Estetik ameliyat sonucu hekimin taahhüt ettiği görünümü vermediyse, Yargıtay 6. Hukuk Dairesine göre dava, operasyon bakımından yeterli gerekçe içermeyen “kusur yok” raporlarına dayanılarak reddedilemez. Daire 12 Mart 2025 tarihli kararında meme küçültme ve dikleştirme ameliyatını eser sözleşmesi saydı, hekimin sonucu garanti etmiş sayılacağını belirtti ve davayı reddeden kararı hasta lehine bozdu. Bu ölçüt yalnız estetik amaçlı müdahaleler içindir; bir rahatsızlığı gidermek için yapılan tedavi amaçlı ameliyatta hekim sonucu değil özenli davranmayı üstlenir ve sorumluluğu için kusur aranır.
Yargıtay estetik ameliyat davasında hangi gerekçeyle bozdu?
Daire önce taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğini belirledi:
Karar metninden
“Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacıya estetik müdahalelerde bulunulması, meme küçültme ve dikleştirme estetiği operasyonu yapılması kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme konusu müdahaleler niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tedaviye ilişkin sözleşmeden farklı olup bu itibarla eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.”
Ardından yüklenici sayılan hekimin sorumluluğunu şöyle tanımladı:
Karar metninden
“Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin sorumluluğundadır.”
Somut dosyaya ilişkin bozma gerekçesi şudur:
Karar metninden
“Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan raporlar gözetilerek davalı hekimin kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davacının meme küçültme ve dikleştirme ile ilgili isteminin yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde garanti verilmesi ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi niteliğinde olduğu, ancak operasyon sonrasında davacının istediği hekimin taahhüt ettiği sonucun gerçekleşmemiş olduğu gözetildiğinde, davacıya yapılan estetik müdahalenin sonucu itibariyle davacı iş sahibi yararına sonuç vermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda meme küçültme ve dikleştirme operasyonu bakımından yeterli gerekçe içermeyen bilirkişi raporlarına dayanılması hatalı olmuştur.”
Hüküm fıkrası
“1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,”
Daire, kusur bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararına karşı taahhüt edilen sonucun gerçekleşmediğini esas aldı. Karar oy birliğiyle verildi.
Estetik ameliyat neden eser sözleşmesi sayıldı?
Belirleyici olan hastanın başvuru amacıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesi eser sözleşmesini, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Daire’ye göre hasta meme küçültme ve dikleştirme için, yani estetik amaçla başvurduğundan, kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünümün sağlanması ve sürecin sağlıklı biçimde sonuçlanması sözleşmenin konusudur.
Daire, sözleşmenin yapılma nedeninin belli bir sonucun ortaya çıkması olduğunu ve hekimin eseri iş sahibinin yararına, ona zarar vermeden meydana getirmekle yükümlü bulunduğunu belirtti. Hekimin özen borcu da sürer: TBK 471, yüklenicinin edimini sadakat ve özenle ifa etmesini ister; sorumluluğu, benzer işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin uyması gereken meslekî ve teknik kurallara göre belirler. Daire bu borcu da andı, ancak hekimin sorumluluğunu sonucu garanti etmiş sayılmasına dayandırdı.
Tedavi amaçlı ameliyatta da hekim sonucu garanti eder mi?
Hayır; bu kararın ölçütü tedavi amaçlı müdahalelere uygulanmaz. Aynı Daire 10 Mart 2025 tarihli bir başka kararında (E. 2024/2450, K. 2025/928) estetik müdahaleyi kapsayan ilişkinin “hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen tedaviye ilişkin vekalet sözleşmesinden farklı” olduğunu belirtti. Vekâlet ilişkisinde TBK 506 işin sadakat ve özenle yürütülmesini ister ve sorumluluğu benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışına göre ölçer. Hekim iyileşmeyi değil, tıbbın gereklerine uygun ve özenli davranmayı üstlenir; tazminat için kusur, zarar ve illiyet bağı birlikte aranır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21 Mayıs 2026 tarihli kararı (E. 2025/6073, K. 2026/3293) farkı gösterir. Nefes almakta zorlandığı için burun ameliyatı olan hasta, şikâyetinin iki ameliyattan sonra da sürdüğünü ve burnunda iz kaldığını ileri sürmüştü. Bölge adliye mahkemesi, ameliyat nefes darlığını gidermek için yapıldığından ilişkiyi estetik amaçlı eser sözleşmesi değil, tedaviye yönelik vekâlet sözleşmesi saydı. Ortaya çıkan durum özen gösterilmesine rağmen gelişebilen bir komplikasyon olarak nitelendirildi; Daire kusur bulunmadığını kabul ederek bölge adliye mahkemesinin kararını onadı.
Hasta ne istedi, mahkemeler davayı neden reddetti?
Davacı, meme küçültme ve dikleştirme ameliyatından sonra memelerinin istenen ölçüde küçülmediğini ve dikleşmediğini; meme uçlarında doku ve hassasiyet kaybı, yara ve dikiş izi, şekil bozukluğu ve orantısızlık oluştuğunu ileri sürdü. Aydınlatılmış onamının alınmadığını, ameliyatın rızası dışında hekimin Instagram hesabından canlı yayınlandığını da iddia etti. İstanbul 8. Tüketici Mahkemesinde açılan davada 1 Temmuz 2020 olay tarihinden itibaren faiziyle 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminat istendi.
Hekim, insan biyolojisine ilişkin bir operasyonun terziye verilen gömlek siparişi gibi eser sayılamayacağını savundu. Hastanın riskler konusunda yazılı ve sözlü olarak aydınlatıldığını, onam formuna ameliyat görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasına itirazı olmadığını kendi el yazısıyla not ettiğini belirtti. Kusurlu bir işlem bulunmadığını ve komplikasyondan sorumlu tutulamayacağını ileri sürdü.
İlk derece mahkemesi alınan raporlara dayanarak hekimin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi de istinaf başvurusunu esastan reddetti. Hasta temyizde, memenin istenen kadar küçülmemesini tıbbi hata saymayan bilirkişi yorumunun sonuç taahhüdü içeren eser sözleşmesine uymadığını ileri sürdü. Dosyada meme küçültmeye ilişkin onam formu bulunmadığını ve ameliyat sonrası bazı kontrollerin telefonla yürütüldüğünü de belirtti. Daire, Instagram yayınına ilişkin iddiayı ayrıca tartışmadı.
Estetik ameliyatta komplikasyon savunması hekimi sorumluluktan kurtarır mı?
Bu dosyada hekimin komplikasyon savunması ret kararını ayakta tutmadı. Daire’ye göre estetik amaçlı müdahalede hastayı komplikasyon riskleri konusunda önceden aydınlatmak ve ortaya çıkan komplikasyonu doğru yönetmek de hekimin sorumluluğundadır; Daire, dosyada komplikasyon gelişip gelişmediğini ayrıca tartışmadı. İlk derece mahkemesinin dayandığı raporlar hekimin kusursuz olduğunu bildiriyordu; Daire bu raporları meme küçültme ve dikleştirme operasyonu bakımından yeterli gerekçe içermediği için hükme esas alınamaz buldu ve hastanın istediği, hekimin taahhüt ettiği sonucun gerçekleşmediğini kabul etti.
Daire’nin yukarıda anılan 10 Mart 2025 tarihli kararı komplikasyon savunmasına doğrudan cevap verir. O dosyada ilk derece mahkemesi, yüzde oluşan cilt yanığını gösterilecek özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon sayan rapora dayanmıştı. Daire, raporun işlemi eser sözleşmesine göre değerlendirmediğini belirterek ret kararını bozdu.
Hekimin hangi sonucu taahhüt ettiğini ve hastayı hangi riskler konusunda aydınlattığını gösteren başlıca belgeler, ameliyattan önce imzalanan onam formları ve muayene kayıtlarıdır. Bu dosyada hasta, uygulanan ameliyata ilişkin onam formunun dosyada bulunmadığını ileri sürmüştü.
Bozmadan sonra estetik ameliyat tazminatı nasıl hesaplanacak?
Daire ilk derece mahkemesinden, hekimin taahhüt ettiği sonucu gerçekleştiremediğini ve işlemin hasta yararına sonuç vermediğini gözeterek yeniden karar vermesini istedi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 31. maddesi hâkime, belirsiz veya çelişkili gördüğü konularda taraflara açıklama yaptırma imkânı verir. Mahkeme bozmaya uyarsa bu madde uyarınca 500.000 TL olarak istenen maddi zararın hangi kalemlerden oluştuğunu hastaya açıklattıracak ve bu kalemler için bilirkişi heyetinden hesap raporu alacaktır. Manevi tazminatı ise tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre değerlendirecektir.
Hüküm fıkrasında madde numarası yazılmadı, ancak uygulanan yol HMK 373/1’deki düzenlemeye uyar. Buna göre bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılır, dosya kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderilir. Mahkeme bozmaya uyarak karar verirse bu karar temyiz edilebilir (HMK 373/4). Direnirse ve direnme kararı temyiz edilirse incelemeyi önce 6. Hukuk Dairesi yapar; Daire direnmeyi yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gider.
Bozma kararı tazminatı kendiliğinden doğurmaz. Dava dilekçesindeki 500.000 TL’lik tutarlar istenen tutarlardır; hükmedilecek miktarı yeniden yapılacak yargılama belirler.
Benzer bir estetik ameliyat davasında hasta hangi olgulara dayanır?
Önce müdahalenin amacını belgeleyin. Hastane başvuru kaydı, muayene notları ve onam formu ameliyatın estetik amaçla mı yoksa bir rahatsızlığı gidermek için mi yapıldığını gösterir. Hekimin vaat ettiği görünümü ortaya koyan ameliyat öncesi görüşme kayıtları ve yazışmalar, bu kararda belirleyici olan taahhüt edilen sonuç sorusunun delilidir.
Aydınlatma eksikliğini dava dilekçesinde açıkça ileri sürün. 3. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararında hasta bu iddiayı dava dilekçesinde değil sonradan ileri sürdüğü için iddia, iddianın genişletilmesi sayıldı ve temyiz itirazı reddedildi. Ameliyat sonrası kontrollerin kim tarafından ve nasıl yapıldığını gösteren kayıtlar da komplikasyon yönetimine ilişkin iddianın dayanağıdır.
Özel hastanede veya muayenehanede yapılan estetik müdahalede hasta ile hekim arasındaki ilişki tüketici işlemidir; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 3. maddesi eser ve vekâlet sözleşmelerini de bu kapsamda sayar. Bu dosyadaki gibi dava TKHK 73/1 uyarınca tüketici mahkemesinde görülür. Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar dışında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak TKHK 73/A uyarınca dava şartıdır.
Talebi kalemlere ayırarak hazırlayın: TBK 54 bedensel zararları tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayar; TBK 114 bu hükümleri sözleşmeye aykırılık hâllerine de kıyasen uygular. Manevi zarar maddi ve manevi tazminat davası içinde ayrı bir talep olarak gösterilir. Tedavi amaçlı ameliyattan doğan zararda ise hekimin kusuru ve davalının kim olacağı doktor hatası ve malpraktis nedeniyle tazminat davası kurallarına göre belirlenir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
