Ceza Hukuku

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Ceza 2026

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için gece yol ve trafik ışığı temalı kapak.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, tehlikeli sürüşü ve güvenli araç kullanamayacak durumdayken araç sevk etmeyi kapsar.

Alkollü araç kullanmada hususi otomobil sürücüsü için 0,50 promilin üzerindeki ölçüm idari para cezası ve ehliyetin geri alınması sonucunu doğurur; 1,00 promilin üzerindeki ölçüm ayrıca bu suçtan ceza soruşturmasına yol açar. Trafik denetiminde düzenlenen para cezası ile savcılıkta yürütülen ceza soruşturması ayrı işlemlerdir ve aynı olay ikisine birden konu olabilir.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu hangi fiillerle oluşur?

Trafik güvenliği, ulaşım sırasında kişilerin yaşamının, sağlığının ve malvarlığının tehlikeye düşürülmesini önleyen ceza hükümleriyle korunur. Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi aynı başlık altında üç farklı davranış grubunu düzenler. Birinci grupta ulaşım işaretlerinin değiştirilmesi, kaldırılması, yollar üzerine engel konulması veya teknik işletim sistemlerine müdahale yoluyla tehlike yaratılması bulunur. Burada kişinin mutlaka sürücü olması gerekmez. İkinci grup tehlikeli biçimde araç sevk ve idaresine, üçüncü grup ise güvenli araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullanan kişiye ilişkindir. Soruşturma dosyasında bu ayrım yapılmadan yalnız suç adının yazılması, hangi unsurun ispatlanması gerektiğini belirsiz bırakabilir.

Her trafik kuralı ihlali kendiliğinden bu suçu oluşturmaz. Tehlikeli sürüş iddiasında yolun durumu, görüş mesafesi, trafik yoğunluğu, aracın hareketleri ve başka kişilere yönelen risk açıklanmalıdır. İdari tutanakta kural ihlalinin bulunması ceza soruşturmasını gereksiz kılmaz; fakat mahkûmiyet için suçun kendi unsurları aranır. Ankara ceza avukatı desteği kapsamında yapılan dosya incelemesinde de öncelikle olay anlatımının hangi davranış grubuna uyduğu ve buna ilişkin deliller belirlenir.

Suçun oluşması için mutlaka çarpışma, yaralanma veya maddi hasar meydana gelmesi gerekmez. Bununla birlikte kazanın bulunmaması, tehlikeli sürüş iddiasının delilsiz kabul edilebileceği anlamına da gelmez. Özellikle ikinci fıkradaki tehlikeli sevk ve idare ile üçüncü fıkradaki sürüş yeteneğinin kaybı birbirinin yerine geçirilmemelidir. İsnadın niteliği, araştırılacak tanıkları ve teknik kayıtları değiştirir. Bir tutanakta hem alkol hem tehlikeli manevra anlatılması hâlinde fiillerin aynı olay içindeki ilişkisi ayrıca değerlendirilir; fıkra sayısı doğrudan ceza sayısını belirlemez.

Kasıt ile dikkatsizlik ayrımı da önem taşır. Zarar verme amacı her olayda zorunlu değildir; ancak kasıtlı suç için gereken iradi davranış ve bilgi araştırılmalıdır. Kanunun 180. maddesindeki taksirli tehlike suçu deniz, hava ve demiryolu ulaşımını sayar. Bu hüküm, karayolundaki her dikkatsiz sürüşe genişletilemez. Taksirle yaralama veya başka bir suç oluşup oluşmadığı ise meydana gelen sonuç ve o suçun şartları üzerinden ayrıca incelenir.

Alkollü araç kullanma suç mu, cezası nedir?

Alkollü araç kullanma, ölçülen değere göre idari yaptırım, belirli eşiğin üzerinde ayrıca suç sonucu doğurur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi hususi otomobil sürücüsü için 0,50 promilin üzerindeki alkolü idari para cezası ve belge geri alma nedeni sayar. Hususi otomobil dışındaki araçlarda, örneğin taksi, otobüs, kamyon veya motosiklette alt sınır 0,21 promildir.

Ölçüm 1,00 promilin üzerindeyse aynı madde ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanacağını öngörür; bu fıkranın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Buradaki ifade “üzerinde” olduğundan eşik “bir promil ve üzeri” diye okunmamalıdır. Ölçümün doğru kişiye ait olması ve bu kişinin aracı kullandığının belirlenmesi de gerekir; araçta oturmak ile aracı sevk etmek arasında hukuki fark vardır.

7574 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile belirlenen ve 27 Şubat 2026’da yürürlüğe giren tutarlara göre ilk ihlalde 25.000 TL idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay geri alınır. Son ihlalden geriye doğru beş yıl içinde ikinci ihlalde ceza 50.000 TL, geri alma süresi iki yıldır; üçüncü ve sonraki ihlallerde her defasında 150.000 TL ve beş yıl uygulanır.

Belge başka bir nedenle zaten geçici olarak geri alınmışsa bu süreler o sürenin bitiminde başlar. Bu tutarlar 2026 yılı içindir; Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesi idari para cezalarını her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırır. 27 Şubat 2026’dan önce işlenen ihlallerde Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesi gereği Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulama kuralları geçerlidir; artırılan tutar geriye yürümez.

Kazaya sebebiyet veren sürücüde eşik daha düşüktür: hususi otomobil sürücülerinde 0,50 promilin, diğer araç sürücülerinde 0,20 promilin üzerinde alkolle trafik kazasına sebebiyet verilmesi hâlinde kanun ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümlerine gönderme yapar. Bir promilin altında kalan olaylarda da güvenli araç kullanamayacak durumda olma; sürüş biçimi, kolluk gözlemi ve diğer delillerle araştırılabilir. Örneğin hususi otomobilde 0,70 promil ölçülen ve kazaya karışmayan sürücüye idari para cezası verilir; ceza soruşturması ise sürüş yeteneğinin kaybını gösteren başka bir delil varsa gündeme gelir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde tespitinde de güvenli araç kullanma yeteneğiyle ilgili ceza incelemesi ayrı yapılır. Uyuşturucu kullanma suçu ile araç sevk etmeye ilişkin isnadın konusu ve usulü karıştırılmamalıdır. Laboratuvar sonucu, muayene bulguları ve sürüş zamanı birlikte okunur; belgenin yalnız sonuç satırına bakılırsa numunenin alınma saati gözden kaçabilir.

Güvenli sürüş yeteneğinin kaybı yalnız alkol ve uyuşturucuya bağlı değildir. Başka bir nedenle aracı emniyetli biçimde kullanamayacak durumda olunmasına rağmen sürüşe devam edilmesi de değerlendirmeye konu olabilir. Uzun süreli uykusuzluk iddiasında çalışma ve yolculuk süresi, kişinin durumu ve olaya ilişkin gözlemler somutlaştırılmalıdır. İlk defa yakalanmış olmak ceza soruşturmasını kendiliğinden engellemez; önceki kayıtlar daha sonra yaptırımın kişiselleştirilmesinde önem kazanabilir.

Alkol ölçümüne itiraz edilirse veya ölçüm yaptırılmazsa ne olur?

Teknik cihazla yapılan ölçüme itiraz eden sürücü, 48. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca en yakın adli tıp kurumuna, adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı bir sağlık kuruluşuna götürülür ve kan, tükürük ya da idrar örneği alınır. Bu işlemde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 75. maddesi, beşinci fıkrası hariç uygulanır. Yaralanmalı veya ölümlü kazaya ya da kolluğun müdahil olduğu maddi hasarlı kazaya karışan sürücünün cihaz veya test kitiyle alkol ve madde muayenesine tabi tutulması zorunludur. Cihaz ölçümünün ve kan alma işleminin saatlerinin belgelere doğru yazıldığını kontrol edin.

İtiraz etmek ile ölçüm yaptırmamak farklı sonuç doğurur. Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespiti için kolluğun yapmak istediği ölçümü yaptırmayan sürücüye dokuzuncu fıkra uyarınca 150.000 TL idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl geri alınır. Bu yaptırım, 0,50 promilin üzerindeki ilk alkol ihlalinin yaptırımından ağırdır. Ölçümün reddedilmesi ceza soruşturmasını da engellemez; sürüş biçimi ve kolluk gözlemi gibi deliller yine araştırılabilir.

Alkol nedeniyle düzenlenen idari para cezası karar tutanağına karşı, Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca tebliğ veya yüze karşı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; süre geçerse karar kesinleşir. Trafik cezasına itiraz dilekçesinde tutanak, cihaz çıktısı ve varsa kan tahlili sonucu delil olarak gösterilir. Ceza tebliğden itibaren bir ay içinde ödenirse yüzde 25 indirim yapılır ve ödeme, itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Sulh ceza hâkimliği idari yaptırımı inceler; 1,00 promilin üzerindeki ölçüm nedeniyle başlayan ceza soruşturmasındaki savunma ayrı yürür.

Hapis cezası ne kadar, adli para cezasına çevrilir mi?

Güncel düzenlemede ulaşım işaretlerine veya sistemlerine müdahaleyle tehlike oluşturma fiili için bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülür. Tehlikeli biçimde araç sevk ve idaresinin cezası dört aydan iki yıla, güvenli sürüş yeteneği bulunmamasına rağmen araç kullanmanın cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Son iki alt sınır, 7550 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değiştirilmiştir. Bu nedenle eski metinlerdeki üç aylık alt sınır her güncel olaya uygulanamaz. Suç tarihi ile değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih birlikte dikkate alınmalıdır.

Kanundaki aralık, her dosyada doğrudan en alt cezanın verileceği anlamına gelmez. Fiilin işlenişi, tehlikenin ağırlığı, kastın niteliği ve cezanın belirlenmesinde etkili diğer yasal ölçütler değerlendirilir. Önceki tarihte gerçekleşmiş bir fiil bakımından sonradan ağırlaştırılan yaptırım geçmişe yürütülemez. Lehe kanun karşılaştırması ise yalnız bir rakam seçilerek değil, uygulanabilir düzenlemelerin somut olayda ortaya çıkardığı sonuçlar karşılaştırılarak yapılır.

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi otomatik değildir. Bir yıl veya daha kısa sonuç hapis cezası, kısa süreli hapis hükümleri kapsamında değerlendirilebilir; kişinin durumu ve kanuni şartlar incelenir. Taksirli suçlar için düzenlenen daha geniş çevirme imkânı, kasıtlı nitelikteki trafik güvenliği suçuna aynı biçimde taşınamaz. Adli para cezasının hesabı da trafik denetiminde kesilen idari ceza tarifesiyle yapılmaz. Mahkemenin belirlediği gün sayısı ile ekonomik durum dikkate alınarak saptanan günlük miktar ayrı unsurlardır. İdari cezayı ödemek, ceza mahkemesindeki yaptırımı satın almak veya kaldırmak anlamına gelmez.

Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması da kendi şartları bulunan farklı kurumlardır. Sonuç ceza, önceki mahkûmiyetler ve diğer yasal koşullar değerlendirilmeden bunlardan birinin kesin uygulanacağı söylenemez. İdari alkol ihlalinin tekrarı ile ceza hukukundaki suçta tekerrür aynı şey değildir. Önceki trafik tutanağı, kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti yerine geçmez. Önceki kararın türü, kesinleşme ve fiil tarihleri incelenmeli; sonuç, yalnız yakalanma sayısı üzerinden belirlenmemelidir.

Savunmada tutanak, kamera ve ölçüm kayıtları nasıl kullanılır?

Savunma hazırlanırken ilk adım, isnat edilen davranışın açık biçimde belirlenmesidir. Araç hangi yerde, hangi zaman aralığında ve kim tarafından kullanılmıştır; hangi hareketin tehlikeli olduğu ileri sürülmektedir? Kolluk tutanağında yalnız suç adının bulunması bu soruları cevaplamayabilir. Tutanaktaki gözlemler, tanık anlatımları, varsa araç içi görüntüler ve çevredeki kameralar karşılaştırılmalıdır; tanıkların hangi kısmı doğrudan gördüğü, kişinin sürüşten sonra mı bulunduğu ve görüntünün zamanının olayla uyuşup uyuşmadığı ayrıca değerlendirilir. Ruhsat sahipliği, olay yerinde bulunma veya alkollü olma tek başına sürüşün kime ait olduğunu kesinleştirmez. Bir kaydın olayı öncesi ve sonrasıyla göstermesi, kısa ve bağlamından ayrılmış bir görüntüye göre farklı değerlendirme sağlayabilir. Cumhuriyet savcılığına yapılan suç duyurusu veya savunmada bilinen bilgiler ile tahminler ayrılmalıdır.

Alkol ölçümünde cihaz çıktısı, işlem saati, sürücünün kimlik bilgileri ve varsa hastane belgeleri birlikte incelenir. Farklı yöntemlerle veya farklı zamanlarda yapılan ölçümlerin aynı rakamı vermemesi, tek başına sahte işlem bulunduğunu kanıtlamaz. Farkın nedeni konusunda teknik inceleme gerekebilir. Kullanılan cihazın kayıtları, ölçümün usulü ve numunenin alınma süreci dosyanın özelliklerine göre araştırılır. Saatler arasındaki farktan hareketle herkes için geçerli kesin bir geriye dönük alkol hesabı yapılmamalıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesi uyarınca suç hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. Görüntü saklamak amacıyla özgün dosyanın korunması, tarih ve kaynağının not edilmesi yararlıdır; dosyanın değiştirilmesi veya başkasının hesabına izinsiz girilmesi yeni sorunlar yaratabilir. Kayıtların silinme ihtimali varsa bunların yetkili makamca istenmesi zamanında talep edilmelidir. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden görülebilen belgeler dosya takibine yardımcı olsa da her soruşturma belgesinin anında erişilebilir olduğu varsayılmamalıdır. İnceleme hakkı, soruşturmanın aşaması ve uygulanmış kararlar çerçevesinde değerlendirilir.

Suç şikâyete bağlı mı, uzlaştırma ve zamanaşımı nasıl işler?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık suç şüphesini öğrendiğinde yasal koşullar çerçevesinde resen soruşturma yapabilir. Bir kişinin şikâyet dilekçesi vermemesi veya sonradan şikâyetinden vazgeçmesi, bu suç yönünden dosyanın mutlaka kapanacağı anlamına gelmez. Kamu güvenliğini koruyan bu düzenleme bakımından şikâyete bağlı suçlarda görülen altı aylık süre uygulanmaz. Buna karşılık aynı olayda başka bir suçun bulunması hâlinde o suçun şikâyet şartı ayrıca değerlendirilir.

Bu suç, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesindeki uzlaştırma kapsamına da girmez. Tarafların kendi aralarında anlaşması ile ceza muhakemesindeki uzlaştırma farklı hukuki işlemlerdir. Araç hasarının karşılanması veya karşı taraftan alınan bir ödeme belgesi, trafik güvenliği isnadını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Zararın giderilmesi ilgili yasal değerlendirmelerde önem taşıyabilir; ancak özel anlaşma savcılık veya mahkemenin suçun unsurlarını araştırmasını gereksiz kılmaz. İmzalanan belgenin tazminat taleplerine etkisi de metnin kapsamı üzerinden ayrıca incelenmelidir.

Dava zamanaşımı bakımından bütün fıkralar için aynı süreyi söylemek doğru değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesindeki ceza üst sınırına dayalı sistem nedeniyle yetişkinler için olağan süre, birinci fıkrada on beş yıl; ikinci ve üçüncü fıkralarda sekiz yıldır. Bunlar kararın her koşulda bu süre içinde kesinleşeceğini veya süre sonunda dosyanın otomatik silineceğini gösteren bir takvim değildir. Fiilin tamamlandığı tarih, uygulanabilecek suç şekli ve kanundaki özel durumlar incelenir. Çocuklar yönünden yaşa bağlı farklı süre düzenlemeleri bulunduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Zamanaşımının durması ve kesilmesi ayrı sonuç doğurur. İfade alma, sorgu, iddianame veya mahkûmiyet gibi işlemlerin kanuni niteliği ve tarihi hesaplamayı etkileyebilir. Bu nedenle yalnız olay tarihine sekiz yıl ekleyerek kesin sonuç açıklamak hatalı olabilir. Süre değerlendirmesinde dosyanın işlem dökümü ve kararları görülmelidir. İddianame içindeki suç tarihiyle diğer belgeler arasında farklılık varsa bu da açıklığa kavuşturulmalıdır. Ceza davasına ilişkin zamanaşımı, trafik idari para cezasının tahsil süresi veya tazminat talebinin zamanaşımı yerine kullanılmamalıdır.

Seri muhakeme hangi fıkralarda uygulanır, süreç nasıl işler?

Seri muhakeme, bu suçun bütün biçimlerinde uygulanan genel bir indirim sistemi değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde trafik güvenliğini tehlikeye sokmanın ikinci ve üçüncü fıkraları sayılmıştır; birinci fıkra bu katalogda bulunmaz. Soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemiş olması ve diğer kanuni şartlar da incelenir. Savcının teklif yapması, şüphelinin suçlu olduğuna ilişkin yargısal kararın önceden verilmiş olduğu anlamına gelmez. Dosyadaki deliller, isnadın doğru fıkraya dayanıp dayanmadığı ve usulün uygulanabilirliği birlikte değerlendirilmelidir.

Teklifin uygulanabilmesi için şüphelinin müdafi huzurunda kabulü gerekir. Burada müdafi, şüphelinin savunmasını yapan avukattır. Kişinin neyi kabul ettiğini, önerilen yaptırımı ve genel usulle devam edilmesi hâlindeki durumu anlaması önemlidir. Sırf işlemin hızlı biteceği düşüncesiyle dosya görülmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Özellikle ölçümün doğruluğuna, aracın kimin tarafından kullanıldığına veya suçun unsurlarına ilişkin somut itirazlar bulunuyorsa bunların teklif öncesinde ele alınması gerekir.

Kanunda belirlenen hesaplamaya göre cezada yarı oranında indirim yapılır; ancak bu, her olayda alt sınırın yarısının uygulanacağı veya sonuç cezanın mutlaka paraya çevrileceği anlamına gelmez. Temel cezanın belirlenmesi ve varsa diğer hükümler ayrı aşamalardır. Savcılık talebinin mahkemeye sunulması üzerine mahkeme de kanuni denetimini yapar. Ankara asliye ceza avukatı tarafından yürütülen takipte bu aşamada teklif, kabul tutanağı, talepname ve deliller arasındaki uyum incelenebilir. Olağan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; özel görev ve bağlantı kuralları saklıdır.

Teklifin kabul edilmemesi veya usulün tamamlanamaması hâlinde genel hükümlere göre süreç değerlendirilir. Seri muhakeme kapsamında verilen kabul beyanının daha sonra aleyhe delil olarak kullanılmasına ilişkin kanuni yasak da gözetilmelidir. Kişinin yaşı, iştirak durumu veya kendisine ulaşılamaması gibi hususlar usulün uygulanmasını etkileyebilir. Sonradan verilen karara karşı başvuru düşünülüyorsa kararın türü, bildirimi ve kanun yolu açıklaması incelenmelidir.

Ehliyet ne zaman geri alınır veya iptal edilir, nasıl geri verilir?

Ehliyet işlemi ile hapis cezası farklı hukuki dayanaklara sahiptir. Sürücü belgesinin geri alınması ve iptali 2918 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sayılan trafik denetim görevlilerince yapılır; hapis cezasına ise ceza mahkemesi hükmeder. Alkol nedeniyle geri alma süresi, son beş yıldaki ihlal sayısına göre altı ay, iki yıl veya beş yıldır. Geri alma tutanağını, dayanak maddesini ve bildirim tarihini saklayın.

Alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullanmada idari para cezası, ehliyetin geri alınması ve iade şartlarını gösteren şema
Alkol, ölçüm reddi ve madde ihlalinde ehliyet yaptırımları (KTK m.48, 2026)

Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücüde 150.000 TL idari para cezasının yanında belgenin iptali söz konusudur. Bu, beş yıl sonra mevcut belgenin doğrudan iadesi değildir. Yeniden sürücü kursuna ve sınava ilişkin şartlar bulunur. Eğitime başlayabilmek için iptalden itibaren en az beş yıl geçmesi, kanun kapsamındaki idari para cezalarının tamamının tahsili, psiko-teknik değerlendirme ve resmî sağlık kurulundan uygun rapor gerekir.

Geçici geri alınan belgenin iadesinde sürenin dolmasının yanında kanunun aradığı diğer koşullar yerine getirilmelidir. Trafik idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması aranır. Alkol nedeniyle ikinci geri almada sürücü davranışlarını geliştirme eğitimi; üçüncü veya sonraki geri almalarda psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi de önem taşır. 4925, 5216 ve 5393 sayılı kanunlar kapsamında yük veya yolcu taşımacılığı yapılan araçları kullanan sürücüler için son beş yılda ilgili alkol veya ölçüm yaptırmama hükümlerinin toplam üç ihlalinde ayrıca iptal kuralı vardır. Bu özel tekrar hesabında değişiklikten önceki işlemleri dışlayan geçiş hükmü gözetilir.

Ceza mahkemesinin beraat kararı, farklı şartlara dayanan idari işlemi her durumda kendiliğinden kaldırmaz. Bununla birlikte sürücünün kimliği veya ölçümün güvenilirliği hakkındaki tespitler ilgili başvuruda önem taşıyabilir. İdari işleme başvuru ile ceza dosyasındaki savunma ayrı izlenir. Mahkemenin belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma değerlendirmesi de idari ehliyet işleminin aynısı değildir; özellikle taksirli suçlara özgü sürücü belgesi tedbiri kasıtlı trafik güvenliği suçuna doğrudan taşınamaz.

Kaza, yaralanma veya ölüm olursa hangi suçlar gündeme gelir?

Tehlikeli sürüşün kazayla sonuçlanması, dosyanın yalnız trafik güvenliği başlığı altında incelenmesini yeterli kılmayabilir. Yaralanma veya ölüm varsa bu sonuçla sürüş arasındaki nedensellik, kusur ve ilgili suçun şartları ayrıca araştırılır. Türk Ceza Kanunu’nun 85 ve 89. maddeleri taksirli ölüm ve yaralanma bakımından ayrı düzenlemelerdir. Taksirle öldürme suçu yönünden yapılacak incelemede ölüm sonucunun bulunması kadar, bu sonucun kişiye hukuken yüklenebilirliği de önemlidir. Kaza meydana gelmesi sürücünün bütün sonuçlardan otomatik biçimde sorumlu tutulmasını gerektirmez.

Aynı sürüş içinde tehlike ve zarar suçlarının birlikte görünmesi, her zaman ayrı ayrı ceza verileceği anlamına gelmez. Aynı fiilden mi, birbirinden ayrılabilir hareketlerden mi söz edildiği belirlenmelidir. Fiillerin zaman ve yer bağlantısı, kazaya yol açan davranış ile öncesindeki sürüşün ilişkisi önem taşır. Buna karşılık yaralanma veya ölüm bulunan her dosyada trafik güvenliği hükmünün hiçbir şekilde tartışılamayacağı da peşinen söylenemez. Uygulanacak suç ve suçların ilişkisi, olayın tümü ve deliller üzerinden gerekçelendirilmelidir.

Kusur incelemesinde yalnız tutanakta kullanılan ifadelerle yetinilmemelidir. Yol, görüş, hız, takip mesafesi, başka araçların hareketleri ve kazanın oluş biçimi teknik olarak değerlendirilebilir. Ceza davasındaki kusur raporunun tazminata etkisi de ayrı bir konudur. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi çerçevesinde hukuk hâkiminin ceza değerlendirmesiyle bağlılığı sınırsız değildir. Ceza dosyasında alınan raporun varlığı, tazminat miktarının veya bütün sorumluların aynı biçimde kesinleştiği anlamına gelmez. Raporun hangi soruya cevap verdiği ve dayandığı veriler incelenmelidir.

Zarar gören kişinin tedavi belgeleri, hasar kayıtları ve ödeme bilgileri ceza dosyasından ayrı olarak da önem taşır. Trafik kazası tazminat davası bakımından talep türü, sorumlu kişiler, sigorta kapsamı ve süreler ayrıca değerlendirilir. Ceza soruşturmasının devam etmesi her özel hukuk süresini kendiliğinden durdurmaz.

Kaza, mevzuattaki sınırın üzerinde alkollü sürücünün kullandığı araçla olmuşsa zorunlu trafik sigortacısı bu durumu zarar görene karşı ileri süremez; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesi ise bunu sigortalıya rücu nedenleri arasında sayar. Trafik sigortası rücu talebi geldiğinde ihtarın dayandığı alkol raporunu ve kaza tutanağını isteyin.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp