakımından suç eşyasının satın alınması suçu gündeme gelir. Arama kararı olmadan yapılan aramada ele geçen eşya ise hukuka aykırı delil tartışmasını açar.

Evine hırsız giren ne yapmalı, çalınan mal nasıl geri alınır?

Önce eşyalara ve kırılan kapıya dokunmadan kolluğu çağırın; olay yeri inceleme ekibi parmak izi ve iz delillerini ancak bozulmamış alandan alabilir. Çalınan eşyaların listesini, varsa fatura, seri numarası ve telefonlar için IMEI bilgisiyle hazırlayın. Apartman, komşu işyeri ve sokak kameralarının kayıtları belirli süre sonra üzerine yazıldığından bunların korunmasını kolluktan hemen isteyin.

Şikâyet, kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına yazılı ya da sözlü bir suç duyurusu ile yapılır. Dava açıldıktan sonra CMK 237 uyarınca hüküm verilinceye kadar davaya katılan olarak katılabilirsiniz; katılan sıfatı kararlara itiraz ve kanun yoluna başvuru hakkı verir. Ele geçirilen eşya, delil olarak gerekmediği anlaşılınca CMK 131 uyarınca sahibine iade edilir.

Malınız başkasına satılmışsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 989. maddesi çalınan taşınırı elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde dava açma hakkı tanır; mal açık artırmadan, pazardan veya benzer eşya satan bir yerden iyi niyetle alınmışsa iade, alıcının ödediği bedelin geri verilmesine bağlıdır. Ceza davası malın değerini kendiliğinden size ödetmez; iade edilmeyen zarar için faile karşı ayrıca tazminat davası açılır. Eylemin 141 mi yoksa 142’nin hangi bendi kapsamında nitelendirildiği uzlaşma, HAGB ve tutuklama ihtimalini birlikte belirlediğinden, bu tartışma hem mağdur hem şüpheli için ilk ifade aşamasında ceza avukatı ile birlikte ele alınabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp