Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası TCK 157-158 2026

DOLANDIRICILIK SUCU VE CEZASI

Dolandırıcılık suçu, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlamaktır; basit hâlinin cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Banka, bilişim sistemi, kamu görevlisi sıfatı veya kredi gibi araçlar kullanılırsa suç TCK 158’deki nitelikli dolandırıcılığa dönüşür ve ceza üç yıldan on yıla çıkar. 31 Temmuz 2026’dan beri katkısı hesabını veya kartını vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir.

Dolandırıcılık suçu nedir, TCK 157’ye göre cezası ne kadardır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 157. maddesi basit dolandırıcılığa bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür. İki ceza birlikte verilir; mahkeme yalnız birini seçemez. Temel ceza bu aralıkta; zararın büyüklüğü, hilenin işleniş biçimi ve kastın yoğunluğu gibi TCK 61’deki ölçütlere göre belirlenir.

Suçun oluşması için dört öğe birlikte aranır. Fail hile kullanır, mağdur bu hile yüzünden yanılır, yanılan kişi malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunarak zarara uğrar ve fail ya da başkası bundan yarar sağlar. Zarar ile hile arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Suç yalnız kasten işlenebilir; Kanun’da taksirli hâli yoktur.

Basit bir yalan hile sayılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25 Mart 2026 tarihli kararında (E. 2025/222, K. 2026/188), yalanın karşı tarafın denetleme imkânını ortadan kaldıracak yoğunlukta olması ve gerektiğinde dış hareketlerle desteklenmesi gerektiğini yeniden açıkladı. Sahte belge göstermek veya kendini bir kurumun görevlisi gibi tanıtmak, yalanı dış hareketle destekleyen tipik davranışlardır.

Dolandırıcılık Suçu

Nitelikli dolandırıcılık hangi hâllerde oluşur, cezası nedir?

TCK 158’in birinci fıkrasında sayılan on iki hâlden biri varsa ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Beş hâlde hapsin alt sınırı dört yıldır: kamu kurumlarının zararına (e), bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları araç olarak kullanılarak (f), tahsis edilmemesi gereken bir krediyi açtırmak için (j) ve sigorta bedelini almak için (k) işlenen dolandırıcılık. Failin kendini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıttığı ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylediği hâl (l) de bunlara dâhildir. Bu beş hâlde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Diğer hâller mağdurun zaafına veya failin sıfatına bağlıdır. Dinî inanç ve duyguların istismarı (a), kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan (b) ya da algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanma (c) bunların ilk grubudur. Kamu kurumu, kamu meslek kuruluşu, siyasi parti, vakıf veya derneğin araç olarak kullanılması (d) ile basın ve yayın araçlarının kolaylığından yararlanma (g) da nitelikli sayılır. Failin sıfatına bağlı (h) bendi, tacir, şirket yöneticisi veya şirket adına hareket eden kişinin ticari faaliyeti sırasında ya da kooperatif yöneticisinin kooperatif faaliyeti kapsamında işlediği dolandırıcılığı kapsar. Serbest meslek sahibinin mesleğine duyulan güveni kötüye kullanması (i) son hâldir.

Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu veya onlar nezdinde sözünün geçtiğini söyleyip bir işi gördüreceği vaadiyle menfaat sağlayan kişi de aynı cezayla cezalandırılır (TCK 158/2). Basit veya nitelikli dolandırıcılık üç ya da daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır (TCK 158/3).

Aynı eylem birden fazla bende uyuyorsa temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 31 Mart 2026 tarihli kararında (E. 2026/1338, K. 2026/3593), kendini banka görevlisi gibi tanıtıp mobil uygulama üzerinden mağdura kredi çektiren failin eyleminin hem (l) hem (f) bendine girdiğini belirterek bu kuralı hatırlattı.

Dolandırıcılıkta parayı mağdur, aldatıldığı için kendi iradesiyle verir veya gönderir. Hile yalnız şifreyi ele geçirmeye yönelmiş ve para mağdurun bilgisi dışında aktarılmışsa Yargıtay 2. Ceza Dairesi eylemi bilişim sistemi kullanılarak nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-e) olarak nitelendirmiştir (27 Mayıs 2024, E. 2024/5233, K. 2024/8532). Ancak benzer olayları nitelikli dolandırıcılık sayan Yargıtay kararları da bulunduğundan bu ayrım tartışmalıdır ve nitelendirme olayın ayrıntısına göre değişebilir. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması ise TCK 245’teki banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturur.

Banka hesabını veya IBAN’ını dolandırıcıya veren kişi nasıl cezalandırılır?

Hesabının dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek IBAN’ını, banka kartını veya internet bankacılığı bilgisini veren kişi suça iştirak etmiş sayılır. 16 Temmuz 2026’da kabul edilen 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesi TCK 158’e dördüncü fıkrayı ekledi. Buna göre iştirak, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabı kullandıran zorunlu bilgi veya araçların verilmesi de aynı indirime tabidir; aracın kişinin kendisine ya da başkasına ait olması sonucu değiştirmez.

Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, bu hüküm yayım günü yürürlüğe girmiştir. Örneğin bilişim sistemi kullanılarak işlenen dolandırıcılıkta katkısı yalnız hesabını vermek olan kişi için dört yıl üzerinden belirlenen ceza iki yıla iner. Hesaba gelen parayı çekip başkasına ileten veya mağdurla görüşen kişinin katkısı ise metindeki “vermek fiiliyle sınırlı” olma şartını aşabilir. IBAN kullandırma suçlamasında bu nedenle önce hesap sahibinin olaydaki rolü belirlenir.

İndirim, kastı ispatlanmış iştirakçiye uygulanır. Hesabını iş ilanı veya kredi vaadiyle kandırılarak veren ve paranın dolandırıcılıktan geldiğini bilmeyen kişi indirim değil beraat ister; hesap kullandırma suçlamasında beraat kararları bu bilginin somut delille gösterilip gösterilmediğine dayanır.

Kanun’un geçici 1. maddesi eski dosyalar için ayrı kurallar koyar.

31 Temmuz 2026’dan önce TCK 157 veya 158’den hüküm kurulmuş ve yeni fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesindeki dosyalarında hüküm bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da ilk derece mahkemesine gönderilir. Dosyası infaz aşamasında olan ve hakkında TCK 168 uygulanmamış hükümlülerden yalnız katkısı yeni fıkra kapsamında kalanlar, yani hesabını veya ödeme aracını vermekle yetinenler için ayrı bir imkân vardır. Bu hükümlü, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse TCK 168/2’deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir.

Bu süre içinde zarar giderilinceye kadar infaz bu gerekçeyle ertelenmez veya durdurulmaz. Aynı kural, yürürlük tarihinde verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hükümlere de uygulanır.

Borç ödenmeyince dolandırıcılık suçu oluşur mu?

Kural olarak hayır; ödenmeyen borç hukuk mahkemesinde veya icra yoluyla istenir. Dolandırıcılık için hilenin, mağdurun parayı vermesinden veya edimini yerine getirmesinden önce ya da onunla eş zamanlı yapılması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu aynı 25 Mart 2026 tarihli kararında, önceden doğmuş bir borç için sonradan hile yapılmasının borç yenilenmedikçe dolandırıcılık oluşturmayacağını belirtti. Kurul, çekin önceki bir borç için mi yoksa mal alımı sırasında mı verildiği ticari kayıtlarla araştırılmadan kurulan mahkûmiyeti bozdu.

Bu nedenle sözleşmeye dayanan dosyalarda savunma tarihlere dayanır: borç ne zaman doğdu, ödeme aracı ne zaman ve neden verildi, karşı taraf failin ödeme gücüne nasıl güvendi. Borç için sahte çek verilmesi hâlinde de bu sıra belirleyicidir; sahte çek ayrıca belgede sahtecilik suçunun konusu olabilir.

TCK 159, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek için hileye başvuran kişiye şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Bu hafif hüküm için alacağın gerçekten var olması ve hukuki bir ilişkiden doğması gerekir. Mal veya para bazen saklanmak ya da belirli bir amaçla kullanılmak üzere rızayla teslim edilir. Fail bunu bu amaç dışında kendi malı gibi kullanmış veya teslimi inkâr etmişse eylem dolandırıcılık değil güveni kötüye kullanma olabilir (TCK 155). Ödünç verilen paranın mülkiyeti ise borçluya geçtiğinden geri ödenmemesi bu suçu da oluşturmaz.

Dolandırıcılık şikâyete bağlı mı, uzlaşmaya tabi mi?

Basit ve nitelikli dolandırıcılık kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrenince kendiliğinden soruşturur ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Şikâyete bağlı olan, TCK 159’daki alacağı tahsil amaçlı dolandırıcılıktır; mağdur fiili ve faili öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma yapılamaz (TCK 73).

Akrabalar arasında TCK 167 uygulanır. Hakkında ayrılık kararı bulunmayan eşin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın ve aynı konutta yaşayan kardeşin zararına işlenen dolandırıcılıkta ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Ayrılık kararı verilmiş eşin veya ayrı yaşayan kardeşin zararına işlenirse yargılama şikâyete bağlıdır ve ceza yarı oranında indirilir. Aynı konutta birlikte yaşanan amca, dayı, hala, teyze, yeğen ya da ikinci derece kayın hısımlarının zararına işlenen dolandırıcılıkta da bu kural uygulanır.

Basit dolandırıcılık uzlaştırmaya tabidir: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253. maddesi TCK 157’yi şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma kapsamına alır. Nitelikli dolandırıcılık bu listede yer almadığından kural olarak uzlaştırmaya gidilmez; ancak TCK 167/2’de sayılan akrabaların zararına işlenmişse suç şikâyete bağlı hâle geldiği için uzlaştırma uygulanır. TCK 159 da şikâyete bağlı olduğu için kapsamdadır.

Basit dolandırıcılık, uzlaştırma kapsamı dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK 253/3). Belgede sahtecilikte mağdur kamu sayıldığından bu istisna, sahte belgeyle işlenen dolandırıcılığı kural olarak uzlaştırma dışında bırakmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 24 Şubat 2022 tarihli kararında (E. 2020/332, K. 2022/121), resmî belgede sahtecilikle birlikte işlenen basit dolandırıcılıkta uzlaştırma yapılması gerektiğine oy birliğiyle karar vermiştir.

Dolandırıcılık davasına hangi mahkeme bakar, tutuklama kararı verilir mi?

Basit dolandırıcılık davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Nitelikli dolandırıcılık da 25 Aralık 2025’ten beri asliye ceza mahkemesinin görevindedir. 7571 sayılı Kanun, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesindeki ağır ceza listesinden nitelikli dolandırıcılığı çıkardı. O tarihte ağır ceza mahkemesinde görülen veya kanun yolunda bulunan dosyalara, aynı Kanun’un geçici 7. maddesi uyarınca eski görev kurallarıyla bakılmaya devam edilir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Dolandırıcılık, CMK 100/3’te sayılan ve tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlar arasında değildir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesine ek olarak kaçma, saklanma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olgular gerekir; tutuklama beklenen cezayla da ölçülü olmalıdır. Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim, tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı veya imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirlerine karar verebilir (CMK 109).

Soruşturmada başka koruma tedbirleri de vardır. Basit ve nitelikli dolandırıcılıkta şüphelinin banka hesaplarına ve taşınmazlarına CMK 128 uyarınca el konulabilir; nitelikli dolandırıcılıkta iletişimin tespiti (CMK 135) ve teknik araçlarla izleme (CMK 140) de mümkündür. Dolandırıcılıkta kullanıldığı tespit edilen mobil hattın bağlantısı, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle kesilir (5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 60. maddesi).

Dolandırıcılık cezası ertelenir mi, paraya çevrilir mi, HAGB verilir mi?

Bu olanaklar mahkemenin sonunda belirlediği ceza süresine bağlıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve erteleme için ceza iki yıl veya daha az olmalıdır (CMK 231/5, TCK 51/1); fiil sırasında on sekiz yaşından küçük veya altmış beş yaşını bitirmiş kişide erteleme sınırı üç yıldır. Hapsin adli para cezasına çevrilmesi için ise ceza bir yıl veya daha az olmalıdır (TCK 49/2 ve 50). Basit dolandırıcılıkta alt sınır bir yıl olduğundan üç olanak da açıktır; örneğin alt sınırdan verilen bir yıllık ceza, TCK 62’deki takdiri indirimle on aya iner ve adli para cezasına çevrilebilir.

Nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır üç, bazı bentlerde dört yıl olduğundan bu olanaklar ancak ceza indirimlerle iki yıl veya daha aza inerse doğar. Etkin pişmanlık, suçun teşebbüs aşamasında kalması, fiil sırasında on sekiz yaşından küçük olma veya TCK 158/4’teki hesap kullandırma indirimi bu sonucu verebilir.

CMK 231, 7589 sayılı Kanun’la 31 Temmuz 2026’da değiştirildi. HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati gerekir. Mağdurun zararı da aynen iade, eski hâle getirme veya tazminle tamamen giderilmiş olmalıdır. Zarar hemen ödenemiyorsa beş yıllık denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir; denetim süresinde dava zamanaşımı durur. Erteleme kararı da zararın giderilmesi koşuluna bağlanabilir (TCK 51/2).

Mahkûmiyetin kamu görevi bakımından ağır sonucu vardır: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, cezanın süresine bakmaksızın ve affa uğramış olsa bile dolandırıcılıktan mahkûm olmayı memurluğa engel sayar. Hapis cezası infaz edilecekse hükümlü, iyi hâlli olmak şartıyla cezasının yarısını kurumda geçirince koşullu salıverilmeden yararlanabilir; suç örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmişse bu oran üçte ikidir (5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi).

Dolandırıcılık Suçu

Zarar giderilirse dolandırıcılık cezasında ne kadar indirim yapılır?

TCK 168’e göre fail, azmettiren veya yardım eden, kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verir veya tazmin ederek tamamen giderirse ceza üçte ikisine kadar indirilir. Zarar kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce giderilirse indirim yarısına kadardır. Kovuşturma evresi iddianamenin kabulüyle başlar.

Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık indirimi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Bankaya karşı işlenen kredi dolandırıcılığında kısmi ödeme yapılmışsa mahkeme, asıl mağdur olan bankanın bu ödemeye muvafakat edip etmediğini sorup TCK 168’in uygulanma imkânını hükümde tartışmalıdır (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 1 Nisan 2026, E. 2021/29911, K. 2026/3734).

Dolandırıcılık suçunda zamanaşımı ne kadardır?

Dava zamanaşımı basit dolandırıcılıkta sekiz yıl, nitelikli dolandırıcılıkta on beş yıldır (TCK 66). Süre suçun işlendiği gün, zincirleme suçta son suçun işlendiği gün başlar. Zamanaşımı hesabında dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâli de dikkate alınır.

Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklanması, iddianame düzenlenmesi veya sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser (TCK 67). Kesilmeyle süre en fazla yarısı kadar uzar; sekiz yıllık süre en çok on iki, on beş yıllık süre en çok yirmi iki buçuk yıla çıkar. TCK 159’daki hâlde dava zamanaşımı sekiz yıldır, ancak altı aylık şikâyet süresi geçmişse soruşturma yapılamaz.

Dolandırılan kişinin parası hesapta dondurulup iade edilebilir mi?

Evet, hızlı başvurulursa mümkündür. CMK 128/A, bilişim sistemi veya banka kullanılarak (158/1-f) ya da failin kendini kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtmasıyla (158/1-l) işlenen nitelikli dolandırıcılığa özel bir yol açar; aynı yol bilişim yoluyla hırsızlık (TCK 142/2-e) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK 245) şüphesinde de uygulanır. Bu suçlardan birinin makul şüphesi varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Bu süre içinde hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca varsa savcının yazılı emriyle hesaptaki paraya el konulabilir; paranın mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma sırasında sahibine iade edilir.

Bu nedenle para gönderdiyseniz önce bankanızı arayıp işlemi bildirin, ardından dolandırıcılık şikâyetini Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapın. Dilekçeye dekontu, alıcı IBAN’ını, yazışma ve arama kayıtlarını ekleyin.

Kovuşturma başlayınca mağdur ceza davasına katılma talebinde bulunabilir; katılan sıfatıyla delil sunar ve hükme karşı kanun yoluna başvurur. Zararın tazmini ise hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasıyla istenir. Banka güvenlik önlemlerini yeterince almamışsa dolandırıcılıkta bankanın sorumluluğu da gündeme gelir; bu davada tazminatı bankanın ve müşterinin kusur payı belirler.

Şüpheli olarak ifadeye çağrılan kişi susma hakkını kullanabilir ve ifadesini müdafi yardımıyla verebilir (CMK 147). Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde şüpheli, sanık veya mağdur bir ceza avukatı aracılığıyla temsil edilebilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp