Araç Değer Kaybı Hesaplama
Panel Durumu Seçin
Araç değer kaybı hesaplama programı, trafik kazasında hasar gören bir aracın onarım sonrasında ikinci el piyasasında yaşayabileceği değer azalmasını önceden değerlendirmeye yarayan hesaplama aracıdır. Ancak 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeler sonrasında araç değer kaybı, sabit bir yüzde veya yalnızca kilometre ve hasar katsayılarının çarpılmasıyla belirlenmemektedir. Güncel sistemde aracın markası, modeli, yaşı, kullanılmışlık düzeyi, kilometresi, hasar gören bölümleri, önceki hasar kayıtları ve gerçek piyasa verileri birlikte incelenmektedir.
Bu nedenle araç değer kaybı hesaplama programının verdiği sonuç, bağlayıcı bir tazminat tutarı değil, girilen bilgiler üzerinden oluşturulan ön değerlendirmedir. Kesin tutar; sigorta eksperinin incelemesi, kaza öncesi ikinci el satış değeri, usulüne uygun onarım sonrasındaki satış değeri, kusur oranı ve poliçe teminat sınırı dikkate alınarak belirlenir. Araç hasarı için eksper atanması hâlinde, aynı eksperin değer kaybını da aynı rapor içinde hesaplaması gerekmektedir. Ayrıca araç hasarı başvurusu, kural olarak değer kaybı talebini de kapsar.
Araç Değer Kaybı Hesaplama
Araç değer kaybı, trafik kazası nedeniyle hasar gören aracın usulüne uygun biçimde onarılmasına rağmen kaza öncesindeki ikinci el satış değerine ulaşamaması sonucunda ortaya çıkan ekonomik eksilmedir. Başka bir deyişle araç teknik olarak tamamen onarılmış olsa bile hasar kaydı, değiştirilen veya boyanan parçalar, onarımın niteliği ve kazanın aracın yapısal bölümlerine etkisi nedeniyle hasarsız emsallerinden daha düşük bir bedelle satılabilir. Araç değer kaybı hesaplama işleminde esas alınan zarar, bu gerçek piyasa farkıdır.
Araç değer kaybının hukuki dayanağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen gerçek zararın giderilmesi ilkesidir. Zarar gören kişi, kusurlu aracın işleteni ve sürücüsü ile zorunlu trafik sigortacısından, bunların hukuki sorumlulukları ve sigorta teminatı çerçevesinde talepte bulunabilir.
Anayasa Mahkemesinin 29 Aralık 2022 tarihli, E.2021/82 ve K.2022/167 sayılı kararı 14 Şubat 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda, araç değer kaybının yalnızca idari düzenlemelerdeki sınırlayıcı cetvellere göre belirlenmesinin gerçek zararın altında tazminata yol açabileceği değerlendirilmiş ve Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili kuralları iptal edilmiştir. Dolayısıyla eski metindeki “2024 yılında iptal kararı verildiği” bilgisi doğru değildir.
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren araç değer kaybı düzenlemesi ile önceki hesaplama ekleri yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel incelemede sabit formül yerine gerçek piyasa kaybı esas alınmaktadır. Değer kaybı; onarım bedelinden ve aracın kullanılamadığı dönem için istenebilen mahrumiyet zararından farklı, bağımsız bir maddi zarar kalemidir. Görüldüğü üzere aynı trafik kazasından birden fazla zarar türü doğabilse de her birinin kapsamı ve ispatı ayrı değerlendirilir.
Araç Değer Kaybı Alınamayacak Durumlar
Araç değer kaybı tazminatı her kazada kendiliğinden doğmaz. Tazminat istenebilmesi için kazaya bağlanabilen, gerçek ve ölçülebilir bir ikinci el piyasa kaybının bulunması gerekir. Sadece aracın hasar görmüş veya servise girmiş olması yeterli değildir. Değer kaybı bulunup bulunmadığı, onarım sonrasındaki piyasa değerinin kaza öncesi değerden düşük olup olmadığı incelenerek belirlenir.
Araç değer kaybının kural olarak istenemeyeceği başlıca durumlar şunlardır:
- Kazanın yalnızca araç sahibinin veya sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı ve zarardan sorumlu başka bir kişi bulunmadığı tek araçlı kazalarda, aracın kendi değer kaybı karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından talep edilemez. Kasko poliçesinde özel bir teminat bulunması hâli ayrıca değerlendirilir.
- Zarar gören aracın sürücüsü kazada yüzde yüz kusurluysa, kendi aracında meydana gelen değer kaybını karşı aracın trafik sigortacısından isteyemez. Kusur paylaşımı bulunan kazalarda ise talep, karşı tarafın kusur oranıyla sınırlı olarak gündeme gelir.
- Araç tam hasarlı kabul edilerek ekonomik veya teknik bakımdan onarım yerine tam hasar tazminatı ödeniyorsa, onarılmış aracın piyasa değerindeki azalmaya dayanan ayrıca bir değer kaybı hesabı yapılmaz. Bu durumda zarar, tam hasar ve sovtaj hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Öte yandan yüksek kilometre, aracın ileri yaşta olması veya aynı parçanın geçmişte hasar görmesi tek başına bütün talebi ortadan kaldıran kesin yasaklar değildir. Önceki hasarlar, yeni kazanın meydana getirdiği ek zararın daha düşük hesaplanmasına veya ilgili bölüm yönünden yeni bir piyasa kaybı bulunmadığının kabulüne neden olabilir. Ancak bunun somut piyasa verileri ve teknik incelemeyle ortaya konulması gerekir.
Plastik tampon, cam, ayna veya mekanik parçalardaki hasarların hiçbir koşulda değer kaybına girmeyeceği yönündeki eski ve kategorik açıklamalar da güncel sistemle uyumlu değildir. Belirleyici olan parçanın adı değil, kazanın ve uygulanan onarımın aracın satış değerinde ölçülebilir bir azalmaya neden olup olmadığıdır. Onarım giderleri bakımından ayrıca araç hasar bedeli ve hasar farkı talebi gündeme gelebilir.
Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü
1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan sistemde, araç değer kaybı için herkese ve her araca uygulanabilecek sabit bir matematiksel formül bulunmamaktadır. Önceki uygulamada kullanılan “rayiç değer × yüzde 1,9 × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki hesaplama güncel Genel Şartların zorunlu hesaplama yöntemi değildir. Çünkü 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle önceki değer kaybı ekleri ve katsayı tabloları yürürlükten kaldırılmıştır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına Göre:
“Kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.”
Bu fark belirlenirken aracın markası, modeli, üretim yılı, kilometresi, kullanım amacı ve kullanılmışlık düzeyi; kazada hasar gören bölümler, yapılan onarım ve parça değişiklikleri ile önceki hasarlar birlikte değerlendirilir. Değer tespitinde karşılaştırılabilir araçların gerçek piyasa koşulları, donanım seviyesi, bakım durumu ve hasar geçmişi gibi unsurlar da dikkate alınmalıdır. Tek bir internet ilanındaki talep fiyatı veya yalnızca onarım faturası, gerçek değer kaybını tek başına göstermeye yeterli değildir.
Bu nedenle güncel araç değer kaybı hesaplama programı, kesin sonuç üretmek yerine piyasa değeri, kilometre, model yılı, hasarlı bölümler, onarım yöntemi ve geçmiş hasar bilgileri üzerinden tahmini bir aralık gösterebilir. Sigorta eksperinin teknik ve mali incelemesi sırasında her hasarlı bölümün boya, onarım, değişim veya boyasız göçük düzeltme işlemine tabi tutulup tutulmadığı raporda ayrıca gösterilebilir.
Kazanın 1 Temmuz 2026 tarihinden önce meydana gelmiş olması hâlinde, hangi düzenlemenin uygulanacağı kaza tarihi, poliçe dönemi ve uyuşmazlığın hukuki niteliği dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle yeni hesaplama yöntemi geçmiş tarihli bütün dosyalara kendiliğinden uygulanmış kabul edilmemelidir.
Araç Değer Kaybı Şartları
Araç değer kaybı tazminatı talep edilebilmesi için öncelikle kazayla zarar arasında illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) bulunmalıdır. Ayrıca zarardan hukuken sorumlu bir işleten, sürücü veya sigortacı bulunması ve aracın ikinci el piyasa değerinde gerçek bir azalma meydana gelmesi gerekir. “Kaza çift taraflı olmalıdır” şeklindeki ifade tek başına yeterli değildir; asıl ölçüt, araç sahibinden başka hukuken sorumlu bir kişinin bulunmasıdır.
Temel şartlar üç başlıkta açıklanabilir:
- Araçta kazaya bağlı bir hasar bulunmalı ve bu hasarın onarım sonrasındaki piyasa değerine etkisi belirlenebilmelidir. Kaza tutanağı, fotoğraflar, servis kayıtları, faturalar, ekspertiz raporu ve önceki hasar kayıtları bu incelemede önem taşır.
- Talep sahibi, karşı tarafın kusuru oranında zarar görmüş olmalıdır. Tam kusurlu kişi kendi aracının değer kaybını karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından isteyemez; paylaşımlı kusurda tazminat karşı tarafın sorumluluk oranına göre azalır.
- Sigorta şirketine yazılı ve ispatlanabilir bir başvuru yapılmalıdır. 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi uyarınca dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusundan önce sigortacıya müracaat edilmesi gerekir. Sigortacının 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi karşılamayan bir cevap vermesi durumunda yargı ya da tahkim yolu gündeme gelebilir.
1 Temmuz 2026 sonrasında araç hasarı için yapılan başvuru, ayrıca açık bir değer kaybı dosyası açılmasa da değer kaybı talebini kapsar. Bununla birlikte bu yenilik, sigorta şirketine hiç başvurmadan doğrudan tahkime veya davaya gidilebileceği anlamına gelmez. Başvuruda zararın kapsamının açıkça belirtilmesi ve belgelerin eksiksiz sunulması uyuşmazlık riskini azaltır. Trafik kazası sonrasında yapılması gerekenler arasında delillerin korunması ve hasar dosyasının gecikmeden açılması bu nedenle önemlidir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri, zarar görenin zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil daha uzun ceza zamanaşımını gerektiriyorsa bu sürenin uygulanması söz konusu olabilir.
Araç Değer Kaybı Km ve Yaş Sınırı
Güncel araç değer kaybı uygulamasında, belirli bir kilometrenin üzerindeki veya belirli bir yaştan büyük araçların kesin olarak tazminat dışında kalacağı yönünde genel bir kilometre ya da yaş sınırı bulunmamaktadır. Önceki dönemlerde anılan 165.000 kilometre sınırı güncel hesaplama sisteminin zorunlu bir koşulu değildir. Bu nedenle yüksek kilometreli veya eski model bir araç için de gerçek bir piyasa kaybı oluşmuşsa değer kaybı talep edilebilir.
Bununla birlikte kilometre ve yaşın hiçbir etkisinin bulunmadığı da söylenemez. 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme uyarınca aracın yaşı, modeli ve kullanılmışlık düzeyi değer kaybı incelemesinde dikkate alınan unsurlardandır. Kilometre ise aracın kullanım ve yıpranma düzeyinin, bakım durumunun ve ikinci el piyasa değerinin belirlenmesinde etkili olabilir. Başka bir deyişle kilometre bir hak kazanma sınırı değil, zarar miktarını etkileyebilecek piyasa verisidir.
Yeni ve düşük kilometreli bir araçta aynı nitelikteki hasarın ikinci el satış değerine etkisi daha belirgin olabilir. İleri yaştaki, yoğun kullanılmış veya daha önce çeşitli bölümlerinden hasar görmüş bir araçta ise yeni kazanın meydana getirdiği ek ekonomik kayıp daha sınırlı kalabilir. Ancak bu sonuç otomatik bir katsayıyla değil, somut aracın kaza öncesi ve onarım sonrası satış değerlerinin karşılaştırılmasıyla ortaya konulmalıdır.
Aynı yaklaşım geçmiş hasarlar bakımından da geçerlidir. Aynı parçanın daha önce boyanmış veya değiştirilmiş olması, her durumda değer kaybı talebini bütünüyle sona erdirmez. Eksper, önceki hasarın yeni kazadan doğan ek değer azalmasına etkisini ayrıştırmalıdır. Yeni kazanın ilgili bölümde ilave bir piyasa kaybı yaratmadığı belirlenirse o bölüm yönünden hesaplama yapılmayabilir; ancak aracın diğer hasarlı bölümleri ayrıca incelenmelidir.
Bu noktada sigorta hukuku kapsamında gerçek zarar ilkesi önem taşır. Araç değer kaybı hesaplama programında yaş ve kilometre bilgileri bulunmalı, fakat bu bilgiler otomatik ret sebebi olarak kullanılmamalıdır. Program sonucu, aracın gerçek piyasa koşullarını ve eksper değerlendirmesini ikame etmez.

Araç Pert Değeri Hesaplama
Araç pert değeri, günlük kullanımda aracın tam hasarlı veya ekonomik açıdan onarımının uygun olmadığı durumlarda ödenecek tazminatı ifade etmek için kullanılmaktadır. Ancak pert bedeli ile hurda veya sovtaj bedeli aynı kavram değildir. Aracın kaza öncesindeki gerçek piyasa değeri ayrı, kazadan sonraki hasarlı hâlinin ekonomik değeri olan sovtaj bedeli ayrıdır. Zarar hesabı yapılırken bu iki değer ile aracın kimde kalacağı birlikte değerlendirilir.
Tam hasar incelemesinde öncelikle aracın kaza tarihindeki gerçek ikinci el piyasa değeri belirlenir. Marka, model, kilometre, donanım, kullanım biçimi, bakım durumu ve geçmiş hasarlar bu değeri etkileyebilir. Daha sonra onarım giderleri, hasarın teknik niteliği ve aracın hasarlı hâliyle taşıdığı değer incelenir. Aracın onarılmasının teknik veya ekonomik bakımdan uygun olmadığı sonucuna varılması hâlinde tam hasar süreci uygulanır.
Hak sahibinin hasarlı aracı üzerinde bırakmayı kabul etmesi durumunda, Genel Şartlar kapsamında kaza öncesi rayiç değer ile aracın hasarlı durumdaki değeri arasındaki farkın poliçe teminatı çerçevesinde ödenmesi gündeme gelebilir. Hasarlı aracın sigortacıya veya üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde ise tazminatın hesabı ve sovtaj işlemleri buna göre yürütülür. Sovtaj değerinin gerçekçi ve denetlenebilir biçimde belirlenmesi, zararın eksik karşılanmaması bakımından önemlidir.
12 Haziran 2026 tarihli Genel Şart değişikliği uyarınca araç, SEDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sigorta eksperince ağır hasarlı olarak belirlenirse ödeme yapılmadan önce tescil belgesinin “trafikten çekilmiştir” kaşeli örneğinin sigortacıya sunulması gerekir. Bu düzenleme, ağır hasarlı aracın trafik sicilindeki durumunun ödeme öncesinde belirgin hâle getirilmesini amaçlamaktadır.
Tam hasar hâlinde onarılmış bir aracın piyasa değerindeki azalma söz konusu olmadığı için ayrıca araç değer kaybı hesabı yapılmaz. Talep, pert veya tam hasar bedeli kapsamında değerlendirilir. Tam hasar bedelinin eksik belirlendiği iddiası ise trafik kazası tazminat davası ve sigorta uyuşmazlığı yolları bakımından ayrıca incelenebilir.
Araç Değer Kaybı Hesaplama Nasıl Yapılır?
Araç değer kaybı hesaplama işlemi, yalnızca aracın rayiç değerine belirli bir yüzde uygulanmasından ibaret değildir. Güncel yöntemde kaza öncesi ikinci el satış değeri ile araç usulüne uygun biçimde onarıldıktan sonraki satış değeri arasındaki gerçek fark araştırılır. Hesaplamanın sağlıklı yapılabilmesi için araç, kaza, hasar, onarım ve piyasa bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Süreç genel olarak şu şekilde ilerler:
- Kaza tespit tutanağı veya resmî kaza evrakı, kusur bilgileri, ruhsat, hasar fotoğrafları, servis kayıtları, faturalar ve varsa önceki ekspertiz raporları toplanarak sorumlu aracın sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. Başvurunun teslim edildiği tarih ispatlanabilir olmalıdır.
- Araç hasarı için eksper atanmışsa aynı eksper, 1 Temmuz 2026 sonrasında değer kaybını da raporuna dâhil eder. Eksper; aracın markasını, modelini, yaşını, kilometresini, kullanılmışlık seviyesini, hasarlı bölümlerini, önceki hasarlarını ve karşılaştırılabilir piyasa verilerini inceler. Kusur oranına karşılık gelen ve poliçe teminatı içinde kalan tutar raporda gösterilir.
- Sigorta şirketi, nihai eksper raporunun kendisine ulaşmasını takip eden iş günü içinde hesaplanan değer kaybını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla hak sahibine bildirir. Bu nedenle e-Devlet sisteminde kayıtlı iletişim bilgilerinin güncel olması önem taşır. Bildirilen tutarın gerçek zararı karşılamaması, talebin reddedilmesi veya kanuni süre içinde cevap verilmemesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ya da dava yolu değerlendirilebilir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesindeki 15 günlük süre, sigorta şirketinin ön başvuruya cevap vermesi ve tahkim veya dava yoluna geçilebilmesiyle ilgilidir. Aynı Kanun’un sigorta şirketinin ön başvuruya cevap vermesi ve tahkim veya dava yoluna geçilebilmesiyle ilgilidir. Aynı Kanun’un 99. maddesi kapsamında gerekli belgelerin eksiksiz biçimde sigortacıya ulaşmasından itibaründeme gelir. Bu iki süre birbirinden farklı hukuki işlevlere sahiptir.
Değer kaybı; onarım giderinden ve makul onarım döneminde aracın kullanılamamasından kaynaklanan araç mahrumiyet tazminatından ayrıdır. Bu metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Somut olayın özelliklerine göre profesyonel hukuki değerlendirme gerekebilir.
Avukat Muhammet Ali BEYHAN

