Ceza Hukuku

CMK 170 Maddesi: İddianame Nedir, Ne Zaman Hazırlanır? 2026

IDDIANAME NEDIR

İddianame, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturduğunda Cumhuriyet savcısının düzenleyip mahkemeye verdiği belgedir. Bu görevi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170. maddesi savcıya yükler; iddianamenin hazırlanması için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Mahkeme iddianameyi on beş gün içinde iade etmezse iddianame kabul edilmiş sayılır ve kovuşturma evresi başlar.

İddianame soruşturmadan kovuşturmaya geçişte ne işe yarar?

İddianame, savcının yürüttüğü soruşturma evresini kapatıp mahkemenin yürüttüğü kovuşturma evresini başlatan belgedir. CMK’nin 2. maddesi soruşturmayı suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evre olarak tanımlar. Soruşturma çoğunlukla bir suç duyurusuyla başlar. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesine göre Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir durumu öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar ve şüphelinin hem lehine hem aleyhine olan delilleri toplar.

Soruşturmadaki usul işlemleri kural olarak gizlidir. Savcı ifadeleri alır; olay yeri incelemesi, bilirkişi raporu ve adli rapor gibi delilleri adli kolluk aracılığıyla toplar. Deliller yeterli şüpheye ulaşmazsa iddianame yerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Kovuşturma evresi iddianamenin kabulüyle başlar ve şüpheli bu andan itibaren “sanık” sıfatını alır. Bu evrede deliller duruşmada sözlü ve açık olarak tartışılır, sanığın savunması dinlenir. Yargılama; beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri gibi bir hükümle sona erer.

CMK 170. maddesi ne düzenler, 170/2 ne anlama gelir?

CMK 170 kamu davasını açma görevini düzenler ve altı fıkradan oluşur. Birinci fıkra bu görevi Cumhuriyet savcısına verir. İkinci fıkraya göre soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler. Üçüncü ile altıncı fıkralar iddianamenin içeriğini, olayların delillerle ilişkilendirilmesini, şüpheli lehine hususların gösterilmesini ve sonuç kısmında istenen ceza ile güvenlik tedbirini belirler.

CMK 170/2’deki “düzenler” ifadesi savcıya seçimlik bir yetki değil, yükümlülük yükler. Yeterli şüphe varsa savcı kural olarak dava açar; delil yetersizse iddianame düzenleyemez. Savcılık yazılarında ve kararlarda geçen “iddianame tanzimi” ifadesi de iddianamenin düzenlenmesi demektir.

Kanun’un izleyen maddeleri bu kuralın sonuçlarını düzenler. CMK 171 savcıya istisnai bir takdir yetkisi tanır: cezayı kaldıran bir etkin pişmanlık hâli veya şahsi cezasızlık sebebi varsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda şartları varsa kamu davasının açılmasını beş yıl erteleyebilir. CMK 172 kovuşturmaya yer olmadığı kararını, 173 bu karara itirazı, 174 ise mahkemenin iddianameyi iadesini düzenler.

Soruşturma, yeterli şüphe değerlendirmesi, iddianamenin mahkemece incelenmesi ve kabulüyle kovuşturmaya geçişi gösteren şema
İddianamenin düzenlenmesi, iadesi ve kabulü (CMK m.170–175)

İddianame düzenlenmesinin şartları ve önşartları nelerdir?

İddianame için yürütülmüş bir soruşturma, kimliği belirlenmiş bir şüpheli ve suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe birlikte bulunmalıdır. Bunlara ek olarak kovuşturma olanağı bulunmalıdır: şikâyete bağlı suçta şikâyet yapılmış, izne veya talebe bağlı suçta izin alınmış ya da talep yapılmış ve dava zamanaşımı dolmamış olmalıdır. Savcı bu değerlendirmeyi şüphelinin aleyhine ve lehine olan delilleri birlikte tartarak yapar.

Dosya önödemeye, uzlaştırmaya veya seri muhakeme usulüne tabiyse savcı önce bu usulü uygular; bu yollarla sonuç alınamazsa iddianame düzenlenir. Dosyadan bu usullere tabi olduğu açıkça anlaşıldığı hâlde usul uygulanmadan yazılan iddianame, CMK 174 uyarınca iade sebebidir.

Şartlar gerçekleşmezse iddianame düzenlenemez. CMK’nin 172. maddesine göre yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Suçtan zarar gören bu karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir; hâkimlik istemi yerinde bulursa, CMK’nin 173. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

İddianameyi kim hazırlar?

İddianameyi Cumhuriyet savcısı hazırlar ve görevli, yetkili mahkemeye verir; kolluk veya şikâyetçi iddianame yazamaz. Türk ceza muhakemesinde kamu davasının açılmasında asıl olarak mecburilik ilkesi benimsenmiştir: soruşturma sonunda yeterli şüphe varsa savcı iddianame düzenlemekle yükümlüdür. CMK’nin 171. maddesindeki takdir yetkisi bu kuralın istisnasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 163. maddesine göre suçüstü hâli ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına erişilemiyorsa veya olayın genişliği savcının iş gücünü aşıyorsa sulh ceza hâkimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir. Kamu davasını açma görevi ise CMK 170/1 uyarınca savcıya ait olduğundan iddianameyi yine savcı düzenler.

İddianamede neler yer alır, nasıl düzenlenir?

CMK 170/3, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılan iddianamede şu bilgilerin gösterilmesini ister:

  • Şüphelinin kimliği ve varsa müdafii yazılır.
  • Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği ile varsa vekili ya da kanuni temsilcisi gösterilir.
  • Açıklanmasında sakınca yoksa ihbar edenin kimliği, şikâyetçinin kimliği ve şikâyet tarihi yazılır.
  • Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri belirtilir.
  • Suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi ile suçun delilleri gösterilir.
  • Şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutukluysa gözaltı ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri yazılır.

CMK 170/4’e göre suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek anlatılır; olaylarla ve delillerle ilgisi olmayan bilgiler iddianameye konmaz. CMK 170/5, sonuç kısmında şüphelinin aleyhine olan hususlarla birlikte lehine olanların da ileri sürülmesini ister. CMK 170/6’ya göre sonuç kısmında hangi ceza ve güvenlik tedbirinin istendiği, suç bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse o tüzel kişiye uygulanabilecek güvenlik tedbiri açıkça yazılır. Bu kurallara aykırı düzenlenen iddianame CMK 174 uyarınca iade edilebilir.

Yeterli şüphe nedir?

CMK’de şüphenin basit şüphe, makul şüphe, yeterli şüphe ve kuvvetli şüphe gibi dereceleri yer alır. Soruşturmanın başlaması için basit (başlangıç) şüphe yeterliyken, iddianame düzenlenebilmesi için CMK 170/2 yeterli şüphe arar. Yeterli şüphe, eldeki delil, emare ve olgulara göre şüphelinin mahkûm olma ihtimalinin beraat etme ihtimalinden yüksek olması durumudur; soyut tahminler ve somut olgularla desteklenmeyen ihtimaller bu şüpheyi oluşturmaz. Her suç bakımından delillerin yeterli şüpheyi oluşturup oluşturmadığı ayrı ayrı değerlendirilir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/4819 E., 2017/15005 K. sayılı kararında, müşteki ile şüphelinin ifadelerinin çeliştiği, bir tanığın müştekiyi, diğer üç tanığın şüpheliyi doğruladığı bir hakaret soruşturmasında yeterli şüpheye ulaşılamadığı ve verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/468 E., 2021/9219 K. sayılı kararında ise tanık ifadeleri ve müşteki beyanıyla yeterli şüpheye ulaşıldığı hâlde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yeterli şüphe aranması, kişinin dayanaksız iddialarla sanık sıfatına sokulmasını önleyerek lekelenmeme hakkına da hizmet eder.

İddianame

İddianame düzenlemek için şüphelinin savunmasının alınması zorunlu mu?

Hayır; CMK’nin 170 ve 174. maddeleri şüphelinin savunmasının alınmasını iddianamenin şartı veya iade sebebi olarak saymaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 22 Eylül 2025 tarihli, 2025/3973 E., 2025/6831 K. sayılı kararında, hakkında yakalama kararı çıkarılan şüpheliye makul süre geçmesine rağmen ulaşılamayan bir dosyada, savunma alınmadığı gerekçesiyle verilen iade kararına yapılan itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.

Bu kural, savunma alınmadan dava açmaya genel bir izin vermez. Şüpheliye ulaşılabiliyorsa ifadesinin alınması, savcının CMK 160/2’deki lehe delilleri de toplama yükümlülüğünün parçasıdır. Yargıtay kararlarında iade tartışması çoğunlukla yakalama kararından sonra makul bir sürenin beklenip beklenmediği üzerinden yürür. İfade davetine uymayan şüpheli zorla getirilebilir veya hakkında yakalama emri düzenlenebilir.

Şüpheli kovuşturmada da bulunamazsa CMK’nin 247. maddesi uygulanır. Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun fıkrayı yeniden düzenlemiştir; buna göre güvenlik tedbirine karar verilirse kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.

İddianame ne zaman ve ne kadar sürede hazırlanır?

Savcı iddianameyi, soruşturmada toplanan deliller yeterli şüpheye ulaştığında hazırlar; bunun için kanunda bir gün veya ay sınırı yoktur. Süre; ifadelerin alınmasına, bilirkişi ve adli tıp raporlarının gelmesine, şüpheliye ulaşılmasına, dosyanın kapsamına ve savcılığın iş yüküne göre değişir. Bu nedenle bir iddianamenin kaç ayda hazırlanacağı önceden söylenemez; basit dosyalarda birkaç ay, kapsamlı dosyalarda yıllar sürebilir.

Sürenin dış sınırını dava zamanaşımı çizer. Zamanaşımı dolarsa kovuşturma olanağı kalmaz ve iddianame yerine kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67. maddesi, şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınmasını, tutuklama kararını ve iddianame düzenlenmesini zamanaşımını kesen sebepler arasında sayar; kesilmeyle süre yeniden işler, ancak toplamda kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar. Suça göre değişen süreler dava zamanaşımı hesabında belirlenir.

Şüpheli tutukluysa kanun soruşturmaya değil, soruşturma evresindeki tutukluluğa üst sınır koyar. CMK 102/4’e göre bu evrede tutukluluk, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde bir yılı geçemez. Devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlarda, terör suçlarında ve toplu işlenen suçlarda bu süre en çok bir yıl altı aydır ve gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Süreler, suçu işlediğinde on beş yaşını doldurmamış çocuklarda yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır.

Bu süre dolduğunda şüpheli serbest bırakılır; soruşturma tutuksuz olarak sürer ve iddianame daha sonra da düzenlenebilir. Süre dolmadan da tutukluluğa karşı tutuklama kararına itiraz ve salıverilme istemi yolu açıktır.

Mahkeme iddianameyi hangi hâllerde iade eder?

CMK’nin 174. maddesine göre mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakı kendisine verildikten sonra on beş gün içinde bütün belgeleri inceler. Eksik veya hatalı noktaları göstererek şu hâllerde iddianameyi Cumhuriyet başsavcılığına iade eder:

  • İddianame CMK 170’teki kurallara aykırı düzenlenmiştir.
  • Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmamıştır.
  • Dosyadan önödemeye, uzlaştırmaya veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu açıkça anlaşılan işte bu usuller uygulanmamıştır.
  • Soruşturma veya kovuşturması izne ya da talebe bağlı suçta izin alınmamış veya talep yapılmamıştır.
  • On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmamıştır.

Son sebep, 8 Ağustos 2026’da kabul edilip 18 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun’la eklenmiş ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez; mahkeme nitelendirmeye katılmıyorsa bunu yargılama sırasında kendisi belirler. Savcı, iade kararında gösterilen eksikleri tamamlayıp hataları düzelttikten sonra yeniden iddianame düzenler; ilk kararda belirtilmeyen bir sebeple iddianame yeniden iade edilemez. İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.

On beş günlük süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 12 Eylül 2022 tarihli, 2022/3809 E., 2022/14434 K. sayılı kararında, bu süre geçtikten sonra verilen iade kararına karşı Cumhuriyet savcısının itirazının kabulü gerektiğine hükmetmiştir. Bu kararda ve yukarıda anılan 2025 tarihli 8. Ceza Dairesi kararında, iade kararının tarihi olarak hâkimin kararı UYAP’ta elektronik imzayla onaylayıp gönderdiği tarih esas alınmıştır.

İddianame kabul edilince ne olur, kabule itiraz edilebilir mi?

İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK 175/1). UYAP’taki iddianamenin değerlendirilmesi kaydı, iddianamenin mahkemeye gönderildiği tarihten kabul veya iade kararına kadar geçen süreci gösterir. Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 141. maddesine göre iddianame kabul edilince dosya mahkemenin esas kaydına geçer ve esas numarası alır.

Kabulden sonra mahkeme duruşma gününü belirler ve duruşmada bulunması gereken kişileri çağırır; bu hazırlık uygulamada tensip zaptı ile yapılır. İddianame çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir ve CMK’nin 176. maddesine göre tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır. Kabulden sonra duruşmanın kaç gün içinde yapılacağını kanun belirlemez; tarih mahkemenin duruşma takvimine göre konur.

Kanunda iddianamenin kabulüne karşı sanık için öngörülmüş bir itiraz yolu yoktur; CMK 174/5 itiraz hakkını iade kararına karşı Cumhuriyet savcısına tanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 2 Temmuz 2019 tarihli, 2019/312 E., 2019/514 K. sayılı kararında süresinde verilen kabul kararını kesin nitelikte saymıştır. Sanık, iddianamedeki suçlamaya karşı savunmasını ve delillerini kovuşturmada sunar. Tanık dinletmek veya savunma delillerinin toplanmasını istemek için dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce verir (CMK 177); bu süre kaçırılsa da delil istemi duruşmada ileri sürülebilir.

Kovuşturma, yüklenen suça göre asliye ceza mahkemesinde veya ağır ceza mahkemesinde yürür. Ceza davasında savunma hazırlığı, iddianamede her olayın hangi delile bağlandığının tek tek karşılaştırılmasıyla yapılır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp