Galeriden alınan araçta gizli ayıp çıktığında tüketicinin dava dilekçesinde seçtiği hak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre sonradan ıslahla değiştirilemez. Dosyadaki 2013 model aracın hava yastıkları satıştan önceki bir kazada hasar görmüş, onarımda emniyet kemerine direnç takılmıştı. Daire 1 Temmuz 2025 tarihli kararında, mahkemenin dava dilekçesindeki talep yerine ıslahla getirilen talebi inceleyip davayı reddetmesini davacı yararına bozdu. Daire ayrıca dava öncesi delil tespiti masraflarının yargılama giderlerine katılması gerektiğini belirtti.
Yargıtay galeriden alınan araç davasında hangi gerekçeyle bozdu?
Daire, tüketicinin seçimlik hakkını bir kez kullanmakla tükettiğini ve alt mahkemelerin dava dilekçesindeki talep yerine ıslahla getirilen talebi incelediğini saptadı. Seçimlik hakkın niteliğini şöyle açıkladı:
Karar metninden
“Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır. Bu nedenle tüketicinin seçim hakkı, bir kez kullanılmakla sona ermekte ve onun yerine tercih ettiği hak geçmektedir. Bu haklar kullanılmakla da tükenirler. Bu özelliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakkı yenilik doğurucu (inşai) haklardandır.”
Bozmanın somut dosyaya ilişkin gerekçesi ise şudur:
Karar metninden
“Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde sözleşmeden dönerek araç bedelinin iadesini talep ettiği ve seçimlik hakkını bu şekilde kullanmakla tükettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının sunduğu ıslah dilekçesi ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiği ancak bir kez kullanılmakla sona eren seçimlik hakların ıslah ile değiştirilemeyeceği değerlendirilerek, davacının dava dilekçesindeki sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebi hakkında yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi, ayrıca değişik iş dosyası nedeniyle yapılan masrafların yargılama giderlerine dâhil edilmesi ve haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm fıkrası
“1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun’un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,”
Alt mahkemeler, davacının sonradan istediği ayıpsız misliyle değişimin mümkün olmadığını gerekçe yapıp davayı reddetmişti. Karar oy birliğiyle verildi.
Galeri ne savundu, alt mahkemeler davayı neden reddetti?
Tüketici 11 Ekim 2021’de aracı bir oto galeri şirketinden satın aldı. Dava açmadan önce Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yaptırdı ve bilirkişi raporu aldı. Dava dilekçesinde aracın rayiç bedeli olarak 141.500 TL’nin ve yaptığı 10.000 TL masrafın tahsilini istedi. 18 Ekim 2023 tarihli ıslahla aracın misliyle değiştirilmesini, 23 Nisan 2024 tarihli ikinci ıslah dilekçesiyle de sırasıyla misliyle değişim, bedel iadesi ve bedel indirimini talep etti.
Galeri; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, hasarların belli olduğunu ve saklanmadığını, alıcının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin hasar kaydındaki (Tramer) hasarları bilerek aldığını ve fiyatın bu kayda göre belirlendiğini savundu. Ekspertiz raporu hatalıysa zararın ekspertiz firmasından istenmesi gerektiğini, alıcının aracı aldıktan sonra kendisinin kaza yapmış olabileceğini de ileri sürdü.
Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi, bilirkişinin gizli ayıp ve 14.150 TL değer kaybı tespitine rağmen davayı reddetti: misliyle değişim somut olayda mümkün değildi, 10.000 TL masrafın belgesi de yoktu. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetti. Davacı, ıslah dilekçelerinin karşılıksız kaldığını ve masrafın belgelendiğini ileri sürerek temyiz etti.
Hava yastığı hasarı bu araçta neden gizli ayıp sayıldı?
Alıcı, satın almadan bir gün önce aracı ekspertize götürmüş; raporda yalnız iki ön çamurluk ile sağ ön kapının sökülüp takıldığı ve sağ arka kapıda boyasız düzeltme olduğu yazıyordu. Aracı sonradan satmak isteyince başka bir eksperde yaptırdığı incelemede sürücü hava yastığının ve torpidonun değiştiği, yolcu hava yastığının patlayıp tamir edildiği ve emniyet kemerine direnç takıldığı ortaya çıktı.
Mahkemenin hükme esas aldığı üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından aracın 1 Mart 2016’daki bir kazada hava yastıklarının hasar gördüğünü tespit etti. Heyete göre hava yastığı hasarı ve emniyet kemerine direnç atılması bu kazadan sonraki onarımda yapılmıştı ve olağan bir gözden geçirmeyle fark edilemezdi; bu nedenle gizli ayıptı. Heyet, kaporta aksamındaki ayıpların ise araç alınırken bilindiğini bildirdi. Daire bu raporu denetime elverişli buldu.
Bilinen ve gizli ayıp ayrımının sonucu kanunda yazılıdır: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 10. maddesine göre tüketici sözleşme kurulurken ayıptan haberdarsa veya haberdar olması kendisinden bekleniyorsa sözleşmeye aykırılık doğmaz; bunun dışındaki ayıplar için seçimlik hakları saklıdır. Bu dosyada bilirkişi heyetinin ayrımı bu kurala uyar: ekspertiz raporunda yazan kaporta işlemleri bilinen ayıp, raporda görünmeyen hava yastığı ve emniyet kemeri müdahalesi gizli ayıp sayıldı.
Ayıplı araçta tüketici seçimlik hakkını ıslahla değiştirebilir mi?
Bu kararda Daire’nin cevabı hayırdır. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi ayıplı malda tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız misliyle değişim. Satıcı, tüketicinin seçtiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Daire, bu hakkın tek taraflı bir irade açıklamasıyla kullanıldığını ve bildirildiği anda tükendiğini kabul etti.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 176. maddesi tarafa yaptığı usul işlemlerini ıslah etme imkânı verir. Daire kararda bu maddeyi tartışmadı; seçimlik hakkı yenilik doğurucu bir hak saydığı için dava dilekçesinde kullanılan hakkın ıslah dilekçesiyle değiştirilemeyeceği sonucuna vardı.
Daire, tüketicinin seçimine iki sınır bulunduğunu hatırlattı. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ücretsiz onarım veya misliyle değişim satıcı için orantısız güçlük doğuracaksa tüketici sözleşmeden dönme veya bedel indirimi haklarından birini kullanabilir. Kanun’un 83. maddesi hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümlere yollar. Bu nedenle Daire, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 227. maddesinin üçüncü fıkrasını da uyguladı: sözleşmeden dönülmüşse ve durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim onarıma veya bedel indirimine karar verebilir. Daire, iki hükmün de hakkaniyete dayandığını ve takdiri hâkime bıraktığını belirtti.
Bozmadan sonra sözleşmeden dönme talebi nasıl incelenecek?
Bölge adliye mahkemesinin kararı HMK 373/1 uyarınca ortadan kaldırıldı ve dosyanın Kayseri 2. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. Mahkeme bozmaya uyarsa bu kez dava dilekçesindeki sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebini inceler. Daire bu incelemenin seçimlik haklar, orantısızlık ve hâkimin takdir yetkisine ilişkin açıklamalar çerçevesinde yapılmasını istedi. TBK 227’nin üçüncü fıkrası uyarınca mahkeme, durumun dönmeyi haklı göstermediği sonucuna varırsa onarıma veya bedel indirimine karar verebilir.
Bozma kararı bedel iadesini kendiliğinden doğurmaz; sonucu ilk derece mahkemesinin yeniden yapacağı değerlendirme belirler. Mahkeme bozmaya uyarak karar verirse bu karar temyiz edilebilir. Direnirse temyiz incelemesini önce kararına direnilen 3. Hukuk Dairesi yapar; Daire direnmeyi yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gider.
Ayıplı araç için yapılan delil tespiti masraflarını kim öder?
Daire’ye göre dava açılmadan önce sulh hukuk mahkemesinde yaptırılan delil tespitinin masrafları, esas davanın yargılama giderlerine katılmalı ve tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılmalıdır. İlk derece mahkemesi dava dilekçesinde zarar kalemi olarak istenen 10.000 TL masrafı belge bulunmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Daire bu kalemin ispatı hakkında ayrı bir değerlendirme yapmadı; ancak delil tespitinin yapıldığı değişik iş dosyasındaki masrafların yargılama giderlerine katılmamasını eksik inceleme saydı. HMK 323 de bilirkişiye ödenen ücret ve giderleri yargılama giderleri arasında sayar.
Dava açmadan önce ayıplı araçta delil tespiti yaptırdıysanız tespit dosyasının numarasını dava dilekçesinde bildirin ve bilirkişi ücreti ile diğer masrafların makbuzlarını dosyaya ekleyin.
Galeriden ikinci el araç alan tüketici benzer dosyada nelere dayanır?
Dava dilekçesini yazmadan önce hangi seçimlik hakkı kullanacağınıza karar verin; bu kararda dava dilekçesindeki sözleşmeden dönme talebi sonradan misliyle değişime çevrilemedi. Seçimi yaparken delil tespiti raporundaki ayıp ve değer kaybı tespitlerini, onarım imkânını ve aracın misli bulunup bulunmadığını karşılaştırın. Tüketici uyuşmazlıklarında avukat desteği de en çok bu aşamada, dava açılmadan önce yapılan seçimde belirleyicidir.
Satın almadan önce alınan ekspertiz raporu, alıcının satış sırasında hangi ayıpları bildiğini ve hangilerini göremediğini göstermeye yardımcı olabilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları da hasarın hangi tarihte oluştuğunu belirlemeye yarayabilir; bu dosyada hava yastığı hasarının 2016’daki kazaya dayandığı bu kayıtlarla belirlendi.
Galeri, ekspertiz raporu hatalıysa zararın rapor veren firmadan istenmesi gerektiğini savunmuştu. Daire bu savunmayı ayrıca tartışmadı; gizli ayıp tespit eden bilirkişi raporunu denetime elverişli buldu ve bozmayı satıcıya karşı açılan davadaki talep üzerinden yaptı. Raporda görünmeyen hasar için alıcı ayrıca ekspertiz şirketinin sorumluluğu kapsamında rapor veren işletmeye de yönelebilir.
Süreye de dikkat edin: 6502 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ikinci el satışlarda bu sorumluluk bir yıldan kısa tutulamaz. Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
