Karar Notu · Tüketici Hukuku

Kilometre Düşürme Yargıtay Kararı: Ayıbı Bilmeyen Satıcının Sorumluluğu 2026

Kilometre düşürme Yargıtay kararında 3. Hukuk Dairesi, bireyden alınan aracın kilometre sayacının düşürülmüş olmasını gizli ayıp saydı ve satıcının bunu bilmemesinin sorumluluğu kaldırmadığını belirtti. Karar, Adalet Bakanlığının başvurusu üzerine 24 Ekim 2022’de kanun yararına bozma olarak verildi; davayı reddeden kesin hüküm taraflar bakımından geçerli kaldı ve alıcı bu bozmayla tazminat almadı. Daire, kilometre düşürmenin bilirkişi raporu ve TÜVTÜRK muayene raporlarıyla sabit olduğu ve satıcının süresinde ayıp bildirimi yapılmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı bir dosyada bu sonuca ulaştı.

Yargıtay ret kararını hangi gerekçeyle kanun yararına bozdu, alıcı tazminat aldı mı?

Daire, uyuşmazlığın tüketici mevzuatına değil Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) ayıba karşı tekeffül hükümlerine tabi olduğunu ve satıcının ayıbı bilmemesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti:

Karar metninden

“Dava, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin halli için 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir.”

Karar metninden

“Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç gizli ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur ve davalının süresinde kendisine ayıp ihbarında bulunulmadığı şeklinde beyanı da yoktur.”

Daire ayrıca, satış sözleşmesinde bedel 7.500 TL yazılı olduğu hâlde aracı düşük kilometreli sanarak 21.300 TL’ye aldığını ileri süren davacının bu iddiasına ilişkin delillerin incelenmesi gerektiğini belirtti. Hüküm fıkrası şöyledir:

Hüküm fıkrası

“Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.”

“Sonuca etkili olmamak üzere” ifadesi, bozmanın taraflar arasındaki sonucu değiştirmediğini gösterir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 363. maddesi, kesin veya istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlara karşı Adalet Bakanlığı ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyize başvurabileceğini düzenler. Aynı madde, bu bozmanın kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağını açıkça belirtir.

Davanın reddi kararı bu nedenle kesinleşmiş hâliyle kaldı ve davacı lehine bir tutara hükmedilmedi. Kararın değeri, Yargıtay’ın bu hukuki soruya yaklaşımını göstermesidir; kanun yararına bozma, benzer davalara bakan mahkemeleri bağlamaz ama onlar için yol gösterici bir örnektir.

Kilometre düşürme davasında yerel mahkeme neden davayı reddetmişti?

Davacı, 2 Haziran 2020’de bir bireyden 1993 model bir otomobil satın aldı ve muayene sırasında kilometrenin düşürüldüğünü öğrendiğini ileri sürdü. Dilekçesine göre araç 2017’de 299.000, 2019’da ise 130.000 kilometrede görünüyordu. Satıcıyla irtibat kurduğunu, satıcının düşürmeyi kendisinin yapmadığını söyleyerek sorumluluğu kabul etmediğini belirtti; önce 100 TL, 10 Şubat 2022’deki ıslahla 3.000 TL tazminat istedi.

Satıcı, kilometre ile oynandığından haberi olmadığını ve araç kendisindeyken oynama yapılmadığını savundu. Asliye hukuk mahkemesi ayıbın gizli ayıp olduğunu kabul etti; ancak Cumhuriyet başsavcılığındaki soruşturmayı da gözeterek zarardan dava dışı bir kişinin sorumlu olduğu, davalının ayıp nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Karar kesin olarak verildiğinden davacının istinaf yolu yoktu.

HMK’nin 341. maddesi miktar veya değeri kanundaki sınırı geçmeyen malvarlığı davalarında ilk derece kararlarını kesin sayar; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Adalet Bakanlığı 14 Eylül 2022 tarihli yazısıyla kararın kanun yararına bozulmasını istedi.

Bireyden alınan araçta kilometre düşürme hangi kanuna göre değerlendirilir?

Satıcı ticari veya meslekî amaçla hareket etmiyorsa satış tüketici işlemi değildir ve ayıptan sorumluluk Türk Borçlar Kanunu’na göre belirlenir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi satıcıyı ticari veya meslekî amaçlarla tüketiciye mal sunan kişi olarak tanımlar; aracını satan sıradan bir kişi bu tanıma girmez. Kararda davalının aracı ticari veya meslekî amaçla sattığına dair bir bilgi yer almıyor; Daire de uyuşmazlığın tüketici mevzuatına tabi olmadığını belirterek TBK 219 ve devamı maddelerini uyguladı.

Aracı galeriden aldıysanız kilometresi düşürülmüş araçta alıcının hakları 6502 sayılı Kanun’a göre belirlenir; Kanun’un 12. maddesi ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğunun bir yıldan az olamayacağını, ağır kusur veya hileyle gizlenen ayıpta zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.

Satıcı kilometreyi kendisi düşürmediyse neden sorumlu olur?

Çünkü ayıba karşı tekeffülde satıcının sorumluluğu, kusuruna bağlı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219. maddesi satıcıyı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu tutar. Satıcı ayrıca satılanın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan sorumludur. Aynı madde, satıcının bu ayıpları bilmese bile sorumlu olduğunu açıkça söyler. Yerel mahkemenin davalının kusursuz olduğu gerekçesi bu nedenle Daire’ye göre sonuca yetmedi.

Seçimlik hakların ötesindeki ek zararlar genel hükümlere göre istenirse satıcının kusuru yeniden önem kazanabilir; TBK 229, dönme hâlinde satıcının kusursuz olduğunu ispat ederek alıcının diğer zararlarından kurtulabileceğini düzenler.

Düşürmeyi önceki bir sahibin yapmış olması, alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu değiştirmez; satıcının kendi önceki satıcısına başvurma imkânı ayrı bir ilişkidir. Satıcının ağır kusuru ise bildirim bakımından sonuç doğurur: TBK 225, ağır kusurlu satıcının ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağını, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplarda da aynı kuralın geçerli olduğunu düzenler.

Bu kuralın iki sınırı vardır. TBK 222’ye göre alıcının satış sırasında bildiği ayıptan satıcı sorumlu olmaz; TBK 221’e göre de ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan bir sözleşme kaydı, ancak satıcı ayıplı devirde ağır kusurluysa hükümsüzdür. Kararda böyle bir kayıt tartışılmadı; noter sözleşmenizde satıcının ayıptan sorumlu olmadığına ilişkin bir ifade varsa sonuç bu kurala göre belirlenir.

Kilometre düşürme fark edilince satıcıya bildirim ne zaman yapılmalı?

Fark eder etmez yapılmalıdır. TBK 223’e göre alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre gözden geçirip gördüğü ayıbı uygun sürede bildirmek zorundadır. Olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayan ayıp sonradan ortaya çıkarsa hemen bildirilmelidir; aksi hâlde mal bu ayıpla kabul edilmiş sayılır. Olağan incelemeyle fark edilemeyen kilometre düşürme gizli ayıptır; bildirim yükümlülüğü ayıbın anlaşıldığı anda doğar.

Bu dosyada yerel mahkeme gizli ayıpta bildirime gerek olmadığını kabul etmişti; Daire ise TBK 223’ü de aktararak satıcının süresinde bildirim yapılmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığını gözetti. Bildirimi noter ihtarnamesi gibi tarihi ve içeriği ispatlanabilen bir yolla yapın ve muayene kaydını öğrendiğiniz tarihi gösteren belgeyi saklayın. TBK 231’e göre ayıptan doğan davalar, satıcı daha uzun süre üstlenmemişse aracın alıcıya devrinden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar; ayıplı devirde ağır kusurlu satıcı bu süreden yararlanamaz.

Noter sözleşmesinde bedel düşük yazılmışsa alıcı ödediği gerçek fiyatı nasıl ispatlar?

Kural olarak yazılı delille ispatlar. Bu dosyada sözleşmedeki 7.500 TL ile davacının ödediğini söylediği 21.300 TL arasındaki fark zararın hesabını doğrudan etkiliyordu; Daire, hangi delille ispat edileceğini tartışmadan bu iddiaya ilişkin delillerin incelenmesini istedi. Genel kurala göre HMK 201, senede karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceğini düzenler. Yargıtay da noter satış sözleşmesindeki bedel kaydının aksini kural olarak yazılı delille arar; bu nedenle ödemeyi gösteren banka dekontu, havale açıklaması, satış ilanı ve satıcıyla yazışmalar öne çıkar.

Satıcının kendisinin gönderdiği bir mesaj veya belge ödemeyi tam ispatlamasa da muhtemel gösteriyorsa HMK 202 uyarınca delil başlangıcı sayılır ve bu durumda tanık da dinlenebilir. Kilometre düşürmenin kendisi ise bu dosyada olduğu gibi TÜVTÜRK muayene raporlarındaki kayıtlar ve bilirkişi incelemesiyle gösterilir. Araç onarılmadan veya satılmadan önce ayıplı araçta delil tespiti istemek, sayaçtaki durumun kayda geçmesini sağlar.

Kilometresi düşük gösterilen araçta alıcı bedel farkını mı, iadeyi mi ister?

Seçim alıcıya aittir. TBK 227, satıcının ayıptan sorumlu olduğu hâllerde alıcıya dört seçimlik haktan birini tanır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme. Genel hükümlere göre tazminat hakkı da saklıdır. Bu dosyadaki davacı, daha az bedelle alabileceği aracı yüksek bedelle aldığını ileri sürerek aradaki zararı istemişti.

Örneğin aracı kullanmaya devam etmek isteyen alıcı bedel indirimi ister; indirim, kanundaki ifadeyle ayıp oranında yapılır; bu oran, bilirkişinin belirleyeceği ayıpsız ve ayıplı değerler karşılaştırılarak bulunur. Hâkim, durum haklı göstermiyorsa dönme talebi yerine onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Galeriden alınan araçta aynı seçimlik haklar 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesinde düzenlenir ve tüketici uyuşmazlıkları için öngörülen başvuru yolları uygulanır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp