Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

Dolandırıldım Ne Yapmalıyım ? Dolandırıcılık şikâyeti nereye yapılır? 2026

Dolandırıldım, ilk 1 saatte ne yapmalıyım?

Dolandırıldım diyorsanız, ilk 1 saat içindeki amaç yalnızca şikâyet etmek değil; aynı zamanda paranın izini sıcak tutmak, dijital delilleri bozmadan korumak ve hesabınızdan yeni işlem çıkmasını engellemektir. Bu nedenle ilk adım çoğu olayda banka ya da ödeme kuruluşunu derhal aramak olmalıdır. Özellikle havale, EFT, FAST, kartlı işlem, sanal pos, linkle ödeme veya uygulama içi transfer söz konusuysa “dolandırıcılık şüphesi” ibaresini açıkça kullanmanız, işlem referans numarasını bildirmeniz ve hesabınıza, kartınıza ya da mobil bankacılık erişiminize koruma tedbiri uygulanmasını istemeniz gerekir. Öte yandan, kart veya ödeme aracı sizden habersiz kullanıldıysa ödeme hizmeti sağlayıcısının yetkilendirilmemiş işlem bakımından ayrıca inceleme ve düzeltme yükümlülüğü de gündeme gelebilir.

Bu ilk saatte ikinci adım, kanıtları “silmeden” toplamaktır. Başka bir deyişle, ekran görüntüsü almak yeterlidir; fakat mesajı, ilanı, profil linkini, ödeme dekontunu, kargo yazışmasını, e-postayı, numarayı veya kullanıcı adını silmek doğru değildir. Instagram, WhatsApp ya da sahte e-ticaret sayfası üzerinden işlem yaptıysanız profil bağlantısı, ilan URL’si, kullanıcı adı, tarih-saat bilgisi, açıklama kısmı, IBAN, alıcı adı ve dekont birlikte saklanmalıdır. Delilin ham hâli ne kadar korunursa soruşturma bakımından o kadar işlevli olur. Dijital delilin sonradan değiştirilmeye açık olması, uygulamada ekran görüntüsünün yanında bütün konuşma akışının ve işlem kayıtlarının korunmasını önemli hâle getirir.

Üçüncü adım ise en yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına gecikmeden başvurmaktır. 5271 sayılı Kanun’un 158. maddesi uyarınca ihbar veya şikâyet savcılığa ya da kolluğa yapılabilir; ayrıca başvuru yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir. Görüldüğü üzere “önce banka mı, önce karakol mu?” ikilemi çoğu kez yapaydır; pratikte doğru sıra, önce para akışını durdurmaya çalışmak, ardından gecikmeksizin resmî başvuruyu yapmaktır. Bu iki süreç birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Dolandırıcılık şikâyeti nereye yapılır?

Dolandırıcılık şikâyeti kural olarak Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır. 5271 sayılı Kanun’un 158. maddesi bu konuda açık bir usul kuralı getirir ve başvurunun savcılığa ya da polis/jandarma gibi kolluk mercilerine yöneltilebileceğini söyler. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvurular da ilgili başsavcılığa gönderilir. Bu nedenle vatandaş bakımından esas mesele “yanlış kapıya gittim, hakkım yandı” değildir; asıl mesele, başvurunun somut, belgeli ve gecikmeden yapılmasıdır.

Bununla birlikte, şikâyet merciini seçerken olayın türü önem taşır. Banka hesabına para gönderilmesi, karttan çekim yapılması, sahte yatırım uygulaması, sosyal medya mağazası, linkle ödeme, sahte icra-uzlaştırma mesajı veya hesap ele geçirilmesi gibi olaylarda kolluk başvurusu delil tespiti bakımından pratik avantaj sağlayabilir. Savcılığa doğrudan verilen dilekçe ise daha sistematik bir anlatım ve ek klasörüyle ilerlemek isteyen kişiler için işlevlidir.

Bu noktada, “internetten ihbar yaptım, artık ayrıca başvuruya gerek yok” düşüncesi her zaman doğru değildir. Çevrim içi ihbar kanalları bazı olaylarda yararlı olmakla birlikte, özellikle para kaybı ve fail tespiti gereken dolandırıcılık dosyalarında kolluk veya savcılık başvurusu ana yoldur. Başka bir deyişle, dijital ihbar destekleyici olabilir; fakat banka dekontu, konuşma kayıtları ve kimlik bilgileriyle yapılmış resmî suç duyurusu soruşturmanın omurgasını oluşturur.

Dolandırıcılık şikayeti için hangi belgeler gerekir?

Dolandırıcılık şikâyetinde en önemli belge, iddianızı soyut olmaktan çıkaran her türlü kayıt ve işlem izidir. Bu nedenle “tek bir zorunlu evrak listesi” yoktur; olayın yöntemine göre değişen bir delil seti vardır. Banka transferi varsa dekont, alıcı IBAN, alıcı adı, tarih-saat ve açıklama kısmı; kartlı işlem varsa hesap özeti, işlem provizyonu, SMS doğrulama kayıtları ve bankaya yaptığınız itiraz başvurusu; sosyal medya olayı varsa profil linki, kullanıcı adı, ilan görselleri, konuşma ekran görüntüleri, kargo veya teslim vaatleri ve ödeme yönlendirmesi birlikte sunulmalıdır.

Kimlik ve iletişim bilgileri de önemlidir. Şikâyet dilekçenize T.C. kimlik numaranız, açık adresiniz, telefonunuz dilekçede yer almalıdır. Şüpheliye ilişkin olarak elinizde ne varsa eklenir: telefon numarası, kullanıcı adı, site adı, link, banka hesabı, şirket unvanı, vergi levhası görseli, sahte fatura, kargo etiketi veya size gönderilen ses kaydı dosyası gibi. Burada amaç, failin kim olduğunun kesin biçimde ispatı değil; soruşturmanın izleyeceği izleri çoğaltmaktır.

Bu noktada sık yapılan hata, delili sadeleştirmek adına konuşmaları silmek veya yalnızca birkaç ekran görüntüsü bırakmaktır. Oysa tam konuşma akışı, profilin görünür hâli, ödeme dekontunun ham çıktısı, bankadan alınan kayıt numarası ve platform içi şikâyet ekranı birlikte sunulduğunda soruşturma daha güçlü başlar. Başka bir deyişle, “çok belge verirsem karışır” endişesi yerine, belgeleri tarih sırasına koymak ve numaralandırmak daha doğrudur. Özellikle dijital delillerde bütünlük, tek tek parçaların toplamından daha değerlidir.

Dolandırıldım, paramı geri alabilir miyim?

Dolandırıldım, paramı geri alabilir miyim sorusunun dürüst cevabı şudur: Evet, mümkündür; fakat otomatik değildir. Ceza soruşturması failin tespiti ve cezalandırılması için yürür; para iadesi ise olayın türüne göre bankacılık itirazı, harcama itirazı, uzlaşma, el konulan paranın iadesi, hukuk davası veya icra yollarıyla gündeme gelebilir. Başka bir deyişle, suç duyurusunda bulunmanız çok önemlidir; ancak tek başına “para kesin döner” anlamına gelmez. Özellikle para henüz karşı hesapta duruyorsa, çekilmemişse veya kartlı sistem içinde itiraz süresi kaçırılmamışsa geri alma ihtimali fiilen artar.

Basit dolandırıcılık bakımından uzlaştırma süreci de ayrı bir ihtimaldir. Ancak burada önemli ayrım şudur: her dolandırıcılık olayı basit nitelikte olmayabilir. Bilişim sistemi, banka veya kredi kurumu, kamu görevlisi görünümü, sahte yatırım veya sosyal medya üzerinden örgütlü yapı gibi unsurlar varsa nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi gündeme gelebilir ve dosyanın seyri değişebilir.

Öte yandan kartlı ödemelerde bankaya yapılan harcama itirazı veya chargeback süreci, para geri dönüşü bakımından ceza dosyasından daha hızlı sonuç verebildiği için ayrıca önemlidir. Banka transferlerinde ise “geri almanın” anahtarı çoğu zaman çok hızlı bankacılık bildirimi ve sonrasında resmî şikâyettir. Bu nedenle ceza başvurusu, banka içi itiraz, BDDK/TCMB veya hakem heyeti başvuruları birbirini dışlayan değil, çoğu zaman paralel yürüyen yollardır.

Havale/EFT/FAST dolandırıcılığında iptal olur mu?

Havale, EFT veya FAST dolandırıcılığında en çok sorulan konu “gönderdiğim parayı tek tuşla iptal edebilir miyim?” sorusudur. Uygulamada cevap çoğu durumda hayırdır; çünkü transfer tamamlandıktan sonra işlem, özellikle FAST’ta anlık olarak sonuç doğurur. FAST sistemi zaten saniyeler içinde çalışan bir para transfer altyapısıdır. Bu nedenle klasik anlamda “iptal” ile “şüpheli işlem bildirimi üzerine geri çağırma, bloke veya iade talebi” birbirine karıştırılmamalıdır. Yani işlem gerçekleştikten sonra tek taraflı iptal çoğu zaman mümkün olmaz; fakat çok hızlı bildirim yapılırsa karşı kuruma iade/bloke talebi geçilebilir.

Bu noktada ilk yapılacak iş, bankayı arayıp transferin dolandırıcılık kapsamında yapıldığını açıkça bildirmektir. İşlem türü, tarih-saat, tutar, alıcı IBAN ve açıklama kısmı eksiksiz verilmeli; bankadan olay kayıt numarası alınmalıdır. Eğer para henüz karşı hesapta duruyor, çekilmiyor veya başka hesaba dağılmıyorsa, bankalar arası temas ve risk süreçleri fiilen sonuç verebilir. Bunun garantisi yoktur; fakat ilk saat içinde yapılan bildirim, birkaç gün sonra yapılan başvuruya göre çok daha anlamlıdır. Öte yandan TCMB düzenlemelerinde yetkilendirilmemiş veya hatalı ödeme işlemlerinde düzeltme ve iade yükümlülüğüne dair hükümler bulunduğundan, olayın gerçekten sizin onayınız dışında gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca önem taşır.

Başka bir deyişle, sizin iradenizle ama hile sonucu gönderdiğiniz para ile, hesabınız sizden habersiz kullanılarak çıkan para aynı hukuki zeminde değerlendirilmez. İlkinde dolandırıcılık soruşturması ve bankacılık koordinasyonu ağır basarken, ikincisinde yetkilendirilmemiş işlem hükümleri daha belirgin rol oynar. Bu ayrımı bankaya başvururken de açık kurmanız gerekir.

Kredi kartı dolandırıcılığı: harcama itirazı nasıl yapılır?

Kredi kartı dolandırıcılığı hâlinde ilk iş kartı kullanıma kapattırmak ve bankaya “işlem bana ait değildir” ya da “ürün/hizmet teslim edilmedi” bilgisini derhal vermektir. Burada iki ayrı katman vardır. Birincisi, kart güvenliği ve kartın yeniden kötüye kullanılmasının önlenmesidir. İkincisi ise hesap özetine ve işleme itiraz sürecidir. 5464 sayılı Kanun’da, kredi kartı ile yapılan işlemlere son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde kart çıkaran kuruluşa başvurmak suretiyle itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle hesap özeti size ulaştığında beklemek yerine hemen bankanın itiraz prosedürünü başlatmanız gerekir.

Ancak görüldüğü üzere, kredi kartı harcama itirazı yalnızca “ekstreye on gün içinde itiraz” meselesinden ibaret değildir. Kartlı ödeme sistemlerinde ayrıca ters ibraz/chargeback adı verilen ayrı bir operasyonel itiraz hattı bulunur. Siz bankanıza başvurursunuz; banka, itirazı kartlı sistem kuralları çerçevesinde işyerinin bankasına taşır. Dolayısıyla uygulamada bankanın sizden itiraz formu, teslim edilmeyen ürün bilgisi, sipariş numarası, satıcıyla yazışma, iptal talebi ve dekont istemesi olağandır.

Kredi kartı dolandırıcılığında başvuru dilekçesi veya banka formuna özellikle şu unsurların yazılması gerekir: işlem tarihi, tutarı, işyeri adı, neden itiraz ettiğiniz, kartın fiziksel olarak sizde olup olmadığı, SMS onay verip vermediğiniz ve bankayı ne zaman aradığınız. Eğer sorun sahte site, kopyalanmış kart bilgisi, iki kez çekim, iptal edilen aboneliğe rağmen tekrar tahsilat veya gönderilmeyen ürün ise bunu ayrı ayrı belirtmek gerekir. Başka bir deyişle, “ben yapmadım” cümlesi tek başına yeterli değildir; olay tipini doğru tarif etmek süreci hızlandırır.

Chargeback (ters ibraz) nedir, ne zaman işe yarar?

Chargeback, kartlı ödemelerde tüketicinin bankası üzerinden başlatılan ve işleme itirazın işyerinin bankasına kadar taşındığı ters ibraz mekanizmasıdır. BKM’nin kartlı ödeme kuralları içinde bu süreç açıkça “Chargeback (ters ibraz)” olarak adlandırılmakta ve kart hamilinin itirazını kart çıkaran finansal kuruluşa iletmesiyle başladığı belirtilmektedir. Bu nedenle chargeback, doğrudan satıcıya yazılan bir iade talebi değil; bankalar arası işleyen kurallı bir uyuşmazlık yoludur.

Ne zaman işe yarar sorusunun cevabı, en çok şu durumlarda ortaya çıkar: ürün gelmemesi, hizmetin hiç sunulmaması, sahte veya kusurlu ürün, yanlış tutar, mükerrer çekim, iptal edilmiş aboneliğe rağmen tahsilat, kart sahibinin bilgisi dışında işlem yapılması. Visa’nın kart sahiplerine yönelik açıklamasında da harcama itirazının ürün veya hizmetin alınamaması, kusurlu ürün, yanlış ücretlendirme veya iptal edilmiş aboneliğe rağmen çekim gibi hâllerde gündeme gelebileceği belirtilmektedir. Ancak aynı açıklamada bunun mutlak ve her olayda işletilecek kanuni iade garantisi olmadığı, kartınızı çıkaran bankayla görüşmeniz gerektiği de vurgulanır.

Süre bakımından da önemli bir ayrım vardır. BKM kılavuzunda, itiraz süresinin nedenine göre değiştiği; bazı itirazlarda beklenen teslim tarihinden, bazılarında iade belge tarihinden, diğerlerinde işlemin karta yansıma tarihinden itibaren genel olarak en fazla 120 gün; hiçbir koşulda ise 540 günü aşmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle ekstre itiraz süresiyle chargeback süresini birbirine karıştırmamak gerekir. Başka bir deyişle, kartlı sistem itirazı bazı olaylarda daha geniş bir zaman penceresi sunabilir; ama bunun işletilmesi yine bankaya zamanında ve belgeli başvuruya bağlıdır.

E-Devlet’ten ihbar/şikâyet hangi durumlarda işe yarar?

E-Devlet üzerinden yapılan ihbar ve şikâyetler bazı durumlarda oldukça işe yarar; fakat hangi amaçla kullanıldıkları doğru anlaşılmalıdır. Örneğin bankacılık kuruluşuyla yaşadığınız uyuşmazlıkta, önce bankaya başvurup sonuç alamadıysanız BDDK’nın e-şikâyet veya e-Devlet şikâyet başvuru kanalı devreye girebilir. BDDK’nın kendi açıklamasında da daha hızlı sonuç için öncelikle bankaya başvurulması, sonuç alınamazsa e-şikâyet sisteminin kullanılması gerektiği belirtilmektedir. Bu, özellikle bankanın başvurunuzu işlememesi, kart/hesap güvenliği taleplerinize cevap vermemesi veya tutar iadesi dışındaki bankacılık şikâyetlerinde önemlidir.

BTK’nın e-Devlet üzerinden sunduğu internet ihbar hizmeti ise internette karşılaşılan suç unsuru barındıran içerikler bakımından işlevlidir. Yani sahte sayfa, yasa dışı içerik, belirli bağlantılar veya internet ortamındaki ihlal niteliğindeki içeriklere ilişkin ihbar için düşünülebilir. Fakat para gönderdiğiniz, dolandırıcıyla yazıştığınız ve banka hareketi bulunan olaylarda tek başına yeterli olmaz. Çünkü burada içerik bildiriminden fazlası, yani fail araştırması, hesap hareketi incelemesi ve soruşturma işlemleri gerekir.

CİMER hattı ise daha çok idari başvuru ve yönlendirme işlevi görür. Bu nedenle acil para kurtarma ihtimali olan ilk saatlerde CİMER birinci araç değildir. Başka bir deyişle, e-Devlet kanalları destekleyici ve tamamlayıcıdır; doğrudan suç soruşturmasının yerine geçen tek kapı değildir. İlk sıcak aşamada banka, kolluk ve savcılık daha merkezi rol oynar.

“Uzlaşma dosyanız var” SMS’i gerçek mi?

“Uzlaşma dosyanız var” şeklindeki SMS her zaman sahte değildir; çünkü UYAP SMS Bilgi Sistemi gerçekten vardır ve adli dosyalara ilişkin belirli bilgilendirmeler resmî sistem üzerinden gönderilebilir. Ayrıca UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosya ve evrak doğrulama gibi imkânlar da bulunmaktadır. Bu nedenle ilk refleks, mesajı görünce paniğe kapılmak değil; dosyanın gerçekten tarafı olup olmadığınızı resmî kanallardan kontrol etmektir.

Bununla birlikte dolandırıcılık bakımından kırmızı bayraklar çok nettir. Rastgele GSM numarası, WhatsApp hattı, aynı gün ödeme baskısı, kişisel hesaba para isteme, “hemen aramazsanız dosya kapanır/açılır” şeklinde korkutma dili ve ekli sahte belge görüntüleri güçlü şüphe nedenidir. Uzlaştırma süreci resmî bir ceza muhakemesi kurumudur; tarafların kabulü, uzlaştırma bürosu ve usul kuralları çerçevesinde yürür.

Başka bir deyişle, gerçek bir uzlaştırma ihtimali ancak dosya varlığı, taraf sıfatı ve resmî teyit ile anlaşılır. Yalnızca SMS metnine bakarak para göndermek son derece risklidir. Şüpheli bir mesaj aldıysanız UYAP Vatandaş Portal, adliye santral teyidi veya mevcut dosyanız varsa resmî dosya sorgusu üzerinden kontrol etmeniz gerekir; mesajdaki numarayı arayıp pazarlık yapmak doğru değildir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top