Kilometresi düşürülmüş araç, gösterge veya elektronik kayıtlarında yer alan kullanım mesafesi gerçeğe aykırı biçimde azaltılmış ikinci el araçtır. Bu müdahale aracın piyasa değerini, bakım ihtiyacını ve alıcının satın alma kararını doğrudan etkileyebilir. Sorun satıştan sonra ortaya çıktığında alıcının başvuracağı hükümler, aracı galeriden mi yoksa ticari amaçla hareket etmeyen bireysel bir satıcıdan mı aldığına göre değişir.
Galeri ile tüketici arasındaki satışta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; bireysel satışta ise kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanır. İade, bedel indirimi veya tazminat talebinin kabulü otomatik değildir. Aracın teslim anında ayıplı olması, kilometre bilgisinin satış kararına etkisi, deliller, bildirim ve süreler birlikte incelenir. Aşağıda kilometresi düşürülmüş araç alan kişinin hakları ile satıcının hukukî ve cezai sorumluluğu güncel düzenlemeler çerçevesinde ele alınmaktadır.
Kilometresi Düşürülmüş Araç Gizli Ayıp Sayılır mı?
Kilometresi düşürülmüş araç, alıcıya açıklanmayan müdahale olağan incelemeyle fark edilemiyorsa kural olarak gizli ayıp niteliğindedir. Gizli ayıp, teslim sırasında mevcut olduğu hâlde makul bir gözden geçirmeyle belirlenemeyen ve malın değerini veya beklenen faydasını önemli ölçüde azaltan eksikliktir. Aracın gerçek kullanım mesafesi; satış değeri, parça ömrü ve bakım planı üzerinde etkili olduğundan, gösterilen kilometrenin gerçeği yansıtmaması basit bir kayıt farklılığından ibaret değildir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesi uyarınca satıcı, bildirdiği niteliklerin araçta bulunmamasından ve aracın değerini ya da beklenen faydayı azaltan maddi veya ekonomik ayıplardan sorumludur. İlgili hüküm, satıcının ayıbı bilmemesi hâlinde de sorumluluğun devam edeceğini açıkça düzenler. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.10.2022 tarihli, E. 2022/6482 ve K. 2022/8092 sayılı kararında da kilometresi düşürülmüş araç yönünden satıcının müdahaleyi bilmemesinin ayıptan doğan sorumluluğu ortadan kaldırmadığı kabul edilmiştir.
Araç bir galeriden veya mesleki amaçla hareket eden başka bir satıcıdan alınmışsa 6502 sayılı Kanun’un 8. maddesindeki ayıplı mal tanımı uygulanır. İlanda, mesajlarda ya da satış görüşmesinde bildirilen kilometrenin gerçeğe aykırı olması sözleşmeye aykırılık oluşturabilir. Bu konudaki ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu değerlendirilirken satış öncesi açıklamalar da dikkate alınır.
Öte yandan alıcı, kilometre müdahalesini satıştan önce açıkça biliyor ve aracı bu durumla birlikte kabul ediyorsa aynı ayıba dayanması güçleşir. Noter belgesindeki genel “mevcut hâliyle alındı” kaydı ise açıklanmamış gizli ayıbı her durumda ortadan kaldırmaz. Somut olayda alıcının gerçekten neyi bildiği ve satıcının hangi bilgiyi verdiği delillerle belirlenir. Hukukî ayıp sorumluluğu ile ceza sorumluluğu da ayrıdır; satıcının bilmemesi ilkini kendiliğinden kaldırmasa da ceza sorumluluğu için kast ayrıca araştırılır.
Kilometre farkının küçük veya büyük olduğuna ilişkin tek başına belirleyici bir yasal oran yoktur. Esas olan, gerçeğe aykırılığın aracın değerine ve alıcının makul satın alma kararına somut etkisidir.
Galeri ve Bireysel Satıcının Sorumluluğu Farklı mı?
Galeri ve bireysel satıcının sorumluluğu aynı temel ayıp sorunundan doğsa da uygulanacak kanun, ispat kuralları ve başvuru mercii farklı olabilir. Aracı ticari veya mesleki amaçla hareket eden galeriden alan kişi tüketici sıfatındaysa işlem 6502 sayılı Kanun kapsamındadır. Aracını ticari faaliyet dışında bir defaya mahsus satan kişiyle yapılan sözleşmede ise kural olarak Türk Borçlar Kanunu uygulanır. Tarafların ikisinin de ticari amaçla hareket etmesi durumunda ticari uyuşmazlığa ilişkin özel kurallar ayrıca değerlendirilir.
Tüketici satışında satıcı, aracı sözleşmeye uygun teslim etmekle yükümlüdür. Ayıbın teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkması hâlinde, 6502 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince ayıbın teslim tarihinde bulunduğu kabul edilir; bunun aksini satıcı ispatlamalıdır. Kilometre kayıtlarının niteliği ve müdahalenin zamanı bu karineyle bağdaşmıyorsa ayrıca teknik inceleme gerekebilir. Bireysel satışta ise alıcı, aracın teslim anında ayıplı olduğunu ve gerekli bildirimleri yaptığını genel ispat kuralları çerçevesinde ortaya koyar.
Her iki satış türünde de “kilometreyi ben düşürmedim” savunması tek başına ayıp sorumluluğunu sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesi satıcının ayıbı bilmese dahi sorumlu olduğunu düzenler. Bununla birlikte müdahaleden habersiz satıcının cezai sorumluluğu ile alıcıya karşı sözleşmesel sorumluluğu aynı değildir. Alıcının talebini karşılayan satıcı da şartları varsa kendisine aracı satan önceki kişiye başvurmayı değerlendirebilir.
Satış öncesi ekspertiz raporu bulunması galeriyi veya bireysel satıcıyı otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz. Raporun kapsamı, kilometre geçmişini inceleyip incelemediği ve teknik olarak hangi tespitlerin yapılabildiği önemlidir. Gerçeği yansıtmayan rapor nedeniyle ekspertiz işletmesinin ayrıca sorumluluğu doğabilir; fakat bu, satıcıya yöneltilecek talebin yerine geçen otomatik bir sonuç değildir. Galeri satışında görev, parasal sınır ve başvuru sırası için tüketici uyuşmazlıklarının kapsamı doğru belirlenmelidir.
Satış belgesinde “galeri” ibaresinin bulunmaması da tek başına tüketici hukukunu dışlamaz. Satıcının işlemi hangi amaçla ve mesleki faaliyeti kapsamında yaptığı somut duruma göre belirlenir.
Alıcı İade, Bedel İndirimi veya Tazminat İsteyebilir mi?
Kilometresi düşürülmüş araç alan kişi, ayıp şartları oluşmuşsa sözleşmeden dönerek aracı iade etmeyi, aracı elinde tutup satış bedelinden indirim yapılmasını, ücretsiz onarımı veya imkân varsa ayıpsız benzeriyle değişimi isteyebilir. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi tüketiciye; Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesi ise genel satış ilişkilerinde alıcıya bu seçimlik hakları tanır. İkinci el araçların çoğu kendine özgü yaş, kullanım ve hasar geçmişine sahip olduğundan ayıpsız misliyle değişim her olayda fiilen mümkün olmayabilir.
Kilometre müdahalesi yalnızca göstergeyi düzeltmekle giderilebilen bir sorun değildir. Aracın geçmiş kullanım miktarı ve buna bağlı değer kaybı değişmeyeceğinden, uygulamada iade veya ayıp oranında bedel indirimi talepleri öne çıkabilir. Ancak hangi hakkın uygun olduğu; kilometre farkının niteliği, aracın ayıpsız ve ayıplı piyasa değerleri, alıcının aracı kullanma biçimi ve hakkaniyet dikkate alınarak belirlenir. Sözleşmeden dönmenin somut olay bakımından ölçüsüz olması hâlinde mahkeme bedel indirimine veya onarıma karar verebilir.
Alıcı seçimlik hakkıyla birlikte, ayıpla uygun illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) bulunan zararlarını da talep edebilir. Zorunlu ekspertiz ve tespit giderleri, noter ve devir masrafları ile ayıp nedeniyle doğrudan oluşan diğer kayıplar somut belgeye dayanmalı; aynı zarar iki kez istenmemelidir. Tazminatın türü ve satıcının kusurunun aranıp aranmayacağı, talebin dayandığı kanun hükmüne göre ayrı ayrı incelenir. Ayıplı araçta seçimlik haklar birlikte değil, birbiriyle çelişmeyecek biçimde kurulmalıdır.
İade isteyen alıcının aracı satmaması, esaslı biçimde değiştirmemesi ve mevcut kilometre ile kullanım durumunu kayıt altında tutması önem taşır. Zorunlu kullanım hakkı otomatik olarak düşürmez; ancak uzun süreli veya yoğun kullanım iade hesabını ve delil değerlendirmesini etkileyebilir. Bu nedenle seçilen hak, satıcıya açık ve yazılı biçimde bildirilerek aracın incelemeye hazır tutulması gerekir.
Seçimlik hak belirlendikten sonra bunun gelişigüzel değiştirilmesi usul ve dürüstlük kuralı bakımından sorun yaratabilir. Talebin aracın gerçek değer kaybını karşılayıp karşılamadığı önceden teknik verilerle değerlendirilmelidir.
Kilometre Düşürme Hangi Belgelerle Kanıtlanır?
Kilometre düşürme iddiasında tek bir ekran görüntüsüne dayanmak yerine aracın farklı tarihlerdeki kayıtlarını bir zaman çizgisi hâlinde karşılaştırmak gerekir. En güçlü başlangıç belgeleri; satış sözleşmesi ve noter belgesi, ödeme kayıtları, satış ilanı, taraflar arasındaki mesajlar, teslim tarihindeki gösterge fotoğrafı ve varsa ekspertiz raporudur. İlanda “orijinal kilometre” gibi açık bir beyan bulunması, bildirilen nitelikle teslim edilen araç arasındaki farkın ispatında önem taşıyabilir.
Resmî geçmiş kayıtları bakımından e-Devlet’teki PTTbank Araç Kilometre Sorgulama hizmeti ile TÜVTÜRK Muayene Durum Sorgulama hizmetinden yararlanılabilir. Araç muayene raporları, yetkili veya özel servis bakım kayıtları ve tarihli faturalar da önceki kilometre verilerini gösterebilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin hasar ve parça sorguları araç geçmişini destekleyebilir; ancak hasar kaydı tek başına kilometre düşürüldüğünü kanıtlamaz.
Teknik incelemede gösterge panelinin yanı sıra aracın marka ve modeline göre motor kontrol ünitesi, şanzıman, ABS veya diğer elektronik modüllerdeki kayıtlar karşılaştırılabilir. Her araç aynı veriyi saklamadığından, özel ekspertiz raporunda kullanılan cihazın, incelenen modüllerin ve tespit yönteminin açıkça belirtilmesi gerekir. Özel rapor önemli bir başlangıç delili olsa da mahkemeyi tek başına bağlamaz; uyuşmazlıkta bilirkişi incelemesi yapılabilir. Bu nedenle ayıplı araçta belge ve teknik tespit birbirini tamamlayan kayıtlarla kurulmalıdır.
Aracın tamir edilmesi, elektronik kayıtlarının sıfırlanması veya üçüncü kişiye devredilmesi delili değiştirebilecekse dava öncesi delil tespiti değerlendirilebilir. İlanın bağlantısı yanında tarihli ekran görüntüsü, satıcının kimliği ve ilan numarası saklanmalı; mesajların yalnızca seçilmiş bölümleri değil bütünlüğü korunmalıdır. Belgelerde şasi numarasının araçla eşleşmesi de kontrol edilmelidir. Böylece gerçek kilometre, müdahalenin yaklaşık zamanı ve ayıbın teslimden önce mevcut olup olmadığı daha sağlıklı incelenebilir.
Servis veya muayene kayıtları arasında çelişki bulunması hâlinde kayıtların kaynağı ve düzenlenme tarihi doğrulanmalıdır. Tek bir hatalı veri yerine birbirini izleyen tutarlı kayıtların bulunması ispat gücünü artırır.
Satıcıya Bildirim ve Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Kilometre farkı öğrenildiğinde önce deliller korunmalı, ardından talep gecikmeden satıcıya yazılı olarak bildirilmelidir. Bildirimde aracın plaka ve şasi bilgisi, satış ve teslim tarihi, tespit edilen kilometre çelişkisi, dayanak belgeler ve seçilen hak açıkça belirtilmelidir. Noter ihtarnamesi her durumda geçerlilik şartı değildir; buna rağmen bildirimin içeriğini ve ulaştığı tarihi ispatlamayı kolaylaştırabilir. E-posta, kayıtlı elektronik posta veya doğrulanabilir mesajlar da somut olayın şartlarına göre delil olabilir.
Bireysel satışlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi, olağan incelemeyle belirlenemeyen gizli ayıbın öğrenilince hemen satıcıya bildirilmesini öngörür. Ağır kusurlu satıcı veya satıcılığı meslek edinmiş kişinin bilmesi gereken ayıplar bakımından aynı Kanun’un 225. maddesi özel sonuç bağlar. Tüketici satışlarında ise 6502 sayılı Kanun’da bu nitelikte kısa bir ayıp bildirimi külfeti düzenlenmemiştir. Yine de uyuşmazlığın büyümemesi ve delil güvenliği için tüketicinin de gecikmeden yazılı bildirim yapması isabetlidir.
Başvuru yolu, istenen para veya hakkın uyuşmazlık değerine göre belirlenir; aracın toplam satış fiyatı her zaman tek başına ölçüt değildir. Ticaret Bakanlığının 2026 yılı parasal sınır açıklamasına göre 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıkları il veya ilçe tüketici hakem heyetine götürülür. Bu kapsamdaki başvurularda dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Sınırın dışında kalan ve tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda ise 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur.
Bireysel ve ticari olmayan araç satışından doğan genel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kural olarak zorunlu değildir; taraflar isteğe bağlı olarak başvurabilir. Her iki durumda da arabuluculuk, delil toplama veya bilirkişi incelemesinin yerine geçmez. Tüketici hakem heyeti ve arabuluculuk sırası yanlış kurulursa görev veya dava şartı sorunları ortaya çıkabilir.
Arabuluculuk görüşmesinde anlaşma düşünülüyorsa araç ve satış bedelinin ne zaman, nerede ve hangi masraflarla iade edileceği açıkça yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler yeni uyuşmazlıklara yol açabilir.
Dava Nerede, Kime Karşı ve Hangi Sürede Açılır?
Kilometresi düşürülmüş araç nedeniyle açılacak dava kural olarak satış sözleşmesindeki satıcıya yöneltilir. Müdahaleyi önceki malik yapmış olsa bile alıcının doğrudan sözleşmesel muhatabı mevcut satıcıdır. Önceki malik, ekspertiz işletmesi veya satışa aracılık eden kişi ancak kendi fiili ve hukuki sorumluluk şartları oluşmuşsa ayrıca davalı olabilir; araç geçmişinde adının bulunması tek başına yeterli değildir. Satıcının önceki satıcıya yöneltebileceği talep de alıcının davasından ayrı değerlendirilir.
Galeri ile tüketici arasındaki uyuşmazlıkta, 2026 yılı parasal sınırına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi görevlidir. 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabileceğini düzenler. Ticari amaç taşımayan iki kişi arasındaki bireysel satışta görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; yetki ise davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri gibi genel kurallara göre belirlenir. Ticari satışlarda görev ve zorunlu arabuluculuk yönünden ayrıca inceleme gerekir.
Süre konusunda “ayıbı öğrendiğim gün iki yıl yeniden başlar” düşüncesi doğru değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 231. maddesi, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile davaların teslimden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrayacağını; satıcının ağır kusurlu olması hâlinde bu süreden yararlanamayacağını belirtir. Tüketici satışında 6502 sayılı Kanun’un 12. maddesi de kural olarak teslimden başlayan iki yıllık süreyi düzenler. İkinci el tüketici satışlarında sözleşmeyle belirlenen sorumluluk süresi bir yıldan az olamaz; ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse anılan kısa zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Bu istisnalar her dosyada kendiliğinden kabul edilmez; ağır kusur veya hile somut delillerle ortaya konulmalıdır. Süre dolmadan doğru merciye başvurmak, seçimlik hakkı ve tazminat kalemlerini açıkça göstermek gerekir. Ayıplı araçta başvuru mercii belirlenirken satıcının sıfatı, talep değeri ve teslim tarihi birlikte incelenmelidir.
Yanlış mahkemeye başvuru zaman ve gider kaybı doğurabileceğinden, dava öncesinde noter satış kaydı, tarafların sıfatı ve talep sonucu birlikte kontrol edilmelidir.
Kilometre Düşürmenin Hukuki ve Cezai Sonuçları
Kilometre düşürmenin hukukî sonucu, aracın sözleşmeye aykırı ve ayıplı teslim edilmesinden doğar. Alıcı satıcıya karşı iade, bedel indirimi, mümkünse onarım veya değişim ile şartları oluştuğunda tazminat talebinde bulunabilir. Satıcının müdahaleyi bizzat yapmamış ya da önceki sahibin fiilinden habersiz olması, Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesindeki ayıp sorumluluğunu tek başına kaldırmaz. Bununla birlikte satıcı, alıcıya karşı sorumluluğunu yerine getirdikten sonra kendisine aracı satan kişiye veya müdahaleyi gerçekleştiren kişiye şartları varsa başvurabilir.
Ceza sorumluluğu ise otomatik değildir. Gerçek kilometrenin kasıtlı olarak azaltılması, bu durumun alıcıdan gizlenmesi, hileli davranışla alıcının yanıltılması, zarar ve haksız yarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddeleri kapsamında dolandırıcılık veya olayın yöntemine göre nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi yapılabilir. Her kilometre uyuşmazlığı kendiliğinden ceza suçu sayılmaz. Özellikle aracın kilometresinin daha önce düşürüldüğünü bilmeyen satıcı bakımından kast(niyet/irade) bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.
Şüpheyi destekleyen somut deliller varsa Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvuru yapılabilir. Satış ilanı, yazışmalar, ödeme belgesi, muayene ve servis geçmişi, teknik raporlar ile aracı kimin ne zaman kullandığını gösteren kayıtlar başvuruya eklenmelidir. Dayanaksız biçimde belirli bir kişiyi suçlamak yerine tespit edilen maddi çelişkiler açıklanmalı ve soruşturma makamından araştırma istenmelidir.
Ceza şikâyeti yapılması satış bedelini kendiliğinden geri getirmez ve tüketici hakem heyeti ya da hukuk davası süresini durdurduğu varsayılmamalıdır. Bedel iadesi, indirim ve tazminat için hukukî yol ayrıca ve süresinde izlenmelidir. Öte yandan ceza soruşturmasında elde edilen teknik bulgular hukuk uyuşmazlığındaki değerlendirmeyi etkileyebilir. Bu nedenle tüketici ve ceza hukuku yolları amaçları ve sonuçları bakımından birbirinden ayrılmalıdır.
Aracı inceleyen ekspertiz işletmesinin raporunun gerçeği yansıtmaması durumunda, hizmetin kapsamı ve kusur ayrıca araştırılır. Ekspertiz raporundaki her eksiklik ceza sorumluluğu doğurmaz; sözleşmesel veya tüketici hukukuna dayalı hizmet sorumluluğu farklı ölçütlere tabidir.
Kilometresi Düşürülmüş Araç Hakkında Sık Sorulan Sorular
Satıcı kilometrenin düşürüldüğünü bilmiyorsa araç iade edilebilir mi? Satıcının bilmemesi ayıptan doğan hukukî sorumluluğu tek başına kaldırmaz. Bununla birlikte iade talebinin kabulü için ayıbın teslim anında mevcut olması, alıcının satıştan önce bunu bilmemesi, sürelere uyulması ve dönmenin somut olay bakımından uygun bulunması gerekir. Ceza sorumluluğu bakımından ise satıcının kastı ayrıca incelenir.
Ekspertiz raporu temiz çıkmışsa alıcının hakları sona erer mi? Hayır. Standart ekspertiz her araçta geçmiş kilometre müdahalesini tespit edemeyebilir. Raporun kapsamı, incelenen elektronik modüller ve kilometre geçmişine ilişkin açık bir tespit içerip içermediği değerlendirilir. Eksik veya gerçeğe aykırı hizmet nedeniyle ekspertiz işletmesinin sorumluluğu da şartları varsa ayrıca gündeme gelebilir.
Noter satışında “aracı mevcut hâliyle aldım” yazması yeterli midir? Genel nitelikteki bu kayıt, alıcıdan gizlenen ve olağan incelemeyle anlaşılamayan kilometre müdahalesini her durumda kapsam dışı bırakmaz. Alıcının gerçek kilometreyi bildiği veya kendisine açıkça bildirildiği ispatlanırsa sonuç değişebilir. Ağır kusurlu satıcının sorumluluğunu kaldıran kayıtların geçerliliği ayrıca sınırlıdır.
Araç kullanılmaya devam edilirse iade hakkı kaybolur mu? Zorunlu ve ölçülü kullanım hakkı kendiliğinden sona erdirmez. Ancak artan kilometre, yeni hasar veya aracın esaslı biçimde değiştirilmesi iade hesabını ve delilleri etkileyebilir. Araç mevcut durumuyla kayda alınmalı, gereksiz kullanım ve devirden kaçınılmalıdır.
İki yıllık süre geçmişse hiçbir talep ileri sürülemez mi? Kural olarak süre teslimden başlar; fakat ağır kusur veya hileyle gizleme hâlinde satıcının kısa zamanaşımı süresinden yararlanıp yararlanamayacağı ayrıca incelenir. Bu istisna otomatik değildir ve delil gerektirir.
Ceza şikâyeti ile bedel iadesi birlikte istenebilir mi? Ceza soruşturması ile ayıplı araçtan doğan seçimlik haklar farklı amaçlara sahiptir. Şikâyet cezai sorumluluğu, hakem heyeti veya hukuk davası ise iade ve parasal talepleri konu alır. Somut olayın özelliklerine göre profesyonel hukuki değerlendirme gerekebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN

