Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? 2026 Güncel Başvuru ve Hesaplama Rehberi
Araç değer kaybı, trafik kazasında hasarlanan ve onarılan bir aracın kaza öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki piyasa değeri arasındaki azalmadır. Araç teknik olarak eski hâline getirilmiş olsa bile hasar kaydı, değişen parçalar, boya ve onarım işlemleri satış bedelini düşürebilir. Bu durumda oluşan gerçek zarar, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından ve şartları varsa diğer sorumlulardan talep edilebilir.
Bu rehber, önceki metindeki eski hesaplama formülü, kilometre sınırı, parça istisnaları ve 2024 yılına ilişkin açıklamalar güncellenerek hazırlanmıştır. Özellikle 12 Haziran 2026 tarihli düzenlemeyle yapılan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikler sonucunda, araç hasarı ve araç değer kaybı aynı ekspertiz süreci içinde değerlendirilmeye başlanmış; eski genel şart eklerindeki sabit hesaplama formülü yürürlükten kaldırılmıştır.
Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?
Araç değer kaybı almak için öncelikle kazaya ilişkin sorumluluğun ve araçta meydana gelen hasarın belgelendirilmesi gerekir. Talebin temelini, kazaya sebep olan aracın işleteni ve sürücüsünün hukuki sorumluluğu oluşturur. Zorunlu trafik sigortacısı ise sigortalısının hukuki sorumluluğunu poliçedeki maddi zarar teminat limitiyle sınırlı olarak karşılar. Talepte bulunan kişinin kazada kısmen kusurlu olması, başvuru hakkını tamamen ortadan kaldırmaz; hesaplanan tazminat kusur oranına göre indirilebilir.
Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, ruhsat, hasar dosyası ve onarım belgeleri hazırlanır.
Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısına yazılı veya kayıt oluşturulabilen elektronik kanaldan başvuru yapılır.
Ekspertiz sonucunda belirlenen değer kaybı ödenmez veya eksik ödenirse Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da görevli mahkemeye başvurulur.
1 Temmuz 2026’dan itibaren araç hasarı için yapılan başvuru, değer kaybı talebini de kapsar. Başka bir deyişle sigortacıya açılan maddi hasar dosyasında, görevlendirilen sigorta eksperinin değer kaybını da aynı rapor içinde hesaplaması gerekir. Bununla birlikte başvurunun kapsamı konusunda uyuşmazlık yaşanmaması için dilekçede araç değer kaybı talebinin açıkça yazılması ve başvurunun sigortacıya ulaştığının belgelendirilmesi önem taşır.
Kazadan hemen sonra delillerin korunması, sonraki hesaplamanın doğruluğunu doğrudan etkiler. Bu nedenle trafik kazası sonrası yapılması gerekenler kapsamında araçların ve hasarlı bölgelerin farklı açılardan fotoğraflanması, tutanağın eksiksiz düzenlenmesi ve servis işlemlerinin belgeli yürütülmesi gerekir. Araç değer kaybı, yalnızca onarım faturasındaki rakama göre değil, onarımın ikinci el piyasa değerinde yarattığı gerçek düşüşe göre belirlenir.
Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?
Araç değer kaybı başvurusu, kazada hukuken sorumlu olan aracın zorunlu trafik sigortacısına yapılır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi kapsamında, dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Başvurunun e-posta, kayıtlı elektronik posta, sigorta şirketinin çevrim içi hasar sistemi veya fiziki teslim yoluyla yapılması mümkündür; önemli olan başvurunun içeriğinin ve teslim tarihinin ispatlanabilmesidir.
Başvuru dosyasında kural olarak kaza tespit tutanağı veya kolluk tutanağı, araç ruhsatı, kazaya ve hasara ilişkin fotoğraflar, hasar dosya numarası, servis faturaları, parça ve işçilik belgeleri, kusur durumunu gösteren kayıtlar, kimlik ve banka hesap bilgileri yer almalıdır. Araç başka bir kişi adına kayıtlıysa hak sahipliğini gösteren belgeler; vekille işlem yapılıyorsa vekâletname de sunulur. Belgelerde eksiklik bulunması, değerlendirmeyi geciktirebilir veya zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının(sebep-sonuç ilişkisinin) ispatını zorlaştırabilir.
2026 düzenlemesi uyarınca başvuru sahibinin başvuru öncesinde ayrıca özel bir değer kaybı raporu hazırlatması zorunlu değildir. Hasar dosyasına atanan sigorta eksperinin araçtaki maddi hasarla birlikte değer kaybını da incelemesi ve aynı raporda göstermesi gerekir. Nihai ekspertiz raporunun sigorta şirketine ulaşmasını izleyen iş günü sonuna kadar hesaplanan değer kaybının hak sahibine yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla bildirilmesi öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin cevabının yetersiz olması veya trafik sigortası başvurusuna 15 gün içinde cevap verilmemesi hâlinde tahkim ya da dava yolu gündeme gelebilir. Buradaki 15 günlük süre, her başvurunun mutlaka ödeme ile sonuçlandırılacağı anlamına gelmez; başvuru sahibinin uyuşmazlığı yargısal bir mercie taşıyabilmesi bakımından önemlidir. Araç onarım giderleri ile değer kaybı birbirinden farklı zarar kalemleri olduğundan, araç hasar bedeli talebinin de ayrıca doğru şekilde belgelenmesi gerekir.
Sigorta Şirketi Olumsuz Cevap Verirse Ne Yapılmalı?
Sigorta şirketinin başvuruyu reddetmesi, talep edilenden daha düşük ödeme yapması veya 15 gün içinde cevap vermemesi hâlinde başvuru sahibi Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edebilir ya da görevli mahkemede dava açabilir. Aynı uyuşmazlığın hem tahkimde hem mahkemede eş zamanlı olarak takip edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle başvuru yolu seçilirken taraflar, uyuşmazlık tutarı, deliller ve sigortacının ret gerekçesi birlikte değerlendirilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilmek için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve cevabın olumsuz olduğunu ya da süresinde cevap verilmediğini gösteren belgelerin sunulması gerekir. Komisyona çevrim içi başvuru yapılabilir. Dosya önce raportör tarafından ön incelemeye tabi tutulur; uyuşmazlığın hakeme gönderilmesi hâlinde hakem veya hakem heyetinin kural olarak dört ay içinde karar vermesi gerekir. Tarafların yazılı muvafakatiyle bu süre uzatılabilir.
Dava yolunun seçilmesi hâlinde görevli mahkeme, davanın yalnızca sigorta şirketine mi yoksa işleten, araç sahibi ve sürücü gibi diğer sorumlulara da mı yöneltildiğine göre değişebilir. Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davaları uygulamada ticari dava niteliğinde değerlendirilmekte ve dava öncesinde zorunlu arabuluculuk şartı gündeme gelmektedir. Yalnızca tacir olmayan sürücü veya işletene yöneltilen uyuşmazlıklarda ise görev değerlendirmesi farklılaşabilir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması, kalan zararın talep edilmesine her durumda engel değildir. Ancak ödeme sırasında imzalanan ibraname, feragat veya sulh belgesinin içeriği dikkatle incelenmelidir. Ödemenin “kısmi ödeme” olduğu ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu açıkça belirtilmemişse sonraki talep bakımından uyuşmazlık doğabilir. Sigorta Tahkim başvuru süreci değerlendirilirken ret yazısı, ekspertiz raporu ve sigorta ödeme dökümünün birlikte incelenmesi gerekir.
Araç Değer Kaybı Başvurusu Kime Yapılır?
Araç değer kaybı başvurusu öncelikle kazaya kusuruyla sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yapılır. Trafik sigortası, sigortalı aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen doğrudan maddi zararları, poliçe tarihinde geçerli teminat limiti içinde karşılar. Bu nedenle başvuruda karşı aracın plaka ve poliçe bilgileri, kaza tarihi, hasar dosyası ve talep edilen zarar kalemi açıkça gösterilmelidir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Gerçek araç değer kaybının poliçe limitini aşması, zararın teminat dışında kalması veya poliçenin geçerli olmaması gibi hâllerde; şartları oluştuğu ölçüde araç işleteni, araç sahibi ve kusurlu sürücüye de başvurulabilir. Sürücü ile işletenin sorumluluğunun hukuki dayanakları aynı değildir. Bu nedenle her kişinin yalnızca kazaya karışmış olması, otomatik olarak aynı kapsamda sorumlu tutulacağı anlamına gelmez.
Başvuru sahibinin kısmen kusurlu olması hâlinde, kusura karşılık gelen bölüm tazminattan düşülür. Örneğin zarar gören sürücüye belirli bir kusur atfedilmişse sigortacı, sigortalısının sorumluluğuna karşılık gelen oranla sınırlı ödeme yapar. Talep sahibinin kazada tamamen kusurlu olduğu belirlenirse diğer aracın trafik sigortasından araç değer kaybı talep edilemez.
Araç değer kaybı ile aracın tamirde kaldığı dönemde kullanılamamasından doğan zarar aynı değildir. Araçtan yoksun kalma veya ikame araç gideri, dolaylı zarar niteliği nedeniyle zorunlu trafik sigortası teminatı dışında değerlendirilebilir ve doğrudan sorumlu kişilere yöneltilebilir. Bu ayrım, araç mahrumiyet tazminatı bakımından ayrıca önem taşır.
Görüldüğü üzere araç değer kaybı parası yalnızca “karşı tarafın sigortasından” alınan standart bir ödeme değildir. Öncelikle kazadaki hukuki sorumluluk, kusur oranı, sigorta teminatının kapsamı ve gerçek piyasa zararı belirlenir. Zorunlu trafik sigortasının değer kaybını maddi zarar teminatı içinde karşıladığı, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren güncel Genel Şartlarda açıkça düzenlenmiştir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Araç değer kaybı hesaplaması, aracın yalnızca onarım masrafı üzerinden yapılmaz. Esas alınması gereken zarar, aracın kaza öncesindeki ikinci el satış değeri ile usulüne uygun şekilde onarıldıktan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farktır. Bir parçanın pahalı olması mutlaka yüksek değer kaybı doğurmadığı gibi, onarım bedelinin düşük olması da ikinci el piyasasında değer kaybı oluşmadığını tek başına göstermez.
1 Temmuz 2026 itibarıyla ekspertiz incelemesinde özellikle şu üç veri grubu dikkate alınır:
Aracın marka, model, yaş, kilometre ve kullanım özellikleri,
Hasar gören parçalar, onarım yöntemi, değişim veya boya işlemleri ve önceki hasarlar,
Kaza öncesi piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki gerçek fark.
Güncel Genel Şartlar, değer kaybının sigorta eksperi tarafından bu kriterler dikkate alınarak belirlenmesini öngörmektedir. Bu nedenle aynı model ve yaştaki iki araçta benzer onarım yapılması, otomatik olarak aynı tazminatın çıkacağı anlamına gelmez. Araçlardan birinin daha önce aynı bölgeden hasarlı olması, kullanım yoğunluğu, kilometresi veya piyasa durumu sonucu değiştirebilir.
Hesaplanan brüt değer kaybından talep sahibinin kusuruna karşılık gelen bölüm indirilir. Ayrıca sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli maddi zarar teminat limitiyle sınırlıdır. Limitin üzerindeki gerçek zarar bakımından diğer sorumlulara başvuru gündeme gelebilir.
İnternet üzerinde yalnızca araç rayiç bedeli, hasar tutarı, yaş ve kilometre girilerek yapılan otomatik hesaplamalar kesin tazminat miktarını göstermez. Araç değer kaybı hesaplama araçları ancak yaklaşık bir ön değerlendirme sağlayabilir; ekspertiz incelemesinin ve ikinci el piyasa araştırmasının yerini tutmaz. Özellikle 1 Temmuz 2026’dan önce kullanılan katsayıların yeni dosyalara doğrudan uygulanması, güncel düzenlemeyle uyumlu değildir.
Araç Değer Kaybı Km ve Yaş Sınırı Var Mı?
Araç değer kaybı talebinde güncel mevzuata göre sabit bir kilometre veya araç yaşı üst sınırı bulunmamaktadır. Önceki dönemlerde kullanılan 165.000 kilometre sınırı ve benzeri katsayı esaslı kısıtlamalar güncel hesaplamanın bağlayıcı unsuru değildir. Aynı şekilde aracın 36 yaşından büyük olması nedeniyle talebin doğrudan reddedileceğine ilişkin genel bir hukuk kuralı da bulunmamaktadır.
Kilometre ve yaşın sınır olmaması, bu verilerin hesaplamada önemsiz olduğu anlamına gelmez. Yüksek kilometreli veya çok eski bir aracın kaza öncesindeki piyasa değeri ve alıcı beklentisi, yeni ve düşük kilometreli bir araca göre farklıdır. Bu nedenle aynı parçaları hasarlanan iki araçta farklı değer kaybı sonuçları ortaya çıkabilir. Güncel Genel Şartlar da eksperin araç yaşı, modeli, kilometresi ve kullanım özelliklerini hesaplamada dikkate almasını öngörmektedir.
Bazı eski araçlarda onarım sonrası ayrıca ölçülebilir bir piyasa düşüşü oluşmayabilir. Buna karşılık yaşı veya kilometresi yüksek olmasına rağmen koleksiyon değeri, özel donanımı, düşük üretim adedi ya da düzenli bakım geçmişi bulunan bir araçta gerçek değer kaybı meydana gelebilir. Sonuç, yalnızca takvim yaşı veya kilometre sayısına göre değil, kaza tarihindeki somut piyasa koşullarına göre belirlenmelidir.
Önceki hasarlar bakımından da benzer bir değerlendirme yapılır. Aracın geçmişte başka bir bölgesinin boyanmış olması, yeni kazada hasarlanan farklı bir parça yönünden değer kaybını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Aynı bölgedeki önceki hasar ise yeni kazanın oluşturduğu ek değer azalmasını düşürebilir veya bazı durumlarda tamamen ortadan kaldırabilir.
Bu nedenle araç değer kaybı şartları değerlendirilirken “kilometre sınırı kalktı, her araç mutlaka ödeme alır” biçiminde bir sonuca varılmamalıdır. Güncel yaklaşım, aracın yaşı ve kilometresini yasaklayıcı sınır olarak değil, piyasa değerini etkileyen hesaplama unsurları olarak kabul etmektedir.

Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü
Güncel düzenlemede herkes için uygulanacak tek bir sabit “yeni araç değer kaybı hesaplama formülü” bulunmamaktadır. Önceki Trafik Sigortası Genel Şartlarının ekinde; araç rayiç değeri, hasar boyutu ve kilometre katsayısı gibi verilerden oluşan standart bir hesaplama yöntemi yer almaktaydı. Ancak 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle Genel Şartların değer kaybı hesaplamasını düzenleyen Ek-1’i ve bağlantılı diğer ekleri kaldırılmış; değişiklik 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Bu nedenle “temel değer kaybı × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki eski formül güncel ve bağlayıcı hesaplama yöntemi olarak gösterilmemelidir. Aynı şekilde belirli bir hasar bedeline karşılık önceden belirlenmiş sabit bir tazminat rakamı verilmesi de doğru değildir. Örneğin yalnızca hasar kaydının belirli bir tutarda olması, aracın ikinci el değerinin mutlaka belirli bir miktar düşeceğini kanıtlamaz.
Yeni sistemde odak noktası gerçek piyasa zararıdır. Sigorta eksperi, aracın kaza tarihindeki özelliklerini, önceki hasar geçmişini, onarılan veya değiştirilen parçaları ve onarım sonrasındaki satış değerini birlikte inceler. Başka bir deyişle hesaplamanın amacı, soyut bir katsayı üretmek değil, somut aracın kazadan sonra piyasada uğradığı değer azalmasını belirlemektir.
Anayasa Mahkemesinin 29 Aralık 2022 tarihli kararıyla, değer kaybı hesabını belirli kanuni kriterlere ve idari düzenlemeye bağlayan bazı hükümler iptal edilmiştir. Güncel Genel Şart değişikliği de hesaplamayı sabit ek formüllerden çıkararak ekspertiz ve piyasa değeri karşılaştırmasına dayalı bir yapıya dönüştürmüştür.
Bu noktada araç değer kaybı rehberi incelenirken formül sonuçlarının değil, hasarın aracın satış değerine etkisinin esas alınması gerekir. Ekspertiz raporunda kullanılan emsal araçların gerçekten karşılaştırılabilir olması, ilan fiyatları ile gerçekleşebilir satış fiyatlarının ayrıştırılması ve önceki hasarların yeni kazaya ait zararla karıştırılmaması önem taşır.
Araç Değer Kaybı Alınamayacak Durumlar
Araç değer kaybı talebinin reddedilmesi için yalnızca aracın yaşlı, yüksek kilometreli veya belirli bir parçasının hasarlı olması yeterli değildir. Güncel sistemde temel soru, yeni kazanın araçta ispatlanabilir bir ikinci el piyasa değeri düşüşü oluşturup oluşturmadığıdır. Gerçek bir değer azalması yoksa veya azalma yeni kazayla ilişkilendirilemiyorsa tazminat talebi kabul edilmeyebilir.
Talebin karşılanmamasına yol açabilecek başlıca durumlar şunlardır: Talep sahibinin kazada tamamen kusurlu olması, hasarın başka bir olaydan kaynaklanması, aynı bölgede önceden bulunan hasar nedeniyle yeni kazanın ayrıca bir değer düşüşü oluşturmaması, zararın daha önce tamamen karşılanmış olması veya başvurunun zamanaşımına uğraması. Kısmi kusur ise hakkı tamamen kaldırmaz; tazminatta kusur oranında indirim yapılmasına neden olur.
Araç kaza sonucunda tam hasarlı sayılmış, trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmışsa klasik anlamda araç değer kaybından söz edilmez. Bu durumda araç onarılarak ikinci el piyasasına dönmediğinden uyuşmazlık, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ve varsa sovtaj bedeli üzerinden değerlendirilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindeki, zarar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçların değer kaybına ilişkin istisna Anayasa Mahkemesi tarafından yürürlükte bırakılmıştır.
Eski düzenlemelerde yer alan plastik tampon, cam, mekanik veya elektronik parça, yabancı plakalı araç ve bazı araç türlerine ilişkin kategorik değer kaybı dışlamaları, Genel Şart eklerinin 1 Temmuz 2026’da kaldırılması nedeniyle güncel kural olarak tekrarlanmamalıdır. Bununla birlikte bir parçanın artık kategorik olarak dışlanmaması, o parçadaki her hasarın mutlaka değer kaybı doğuracağı anlamına gelmez. Piyasa etkisi somut olarak belirlenmelidir.
Bu nedenle sigorta hukuku kapsamında teminat dışı hâller ile “zararın hiç oluşmaması” birbirinden ayrılmalıdır. Birincisinde zarar mevcut olsa bile sigorta teminatının kapsamı tartışılır; ikincisinde ise tazmin edilecek ekonomik kayıp bulunmamaktadır.
Araç Değer Kaybı Şartları Nelerdir?
Araç değer kaybı talep edilebilmesi için öncelikle trafik kazası sonucunda araçta maddi hasar meydana gelmiş olması ve bu hasarın aracın ikinci el değerini azaltması gerekir. Yalnızca kazaya karışılmış olması veya araç hakkında hasar dosyası açılması, değer kaybının otomatik olarak doğduğu anlamına gelmez. Hasar ile piyasa değerindeki azalma arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
Talepte bulunan araç sahibinin kazada tamamen kusurlu olmaması gerekir. Karşı tarafın sorumluluğu hangi orandaysa talep de kural olarak bu oranla sınırlı olur. Araç sahibinin kusursuz olması tam tazminat bakımından önem taşırken, kısmi kusur hakkı ortadan kaldırmaz. Ayrıca hasarın onarılabilir nitelikte olması ve aracın onarım sonrasında ikinci el piyasasına dönmesi, klasik değer kaybı değerlendirmesinin temelini oluşturur.
Kazaya, araca ve onarıma ilişkin delillerin korunması bir başka şarttır. Tutanak, fotoğraf, servis belgesi, değişen parça kaydı, fatura ve ekspertiz raporu olmadan zararın kapsamını ispatlamak güçleşir. Hasar gören parçanın daha önce onarılmış olması bütün araç yönünden başvuru hakkını otomatik olarak kaldırmaz. Ancak önceki hasar, yeni kazanın aynı parçada ne ölçüde ek değer kaybı meydana getirdiğini etkileyebilir.
Zamanaşımı bakımından “kazadan itibaren her durumda iki yıl” şeklindeki açıklama eksiktir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca maddi zarar talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl; her durumda kaza tarihinden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazaya neden olan fiil daha uzun ceza zamanaşımı süresine tabi bir suç oluşturuyorsa daha uzun süre uygulanabilir.
Sigorta şirketine başvuru, tahkim, arabuluculuk ve dava aşamalarının süreler üzerindeki etkisi ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle trafik kazası tazminat davası bakımından yalnızca iki yıllık süreye güvenilmemesi ve delillerin gecikmeden toplanması önem taşır.

Araç Değer Kaybı E-Devlet Üzerinden Yapılır Mı? Araç Değer Kaybı İçin Eksper Nasıl Atanır?
Araç değer kaybı tazminatının ödenmesine ilişkin asıl başvuru doğrudan e-Devlet üzerinden yapılmaz. Başvurunun, sorumlu aracın zorunlu trafik sigortacısına yazılı veya sigortacının kayıt oluşturulabilen elektronik kanalları üzerinden iletilmesi gerekir. E-Devlet, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemleri ve dijital ekspertiz altyapısı ise dosya sorgulama, kimlik doğrulama, eksper atama veya sürecin izlenmesi gibi yardımcı işlemlerde kullanılabilir.
31 Mart 2026 tarihli düzenleme uyarınca trafik sigortası kapsamındaki eksper atamaları EKSİST üzerinden sıra usulüyle yapılır. Sigorta şirketinin eksper ataması gereken hâllerde, gerekli belgelerin tamamlanmasından sonra atamanın bir iş günü içinde gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Araç hasarı için atanan eksper, değer kaybı hesabını da aynı rapora dâhil eder. Böylece hasar tespiti için ayrı, değer kaybı için ayrı rapor düzenlenmesi yerine tek ekspertiz raporu esas alınır.
Eksper, aracı inceleyerek hasarlı parçaları, onarım yöntemini, önceki hasarları ve piyasa değerini değerlendirir. Dosyanın rapor yazımına hazır hâle gelmesinden sonra trafik sigortası ekspertiz raporunun üç iş günü içinde tamamlanması öngörülmüştür. İncelemenin aracın bulunduğu il dışında yapılması gibi durumlarda fiziki inceleme süresi değişebilir.
Başvuru sahibi, sistemde ayrıca eksper ataması yapması gerektiği düşüncesiyle sigorta şirketine başvuruyu ihmal etmemelidir. 1 Temmuz 2026 sonrasında temel sistem, hasar dosyasına atanan eksperin değer kaybını kendiliğinden incelemesidir. Hasar dosyasında eksper atanmaması veya rapora itiraz edilmesi hâlinde kullanılabilecek yollar dosyanın durumuna göre değerlendirilir. Güncel uygulamadaki tek rapor sistemi, uygulama kaynaklarında da aynı yönde açıklanmaktadır.
Değer kaybı ve tahkim başvurusu bakımından ekspertiz raporunun, sigortacının bildirim yazısının ve varsa itirazların saklanması gerekir. Dijital ekrandaki başvuru numarası ve işlem kayıtları da teslim ve süre ispatı bakımından önem taşır.
Araç Pert Değeri Hesaplama
Pert veya tam hasar, aracın onarılmasından sonra ortaya çıkan değer kaybından farklı bir hukuki ve teknik durumdur. Araç değer kaybında araç onarılır ve kullanılmaya devam eder; zarar, onarıma rağmen ikinci el satış değerinde kalan azalmadır. Tam hasarda ise aracın onarımının ekonomik veya teknik açıdan uygun olmadığı kabul edilir ve zarar kaza tarihindeki araç rayiç değeri üzerinden değerlendirilir.
Bir aracın yalnızca hasar tutarının belirli bir yüzdeyi aşması nedeniyle her durumda pert sayılacağına ilişkin tek ve değişmez bir oran bulunmamaktadır. Eksper; aracın kaza tarihindeki rayiç değerini, onarım maliyetini, güvenli şekilde onarılabilir olup olmadığını, hasarın niteliğini ve hasarlı aracın sovtaj değerini birlikte inceler. Bu nedenle eski metinlerde geçen “yüzde 40 pert” veya “yüzde 70 ağır hasar” gibi ifadeler genel hukuk kuralı olarak kullanılmamalıdır.
Aracın tam hasarlı kabul edilmesi hâlinde iki temel ödeme yöntemi görülebilir. Hasarlı araç sigortacıya veya ihaleyi kazanan alıcıya bırakılırsa, poliçe şartları ve teminat limiti içinde kaza tarihindeki rayiç bedel ödenebilir. Araç sahibinde bırakılırsa belirlenen sovtaj bedeli rayiç değerden düşülerek kalan miktar ödenebilir. Rayiç ve sovtaj belirlemelerinin gerçek piyasa verilerine dayanması gerekir.
2026 Genel Şart değişikliğinde, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu belirlenen araçlar bakımından ödeme öncesinde tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” şerhi işlenmesine ilişkin düzenleme de yer almaktadır. Ayrıca zarar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan aracın değer kaybı talebi zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir. Bu araçlarda uyuşmazlık, değer kaybından çok tam hasar bedeli ve sovtaj hesabıyla ilgilidir.
Bu nedenle araç hasar farkı ve hasar bedeli ile araç değer kaybı birbirine karıştırılmamalıdır. Pert hâlinde ayrıca “onarım sonrası değer düşüşü” hesaplanarak ikinci bir tazminat istenmesi, aynı zararın iki kez karşılanması sonucunu doğurabilir.
Araç Değer Kaybı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tampon, cam, kapı, marşpiyel veya motor değişimi değer kaybına girer mi?
1 Temmuz 2026’dan sonra eski Genel Şart eklerindeki kategorik parça dışlamaları kaldırılmıştır. Bununla birlikte her parça değişimi otomatik olarak tazminat doğurmaz. Değişim veya onarımın aracın ikinci el piyasa değerini gerçekten düşürüp düşürmediği eksper tarafından değerlendirilir. Kaporta ve taşıyıcı parçalardaki işlemler çoğu araçta piyasa bakımından daha belirgin olabilir; ancak sonuç somut araca göre değişir.
Değer kaybı için ayrı eksper raporu şart mı?
Başvuru sahibinin sigortacıya müracaat etmeden önce özel rapor alması zorunlu değildir. Yeni sistemde araç hasarını inceleyen sigorta eksperinin değer kaybını da aynı rapora eklemesi gerekir. Başvuru sahibi rapordaki piyasa değerlerine, önceki hasar değerlendirmesine veya hasarlı parça tespitine itiraz edebilir.
Araç değer kaybı avukatsız alınabilir mi?
Evet. Araç sahibi sigorta şirketine ve Sigorta Tahkim Komisyonuna şahsen başvurabilir. Ancak kusur, teminat, zamanaşımı, ibraname veya ekspertiz hesabı konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde hukuki destek alınması değerlendirilebilir.
Araç değer kaybı kaç günde sonuçlanır?
Sigortacıya yapılan trafik sigortası başvurusuna 15 gün içinde tatmin edici cevap verilmemesi hâlinde tahkim veya dava yoluna gidilebilir. Tahkimde ön inceleme süresi en fazla 15 gün, hakem karar süresi ise kural olarak dört aydır. Bu süreler dosyanın mutlaka belirtilen günde ödeme ile kapanacağı anlamına gelmez.
Sigorta Tahkim başvuru ücreti ne kadardır?
19 Temmuz 2026 itibarıyla yayımlanan tarifede uyuşmazlık tutarına göre kademeli ücret uygulanmaktadır. Güncel ücret, bildirim giderleri ve karar sonrası başvuru sınırları müracaat tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.
Araç değer kaybı parası neye göre belirlenir?
Kesin tutar; aracın kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değeri, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, hasarlı parçaları, önceki hasarları ve kusur oranı birlikte değerlendirilerek belirlenir. Araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti farklı zarar kalemleridir ve ayrı hesaplanır.
Avukat Muhammet Ali BEYHAN

