
İstinaf sürerken tahliye talebi dilekçeyle yapılır; dosya bölge adliye mahkemesine ulaşana kadar talebi hükmü veren mahkeme, ulaştıktan sonra ilgili daire dosya üzerinden inceler. Talep reddedilirse karara iki hafta içinde itiraz edilebilir. Aşağıda hangi aşamada kime başvurulacağı ve dilekçede nelerin yazılacağı sırayla anlatılıyor.
Hükümle birlikte tutukluluğun devamına karar verilmesi ne anlama gelir?
Mahkeme mahkûmiyet kararı verirken sanığın tutuklu kalmasına da hükmedebilir; bu karar cezanın kesinleşmesi anlamına gelmez, çünkü istinaf veya temyiz yolu açıktır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232. maddesi hükmün başında sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı süreyle halen tutuklu olup olmadığının yazılmasını öngörür.
Tutukluluğun devamı kararı verildikten sonra da tahliye istenebilir. Hüküm kesinleşmediği için bu dönemde tutuklu kalan kişi cezayı çekmiş sayılmaz; kanun yolu sürerken de salıverilme istemi yapabilir. Hüküm öncesi dönemdeki tutuklama kararına itiraz yolu ayrı bir süreçtir.
Anayasa’nın 19. maddesi, tutuklananın makul sürede yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı olduğunu söyler. Bu hak hükümle sona ermez; kanun yolu sürerken de tahliye istemi yapılabilir.
Hükümden sonra istinaf sürerken tahliye talebi kime ve nasıl yapılır?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 104. maddesi, tutuklu sanığın veya müdafiinin soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme isteyebileceğini düzenler. Kanun yolu aşaması da bu kapsamdadır; dosya henüz üst mercie gitmediyse dilekçe kararı veren mahkemeye verilir.
Kanun’un 105. maddesine göre istem mercii tarafından üç gün içinde sonuçlandırılır ve karara itiraz edilebilir. Kanun’un 263. maddesi ise kanun yollarına başvuru dilekçesinin, tutuklu sanık tarafından ceza infaz kurumu müdürüne de verilebilmesini düzenler; bu kural itiraz, istinaf ve temyiz dilekçeleri içindir, salıverilme istemi dilekçesi ise doğrudan mahkemeye hitaben yazılır. Yakınlar adına başvuru yapılacaksa dilekçeyi sanığın müdafii (ceza avukatı) hazırlar; sanığın yakını kendi adına bu yetkiyi kullanmaz, bilgi ve belge sağlayarak katkı verir.
Dilekçenin konusu açık yazılır: dosya numarası, hüküm tarihi, tutukluluğun devamına dair kararın tarihi ve tahliye ile birlikte, olmazsa adli kontrol talebi. İstinaf başvurusunun süresi ve usulü için ceza davasında istinaf süresi yazısına bakabilirsiniz.
Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a gelince tahliyeyi kim inceler?
Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a ulaşmışsa salıverilme istemi hakkındaki karar, ilgili daire veya Ceza Genel Kurulu tarafından dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu merciler tutukluluğun kaldırılmasına re’sen de karar verebilir. Dosya ulaşana kadar yetkili merci kararı veren mahkemedir. Dosyanın o gün hangi aşamada olduğunu müdafi, dosyanın bulunduğu mahkemenin kalemine başvurarak öğrenir.
Bu incelemede duruşma yapılmaz, dosya üzerinden karar verilir. Bu yüzden dilekçenin ve eklerin dosyada eksiksiz bulunması gerekir. Kanun’un 299. maddesinin ikinci fıkrası, tutuklu sanığın Yargıtay duruşmasına katılma isteminde bulunamayacağını belirtir. İstinafta on beş yıl ve üzeri hapis cezalarında dosya re’sen incelenir; bu inceleme tutukluluk talebinden ayrı bir işlemdir. Temyiz yoluna ilişkin ceza davasında temyiz süresi kuralları bu talepten bağımsızdır.
Tutukluluğun devamı kararına itiraz nereye yapılır, kaç gün içinde?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 267. ve 268. maddeleri birlikte okunur: 267. madde hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebileceğini belirtir, 268. maddenin birinci fıkrası ise kanunda ayrı süre yoksa kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçe ya da zabıt kâtibine beyanla başvurulmasını arar. Süre, 2024’te 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. İstinaf ve temyiz süresi ise gerekçeli kararın tebliğinden başladığı için iki başlangıç tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.

Kararı veren mercii itirazı yerinde görmezse Kanun’un 268. maddesi uyarınca en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir. Asliye ceza hâkiminin kararına itirazı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi inceler. Ağır ceza mahkemesinin kararına itirazı, aynı yerde birden fazla ağır ceza mahkemesi varsa numara olarak kendisini izleyen mahkeme inceler; son numaralı mahkemenin kararında itiraz birinci mahkemeye gider, yerde tek ağır ceza mahkemesi bulunuyorsa en yakın ağır ceza mahkemesi karar verir.
İtiraz, aynı kararın başka bir merci tarafından denetlenmesini sağlar. Yeni bir olgu ortaya çıktığında ise itiraz yoluna gitmek yerine mahkemeye yeniden tahliye talebi yapılır. İkisi ayrı dilekçelerle yürütülebilir; ayrımı dilekçenin başlığında açıkça belirtin.
Tutukluluk incelemesi istinaf aşamasında da otuz günde bir yapılır mı?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 108. maddesi, mahkemenin tutukevindeki sanığın tutukluluk hâlinin devamını her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında, ya da otuz günlük süre içinde re’sen incelemesini öngörür. Madde bu denetimin istinaf veya temyiz aşamasında aynı biçimde işleyeceğini açıkça söylemez.
Uygulamada istinaf aşamasında dosya üzerinden yapılan inceleme öne çıkar. Bu nedenle otuz günlük denetimin kendiliğinden işleyeceğine güvenilmemeli; talep yenilenerek dosyaya yeni bir inceleme için gerekçe sunulmalıdır.
Talep özellikle yeni bir olgu çıktığında (örneğin sağlık durumunun değişmesi, adres veya tanık bilgisinin netleşmesi) veya tutukluluk süresi uzadığında yenilenir. Aynı gerekçeyle sürekli tekrar edilen dilekçe yerine, her seferinde değişen duruma dayanan kısa bir dilekçe daha sağlıklı sonuç verir. Sonuç, mahkemenin dosyadaki delil ve tutuklama nedeni değerlendirmesine bağlıdır.
Hüküm sonrası tahliye dilekçesinde hangi gerekçeler ve belgeler işlenir?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi, tutuklamanın kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillere ve bir tutuklama nedenine dayanmasını, ayrıca işin önemiyle beklenen ceza veya tedbire ölçülü olmasını arar. Kaçma şüphesi, delilleri karartma veya baskı kurma gibi nedenler somut olgularla gösterilmelidir. Dilekçe bu ölçütlerin her biri için ayrı paragraf içerir:
- Sanığın yerleşik bir adresi, aile ve iş bağı olduğunu gösteren belgeler, kaçma şüphesine karşı sunulur.
- Delillerin toplanmış olması ve hükmün verilmiş bulunması, delilleri karartma nedeninin artık somut dayanağı kalmadığını gösterir.
- Tutuklulukta geçen süre ve verilen ceza dikkate alınarak tahliyenin ölçülü olduğu belirtilir.
- Sağlık raporu veya bakım yükümlülüğü varsa belge eklenir.
- Hükümden sonra ortaya çıkan yeni olgu ayrıca ve tarihiyle yazılır.
Tutuklama yerine uygulanabilecek yükümlülükler için Kanun’un 109. maddesindeki adli kontrol tedbirleri istenir; kovuşturmada bu yetkiyi 110. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemeler de kullanır. Verilen adli kontrol kararına itiraz da ayrıca mümkündür. Dilekçede “mutlaka tahliye edilmeli” gibi kesin ifadeler yerine gerekçe ve belgeye yer verilir.
Tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü, azami tutukluluk süresi işler mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi, hüküm kesinleşmeden önce kişinin özgürlüğünü sınırlayan bütün hâllerde geçirilen sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirilmesini öngörür. Bu nedenle tutuklulukta geçen süre infaz aşamasında hesaba katılır; ayrıntılı hesap için infaz hesaplama aracı kullanılabilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesi tutukluluk süresini ağır ceza dışındaki işlerde en çok bir yıl, ağır ceza işlerinde iki yıl olarak sınırlar; uzatma kuralları maddede ayrıca düzenlenmiştir. Hükümden sonra kanun yolunda geçen sürenin bu azami süreye sayılıp sayılmadığı kanun metninde açıkça yazılı değildir. Uygulamada bu sürenin dahil edilmediği anlatılır ve eleştirilir.
Kanun’un 141. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, mahkûm olup gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükmolunan cezadan fazla olan kişiye koruma tedbiri tazminatı isteme imkânı tanır. Bu koruma tedbiri tazminatı ayrı bir başvuru yoluna tabidir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
