Tazminat Hukuku

Yaya Kazasında Tazminat ve Yayanın Kusuru 2026

Yaya kazasında tazminat konusunu anlatan, kırmızı ışıklı yaya geçidi bulunan sakin şehir caddesi

Yaya kazasında tazminat kimden istenir?

Yaya kazasında tazminat; aracın işleteninden kusursuz sorumluluk esasıyla, sürücüden kusuruna göre ve araç zorunlu sigortalıysa sigorta şirketinden istenir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi, işletenin sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu düzenler; aynı Kanun’un 88. maddesi uyarınca birden fazla tazminat yükümlüsü, yani işleten ve sürücü, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. İşletenin kim sayıldığı ayrı bir soru olduğundan trafik kazasında işleten sorumluluğu yazısında ele alınır.

Talebin muhatabı, istenen kaleme göre değişir:

  • İşleten ve sürücü: maddi zararın tamamı ve manevi tazminat için dava edilebilir.
  • Zorunlu trafik sigortası: işletenin sorumluluğunu karşılar; Kanun’un 91. maddesi bu sigortayı yaptırmayı zorunlu kılar.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu: Kanun’un 98. maddesine göre sağlık hizmet bedellerini karşılar.

Manevi tazminat talepleri Kanun’un 92. maddesinin f bendi uyarınca zorunlu sigorta kapsamı dışında kaldığından işletene ve sürücüye yöneltilir. Sigortaya ve davaya hangi sırayla gidileceği yedinci bölümde anlatılmıştır.

Yaya geçidi, ışık ve 100 metre kuralında yayanın kusuru ne zaman doğar?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi yayaya karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini veya okul geçidini ve kavşak giriş-çıkışlarını kullanma yükümlülüğü getirir. Yayanın kusuru, bu kuralın ihlal edildiği durumlarda gündeme gelir. Karar ağacı şöyle işler:

  • Geçit içinde yayalar için ışıklı işaret varsa yaya ona uymalıdır.
  • Geçit yalnız taşıt ışığıyla yönetiliyorsa yaya, geçeceği doğrultu açıldıktan sonra yola girmelidir.
  • Işıklı işaret veya görevli bulunmayan geçitte sürücünün yavaşlama ve geçen ya da geçmek üzere olan yayaya durarak ilk geçiş hakkını verme yükümlülüğü öne çıkar; yayanın trafiği tehlikeye düşürecek davranış yasağı ise sürer.
  • Geçit dışından geçiş yasaktır; ancak yüz metre kadar mesafede geçit veya kavşak yoksa yaya yolu kontrol ederek, trafiğe engel olmadan en kısa doğrultuda geçebilir.

Sürücünün ilk geçiş hakkı yükümlülüğü Kanun’un 74. maddesinde yer alır. Yayanın geçit dışından geçmesi bu nedenle sürücünün dikkat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; iki ihlal birlikte değerlendirilir.

Yayanın kusuru tazminattan ne kadar indirim yaptırır?

Kanunda sabit bir indirim yüzdesi yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinin birinci fıkrası, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini ya da tamamen kaldırabileceğini söyler. Aynı Kanun’un 51. maddesi, hâkimin tazminatı kusurun ağırlığını gözeterek belirlemesini öngörür.

İşleten bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesi iki ihtimali ayırır. İşleten sorumluluktan ancak üç koşul birlikte varsa kurtulur: işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yani sürücünün kusuru bulunmamalı, araçtaki bir bozukluk kazaya etki etmemiş olmalı ve kaza mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmelidir. Bu koşullar yoksa hâkim, zarar görenin kusuruna göre tazminatı indirebilir. İndirimi ileri süren taraf yayanın kusurunu ispatlamak zorundadır. İndirim kusurlu davranışın zarara katkısına bağlıdır; araç içindeki kişinin kemer takmaması gibi benzer durumlar emniyet kemeri müterafik kusur yazısında anlatılmıştır.

Kırmızı ışıkta geçen yayaya çarpan sürücü tamamen kusursuz sayılır mı?

Kanun böyle bir sonuç öngörmez. Kırmızı ışıkta veya geçit dışında geçmek Kanun’un 68. maddesine aykırıdır ve indirim sebebi olabilir; ancak sürücünün 74. maddedeki yükümlülüğü ile genel dikkat ve hız yükümlülüğüne aykırılığı ayrıca incelenir. Kusur oranını olayın somut koşulları belirler.

Örneğin yaya kırmızı ışıkta geçerken sürücü de yaklaşırken yavaşlamamışsa kusur iki taraf arasında paylaştırılabilir. Sürücünün de kusuru bulunduğundan işleten sorumluluktan kurtulamaz; yayanın kusuru ancak tazminatın indirilmesi sebebi olur. Sürücünün hangi hızla, hangi görüş mesafesiyle geldiği bu yüzden belirleyici olur.

Yayanın kusuru iddiasına karşı hangi deliller kullanılır?

Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi, zarar görene zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükünü yükler; zarar miktarı tam ispatlanamazsa hâkim hakkaniyetle belirler. Uygulamada kusur oranı bilirkişi raporuyla ortaya konur. Rapora dayanak olacak deliller şunlardır:

  • Olay yerindeki ve çevredeki kamera kayıtları.
  • Kaza tespit tutanağı ve krokisi.
  • Görgü tanıklarının beyanları.
  • Ceza dosyasındaki bilirkişi kusur raporu.

Ceza dosyasındaki rapor tazminat davasında da dikkate alınır; bu raporun tazminata etkisi ceza davasındaki kusur raporunun tazminata etkisi yazısında, mağdurun ceza yargılamasındaki konumu ise ceza davasına katılma yazısında anlatılır. Rapor yayanın aleyhine kusur belirliyorsa itiraz; raporun dayandığı ışık durumu, geçide uzaklık ve araç hızı gibi olguların dosyadaki delillerle uyuşup uyuşmadığına yöneltilir.

Yaralanan veya ölen yaya hangi zararları ister, faiz ne zaman başlar?

Yaralanan yaya, Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesindeki bedensel zarar kalemlerini ister: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün kaybından doğan zarar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar. Geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı trafik kazasında geçici iş göremezlik tazminatı başlığında incelenir. Rakamlı hesap için yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama sayfası kullanılabilir.

Yaya ölürse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi cenaze giderlerinin, ölüm hemen gerçekleşmediyse tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybından doğan kazanç kaybının ve destekten yoksun kalanların zararının tazmin edilmesini öngörür. Bu kalemler için trafik kazasında cenaze giderleri tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı yazılarına bakılabilir. Aynı Kanun’un 56. maddesi, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde manevi tazminata, ağır bedensel zarar veya ölümde ise yakınlara manevi tazminata imkân tanır; ayrıntısı yakınlara manevi tazminat yazısındadır.

Faiz bakımından 2026 değişikliği yaya kazası dosyalarını da ilgilendirir. 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesini değiştiren hüküm aynı gün yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle iş gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatında kazancın bilindiği döneme ait kısma olay tarihinden, bilinemeyen döneme ait kısma karar tarihinden faiz işler. Geçici madde gereği değişiklik yürürlük tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır; kaza 31 Temmuz 2026’dan önceyse önceki hüküm sürer.

Yaya kazasında sigortaya nasıl başvurulur, tahkim mi dava mı?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi, dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını ister. Kuruluş 15 gün içinde cevap vermezse veya talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ise tahkim için kuruluşa başvurmayı ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemeyi arar; kuruluşun onbeş iş günü içinde cevap vermemesini de olumsuz sayar. Karayolları Trafik Kanunu “15 gün”, Sigortacılık Kanunu “onbeş iş günü” der; iki ifade farklı yazıldığından tahkime gitmeden önce başvuru tarihini ve sigortanın cevabını belgeleyin.

Yaya kazasında sigortaya yazılı başvuru, cevap ve tahkim ya da dava adımlarını gösteren bilgi şeması
Sigorta başvurusu, cevap süresi ve tahkim ya da dava sırası

Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi tahkim için arabuluculuk şartı koymaz. Sıra şöyle ilerler: sigortaya yazılı başvuru, cevap veya cevapsızlık, ardından tahkim ya da dava. Manevi tazminat sigorta kapsamı dışında olduğundan işletene ve sürücüye açılacak dava ile istenir. Davanın genel akışı trafik kazası tazminat davası rehberinde anlatılmıştır.

Yaya kazasında tazminat davası için zamanaşımı ne kadardır?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yılda, her hâlde kaza gününden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Fiil ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına bağlı bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır. Tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır. Manevi tazminat için Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi aynı süreleri öngörür. Süre ayrıntıları trafik kazasında zamanaşımı yazısında yer alır.

Ankara’da yaya kazası dosyalarında sigorta başvurusu, kusur raporuna itiraz ve dava süreci Ankara trafik kazası avukatı hizmeti kapsamında yürütülebilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp