Hizmet · İdari Yargı

Ankara İdare Hukuku Avukatı 2026

Randevu

Görüşmeler randevu ile yapılır. Randevu talebi telefon veya WhatsApp üzerinden iletilebilir.

Hukuk kitaplarının önünde belge imzalayan el

Ankara idare hukuku avukatı, kamu kurumunun işlem veya eylemine karşı idari başvuruyu, iptal ve tam yargı davasını ve yürütmenin durdurulması talebini takip eder. İdare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunda başka süre yoksa altmış gündür ve işlemin yazılı bildirimini izleyen gün başlar. Bu yüzden işlemin size tebliğ edildiği tarihi gösteren belgeyi ilk anda ayırın.

Ankara İdare Hukuku Avukatı hangi uyuşmazlıklarda dava açar?

İdare hukuku avukatı, idarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle hakkı ya da menfaati etkilenen kişiyi idare ve vergi mahkemelerinde temsil eder. Anayasa’nın 125. maddesi idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunu açık tutar. Dava konusu yapılacak işlemin kesin ve uygulanabilir olması gerekir; görüş veya hazırlık işlemine karşı dava açılamaz.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 2. maddesi üç dava türü sayar: işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle açılan iptal davası, idari eylem veya işlemden doğan zarar için açılan tam yargı davası ve kamu hizmetine ilişkin idari sözleşmelerden doğan davalar. Uygulamada en sık karşılaşılan dosyalar şunlardır:

  • Memurun atama, nakil, görevden uzaklaştırma ve disiplin cezası işlemlerine karşı iptal davası açılır.
  • Öğrencilik, sınav ve diploma işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar idare mahkemesinde görülür.
  • Kamulaştırma, imar planı, parselasyon ve yapı ruhsatı işlemleri dava konusu yapılabilir.
  • Kamu ihalesi ve belediye işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar idari yargıya taşınır.
  • Vergi tarhiyatına ve vergi ceza ihbarnamesine karşı dava vergi mahkemesinde açılır.
  • Kamu hastanesindeki tedavi hatası gibi hizmet kusurundan doğan zarar için tam yargı davası açılır.
Ankara İdare Hukuku Avukatı

İdari dava hangi mahkemede açılır, yanlış mahkemede açılırsa ne olur?

İdari davalar idare mahkemesinde, vergi uyuşmazlıkları vergi mahkemesinde görülür. Adli yargıdan farkı, bir tarafta kamu gücü kullanan idarenin bulunması ve mahkemenin yalnız işlemin hukuka uygunluğunu denetlemesidir; mahkeme yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin yerine geçerek işlem kuramaz.

Özel bir yetki kuralı yoksa yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir (İYUK m.32). Bakanlık ve genel müdürlüklerin Ankara’da yaptığı işlemler bu kural nedeniyle kural olarak Ankara idare mahkemelerinde dava konusu olur. Kamu görevlilerinin atama ve nakil davalarında İYUK’nin 33., taşınmazlarla ilgili davalarda 34. maddesi ise ayrı yetki kuralı koyar.

Dava görevli olmayan bir idare mahkemesinde veya yetkisiz yerde açılırsa mahkeme davayı görev ya da yetki yönünden reddeder ve dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir; adli yargının görevindeki konuda açılan dava ise reddedilir (İYUK m.15). Adli yargıda açılan dava görevsizlikle reddedilirse, kararın kesinleşmesinden sonra otuz gün içinde idari yargıda dava açılabilir ve görevsiz yere başvurma tarihi dava tarihi sayılır (İYUK m.9). İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerde dilekçe asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında Türk konsolosluğuna da verilebilir.

İdari dava açma süresi nasıl işler, idareye başvuru süreyi etkiler mi?

Vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür ve özel kanunlardaki süreler İYUK’nin 7. maddesindeki genel sürelerden önce gelir. Tatil günleri süreye dahildir; son gün tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününün bitimine kadar uzar (İYUK m.8).

İdari dava süresi, idareye başvuru, yürütmenin durdurulması, istinaf, temyiz ve bireysel başvuru sürelerini gösteren şema
İdari davada süreler ve başvuru yolları (2577 sayılı İYUK)

Bir işlem yapılması için idareye başvurduğunuzda otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu otuz günün bittiği tarihten itibaren işler (İYUK m.10). İdare kesin olmayan bir cevap verirse kesin cevabı bekleyebilirsiniz; ancak bekleme, başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Otuz günlük bekleme süresi 2021’de 7331 sayılı Kanunla altmış günden indirilmiştir.

Dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava süresi içinde istemek, işlemeye başlamış süreyi durdurur. İstek reddedilir veya otuz gün cevapsız kalırsa süre yeniden işler ve başvuruya kadar geçen günler hesaba katılır (İYUK m.11).

İdari eylemden zarar görenler ise dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurur (İYUK m.13). Örneğin belediyenin yol çalışması taşınmaza zarar verdiyse önce belediyeye yazılı başvuru yapılır, ret veya cevapsızlık üzerine dava süresi içinde tam yargı davası açılır.

Yürütmenin durdurulması hangi şartlarda verilir?

Dava açılması işlemin uygulanmasını durdurmaz; bunun için dilekçede yürütmenin durdurulması istenir. İYUK’nin 27. maddesine göre mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaksa ve işlem açıkça hukuka aykırıysa, iki şart birlikte gerçekleştiğinde bu kararı verebilir. Kararda hukuka aykırılığın ve doğacak zararın ne olduğu gerekçesiyle gösterilir.

Mahkeme kural olarak idarenin savunmasını alır veya savunma süresinin geçmesini bekler. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde yürütme savunma alınmadan da durdurulabilir; kamu görevlilerinin atama, nakil ve görevlendirme işlemleri bu istisnaya girmez. İstem dilekçe ve eklerinden yerinde görülmezse savunma beklenmeden reddedilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararı teminat karşılığında verilir, ancak mahkeme teminat aramayabilir; adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. Karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defa itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Aynı sebeplere dayanarak ikinci kez istemde bulunulamadığı için zararı ilk istemde belgeyle gösterin.

Kanun bu karar için sabit bir süre öngörmez; istemli davalarda savunma süreleri kısaltılabilir ve yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir. Vergi davalarında ise davanın açılması, kural olarak dava konusu edilen vergi ve cezanın tahsilini durdurur.

İdari para cezasına karşı hangi yola başvurulur?

Kanunda aksine hüküm yoksa 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi idari para cezasına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvuru yolunu öngörür; bu süre geçerse ceza kesinleşir. Trafik cezasına itiraz da bu yoldan yapılır.

Özel kanun ayrı yol gösteriyorsa ceza idari yargıda dava konusu yapılır; vergi ziyaı cezasına karşı dava vergi mahkemesinde açılır. Para cezasıyla aynı işlemde idari yargının görevine giren başka bir karar da verilmişse, örneğin imar mevzuatına aykırı yapı için yıkım kararı, cezaya ilişkin itirazlar da o işlemin iptali davasıyla birlikte idare mahkemesinde incelenir.

İdare mahkemesi kararına karşı istinaf ve temyiz nasıl yapılır?

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılır (İYUK m.45). Konusu Kanun’da otuz bir bin Türk lirası olarak yazılan ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan sınırı geçmeyen vergi, tam yargı ve iptal davalarındaki kararlar kesindir; uygulanacak sınırı davanın açıldığı tarihteki tutar belirler (İYUK Ek Madde 1). İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yolu yoktur.

Bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder; uygun bulmazsa kararı kaldırır ve işin esasına yeniden karar verir. Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemece bakılması, gerekli keşif ya da bilirkişi incelemesinin yapılmaması gibi Kanun’da sayılan hâllerde ise dosyayı kararı veren mahkemeye gönderir.

Danıştay’da temyiz, İYUK’nin 46. maddesinde sayılan davalarda bölge idare mahkemesi kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde istenir; düzenleyici işlemler, meslekten veya öğrencilikten çıkarma, imar planı ve ülke çapındaki sınav davaları bunlardandır. Bu liste dışındaki davalarda bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermişse, tek hâkimle görülen davalar gibi Kanun’da sayılan istisnalar dışında bu karar da temyiz edilebilir.

Kanun yoluna başvurmak kararın uygulanmasını durdurmaz; istinaf veya temyiz incelemesi sırasında ayrıca yürütmenin durdurulması istenebilir (İYUK m.52). Dava reddedilirse yargılama giderleri ve davalı idare vekille temsil edilmişse vekâlet ücreti davacıya yüklenir.

Kesinleşen karara karşı hangi olağanüstü yollar vardır?

Yargılamanın yenilenmesi, İYUK’nin 53. maddesinde sayılan sebeplerden birine dayanılarak kararı veren mahkemeden istenir; sonradan ele geçen belge, kararın dayandığı belgenin sahteliği veya bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanı bu sebeplerdendir. Süre kural olarak sebebin istemde bulunan bakımından gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararına dayanan istemde bu süre, o kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıldır.

Kanun yararına temyizi taraflar doğrudan kullanamaz. Kesin olarak verilmiş veya kanun yoluna gidilmeden kesinleşmiş hukuka aykırı kararları ilgili bakanlığın istemi üzerine ya da kendiliğinden Danıştay Başsavcısı temyiz eder; bu yolla verilen bozma kararı kesinleşmiş kararın hukuki sonuçlarını kaldırmaz (İYUK m.51).

Temel hak ihlali iddiasında, başvuru yolları tüketildikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir (6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru da iç hukuk yolları tüketildikten sonra, kesin karardan itibaren dört ay içinde yapılır.

İdari davada adli yardım istenebilir mi?

Evet. İYUK’nin 31. maddesi adli yardım için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (HMK) yollama yapar. Kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan yargılama giderlerini ödeyemeyen kişi, talebi açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanır (HMK m.334).

Adli yardım; yargılama giderlerinden geçici muafiyeti, teminat göstermekten muafiyeti, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesini ve gerekiyorsa baro tarafından avukat görevlendirilmesini kapsar. Talep, davanın görüldüğü mahkemeye iddianın özeti, deliller ve mali durumu gösteren belgelerle yapılır. Ret kararına tebliğinden itibaren iki hafta içinde aynı mahkemeye dilekçe vererek itiraz edilir.

Adli yardım, hüküm kesinleşene kadar sürer ve talepten önce yapılan giderleri kapsamaz. Dava kaybedilirse ertelenen giderler ve Devletin ödediği avanslar davacıdan tahsil edilir; mahkeme, tahsilin mağduriyet doğuracağını açıkça görürse taksitle ödemeye veya ödemeden muafiyete karar verebilir.

İdari davada avukat tutmak zorunlu mu, dilekçeye neler eklenir?

Hayır; idari davayı kişi kendisi de açabilir. Dava, mahkeme başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeyle açılır. Dilekçede tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve sebepleri, deliller ve dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir; tam yargı ve vergi davalarında uyuşmazlık konusu miktar da yazılır (İYUK m.3). Dilekçeye şu belgeleri ekleyin:

  • Dava konusu işlemin aslı veya örneği ile tebliğ tarihini gösteren belge.
  • İdareye başvurduysanız başvuru dilekçenizin tarihli örneği ve idarenin cevabı.
  • Hukuka aykırılığı veya zararı gösteren yazışma, rapor ve fotoğraflar.

Dilekçe ve eklerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla verilir. Her işleme karşı kural olarak ayrı dava açılır; aralarında maddi veya hukuki bağlılık bulunan işlemler ise tek dilekçeyle dava konusu yapılabilir (İYUK m.5).

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

Randevu

Görüşmeler randevu ile yapılır. Randevu talebi telefon veya WhatsApp üzerinden iletilebilir.

AraWhatsApp