Ceza Hukuku

Taksirle Öldürme Suçu ve Cezası TCK 85 2026

TAKSIRLE OLDURME SUCU VE CEZASI

Taksirle öldürme suçu nedir? (TCK 85)

Taksirle öldürme suçu, kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda öngörülebilir nitelikte bir neticenin ortaya çıkmasıyla, insanın hayatına son verilmesi durumunu ifade eder. Bilinçli taksirle insan öldürme ise, failin ölüm riskini öngörmesine rağmen, şansa veya kişisel becerilere güvenerek hareket etmesiyle gerçekleşir. Taksirle ölüme neden olan fiil, Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde “Hayata Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir.

Hem basit taksirle öldürme suçu hem de bilinçli taksirle öldürme suçu durumunda, failin ölüm sonucunu istememesi önemlidir; aksi takdirde kasten öldürme suçu söz konusu olur. Eğer taksirle işlenen fiil sonucunda ölüm meydana gelmez ve mağdur yaralanırsa, bu durumda taksirle yaralama suçu işlenmiş olur.

Taksirle Adam Öldürme Suçu Şikayet Süresi

Taksirle adam öldürme suçu şikayete tabi bir suç değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez fail hakkında resen soruşturma yapar ve kamu davasını açar. Söz konusu suç için TCK’da belirlenen dava zamanaşımı süresi 15 yıldır; bu süre geçtikten sonra soruşturma yapılamaz. Ölenin yakınları gibi suçtan zarar görenler, kamu davası açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılan olarak katılabilir (CMK m.237).

Taksirli Suç ve Taksirin Unsurları

  • Fiilin taksirle işlenebilen bir fiil olması: Taksirli fiil ancak kanunda açıkça taksirle suç olarak düzenlenmişse cezalandırılır; taksirle öldürme bu suçlardandır.
  • Hareketin iradiliği: İcrai veya ihmali hareket failin iradesiyle yapılmış olmalıdır; iradi bir davranış yoksa taksirden bahsedilemez.
  • Neticenin istenmemesi: Fail ölüm neticesini bilerek ve isteyerek gerçekleştiriyorsa taksirli suç değil, kasten işlenmiş bir suç söz konusudur.
  • Nedensellik bağı: Ölüm, failin hareketinin sonucu olmalıdır. Mağdurun taksirli davranışı nedensellik bağını kesmediği sürece failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ceza indirimi değil, temel cezanın tayininde dikkate alınabilir.
  • Neticenin öngörülebilir olması: Öngörülemeyen bir sonucun gerçekleşmesi halinde failin taksirli suçtan sorumluluğuna gidilemez. Basit taksirde fail öngörülebilir neticeyi öngörmez; bilinçli taksirde ise öngördüğü neticeyi istememesine karşın netice meydana gelir ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3).

Taksirle Öldürme Suçu

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Sorumluluk

Bu suçta objektif sorumluluk değil, kusur sorumluluğu uygulanır: ceza failin kusuruna göre belirlenir. Suç birden fazla kişinin taksiriyle işlenmişse herkes kendi kusurundan sorumlu olur ve her failin cezası ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/4-5). Örneğin bir trafik kazasında birden fazla sürücünün kusuru varsa, her sürücü kendi kusuru oranında cezalandırılır.

Bilinçli Taksirle Adam Öldürme Suçunda Sorumluluk

Bilinçli taksir, taksirin daha ağır bir halidir: fail, davranışıyla ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngördüğü halde fiili işler, ancak bu sonucun gerçekleşmesini istemez. Fail ölüm sonucunu istiyorsa artık bilinçli taksir değil, kasten öldürme söz konusu olur. Kusur daha ağır olduğu için ceza da daha ağırdır; bu nedenle bilinçli taksirin varlığı titizlikle değerlendirilmelidir. Uygulamada şu durumlar bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturabilir:

  • Alkollü araç kullanma veya aşırı hız sonucu meydana gelen ölümlü trafik kazaları.
  • Çalışanların güvenliği için gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle meydana gelen iş kazaları.
  • Denetlenmeyen bir spor etkinliğinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucu meydana gelen ölümler.

Taksirle Öldürme Suçu

Trafik Kazası ve Taksirle Adam Öldürme Suçu

Trafik kazaları genellikle sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasıyla gerçekleşir ve olaya göre basit ya da bilinçli taksirle işlenmiş sayılabilir; fail buna göre farklı cezai yaptırımla karşılaşır. Soruşturmada öncelikle failin kusur durumu belirlenir: asli kusur ve tali kusur ayrımı yapılır, kusur oranı bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.

Kazanın nedenlerini aydınlatmak için araçlarda teknik inceleme yapılabilir, olay yerinde keşif yapılır, görgü tanıklarının ifadelerine başvurulur ve gerektiğinde güvenlik kamerası veya diğer görüntüler incelenerek bilirkişi raporu hazırlanır. Bilirkişi raporu tarafsız ve objektif olmalıdır; taraflar rapora itiraz edebilir.

Ayrıca bakınız: Trafik Kazası Tazminat Davası

İş Kazası ve Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu

İş kazası sonucunda ölüm meydana gelmişse taksirle ölüme neden olma suçunun varlığı soruşturma açılarak araştırılır. İş güvenliği ve işçi sağlığı kurallarına uyulmamışsa, örneğin işçilere gerekli güvenlik ekipmanları sağlanmamış veya işçiler fazla çalıştırılmışsa, işverenin kusurlu olduğu kabul edilir. Kimin ne ölçüde kusurlu olduğu iş güvenliği uzmanlarından alınan bilirkişi raporuyla belirlenir ve kusurlu kişiler hakkında dava açılır.

Sorumlu kişi, şirketin faaliyet alanına göre belirlenir: büyük şirketlerde şirket ortakları yerine sorumlu müdürler; inşaatta şantiye şefleri veya iş güvenliği sorumluları, gıda sektöründe üretim sorumluları, elektrik sektöründe elektrik mühendisleri yargılanabilir. Şirketin iş güvenliği önlemlerini almadığı durumlarda şirket yöneticileri de sorumlu tutulabilir.

Taksirle Öldürme Suçu

Doktor Hatası (Tıbbi Malpraktis) ve Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu

Doktor hatası veya tıbbi malpraktis, hastaya yapılan tıbbi uygulamada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması veya mesleki bilgi eksikliği sonucu yanlış uygulama yapılmasıdır. Doktor hatası sonucunda hasta ölürse doktor taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanabilir; örneğin ameliyatta unutulan bir gazlı bezin hastanın ölümüne yol açması bu suçu oluşturabilir. Tıbbi uygulamanın hatalı olup olmadığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan bilimsel bir raporla tespit edilir.

Ceza davasından ayrı olarak, ölenin yakınları tıbbi malpraktis sebebiyle doktora karşı tazminat davası açabilir. Özel hukukta doktor ile hasta arasındaki ilişki vekâlet ilişkisi olarak değerlendirildiğinden doktorlar en hafif kusurlarından bile sorumlu tutulabilir.

Taksirle veya Bilinçli Taksirle Adam Öldürme Suçu Cezası (TCK 85)

  • Taksirle öldürme: Cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapistir. Fiil birden fazla kişinin ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapistir.
  • Bilinçli taksirle öldürme: Taksirle öldürme cezası 1/3’ünden 1/2’sine kadar artırılır. Örneğin normalde 3 yıl ceza alacak failin cezası bilinçli taksirde 4 ila 4,5 yıl olabilir.
  • Asli ve tali kusur: Ceza failin kusuruna göre belirlenir (TCK m.22/4). Hâkim temel cezayı alt ve üst sınır arasında belirlerken failin kusurunun ağırlığını da gözetir (TCK m.61/1); bu nedenle asli veya tali kusurlu kabul edilmek cezanın miktarını doğrudan etkiler.

Taksirle Adam Öldürme Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), kurulan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmamasıdır; denetim süresi koşullara uygun geçirilirse hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
  • Taksirle Adam Öldürme Suçunda HAGB: Hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az olduğunda HAGB uygulanabilir. Bilinçli taksirle işlenen suçlarda ise ceza miktarı nedeniyle HAGB uygulanamaz.
  • Zararın Karşılanması Koşulu: HAGB kararı verilebilmesi için suç nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi gerekir.

Taksirle Adam Öldürme Suçu ve Cezanın Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Taksirle öldürme suçunda hükmedilen hapis cezası, süresi ne olursa olsun, diğer koşullar sağlandığında adli para cezasına çevrilebilir; bu, failin 15 yıl hapis cezasına çarptırılması halinde bile geçerlidir. Mahkeme bu kararı verirken failin kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecindeki tutumunu ve suçun işlenme koşullarını dikkate alır. Ancak bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunda cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Taksirle Öldürme Suçu

Taksirle veya Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma Suçunda Görevli Mahkeme

Taksirle ölüme neden olma suçunda, yani fiil genel taksirle veya bilinçli taksirle işlenmiş olsun, bir kişinin ölümü durumunda asliye ceza mahkemesi görevli mahkeme olarak belirlenmiştir (5235 sayılı Kanun m.12). Yetkili mahkeme ise fiilin gerçekleştiği yer mahkemesidir.

Ancak taksirli fiil neticesinde en az 1 ölüm ile birlikte en az 1 yaralanma veya 2 ölüm gerçekleşmişse, taksirli suçu yargılama görevi ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilecektir.

Taksirle işlenen fiil sonucunda bir kişi ölmüş, yaralananlar ise soruşturma aşamasında şikâyetten vazgeçmişse fail yalnız TCK m.85/1’deki suçtan sorumlu tutulur ve görevli mahkeme yine asliye ceza mahkemesi olur. Ancak fiil bilinçli taksirle işlenmiş ve yaralanma TCK m.89/1’deki temel hâli aşıyorsa şikâyet aranmadığından (TCK m.89/5) vazgeçme sonucu değiştirmez; dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Taksirle Ölüme Neden Olma Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Taksirle ölüme neden olma suçu işlendiğinde ölenin anne, baba, eş, çocukları ve kardeşleri gibi yakınları, fail aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açarak kaybın yol açtığı zararların giderilmesini talep edebilir. Davanın yöneltileceği taraf olaya göre değişir:

  • Ölüm hatalı doktor uygulamasından kaynaklanmışsa, fiili işleyen doktora karşı tıbbi malpraktis sebebiyle tazminat davası açılabilir.
  • Ölüm iş kazasından kaynaklanmışsa, iş sahibine karşı iş kazası nedeniyle tazminat davası açılabilir.
  • Ölüm trafik kazasından kaynaklanmışsa, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası açılabilir.

Taksirle ölüme neden olmada tutukluluk süresi ne kadardır?

Tek kişinin öldüğü, asliye ceza mahkemesinin görevine giren hallerde tutukluluk süresi en çok 1 yıldır; bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek 6 ay daha uzatılabilir. Fiil birden fazla kişinin ölümüne veya ölüm ile birlikte yaralanmaya sebep olduysa ağır ceza mahkemesinin görevine girer; tutukluluk süresi en çok 2 yıldır; bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez (CMK m.102).

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp