Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

Trafik Kazasında Geçici İş Göremezlik Tazminatı 2026

Trafik kazasında geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin tedavi ve iyileşme süresinde tamamen ya da kısmen çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kaybın giderilmesini amaçlayan bir bedensel zarar kalemidir. Bu zarar; tedavi faturası, geçici bakıcı gideri, sürekli sakatlık tazminatı ve manevi tazminattan farklıdır. Talebin kabul edilebilmesi için yaralanma ile çalışma veya kazanç kaybı arasında illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) kurulmalı; iyileşme süresi, gelir, kusur oranı ve aynı zarar için yapılmış ödemeler somut belgelerle gösterilmelidir.

12 Haziran 2026 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları değişikliği 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş ve geçici iş göremezlik ile sürekli sakatlık tazminatlarının sakatlanma teminatından karşılanacağını açıkça düzenlemiştir. Bununla birlikte Genel Şartların C.11 hükmü, değişikliklerin yürürlüğe girdikleri tarihten sonra akdedilen sigorta sözleşmelerine uygulanacağını belirtmektedir. Bu nedenle yalnızca kazanın 1 Temmuz 2026 tarihinden sonra gerçekleşmesine bakılarak yeni metnin uygulanacağı söylenemez. Poliçenin akdedildiği tarih ile kaza tarihinde geçerli teminat limiti ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

Ödeme otomatik değildir. Yaralanmanın çalışma gücüne etkisi, tıbben kabul edilen iyileşme süresi, zarar görenin belgelenebilir kazancı, tarafların kusuru, SGK veya başka bir kişi tarafından yapılmış ödemeler ve sigortacının kalan poliçe limiti birlikte değerlendirilir.

Trafik Kazasında Geçici İş Göremezlik Tazminatı Nedir?

Trafik kazasında geçici iş göremezlik tazminatı, bedensel bütünlüğü bozulan kişinin tıbben kabul edilen iyileşme döneminde çalışma gücünü tamamen veya kısmen kullanamaması nedeniyle doğan maddi zararın karşılığıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde kazanç kaybı ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar bedensel zararlar arasında sayılmıştır. Bu kanuni çerçevede talep, yalnızca yaralanmış olmaya değil, yaralanmanın ekonomik değer taşıyan faaliyetleri sürdürme imkânında meydana getirdiği somut azalmaya dayanır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi uyarınca trafik kazasından doğan maddi tazminatın kapsamı, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Geçici dönem; hastanede yatışın yanında, tıbben gerekli istirahat, ameliyat sonrası toparlanma, kontrol tedavileri, fizik tedavi ve işe kademeli dönüş süresini kapsayabilir. Kişinin tamamen çalışamaması zorunlu değildir. Daha düşük kapasiteyle çalışılması nedeniyle kazançta azalma meydana gelmişse kısmi geçici iş göremezlik zararı da gündeme gelebilir.

Geçici iş göremezlik; tedavi giderinden, bakıcı giderinden ve sürekli sakatlıktan ayrılmalıdır. Tedavi gideri bedensel iyileşme amacıyla yapılan harcamaları, bakıcı gideri kişinin başkasının yardımına duyduğu ihtiyacın ekonomik karşılığını, sürekli sakatlık ise tedavi tamamlandıktan sonra kalan fonksiyon kaybının geleceğe dönük etkisini ifade eder. Manevi tazminat da kişinin yaşadığı elem ve ruhsal etkilerle ilgili olup ayrı hukuki koşullara tabidir. Bu ayrımlar bakımından maddi ve manevi tazminatın kapsamı ayrıca incelenebilir.

Bu noktada Genel Şartların A.6/k bendindeki gelir kaybı, kâr kaybı ve iş durması gibi dolaylı zarar istisnası ile yaralanan kişinin kendi bedensel zararına bağlı kazanç kaybı karıştırılmamalıdır. Dolaylı zarar, zarar gören dışındaki işletmeye veya malvarlığına yansıyan sonuçları ifade ederken; kişinin çalışma gücündeki geçici azalma, Genel Şartların A.5/c hükmünde sakatlanma teminatı içinde düzenlenmiştir.

Aynı kazada tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık zararı birlikte doğabilir. Ancak aynı zaman aralığı ve aynı ekonomik kayıp iki kez hesaplanamaz. Başka bir deyişle tazminatın amacı zarar göreni zenginleştirmek değil, kaza gerçekleşmemiş olsaydı bulunacağı ekonomik duruma mümkün olduğu ölçüde yaklaştırmaktır.

Kimler Geçici İş Göremezlik Tazminatı Talep Edebilir?

Geçici iş göremezlik tazminatı talep etme hakkı yalnızca bordrolu çalışanlara ait değildir. İşçiler, kamu görevlileri, esnaf, serbest meslek sahipleri, çiftçiler ve ekonomik değer taşıyan düzenli bir faaliyette bulunan diğer kişiler, kazaya bağlı gerçek kayıplarını kanıtlayarak talepte bulunabilir. Kişinin gelir elde etme şekli, tazminat hakkının bulunup bulunmadığından çok zararın nasıl ispatlanacağını etkiler.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi, motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin yaralanmasına neden olunması hâlinde işletenin sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu çerçevede sürücü, yolcu, yaya, bisikletli veya kazadan bedensel zarar gören diğer üçüncü kişiler, hukuki sorumluluk ve kusur koşulları oluştuğunda talepte bulunabilir. Yolcunun sürücüyle akraba olması veya araçta ücretsiz taşınması, talep hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ücretsiz taşımanın tazminata etkisi, somut ilişkinin niteliği ve Türk Borçlar Kanunu’nun indirim hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilir. Özellikle tek taraflı trafik kazasında yolcu tazminatı bakımından yolcu ile sürücünün hukuki konumu birbirinden farklıdır.

Zarar gören sürücünün kazada kusurlu olması, talep hakkını her durumda tamamen ortadan kaldırmaz; ancak kendi kusuruna karşılık gelen bölüm tazminattan düşülür. Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.6/b bendi de hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen taleplerini teminat dışında bırakmaktadır. Bunun sonucu olarak, kendi tam kusuruyla meydana gelen tek araçlı kazada sürücünün kendi bedensel zararı için zorunlu trafik sigortacısından tazminat istemesi kural olarak mümkün değildir. Birden fazla aracın bulunduğu kazada ise diğer tarafın sorumluluk payı ayrıca belirlenir.

Resmî bir işte çalışmamak da tek başına zarar bulunmadığı anlamına gelmez. Fiilen çalışan, aile işletmesine emek veren veya ev içi faaliyetleri yürüten kişinin geçici güç kaybı somutlaştırılabilir. Bununla birlikte yalnızca genel bir çalışma iddiası yeterli değildir. Faaliyetin niteliği, sürekliliği, kazadan önceki durum ve kaza sonrasındaki fiilî kayıp belgeler veya diğer hukuka uygun delillerle açıklanmalıdır.

Şirket ortakları bakımından şirket cirosunda meydana gelen her azalma kişisel geçici iş göremezlik zararı sayılmaz. Ortağın şahsi emeğinin işletme faaliyetindeki yeri, kendisine ödenen ücret veya kâr payı ve kaza nedeniyle oluşan kişisel gelir etkisi ayrıştırılmalıdır. Görüldüğü üzere talep hakkı meslek unvanına değil, kazaya bağlı ve ispatlanabilir ekonomik zarara dayanır.

Geçici İş Göremezlik Süresi Nasıl Belirlenir?

Geçici iş göremezlik süresi, yalnızca hastanede yatılan günlerin veya tek bir istirahat raporunda yazan sürenin toplamı değildir. Esas olan, trafik kazasındaki yaralanmanın kişiyi hangi dönem boyunca tamamen ya da kısmen çalışamaz hâle getirdiğinin tıbbi verilerle belirlenmesidir. Yaralanmanın türü, yapılan ameliyatlar, hastanede yatış, taburculuk sonrası istirahat, fizik tedavi, kontrol muayeneleri ve fiilî işe dönüş tarihi birlikte incelenir.

Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.2/i bendinde Kurul Raporu; sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösteren, ilgili engellilik değerlendirme mevzuatına göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu olarak tanımlanmıştır. Genel Şartların A.5/c hükmü gereğince tedavi süreci tamamlandıktan sonra geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde Kurul Raporu dikkate alınır. Buradaki “dikkate alınır” ifadesi, raporun önemli bir tıbbi dayanak olduğunu gösterir; bununla birlikte raporun dayandığı muayene, görüntüleme, epikriz ve tedavi kayıtlarının da denetlenebilmesi gerekir.

Aynı yaralanma, yapılan mesleğin özelliklerine göre farklı çalışma etkileri meydana getirebilir. Yoğun fiziksel güç gerektiren bir faaliyet ile masa başında yürütülen faaliyetin işe dönüş koşulları aynı değildir. Bu nedenle yalnız hastalığın genel iyileşme süresi değil, zarar görenin yaptığı işin fiziksel ve zihinsel gerekleri de değerlendirilmelidir. Yaralanmalı trafik kazasında tazminat kalemleri arasında bu tıbbi ve mesleki ayrım önem taşır.

Sağlık kurulu raporu, adli muayene raporu, SGK istirahat kaydı ve tedaviyi yürüten hekim raporları arasında farklı süreler bulunabilir. Böyle bir çelişkide yalnızca en uzun veya en kısa süre seçilmemeli; her raporun hangi tıbbi bulgulara, muayene tarihine ve tedavi aşamasına dayandığı incelenmelidir. Çelişki giderilemiyorsa ek rapor veya uzman bilirkişi değerlendirmesi gerekebilir.

Kişinin tıbben gerekli süreden daha uzun süre işsiz kalması, bu dönemin tamamının kazaya yüklenmesini sağlamaz. Öte yandan erken işe dönüş de geçici zararın bulunmadığını kendiliğinden göstermez. Kişi işe dönmüş olmakla birlikte daha düşük kapasiteyle çalışmış veya kazancı azalmışsa, bu durum işyeri kayıtları ve gelir belgeleriyle desteklendiği ölçüde kısmi geçici iş göremezlik hesabına konu olabilir.

Geçici İş Göremezlik Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Geçici iş göremezlik tazminatı için herkes bakımından uygulanabilecek sabit bir günlük ücret veya tek bir hesaplama formülü bulunmamaktadır. Hesaplamada tıbben belirlenen geçici iş göremezlik dönemi, bu dönemdeki tam ya da kısmi çalışma gücü kaybı, zarar görenin belgelenebilir kazancı, kusur oranı, aynı zarar için yapılmış ödemeler ve kaza tarihinde geçerli sigorta limiti birlikte değerlendirilir. Basitleştirilmiş olarak dönemsel net kazanç ile tıbben kabul edilen kayıp oranı ve süre ilişkilendirilir; bulunan tutar kusur ve mahsup koşullarına göre düzeltilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür. Zararın kesin miktarı ispatlanamıyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. Aynı Kanun’un 51. maddesi tazminatın kapsamının, 52. maddesi ise zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisinin değerlendirilmesine imkân verir. Bu hükümler, belge bulunmadığı her durumda otomatik olarak asgari ücret uygulanacağı anlamına gelmez.

Ücretli çalışanlar bakımından bordro, işveren yazısı, banka hesabına yapılan ücret ödemeleri, SGK kayıtları ve varsa prim veya fazla çalışma belgeleri kullanılabilir. Esnaf ve serbest meslek sahipleri yönünden vergi beyannameleri, faturalar, hizmet sözleşmeleri, meslek odası kayıtları, banka hareketleri ve emsal kazanç araştırması önem taşır. Şirket ortağının kişisel zararı ile şirketin kâr veya ciro kaybı birbirinden ayrılmalıdır. Trafik kazası tazminat davasında gelir delillerinin kaza öncesi ve iyileşme dönemi bakımından karşılaştırılması, gerçek zarar hesabını güçlendirir.

Ücretin işveren tarafından kesilmeden ödenmiş olması, bordrolu kazanç kaybını azaltabilir veya ortadan kaldırabilir. Buna karşılık belgelenen prim, fazla çalışma, ek ders, serbest faaliyet geliri ya da geçici efor kaybı iddiası ayrıca incelenebilir. Kişinin yalnızca raporlu olması, her durumda rapor süresindeki ücretinin tamamı kadar zarar doğduğu sonucunu yaratmaz.

SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği de otomatik ve tam bir mahsup kalemi değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan indirilemez. Bu nedenle ödemenin aynı dönemi ve aynı ekonomik kaybı karşılayıp karşılamadığı, ayrıca SGK’nın sorumlu kişilere rücu hakkı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Sigortacı, işveren veya başka bir kişi tarafından aynı zarar kalemi için yapılan önceki ödemeler ise mükerrer tahsilatı önleyecek şekilde hesapta açıkça gösterilmelidir.

2026 Trafik Sigortasında Geçici İş Göremezlik Teminatı

12 Haziran 2026 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları değişikliği, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Değiştirilen A.5/c hükmünde trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ile sürekli sakatlığının sakatlanma teminatından karşılanacağı açıkça belirtilmiştir. Böylece geçici iş göremezlik tazminatının hangi teminat başlığı altında inceleneceği güncel Genel Şart metninde açık hâle getirilmiştir.

Bununla birlikte değişikliğin zamansal uygulanması bakımından önemli ayrım, kaza tarihi ile poliçenin akdedildiği tarihin aynı ölçüt olmamasıdır. Genel Şartların C.11 hükmü, yürürlükten sonra yapılan değişikliklerin, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağını düzenlemektedir. Başka bir deyişle kazanın 1 Temmuz 2026 sonrasında meydana gelmiş olması, tek başına yeni A.5/c metninin uygulanması için yeterli değildir. Poliçe 1 Temmuz 2026 tarihinden önce akdedilmişse sözleşme tarihinde geçerli Genel Şartlar; Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yargısal değerlendirmelerle birlikte incelenmelidir. Aynı düzenlemenin araç hasarı yönündeki etkileri için 1 Temmuz 2026 sonrası trafik sigortası değişiklikleri ayrıca önem taşır.

Yeni sınıflandırmada geçici ve sürekli iş göremezlik sakatlanma teminatında; geçici ve sürekli bakıcı giderleri ise şartları oluştuğu ölçüde sağlık giderleri teminatında değerlendirilir. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamındaki sağlık hizmet bedelleri bakımından SGK’nın kanuni sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle geçici iş göremezlik zararı, tedavi faturaları veya bakıcı giderleriyle aynı başlık altında hesaplanmamalıdır.

2026 yılı resmî teminat limitlerinde sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL’dir. Kaza başına toplam limit; insan taşımada kullanılan araçlarda 18.000.000 TL, eşya taşımada kullanılan araçlarda 36.000.000 TL, motosiklet ve yük motosikletlerinde 10.800.000 TL olarak belirlenmiştir. Genel Şartların A.1 ve A.3 hükümleri gereğince uygulamaya esas limit kaza tarihindeki limittir. Limit, hak sahibine kendiliğinden ödenecek tutar değil, sigortacının azami sorumluluk sınırıdır.

Gerçek zararın poliçe limitini aşması veya zararın bir bölümünün sigorta teminatı dışında kalması hâlinde, kusurlu sürücü ve işletenin sorumluluğu 2918 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile genel hükümler kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasının kapsamı da kendi poliçe şartlarına göre incelenmelidir.

Sigorta Başvurusu İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Sigorta başvurusu, yalnızca yaralanmanın meydana geldiğini değil, yaralanma nedeniyle oluşan geçici çalışma ve kazanç kaybını da göstermelidir. Trafik Sigortası Genel Şartlarının Ek-6 bölümünde bedensel zarar başvurularında istenebilecek belgeler düzenlenmiştir. Belgelerin okunaklı, tarih sırasına göre düzenlenmiş ve birbirleriyle uyumlu olması, tıbbi iyileşme dönemi ile ekonomik kaybın karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Trafik kazası sonrasında yapılması gereken işlemler kapsamında delillerin gecikmeden korunması bu nedenle önemlidir.

Başvuru dosyasında yer alabilecek temel belge grupları şunlardır:

  1. Kaza ve sorumluluk belgeleri: Kaza tespit tutanağı, kolluk veya soruşturma evrakı, varsa bilirkişi raporu, keşif tutanağı veya mahkeme kararı; araç, poliçe ve hasar dosyası bilgileri ile kusurun belirlenmesine yarayan görüntü ve kayıtlar.
  2. Tıbbi belgeler: Kurul Raporu, epikriz, genel adli muayene raporu, ameliyat ve hastane kayıtları, görüntüleme ve tetkik sonuçları, istirahat raporları, fizik tedavi kayıtları ve işe dönüşü etkileyen diğer sağlık belgeleri. Sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım için gereken açık rıza beyanı da dosyada bulunmalıdır.
  3. Gelir, kimlik ve ödeme belgeleri: Kimlik doğrulama belgeleri, kaza tarihindeki son gelir durumunu gösteren bordro veya vergi kaydı, güncel SGK hizmet dökümü, varsa hesaplama tarihindeki gelir belgesi, banka ve IBAN bilgileri ile 2026/13 sayılı düzenleme kapsamında doğrulanmış cep telefonu bilgisi veya öngörülen alternatif doğrulama belgesi.

Kurul Raporunun yalnızca sonuç kısmı değil, hangi muayene ve tedavi kayıtlarına dayandığı da önemlidir. Rapordaki geçici iş göremezlik süresi ile istirahat kayıtları arasında fark varsa bu durum başvuruda açıklanmalıdır. Ayrıca kişi çalışmaya erken dönmüş fakat daha düşük gelir elde etmişse işveren kayıtları, banka hareketleri veya ticari belgeler bu kısmi kaybı göstermelidir.

Başvuru dilekçesinde “bedensel zarar” şeklinde genel bir talep yerine geçici iş göremezlik dönemi, gelir kaybı, kusur iddiası, önceki ödemeler ve talep edilen faiz açıkça ayrıştırılmalıdır. Başvurunun sigortacıya ulaştığı tarih de teslim tutanağı, kayıt numarası, kayıtlı elektronik posta veya doğrulanabilir elektronik sistem kaydıyla saklanmalıdır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ile Genel Şartların B.2.1 hükmü uyarınca sigortacı, gerekli belgelerin tamamının kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Haklı bir nedenle yeni belge istenirse bu süre, talep edilen belgenin teslim edilmesinden sonra yeniden işlemeye başlar. Sekiz iş günlük ödeme süresi ile dava veya tahkim öncesindeki on beş günlük cevap süresi birbirinden farklıdır.

Sigorta Tahkim ve Dava Süreci Nasıl İşler?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince zarar görenin, zorunlu trafik sigortası sınırları içindeki talebi için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunması gerekir. Trafik Sigortası Genel Şartlarının C.7 hükmü de başvurunun Ek-6’da belirtilen belgelerle yapılmasını öngörmektedir. Başvuruda geçici iş göremezlik zararının açıkça yazılması ve başvurunun sigortacıya ulaştığının ispatlanabilmesi önem taşır.

Sigortacı başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde yazılı cevap vermezse, talebi kısmen veya tamamen reddederse ya da tazminat tutarında anlaşma sağlanamazsa tahkim veya dava yolu değerlendirilebilir. Bu on beş günlük süre, sigortacının her durumda on beşinci gün ödeme yapacağı anlamına gelmez; uyuşmazlığın tahkime veya mahkemeye taşınabilmesi bakımından bekleme ve cevap süresidir. Gerekli belgelerin tamamlanmasından sonraki sekiz iş günlük ödeme yükümlülüğü ise ayrı bir düzenlemedir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ihtiyari bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Trafik sigortası zorunlu sigorta olduğundan, kanuni koşullar oluştuğunda sigorta şirketinin tahkim sistemine üyeliğinden bağımsız olarak Komisyona başvuru yapılabilir. Tahkimden önce dava şartı arabuluculuk aranmaz. Başvuru formu, sigortacıya yapılan müracaat, ret cevabı veya süresinde cevap verilmediğini gösteren belge, ödeme kayıtları ve tıbbi-gelir delilleri dosyaya eklenmelidir. Sigorta tahkim başvurusu bakımından talebin hangi zarar kalemine ilişkin olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir.

Mahkeme yolunda görevli mahkeme, davanın sigorta şirketine mi, sürücü ve işletene mi, yoksa bu kişilerin birlikte sorumluluğuna mı yöneltildiğine göre değişebilir. Sigortacıya karşı konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki dava bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Yalnızca sürücü veya işletene yöneltilen taleplerde görev ve arabuluculuk değerlendirmesi farklı olabilir. Yetkili yer bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesindeki özel düzenleme dikkate alınır.

Aynı Kanunun 109. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa bu uzun süre tazminat istemine de uygulanabilir. Başvuru, ödeme, arabuluculuk, tahkim ve dava tarihlerinin zamanaşımına etkisi somut dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.

Geçici İş Göremezlik Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında geçici iş göremezlik tazminatı konusunda en sık karşılaşılan sorunlar, SGK ödemesinin etkisi, çalışmayan kişinin talebi, sağlık raporunun niteliği ve kusur indirimiyle ilgilidir. Her başlıkta gerçek zarar, illiyet bağı ve mükerrer ödeme yasağı birlikte değerlendirilmelidir.

SGK’dan rapor parası alan kişi ayrıca tazminat isteyebilir mi?

SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alınması, kalan zararın talep edilmesini kendiliğinden engellemez. 5510 sayılı Kanun’un 18. maddesi kapsamında yapılan ödemenin hangi dönemi ve zararı karşıladığı ile SGK’nın sorumlu kişiye rücu hakkı bulunup bulunmadığı incelenir. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi gereğince rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez. SGK iş kazası ve geçici iş göremezlik ödeneği trafik kazasının aynı zamanda iş kazası olduğu dosyalarda ayrıca önem taşır.

Çalışmayan kişi geçici iş göremezlik tazminatı alabilir mi?

Resmî iş kaydının bulunmaması otomatik ret nedeni değildir; ancak ekonomik veya işlevsel kaybın niteliği açıklanmalıdır. Fiilî çalışma, aile işletmesine emek verme veya ev içi faaliyet kaybı somut delillerle ortaya konulabilir. Buna karşılık çalışılmadığı dönemin tamamı için kendiliğinden asgari ücret tutarında tazminat doğduğu söylenemez.

İstirahat raporu olmadan talep mümkün müdür?

İstirahat raporunun bulunmaması talebi mutlak olarak imkânsız hâle getirmez; epikriz, ameliyat kayıtları, muayeneler, fizik tedavi belgeleri ve Kurul Raporu birlikte değerlendirilerek iyileşme süresi belirlenebilir. Bununla birlikte zamanında alınmış sağlık ve istirahat kayıtları, kazayla çalışma kaybı arasındaki bağın ispatını önemli ölçüde kolaylaştırır.

Geçici iş göremezlik ile maluliyet aynı mıdır?

Hayır. Geçici iş göremezlik, tedavi ve iyileşme süresindeki tam veya kısmi çalışma gücü kaybıdır. Maluliyet ya da sürekli sakatlık ise tedavi tamamlandıktan sonra kalan kalıcı fonksiyon kaybını ifade eder. Şartları oluştuğunda iki zarar aynı kazada ardışık dönemler için birlikte talep edilebilir; aynı dönem iki kez hesaplanamaz.

Tazminat kusur oranına göre azalır mı?

Zarar görenin kazadaki kusuruna karşılık gelen bölüm, trafik kazasında geçici iş göremezlik tazminatından indirilir. Emniyet kemeri veya koruyucu ekipman kullanmama gibi davranışlar da zararın doğmasına ya da artmasına etkili olmuşsa, bu etki tıbbi ve teknik verilerle ortaya konulduğu ölçüde müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top