Karar Notu · Ceza Hukuku

Park Hâlindeki Araçta Alkol Almak Suç mu? Yargıtay Kararı 2026

Park hâlindeki araçta alkol aldığını ve aracı sürmediğini tutarlı biçimde savunan sanığın mahkûmiyetini Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sürüş kesin delille gösterilemediği için bozdu. 19 Eylül 2024 tarihli karara konu dosyada kolluk görevlisinin anlattığı kaza ve sürüş belirtileri olay tutanağına geçmemişti. Sanığın aracıyla kaldırıma çıktığını söylediği aktarılan site güvenlik görevlisi de mahkemede olayı doğrulamadı. Araç kullanılmadıkça araç içinde alkol almak alkollü araç kullanma suçunu oluşturmaz; aracın alkollüyken kullanıldığı ise tutanak, tanık veya kamera kaydı gibi delillerle gösterilebilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi alkollü araç mahkûmiyetini hangi gerekçeyle bozdu?

Daire’nin bozma gerekçesi, sanığın savunmasının aşamalarda tutarlı olduğu tespitiyle başlar:

Karar metninden

“Sanığın aşamalardaki beyanında tutarlı olarak alkolü park halindeki aracın içindeyken almaya başladığını, herhangi bir kazaya karışmadığını, aracıyla seyretmediğini bildirdiği,”

Daire ardından ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlisinin 29 Şubat 2016’da mahkemede verdiği ifadeyi aktardı. Görevli, vardıklarında aracın kaldırıma çıkmış ve ön tarafı hasarlı hâlde durduğunu anlatmıştı. Gerekçe şöyle sürer:

Karar metninden

“motor kaputunun sıcak ve çalışır durumda olduğunu ve yakındaki site güvenlik görevlisinin kendilerine sanığın idaresindeki aracıyla kaldırıma çıktığını beyan etmişse de olay anında tutulan tutanaklara değindiği hususların yansımadığı, bozma sonrası dinlenilen anılan site güvenlik görevlisinin beyanında olayı doğrulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında mahkumiyetine yeter başka hiçbir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden mahkemece sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükmü verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,”

Gerekçeye göre kolluk görevlisinin anlattığı hususlar olay anında tutulan tutanaklarda yer almıyordu ve bu anlatımın dayandığı güvenlik görevlisi olayı doğrulamadı. Daire beraatin dayanağı olarak, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verileceğini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendini gösterdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi onama yönündeydi; Daire bu görüşe katılmadı:

Hüküm fıkrası

“Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Antalya 28.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,”

Park hâlindeki araçta alkol almak hangi durumda suç olur?

Suç için alkollü kişinin aracı kullanması gerekir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 179. maddesinin üçüncü fıkrası, alkol veya uyuşturucu etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişiyi cezalandırır. Alkollü olmak ya da park hâlindeki aracın içinde bulunmak bu unsuru karşılamaz; aracın alkollüyken sürüldüğü ayrıca ispatlanır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 48. maddesi, 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca TCK 179/3’ün uygulanacağını öngörür. Ölçüm bu eşiğin altında kalsa da sürücünün emniyetli biçimde araç kullanamayacak hâlde olduğu sürüş biçimi veya kolluk gözlemi gibi başka delillerle gösterilirse aynı fıkra uygulanabilir; kanun bu suçu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu başlığı altında düzenler.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 19 Aralık 2022 tarihli bir başka kararında (E. 2022/276, K. 2022/10215) de benzer bir mahkûmiyeti bozdu. O dosyada sanığa park hâlindeki aracın şoför koltuğunda otururken alkol ölçümü yapılmış, seyir hâlinde olduğunu gösteren başka delil bulunmamıştı; Daire suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtti.

İncelenen dosyada ise kolluk görevlisi aracın sürüldüğünü gösteren olgular anlatmıştı; Daire bu anlatımı tutanakla ve tanıkla desteklenmediği için yeterli görmedi. Sürüş, olay anında tutanağa geçirilen gözlemler, tanık anlatımı veya kamera kaydı gibi dolaylı delillerle de ispatlanabilir; bu dosyada sonucu belirleyen, bu delillerin bulunmamasıydı.

Antalya’daki alkollü araç davası hangi aşamalardan geçti?

Sanığın alkol aldığı tartışmalı değildi; uyuşmazlık, aracı bu hâlde kullanıp kullanmadığı üzerindeydi. Yerel mahkeme sanığı önce CMK 223/2-a uyarınca, yani yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraat ettirdi.

Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi 27 Aralık 2022’de bu hükmü, site güvenlik görevlisi dinlenmeden eksik araştırmayla karar verildiği ve mahkûmiyet ihtimalinde basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozdu (E. 2020/8862, K. 2022/10778). Bozmaya uyan Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi, 6 Aralık 2023 tarihli tensip zaptıyla basit yargılama usulünü uygulamadı ve güvenlik görevlisini dinledi.

Mahkeme bu kez sanığı TCK 179/3’ün yollamasıyla 179/2 uyarınca mahkûm etti. TCK 62 uyarınca takdiri indirim uygulandı, hapis cezası TCK 50/1-a ile adli para cezasına çevrildi ve sonuçta 1.000 TL adli para cezası verildi. Sanık, aracı alkollü kullanmadığını ve güvenlik görevlisinin de kendisini araç kullanırken gördüğünü söylemediğini ileri sürerek hükmü temyiz etti.

Alkollü araç kullanmanın cezası 7550 sayılı Kanun’la nasıl değişti?

TCK 179/3, 4 Haziran 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’la değiştirildi; suçun cezası artık altı aydan iki yıla kadar hapistir. Değişiklikten önce üçüncü fıkra cezayı ikinci fıkraya göre belirliyordu. Bu karardaki mahkûmiyetin 179/3 yollamasıyla 179/2’ye dayanması bundan kaynaklanır.

TCK 7/2 suç tarihindeki kanun ile sonraki kanunlardan failin lehine olanın uygulanmasını öngördüğünden, sonradan ağırlaşan ceza önceki tarihte işlenen fiile uygulanmaz. Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli hapis cezasıdır ve TCK 50’deki şartlarla adli para cezasına ya da başka bir seçenek yaptırıma çevrilebilir.

Park hâlinde alkollü bulunan kişiye idari para cezası verilir mi?

KTK 48’deki idari para cezası da alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye verilir; araç kullanma bu yaptırımın da şartıdır. İdari yaptırım ceza davasından ayrı bir yolda ilerler ve kendi itiraz süresine bağlıdır.

KTK 48’deki tutarlar, 27 Şubat 2026’da yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7574 sayılı Kanun’la belirlendi. Hususi otomobilde 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye, fiil suç oluştursa bile, 25.000 TL idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçlarda alt sınır 0,21 promildir. Son ihlalden geriye doğru beş yıl içinde ikinci ihlalde 50.000 TL ve iki yıl, üçüncü ve sonraki ihlallerde her seferinde 150.000 TL ve beş yıl uygulanır.

Kolluğun istediği alkol ölçümünü yaptırmayan sürücüye ise aynı maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 150.000 TL idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl geri alınır; bu yaptırım 0,50 promilin üzerindeki ilk ihlalden ağırdır. Aracı kullanmadıysanız bunu ölçüm sırasında tutanağa yazdırın.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi, idari para cezasına karşı kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvurulabileceğini, bu süre geçerse kararın kesinleşeceğini düzenler; başvuru bugün sulh ceza hâkimliğine yapılır. Ceza davası yıllar sürebildiğinden, aracı kullanmadıysanız trafik cezasına itiraz başvurusunu beraat kararını beklemeden süresinde yapın.

Eski usulle verilen bozmadan sonra alkollü araç dosyasında ne olur?

Daire hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (CMUK) 321. maddesine göre bozdu. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar CMUK’un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasını öngörür; bu dosyalar bölge adliye mahkemesine gönderilemez. Daire, bu dosyadaki ilk hükmü 2022’de bu madde uyarınca CMUK’a göre bozmuştu; bozmadan sonra 2024’te kurulan hüküm de aynı usulle incelendi.

Dosya, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildi. CMUK 326’ya göre davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Mahkemenin bozma kararına karşı ısrar hakkı vardır; ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun vereceği karara uymak zorunludur. Bozma kararı beraati kendiliğinden doğurmaz; mahkeme bozmaya uyarsa beraat kararını kendisi verir.

Bozulan mahkûmiyet hükmünü yalnız sanık temyiz ettiğinden, yeniden verilecek hüküm önceki hükümdeki 1.000 TL adli para cezasından daha ağır olamaz.

Aracı sürmediğini savunan sanık hangi olgulara dayanabilir?

Alkollü araç kullanma suçlamasında aracı sürmediyseniz bunu ilk ifadeden itibaren aynı biçimde anlatın; bu kararda Daire, savunmanın aşamalarda tutarlı olmasını gerekçenin başına koydu. Olay tutanağında sizi araç kullanırken gören bir görevlinin tespiti bulunup bulunmadığını kontrol edin.

Kolluk görevlisi, aracın sürüldüğünü başka birinden duyduğunu söylüyorsa o kişinin tanık olarak dinlenmesini isteyin. Bu dosyada güvenlik görevlisi dinlendiğinde olayı doğrulamadı. Örneğin otopark veya site kamerası aracın olay saatinde hareket etmediğini gösterebilir; kayıtlar silinmeden istenmesi için talebi soruşturmanın başında yapın.

Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında, ilk ifadesi sırasında da dâhil olmak üzere ceza davasında müdafi yardımından yararlanabilir. Yetişkin sanıklar hakkında alkollü araç kullanma suçundan açılan davalara, cezanın üst sınırı nedeniyle asliye ceza mahkemesi bakar.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp