Ayıplı Elektrikli Araç Nedir, Normal Kullanımdan Farkı Nedir?
Ayıplı elektrikli araç, teslim edildiği anda taraflarca kararlaştırılan özellikleri taşımayan veya objektif olarak sahip olması gereken kullanım, güvenlik ve performans niteliklerinden yoksun bulunan araçtır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi kapsamında değerlendirme yapılırken yalnızca aracın hareket edip etmediğine bakılmaz; satış ilanları, sipariş formu, teknik özellik tablosu, kullanım kılavuzu, garanti taahhütleri ve tüketicinin makul olarak bekleyebileceği faydalar birlikte dikkate alınır. Bu çerçevede ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu elektrikli araçların batarya, yazılım, şarj ve termal yönetim sistemlerini de kapsar.
Normal kullanım sonucu ortaya çıkan her performans değişikliği ise ayıp sayılmaz. Batarya kapasitesi, kullanım süresi ve şarj döngüleri ilerledikçe belirli ölçüde azalabilir. Menzil; hava sıcaklığı, klima veya ısıtıcı kullanımı, sürüş hızı, yol eğimi, araç yükü ve lastik basıncı gibi etkenlere bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle katalogda belirtilen ölçüm sonucu ile tek bir günlük kullanımda elde edilen menzil arasındaki fark, tek başına ayıbı kanıtlamaz. Öte yandan çok kısa sürede meydana gelen olağan dışı kapasite kaybı, hücreler arasında belirgin dengesizlik, sık tekrarlanan güvenlik kesintileri veya normal koşullarda sürekli biçimde sözleşmedeki performansın altında kalınması ayıp değerlendirmesini gündeme getirebilir. Mevzuatta bütün elektrikli araçlar için geçerli tek bir batarya sağlık oranı ya da menzil sapma yüzdesi bulunmamaktadır.
Ayıp açık olabileceği gibi gizli de olabilir. Teslim sırasında fark edilemeyen fakat daha sonra ortaya çıkan üretim, montaj veya yazılım kaynaklı sorunlar da teslim anında mevcut bir nedene dayanıyorsa satıcının sorumluluğu doğabilir. Teslimden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir; aksini ispat yükü kural olarak satıcıdadır. Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmayabilir.
Sonuç olarak normal yıpranma ile ayıp arasındaki ayrım; aracın yaşı, kilometresi, şarj geçmişi, kullanım koşulları, üretici verileri ve teknik inceleme üzerinden yapılır. Aracın bir tüketici işlemiyle yetkili satıcıdan alınması hâlinde 6502 sayılı Kanun; özel kişiden yapılan satışlarda ise şartlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Batarya, Menzil, Yazılım ve Şarj Sorunları Ne Zaman Ayıptır?
Batarya sorununun ayıp sayılabilmesi için olağan kapasite kaybının ötesinde, aracın sözleşmeye uygunluğunu veya beklenen kullanımını etkileyen bir eksikliğin bulunması gerekir. Kısa süre ya da düşük kilometre içinde açıklanamayan kapasite düşüşü, hücre voltajlarında dengesizlik, bataryanın aşırı ısınması, yüksek gerilim sisteminin devamlı devre dışı kalması, şarjın güvenlik gerekçesiyle sürekli kesilmesi veya üreticinin açık garanti ölçütlerinin karşılanmaması buna örnek olabilir. Buna karşılık aracın yaşı ve şarj döngüsüyle uyumlu kademeli kapasite azalması çoğu durumda normal kullanım sonucu kabul edilir.
Menzil bakımından standart test sonucu ile gerçek yol menzilini birbirinden ayırmak gerekir. Standartlaştırılmış menzil değerleri belirli sıcaklık, hız ve test çevrimi altında ölçülür; her sürüş koşulunda aynı sonucun sağlanacağına dair mutlak garanti oluşturmaz. Bununla birlikte aynı güzergâh, benzer hava koşulları, uygun lastik basıncı ve benzer sürüş biçimi altında yapılan tekrarlı testlerde belirgin ve açıklanamayan sapmalar görülüyorsa batarya, enerji yönetimi veya termal sistem kaynaklı ayıp ihtimali güçlenebilir. Bu noktada tek bir ekran görüntüsünden ziyade uzun dönemli tüketim kayıtları önem taşır.
Yazılım arızası da fiziksel parça arızası gibi ayıp oluşturabilir. Aracın çalışmasını engelleyen, güvenlik sistemlerini devre dışı bırakan, şarj fonksiyonunu bozan, vaat edilen bir özelliği sürekli kullanılamaz hâle getiren veya güncellemelerden sonra tekrarlayan yazılım hataları sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık kısa süreli ekran donması gibi esaslı kullanımı etkilemeyen ve kalıcı biçimde giderilen küçük aksaklıklar, somut olayın koşullarına göre ağır seçimlik hakları haklı kılmayabilir.
Şarj sorunlarında arızanın araçtan mı, kablodan mı, şarj istasyonundan mı yoksa elektrik altyapısından mı kaynaklandığı belirlenmelidir. Aracın dahili şarj cihazı, şarj soketi, batarya yönetim sistemi veya yazılımı nedeniyle farklı ve uyumlu istasyonlarda aynı sorun yaşanıyorsa araç ayıbı ihtimali artar. Sadece tek bir istasyonda görülen kesinti ise dış hizmet arızasına işaret edebilir.
6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca tüketici; sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız misliyle değişim haklarından birini kullanabilir. Ancak ücretsiz onarım ve değişim taleplerinde orantılılık, gider, ayıbın önemi ve diğer hakkın tüketici bakımından doğuracağı güçlük de dikkate alınır. Sıfır araçta ayıp ve iade değerlendirmesinde bu unsurlar birlikte incelenmelidir.
Ayıplı Elektrikli Araçta Hakem Heyeti mi Mahkeme mi?
Ayıplı elektrikli araç uyuşmazlığında görevli başvuru yolu, öncelikle işlemin tüketici işlemi olup olmadığına ve talebin parasal değerine göre belirlenir. Aracı ticari veya mesleki olmayan amaçlarla yetkili satıcıdan alan kişi ile satıcı arasındaki uyuşmazlık, kural olarak tüketici hukukuna tabidir. 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Değeri 186.000 TL ve üzerinde olan uyuşmazlıklar ise tüketici mahkemesinde görülür.
Parasal sınır belirlenirken her durumda aracın toplam satış bedeli esas alınmaz; ileri sürülen talebin ekonomik değeri dikkate alınır. Örneğin yalnızca belirli bir onarım gideri veya bedel indirimi talep ediliyorsa bu tutar üzerinden değerlendirme yapılabilir. Buna karşılık sözleşmeden dönülerek araç bedelinin iadesi ya da aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi isteniyorsa uyuşmazlık değeri çoğunlukla aracın veya satış bedelinin değeriyle bağlantılı olacaktır. Talebin sırf hakem heyeti sınırında kalması amacıyla yapay biçimde bölünmesi mümkün değildir.
Tüketici hakem heyetine tüketicinin yerleşim yerinde veya tüketici işleminin yapıldığı yerde başvurulabilir. Başvurular elden, posta yoluyla ya da e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesinde itiraz edilebilir; hakem heyeti kararına itiraz için dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
Doğrudan tüketici mahkemesinde açılacak davalarda ise 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca, kanundaki istisnalar dışında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması hâlinde son tutanakla birlikte dava açılabilir. Tüketici avukatı ve başvuru yolları konusunda görev, yetki ve parasal sınır ayrımı baştan doğru yapılmalıdır.
Araç özel bir kişiden alınmışsa uyuşmazlık her zaman tüketici işlemi sayılmaz. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu’nun satış hükümleri ve genel görev kuralları uygulanabilir. Aracın bir şirket tarafından ticari işletme ihtiyacı için alınması hâlinde ise şartlarına göre asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
Batarya ve Yazılım Arızası Hangi Belgelerle Kanıtlanır?
Batarya ve yazılım arızalarında ispat, yalnızca arıza uyarısının fotoğrafını çekmekten ibaret değildir. Teknik sorun ile aracın teslim anındaki üretim, donanım veya yazılım durumu arasında illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) kurulmalıdır. Bu nedenle belgelerin arızanın ne zaman başladığını, hangi koşullarda tekrarlandığını, hangi müdahalelerin yapıldığını ve sorunun giderilip giderilmediğini gösterecek şekilde düzenli biçimde saklanması gerekir.
- Satış ve tanıtım belgeleri: Fatura, satış sözleşmesi, sipariş formu, teslim tutanağı, garanti belgesi, kullanım kılavuzu, teknik özellik listesi ve satın alma tarihinde geçerli ilan veya kampanya ekranları saklanmalıdır. Menzil, batarya kapasitesi, hızlı şarj gücü veya yazılım özellikleri hakkında açık bir taahhüt varsa uyuşmazlığın ölçütü bu belgeler olacaktır.
- Servis ve teknik kayıtlar: Yetkili servis iş emirleri, arıza tespit formları, değiştirilen parçalar, arıza kodları, batarya yönetim sistemi kayıtları, batarya sağlık durumu verileri, hücre voltaj ve sıcaklık ölçümleri, yazılım sürümü, güncelleme tarihleri ve şarj eğrisi raporları alınmalıdır. Servis formuna yalnızca “kontrol edildi” yazılması yerine tüketicinin şikâyeti, arızanın tekrar şartları ve talep edilen işlem açıkça kaydedilmelidir.
- Kullanım ve karşılaştırma kayıtları: Şarj istasyonu fişleri, tarih ve saat bilgileri, başlangıç-bitiş şarj oranları, hava sıcaklığı, güzergâh, ortalama hız, enerji tüketimi, hata ekranları, video ve yazışmalar birlikte saklanmalıdır. Menzil iddiasında benzer koşullarda tekrarlanan ölçümler, tek seferlik veriden daha güçlü delil oluşturur.
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamında servis teslim belgesi ve servis fişi düzenlenmesi, aracın servise giriş-çıkış tarihleri ile bildirilen şikâyetin izlenebilmesi bakımından önemlidir. Aracın servise hangi şarj oranıyla ve hangi uyarılarla bırakıldığı da mümkünse tutanağa geçirilmelidir.
Özel teknik raporlar ve bağımsız ölçümler başvuruyu destekleyebilir; ancak hakem heyeti veya mahkeme bilirkişisini bağlamaz. Güvenlik açısından zorunlu bir müdahale bulunmadıkça, inceleme yapılmadan aracın yazılımını değiştirmek, bataryayı söktürmek veya kayıtları silmek ispatı güçleştirebilir. Bu nedenle ayıplı sıfır araçta değişim ve tazminat talebinden önce mevcut teknik verilerin asılları ve tarih bilgileriyle korunması gerekir.
Belge–inceleme amacı eşleştirmesi: Aşağıdaki tablo, mevcut kayıtların dosyada hangi soruyu aydınlatabileceğini gösterir. Her belge tek başına ayıbın veya sorumluluğun kesin kanıtı değildir; kayıtların tarihi, bütünlüğü ve araçla ilişkisi birlikte değerlendirilir.
| Belge | İnceleme amacı | Değerlendirme sınırı |
|---|---|---|
| Satış ilanı, sipariş ve teslim belgesi | Vaat edilen özellik ve teslim koşulları | İlanın tarihi ve araç sürümü belirlenmeli; farklı donanıma ait veri karıştırılmamalıdır. |
| Servis kabul formu ve iş emri | Şikâyetin ne zaman bildirildiği ve yapılan işlem | Şikâyet metni ile servisin teknik tespiti ayrı okunmalıdır. |
| Batarya tanılama ve hata kayıtları | Ölçüm koşulları, hata kodları ve tekrar | Tek ekran görüntüsü yerine tarih, kilometre ve ölçüm yöntemi korunmalıdır. |
| Şarj oturumu ve istasyon kaydı | Kesintinin araç veya dış altyapı ile ilişkisi | Farklı koşullardaki kayıtlar doğrudan eşdeğer sayılmamalıdır. |
| Yazılım sürümü ve güncelleme kaydı | Sorunun güncelleme öncesi ve sonrası seyri | Güncelleme tarihi tek başına neden–sonuç ilişkisini ispatlamaz. |
| Fotoğraf, video ve yazışmalar | Arızanın görünümü ve taraflara yapılan bildirim | Orijinal dosya ve tarih bilgisi saklanmalı; gereksiz üçüncü kişi verisi paylaşılmamalıdır. |
Ayıplı Elektrikli Araçta İhtar ve Dava Süreleri
Ayıplı elektrikli araçta bildirim, arızanın ilk fark edildiği tarihten itibaren gecikmeksizin ve ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır. Bildirimde aracın marka-modeli, şasi numarası, teslim tarihi, kilometresi, sorunun ilk ortaya çıktığı tarih, servis başvuruları ve arızanın nasıl tekrarlandığı açıklanmalıdır. Tüketici ayrıca ücretsiz onarım, değişim, bedel indirimi veya sözleşmeden dönme haklarından hangisini kullandığını açıkça belirtmelidir. E-posta, kayıtlı elektronik posta, iadeli taahhütlü mektup veya noter ihtarnamesi kullanılabilir. Noter ihtarı genel olarak hakkın doğması için zorunlu değildir; fakat bildirimin içeriği ve tarihi bakımından güçlü delil sağlar. İhtarname hazırlanması sırasında soyut bir arıza anlatımı yerine somut kronoloji kurulmalıdır.
6502 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ayıplı maldan doğan sorumluluk, kanunda veya sözleşmede daha uzun süre belirlenmemişse teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. İkinci el tüketici satışlarında bu süre sözleşmeyle kısaltılabilmekle birlikte bir yıldan az olamaz. Ayıp, ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümlerinden yararlanılamaz. Ticari garanti kapsamında batarya için daha uzun bir süre verilmiş olması, ayrıca bu garanti koşulları çerçevesinde değerlendirilir.
Teslimden sonraki ilk altı ay, bir başvuru veya ihbar süresi değildir. Bu dönem, ortaya çıkan ayıbın teslim tarihinde mevcut olduğuna ilişkin ispat karinesi bakımından önem taşır. Dolayısıyla tüketici altı ay geçtikten sonra da iki yıllık süre içinde başvurabilir; ancak ayıbın teslim anındaki nedene dayandığını kanıtlama yükü ağırlaşabilir. Ayrıca satıcıya ihtar gönderilmesi, tek başına zamanaşımını mutlaka durdurmaz veya kesmez. Bu nedenle yalnızca servis yazışmalarına güvenilerek yasal sürenin geçirilmemesi gerekir.
Binek otomobiller için azami tamir süresi, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği uyarınca 45 iş günüdür. Garanti süresi içindeki arızalarda süre, ayıbın yetkili servise veya satıcıya bildirildiği tarihte başlar. Bununla birlikte azami tamir süresinin dolması, her uyuşmazlıkta kendiliğinden aynı sonucu doğurmaz; yapılan başvurular, seçilen hak, aracın teslim durumu ve servis kayıtları birlikte incelenir.
Başvuru Sonrası İnceleme ve Bilirkişi Süreci Nasıl İlerler?
Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular kural olarak dosya üzerinden incelenir. Başvuru dilekçesi ve ekleri karşı tarafa bildirilir; satıcı, üretici veya ithalatçıdan savunma ve teknik belgeler istenebilir. Uyuşmazlığın çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiriyorsa bilirkişi görevlendirilebilir, araç üzerinde inceleme yapılabilir ya da servis kayıtları değerlendirilebilir. Hakem heyetinin tarafları dinlemesi de mümkündür. Başvuruların genel olarak altı ay içinde karara bağlanması, uyuşmazlığın niteliğine göre bu sürenin en fazla üç ay uzatılması öngörülmektedir.
Tüketici Hakem Heyetleri Bilirkişilik Yönetmeliği kapsamında kural olarak bir bilirkişi görevlendirilir. Raporun eksik veya belirsiz bulunması hâlinde ek rapor istenebilir; daha ayrıntılı inceleme gerekirse bir defaya mahsus başka bilirkişi görevlendirilebilir. Araç bilirkişiye teslim edilecekse teslim tarihi, kilometre, şasi numarası, mevcut hasarlar, uyarı mesajları ve teslim edilen ekipmanlar tutanakta gösterilmelidir.
Tüketici mahkemesinde ise dava şartı arabuluculuktan sonra dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve diğer dilekçelerin sunulmasıyla yazılı yargılama süreci ilerler. Ardından ön inceleme duruşması yapılır; uyuşmazlık konuları, deliller ve tarafların anlaşamadığı noktalar belirlenir. Mahkeme araç üzerinde keşif yapılmasına veya otomotiv, elektrik-elektronik ve yazılım alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmasına karar verebilir.
Bilirkişi incelemesinde arızanın mevcut olup olmadığı kadar kaynağı da önemlidir. Sorunun üretimden, batarya hücrelerinden, batarya yönetim sisteminden, yazılımdan, dış şarj altyapısından veya kullanıcı müdahalesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılır. Ayrıca arızanın tekrarlanabilirliği, güvenli kullanıma etkisi, onarımla kalıcı olarak giderilip giderilemeyeceği, onarım maliyeti, araç değerindeki azalma ve talep edilen hakkın orantılılığı incelenebilir.
Taraflar bilirkişi raporuna karşı süresi içinde itiraz ederek eksik ölçümlerin tamamlanmasını, çelişkilerin açıklanmasını veya ek rapor alınmasını isteyebilir. Ancak yalnızca rapor sonucuna katılmamak yeterli değildir; hangi teknik verinin yanlış yorumlandığı ve hangi incelemenin yapılmadığı somut biçimde gösterilmelidir. Görüldüğü üzere servis kayıtlarının ayrıntılı tutulması, bilirkişi aşamasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Kullanıcı Hatası, Dış Şarj Arızası ve Riskleri
Kullanıcı hatası, üretici veya satıcının sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldıran soyut bir savunma değildir. Kullanım kılavuzuna açıkça aykırı şarj işlemleri, uyumsuz kablo veya adaptör kullanılması, yetkisiz biçimde yüksek gerilim sistemine müdahale edilmesi, yazılımın değiştirilmesi, darbe, su baskını ya da ciddi uyarılara rağmen aracın kullanılmaya devam edilmesi somut olayda kullanıcı kusuru oluşturabilir. Bununla birlikte arızanın bu davranıştan kaynaklandığının teknik verilerle ortaya konulması gerekir.
Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 11. maddesi kapsamında kullanım hatasına dayalı garanti dışı bırakma işleminin, yetkili servis, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından azami tamir süresi içinde düzenlenen gerekçeli raporla belirlenmesi gerekir. Raporun bir nüshası tüketiciye verilmelidir. Yalnızca servis formuna “kullanıcı hatası” yazılması, arızanın hangi eylemden ve hangi teknik mekanizmayla doğduğunu göstermiyorsa tartışmasız ispat oluşturmaz. Tüketici bu tespitin bilirkişi aracılığıyla incelenmesini hakem heyeti veya mahkemeden isteyebilir.
Dış şarj arızalarında ise araç ayıbı ile şarj hizmetindeki ayıp birbirinden ayrılmalıdır. Kesinti yalnızca belirli bir istasyonda veya kabloda yaşanıyorsa istasyon donanımı, haberleşme protokolü, ödeme sistemi ya da elektrik altyapısı kaynaklı bir sorun bulunabilir. Aynı araç farklı uyumlu istasyonlarda sorunsuz şarj oluyorsa, doğrudan araç ayıbı iddiası zayıflayabilir. Buna karşılık birden fazla uyumlu istasyonda aynı hata kodunun oluşması, dahili şarj ünitesi, soket, batarya yönetim sistemi veya araç yazılımının incelenmesini gerektirir.
Bu nedenle şarj istasyonu adı, konum, tarih, saat, kullanılan soket, başlangıç ve bitiş şarj oranı, hata kodu, kablo türü ve ödeme kaydı saklanmalıdır. Mümkünse farklı istasyon ve kablolarla kontrollü karşılaştırma yapılmalıdır. Ancak güvenlik uyarısı, aşırı ısınma veya elektrik kaçağı şüphesi varsa deneme tekrarlanmamalı; araç güvenli şekilde servise götürülmelidir.
Garanti belgesindeki genel istisna kayıtları da kanundan doğan hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Satıcı, arıza ile ileri sürülen kullanım hatası arasındaki illiyet bağını ortaya koymalıdır. Tüketici hukuku bakımından teknik nedenin doğru belirlenmesi, talebin araç satıcısına mı yoksa şarj hizmeti sağlayıcısına mı yöneltileceğini belirler.
Ayıplı Elektrikli Araç Davası Hakkında Sık Sorulanlar
Araç birkaç kez tamire götürülmeden iade talep edilebilir mi?
6502 sayılı Kanun, tüketiciye seçimlik haklar tanımakta ve sözleşmeden dönme hakkını mutlaka belirli sayıda onarım denemesine bağlamamaktadır. Bununla birlikte ayıbın önemi, güvenli kullanıma etkisi, kalıcı biçimde giderilip giderilemeyeceği ve iade talebinin somut olayda orantılı olup olmadığı değerlendirilir. Küçük ve kısa sürede tamamen giderilmiş bir yazılım hatasıyla, aracı kullanılamaz veya güvensiz hâle getiren tekrarlayan batarya arızası aynı şekilde ele alınmaz.
Yazılım arızası nedeniyle araç değişimi istenebilir mi?
Evet. Yazılım hatası aracın temel kullanımını, şarj edilebilirliğini, güvenlik sistemlerini veya sözleşmede vaat edilen esaslı bir özelliği sürekli biçimde etkiliyorsa ayıp oluşturabilir. Ancak güncellemeyle kalıcı olarak giderilebilen önemsiz aksaklıklarda değişim talebi orantısız bulunabilir. Hatanın tekrar sıklığı, güncelleme kayıtları ve servisin çözüm girişimleri önem taşır.
Garanti süresinin dolması bütün hakları sona erdirir mi?
Hayır. Ticari garanti süresi ile ayıplı maldan doğan kanuni sorumluluk süreleri aynı kavram değildir. Buna karşılık teslimden itibaren işleyen iki yıllık zamanaşımı, daha uzun bir kanuni veya sözleşmesel süre yoksa dikkate alınmalıdır. Ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlendiği hâllerde satıcı zamanaşımı savunmasından yararlanamaz. Batarya için daha uzun bir ticari garanti verilmişse bu taahhüdün kapsamı ayrıca incelenir.
Servisin kullanıcı hatası raporu kesin midir?
Hayır. Kullanıcı hatası raporu gerekçeli olmalı ve arızanın hangi davranıştan kaynaklandığını teknik olarak açıklamalıdır. Tüketici, rapora karşı tüketici hakem heyeti veya mahkemede bilirkişi incelemesi talep edebilir.
Hakem heyeti veya mahkeme masrafları kim tarafından ödenir?
Tüketici hakem heyeti başvurusu tüketici açısından harca tabi değildir. Gerekli bilirkişi ve tebligat giderleri mevzuattaki usule göre karşılanır ve kararın sonucuna göre sorumlu tarafa yükletilebilir. Mahkeme davasında ise gider avansı ve delil masrafları başlangıçta ilgili tarafça yatırılabilir; yargılama sonunda giderlerin hangi tarafa yükletileceğine mahkeme karar verir.
Ayıplı elektrikli araç davası açılmadan önce talebin parasal değeri, zamanaşımı, teknik deliller ve seçimlik hakkın orantılılığı birlikte değerlendirilmelidir. Somut olayın özelliklerine göre profesyonel hukuki değerlendirme gerekebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN

