
Araç Hasar Bedeli Nedir?
Araç Hasar Bedeli, trafik kazası sonrasında aracın onarım, parça değişimi ve işçilik gibi masraflarından oluşan doğrudan maddi zararı ifade eder. Aracı kullanamamaktan doğan zarar ise dolaylı zarar niteliğinde olduğundan Karayolları Trafik Kanunu 92/k uyarınca trafik sigortası kapsamı dışında kalır; bu zarar kusurlu sürücü ve araç işleteninden genel hükümlere göre istenebilir. Önemli olan husus, hasar bedelinin nasıl belirleneceğidir. Araç sahibi aracını yetkili serviste yaptırmak zorunda değildir ve hatta aracının onarımını yaptırmak zorunda bile değildir. Ancak, bu hasardan sorumlu olanlar, gerçek zararın tazmini ile yükümlüdür.

Gerçek Zarar İlkesi Nedir?
Yargıtay, trafik kazası sonrasında belirlenecek olan zararın gerçek zarar ilkesi gereği hesaplanmasına dikkat çekmektedir. Anayasa Mahkemesi, genel şartlara atıf yapan ibarelerin iptali kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bağlamındaki tazminatların esas ve usullerinin belirlenmesinde Genel Şartların değil, kanun hükümlerinin uygulanmasının yolunu açmıştır. Böylece Karayolları Trafik Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu‘nun özellikle haksız fiile dayanan ve gerçek zararın tazminini öngören hükümlerinin uygulanması gerekliliği doğmuştur. Bununla birlikte, 7327 sayılı Kanunla Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesine eklenen (k) bendi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Orijinal Parça Değişimi Şart Mıdır?
Hasar gören parça orijinalse ve onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Bu kural Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddesinde yer alır; hüküm, 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Hak sahibi onay verirse veya orijinal parçayla değişim imkânı yoksa parça, yeniden kullanılabilir ya da eşdeğer parçayla değiştirilir; onayın alındığını veya orijinal parça imkânı bulunmadığını sigortacı ispat eder. Yerleşik içtihat kararları da gerçek zarar hesaplamasında orijinal parçaların dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/5293 E. 2017/8012 K. sayılı ilamında, “Gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanır.” şeklinde karar verilmiştir.
Fatura Gerekli Midir?
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS), sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararı gidermek üzere yapılmaktadır. Asıl olan gerçek zararın tespit edilerek sigortalı tarafça ödenmesidir. Bu sebeple aracın ne kadar maliyet ile onarıldığı önem taşımamaktadır. Önemli olan aracın onarılması değil, zararın giderilmesidir. Sigorta şirketi, anlaşmalı servis ve parça iskontosu gibi kendi iç uygulamalarına rağmen mağdur araç sahibinin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/16052 K. 2017/8418 ilamında, “Sigortacı, sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlüdür, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de zarar görene ödemek zorundadır.” şeklinde onarımın yapılmasının veya fatura sunmanın bir zorunluluk olmadığı belirtilmiştir.
Hasar Bedelini Kimden veya Kimlerden Talep Edilebilir?
İki veya daha fazla tarafı bulunan trafik kazasında %100 kusuru bulunmayan herkes, ilgili sorumlulara başvurarak aracında meydana gelen hasar bedelini talep edebilir. Hasar bedeli;
- Kusurlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinin bulunduğu sigorta şirketinden,
- Kusurlu araç sürücüsünden,
- Kusurlu araç malikinden talep edilebilir.
Tüm sorumluların müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır.

Araç Hasar Bedeli ve Araç Değer Kaybı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi hasar bedelini zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakmaz; değer kaybını yalnız hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçlar yönünden (l bendi) kapsam dışı sayar. Buna karşılık Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 bendinde, “Maddi Zararlar Teminatı” başlığı altında “Değer Kaybı”, “Hasar Bedeli” dahil zarar görenin doğrudan malları üzerindeki her türlü azalmanın teminat kapsamında olduğu belirtilmiştir. Sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz üçüncü şahıslara karşı meydana gelen zararlardan poliçede belirtilen kloz limiti dahilinde zarar veren araç işleteni ile birlikte müteselsil sorumludur.
Hasar bedeli ile araç değer kaybı birbirinden farklı kavramlardır. Değer kaybı, aracın kaza nedeni ile ikinci el araç piyasasında kaza öncesi rayiç değerden satılamaması olarak tanımlanır. Hasar bedeli ise onarım, parça değişimi, işçilik ve boyama masraflarını kapsar; aracın kullanılamadığı dönemdeki zarar ise dolaylı zarar olduğundan trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü ve araç işleteninden istenebilir. Aynı araçta hem değer kaybı hem de hasar bedeli birlikte olabilir.
Araç Değer Kaybı makalemiz için tıklayınız.
Hasar Farkı Bedeli Nedir?
Hasar farkı bedeli (bakiye hasar bedeli), aracın onarımında kullanılan yan sanayi parçalar ile orijinal parçalar arasındaki fiyat farkını ifade eder ve şu şekilde hesaplanır: Orijinal parça fiyatı – Yan sanayi parça fiyatı = Hasar farkı bedeli. Örneğin, aracınızın ön tampon parçasının orijinal fiyatının KDV hariç 32.500 TL olduğunu varsayalım. Sigorta şirketi aracınıza 10.000 TL tutarında yan sanayi bir ön tampon takmış olsun. Buradaki hasar farkı, 32.500 TL – 10.000 TL = 22.500 TL’dir.
Sigorta şirketleri, hasara uğrayan araçlar için tazminat ödemek yerine aracın onarımını anlaşmalı olduğu bir serviste gerçekleştirerek, onarılmış şekilde teslim edilmesini ve tazminatın onarımı gerçekleştiren servise yapılmasını tercih edebilirler. Bu yöntemi benimseyen sigorta şirketi, anlaşmalı serviste yapılan onarımın ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ve bunu denetlemek zorundadır; onarımın sigortalı veya zarar görenin hakkını ihlal edecek şekilde yapılması şirketin sorumluluğundadır. Hasar gören orijinal parça, hak sahibinin onayı alınmadan ve orijinal parça imkânı varken muadil parçayla değiştirilmişse, muadil parça-orijinal parça farkı aracı onaran sigorta şirketinden talep edilebilir. Genel Şartların 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren B.2 hükmüne göre hasar gören parça zaten orijinal değilse ve yeniden kullanılabilir ya da eşdeğer parçayla değişim imkânı varken orijinal parça takılmışsa, sigortacının sorumluluğu yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça bedeliyle sınırlıdır; değişim imkânının bulunduğunu sigortacı ispat eder.
Araç Hasar Bedelinin Tahsili İçin Başvuru Süreci
Maddi hasarlı trafik kazalarında meydana gelen zararların sigorta şirketlerinden tazmin edilebilmesi için, başvuru dilekçesi ile hasar bildiriminde bulunulması gerekmektedir; hasar farkı bedeli için de sigorta şirketine ihbar/ihtar dilekçesi ile başvuru yapılmalıdır. Başvuruda genellikle şu belgeler istenir:
- Kaza tespit tutanağı,
- Araç fotoğrafları,
- Araç ruhsatı,
- Poliçe,
- Ekspertiz raporu (kesin rapor),
- Kazaya karışan araç tescil bilgileri,
- Değer kaybı ekspertiz raporu ve faturası,
- Onaylı vekaletname sureti.
Yapılan başvuru üzerine sigorta şirketi olumlu veya olumsuz dönüş yapabileceği gibi herhangi bir dönüş sağlamayabilir. Başvurunun reddedilmesi veya şirketin dönüş yapmaması durumunda şirket aleyhine dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Türkiye’de yargılamaların uzun sürmesinden dolayı genellikle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru süreci işletilmektedir; bu süreç teknik bilgi gerektirdiğinden bir trafik kazası avukatından destek alınabilir. Ankara’da araç değer kaybı başvurusunun takibi sayfasında ise değer kaybı yönünden başvuru, eksper raporu ve tahkim aşamaları ayrıca açıklanmıştır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil, ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.
Hakkımızda