Ayıplı Araçta İkame Araç Hakkı Nedir, Kaskodan Farkı Ne?
Ayıplı araçta ikame araç hakkı, garanti süresi içindeki bir aracın yetkili servise veya satıcıya teslim edilmesine rağmen arızasının on iş günü içinde giderilememesi durumunda, onarım tamamlanıncaya kadar tüketiciye benzer özelliklere sahip başka bir araç tahsis edilmesini ifade eder. Bu hak, sıfır aracın ayıplı çıkması hâlinde tüketicinin ulaşım ihtiyacının geçici olarak karşılanmasını amaçlayan kanuni bir satış sonrası hizmet yükümlülüğüdür. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca bu yükümlülük üreticiye veya ithalatçıya aittir. Tüketici ikame aracı istemediğini açıkça bildirmedikçe tahsis yapılması gerekir; tüketicinin istemediğini ispat yükü ise üretici veya ithalatçı üzerindedir.
İkame aracın satın alınan araçla aynı marka, model, renk veya donanım paketinde olması zorunlu değildir. Kanuni ölçüt “benzer özellikler”dir. Bu nedenle aracın temel kullanım amacı, yolcu kapasitesi, genel sınıfı, yakıt veya sürüş sistemi ve tüketicinin olağan ulaşım ihtiyacı dikkate alınmalıdır. Çok daha alt sınıfta, kullanım ihtiyacını karşılamayan veya hukuken kullanılması mümkün olmayan bir aracın tahsis edilmesi, yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği tartışmasını doğurabilir.
Kaskodan sağlanan ikame araç ise kanundan değil, sigorta poliçesinden ve poliçeye bağlı yardım hizmetlerinden doğar. Kasko genel olarak çarpışma, çarpma, devrilme, yanma ve hırsızlık gibi poliçede teminat altına alınmış rizikoları karşılar. Sigorta kapsamındaki bir olaydan kaynaklanmayan mekanik, elektrik veya elektronik arızalar kural olarak standart kasko teminatının dışındadır. Dolayısıyla kaskoda ikame aracın verilip verilmeyeceği; poliçedeki ek teminata, azami gün sayısına, araç sınıfına ve hasarın niteliğine bağlıdır.
Başka bir deyişle ayıplı araçta ikame araç hakkı için ayrıca prim ödenmesi gerekmez; şartları oluştuğunda mevzuattan doğar. Kasko ikame aracı ise sözleşmeseldir ve poliçe sınırlarıyla uygulanır. Aynı olayda her iki imkânın bulunması mümkün olmakla birlikte tüketici aynı dönem için iki ayrı araç tahsisinden veya aynı giderin iki kez karşılanmasından yararlanamaz.
Hangi Arızalarda ve Araçlarda İkame Araç Talep Edilebilir?
İkame araç hakkının doğması için arızanın mutlaka motorun tamamen durmasına, aracın yolda kalmasına veya trafik güvenliğini ağır biçimde tehlikeye düşürmesine gerek yoktur. Belirleyici olan, arızanın garanti kapsamında bulunması, aracın yetkili servise veya satıcıya teslim edilmiş olması ve onarımın on iş günü içinde tamamlanamamasıdır. Motor, şanzıman, direksiyon, fren, elektrik-elektronik donanım, klima, yazılım, batarya, şarj sistemi veya sürüş destek sistemindeki bir sorun bu koşulları taşıyorsa ikame araç yükümlülüğünü gündeme getirebilir. Özellikle ayıplı elektrikli araç bakımından batarya, güç elektroniği, şarj ünitesi ve yazılım arızaları da aynı esaslara göre değerlendirilir.
Buna karşılık olağan periyodik bakım, lastik veya fren balatası gibi kullanım sonucu aşınan parçaların değiştirilmesi, trafik kazası onarımı ya da kullanım kılavuzuna aykırı davranıştan kaynaklanan sorunlar her durumda bu hakkı doğurmaz. Kullanıcı hatası ileri sürülüyorsa Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 11. maddesi kapsamında teknik bir rapor düzenlenmesi ve raporun bir nüshasının tüketiciye verilmesi gerekir. Sadece servis formuna “kullanıcı hatası” yazılması, arızanın kaynağını ve kullanım talimatına aykırı davranışı açıklamadığı sürece uyuşmazlığı kesin biçimde çözmez.
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ekinde binek otomobiller, kamyonetler, motosikletler, ATV araçları, motorlu bisikletler, motorlu scooterlar, deniz motosikletleri, yatlar, kar motosikletleri ve karavanlar için azami tamir süresi kırk beş iş günü olarak belirlenmiştir. Elektrikli veya hibrit bir otomobil de binek otomobil kategorisindeyse aynı süreye tabidir.
Öte yandan zorunlu garanti belgesi düzeni, tüketiciye satılan kullanılmamış araçlar bakımından doğrudan uygulanır. İkinci el araçlarda ayıplı mal hükümleri veya ayrıca verilmiş garanti bulunabilir; ancak on iş günlük kanuni ikame araç kuralının her ikinci el satışa kendiliğinden uygulanacağı kabul edilmemelidir. Özel kişiler arasındaki satışlar ile ticari veya mesleki amaçla alınan araçlar da tüketici işlemlerinden farklı hükümlere tabi olabilir.
İkame Araç Talebi Servise, Satıcıya veya İthalatçıya mı Yapılır?
Ayıplı araçta ikame araç talebinin muhatabı belirlenirken arıza bildirimi, onarım işlemi ve araç tahsis yükümlülüğü birbirinden ayrılmalıdır. Garanti süresi içinde arıza, yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirilebilir. Araç da onarım amacıyla bu iki taraftan birine teslim edilebilir. Buna karşılık on iş günü içinde onarım tamamlanmadığında benzer özellikte araç sağlama yükümlülüğü doğrudan üreticiye veya ithalatçıya yüklenmiştir. Bu nedenle yalnızca servis danışmanına sözlü talep iletilmesi yerine üretici veya ithalatçıya yazılı başvuru yapılması daha sağlıklı bir ispat zinciri oluşturur.
Uygulamada talebin üretici veya ithalatçının kurumsal başvuru kanalına gönderilmesi; aynı bildirimin satıcıya ve yetkili servise de iletilmesi mümkündür. Bildirimde aracın plakası, şasi numarası, marka ve modeli, servise teslim tarihi, iş emri numarası, bildirilen arıza ve ikame araç talebi açıkça yer almalıdır. E-posta, kayıt numarası veren çevrim içi başvuru, iadeli taahhütlü mektup veya noter ihtarı gibi sonradan doğrulanabilir yöntemler tercih edilebilir. Ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu ile ikame araç sağlama yükümlülüğü aynı hukuki dayanağa sahip olmadığından, başvuruda hangi hakkın talep edildiği açıkça belirtilmelidir.
Yetkili servis, aracı teslim alan, arızayı tespit eden ve onarımı gerçekleştiren teknik birimdir. Servis fişini düzenlemek, onarım kayıtlarını tutmak ve tamamlanma tarihini bildirmek zorundadır. Ancak tüketicinin bedel iadesi, ayıpsız misliyle değişim veya ikame araç gibi taleplerinde yetkili servis her durumda asıl sorumlu taraf değildir. Ücretsiz onarım ve değişim taleplerinde satıcı, üretici ve ithalatçının sorumluluğu; ikame araç bakımından ise üretici veya ithalatçının özel yükümlülüğü öne çıkar.
Bu noktada talebin yanlış kişiye yöneltilmesi hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmasa da süreci uzatabilir. Bu nedenle servis kaydının açılmasıyla eş zamanlı olarak satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yazılı bildirim yapılması önem taşır.
Servis Fişi ve İkame Araç Talebi İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Servis fişi, ayıplı araçta ikame araç hakkının ve azami tamir süresinin ispatında temel belgedir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 11. maddesi gereğince servis istasyonu, kendisine teslim edilen arızalı araç için teslim belgesi düzenlemelidir. Belgede aracı teslim eden ve teslim alan kişilerin adı, soyadı ve imzası; tüketicinin şikâyeti ve talepleri; aracın cinsi, markası ve modeli; teslim veya arıza bildirim tarihi ile on iş günü içinde onarım yapılamazsa benzer özellikte başka bir mal verileceğine ilişkin bilgi bulunmalıdır.
Servis fişinde yalnızca “genel kontrol”, “müşteri şikâyeti” veya “arıza araştırılıyor” gibi belirsiz ifadelerle yetinilmemelidir. Gösterge panelindeki uyarı, ses, titreşim, performans kaybı, şarj kesintisi veya arızanın ortaya çıktığı koşullar mümkün olduğunca açık yazılmalıdır. Aracın kilometresi, şasi numarası, teslim edilen anahtar ve ekipmanlar ile dış görünümdeki mevcut hasarlar da kaydedilmelidir. Sıfır araç ayıp ve iade sürecinde servis kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması, arızanın tekrarını ve onarım süresini göstermesi bakımından önemlidir.
Belgeler üç grupta toplanabilir:
- Satış ve araç belgeleri: Fatura, satış sözleşmesi veya sipariş formu, garanti belgesi, ruhsat ve varsa teslim tutanağı.
- Servis belgeleri: Servis giriş fişi, iş emri, arıza tespit raporu, parça sipariş kaydı, onarım formu, çıkış belgesi ve kullanım hatası ileri sürülmüşse gerekçeli rapor.
- Talep ve zarar belgeleri: İkame araç başvurusu, e-posta ve mesaj kayıtları, başvuru numaraları, varsa araç kiralama sözleşmesi, fatura ve ödeme belgesi.
Servisin belge vermemesi durumunda aracın teslim tarihi aynı gün yazılı olarak servise, satıcıya ve üretici veya ithalatçıya bildirilmelidir. Fotoğraf, teslim anındaki kilometre görüntüsü, çekici belgesi ve konum kaydı yardımcı delil olabilir. Bununla birlikte servis fişinin bulunmaması hakkı otomatik olarak sona erdirmez; fakat teslim tarihinin ve talebin ispatını önemli ölçüde güçleştirir. Tüketici hangi seçimlik hakkı kullanıyorsa bunun servis belgesine yazdırılması da daha sonra onarımı kabul ettiği yönündeki tartışmaları azaltır.
10 ve 45 İş Günü Süreleri Ne Zaman Başlar, Nasıl Sayılır?
On iş günü ile kırk beş iş günü aynı başlangıç noktasına ve aynı hukuki sonuca sahip değildir. On iş günlük süre, garanti kapsamındaki aracın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya teslim edildiği tarihe bağlıdır. Bu süre içinde arıza giderilemezse üretici veya ithalatçı, onarım bitene kadar benzer özellikte bir araç tahsis etmelidir. Kırk beş iş günü ise araç için öngörülen azami tamir süresidir. Garanti devam ediyorsa arızanın yetkili servise veya satıcıya bildirildiği tarihte; garanti sona ermişse aracın yetkili servise fiilen teslim edildiği tarihte başlar.
Bu ayrım özellikle arıza bildirimi ile servis randevusu arasında zaman bulunduğunda önem kazanır. Garanti içindeki araç için arıza önce yazılı olarak bildirilmiş, araç daha sonraki bir tarihte servise bırakılmış olabilir. Böyle bir durumda azami tamir süresinin başlangıcı bildirim tarihine; ikame araç için on iş günlük sürenin başlangıcı ise teslim tarihine göre değerlendirilir. Tüketici uyuşmazlıklarında başvuru ve süre takibi bakımından her iki tarihin ayrı belgelerle korunması gerekir.
Yönetmelikte iş günü; ulusal, resmî ve dinî bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs, 15 Temmuz ve pazar günleri dışındaki çalışma günleri olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle cumartesi günü, belirtilen tatillerden birine rastlamıyorsa kural olarak iş günü hesabına dahildir. Servisin cumartesi günü kapalı olması, tek başına kanuni iş günü tanımını değiştirmez.
Gün olarak belirlenmiş sürelerde başlangıç olayının gerçekleştiği gün sayılmadan izleyen uygun günün birinci gün kabul edilmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 92. maddesindeki genel süre hesabıyla uyumludur. Son günün tatil gününe rastlaması hâlinde süre, izleyen ilk tatil olmayan güne uzar.
Parça beklenmesi, teknik onay alınması veya servis içi iş yoğunluğu süreyi yeniden başlatmaz. Onarım tamamlandığında tüketiciye telefon, kısa mesaj, e-posta veya benzeri bir yöntemle bildirim yapılmalı; bildirimin yapıldığını ispat yükü yetkili serviste olmalıdır.
Araç Süresinde Onarılmazsa İade ve Değişim Hakları
Kırk beş iş günlük azami tamir süresinin aşılması, tüketicinin aracı belirsiz süreyle serviste bekletmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Tüketici başlangıçta ücretsiz onarım hakkını seçmiş olsa bile azami sürenin aşılması hâlinde bedel iadesi, ayıp oranında bedel indirimi veya imkân varsa ayıpsız misliyle değişim haklarından birine geçebilir. Aynı sonuç, araç garanti süresi içinde onarıldıktan sonra yeniden arızalanırsa veya onarımın mümkün olmadığı yetkili servis, satıcı, üretici ya da ithalatçı tarafından raporla belirlenirse de gündeme gelir.
Burada on iş günü ile kırk beş iş günü arasındaki fark korunmalıdır. On iş gününün aşılması, tek başına sözleşmeden dönme ve araç bedelini geri alma sonucunu doğurmaz; öncelikle geçici ikame araç sağlama yükümlülüğünü doğurur. Bedel iadesine veya değişime geçiş bakımından azami tamir süresinin aşılması, yeniden arızalanma ya da onarımın imkânsız olduğuna ilişkin rapor gibi koşullar aranır. Sıfır araçta değişim ve tazminat talebi hazırlanırken hangi koşula dayanıldığı açıkça gösterilmelidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesi kapsamında seçim hakkı kural olarak tüketiciye aittir. Satıcı, tüketiciyi mutlaka yeniden onarıma zorlayamaz. Bununla birlikte ayıpsız misliyle değişim satıcı bakımından orantısız güçlük doğuruyorsa aracın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer hakların tüketici açısından meydana getireceği güçlükler dikkate alınır. Bu durumda sözleşmeden dönme veya bedel indirimi seçenekleri öne çıkabilir.
Bedel iadesi veya indirim seçildiğinde ilgili tutarın derhâl ödenmesi gerekir. Ayıpsız misliyle değişim talebinin ise satıcı, üretici veya ithalatçıya bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmesi öngörülmüştür. Aracın servisten teslim alınmış olması, azami tamir süresinin daha önce aşılmış olmasından doğan hakları tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak teslim belgesine ihtirazi kayıt düşülmesi ve kullanılan seçimlik hakkın yazılı olarak tekrarlanması ispat bakımından önemlidir.
İkame Araç Sağlanmazsa Kiralama Gideri ve Sorumluluklar
On iş günü geçtiği hâlde ikame araç tahsis edilmemesi, üretici veya ithalatçının Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesi anlamına gelebilir. Tüketici günlük ulaşım ihtiyacını karşılamak için benzer nitelikte bir araç kiralarsa makul ve belgeli kiralama giderini tazminat olarak talep edebilir. Bu talep, 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki tazminat hakkı ile Türk Borçlar Kanunu’nun borca aykırılık ve zararın giderilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Kiralama giderinin tamamının otomatik olarak ödeneceği kabul edilmemelidir. Kiralamanın araçsız kalma ile illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi) bulunmalı; kiralanan araç, ayıplı aracın özellikleri ve tüketicinin olağan ihtiyacıyla makul ölçüde uyumlu olmalıdır. Çok daha üst sınıfta araç kiralanması, onarım tamamlandıktan sonra kiralamaya devam edilmesi veya aynı dönem için kaskodan ücretsiz araç alınmış olması talep edilebilecek tutarın azaltılmasına yol açabilir. Fatura, kira sözleşmesi, ödeme dekontu ve aracın teslim-iade kayıtları saklanmalıdır.
Kiralama yapılmadan yalnızca emsal araçların günlük bedeli üzerinden soyut bir tutar talep edilmesi, ayıplı mal uyuşmazlıklarında her durumda aynı sonucu doğurmaz. Gerçek bir kira gideri varsa belgelendirme, zararın varlığını ve miktarını önemli ölçüde güçlendirir. Zarar miktarı tam olarak ispatlanamazsa hâkimin olayların olağan akışı ve alınan önlemler çerçevesinde değerlendirme yapabilmesi mümkün olmakla birlikte bunun sonucu somut delillere bağlıdır.
Talep öncelikle ikame araç sağlama yükümlülüğünü ihlal eden üreticiye veya ithalatçıya yöneltilir. Satıcının sorumluluğu, ayıplı maldan doğan seçimlik haklar ve zarar arasındaki bağlantıya göre ayrıca değerlendirilebilir. Yetkili servis ise kanuni ikame araç yükümlülüğünün doğrudan muhatabı değildir; ancak servis kendi kusuruyla gereksiz gecikmeye neden olmuş, yanlış işlem yapmış veya onarım hizmetini ayıplı sunmuşsa kendi davranışından kaynaklanan zarar bakımından sorumlu olabilir.
Kasko poliçesinde ikame araç teminatı bulunuyorsa önce sigortacıdan araç alınması mümkündür. Bu durum üretici veya ithalatçının ihlalini ortadan kaldırmaz; ancak tüketicinin aynı dönem için ayrıca kiralama gideri talep etmesi hâlinde mükerrer ödeme yapılmaması gerekir. Sigorta uyuşmazlıkları ve araç zararları bakımından poliçe özel şartları ayrıca incelenmelidir.
Ayıplı Araç ve İkame Araç Hakkında Sık Sorulan Sorular
İkame araç talebinin mutlaka yazılı yapılması gerekir mi? Mevzuat, arıza bildiriminin telefon, e-posta, faks veya benzeri yollarla yapılmasına imkân tanımaktadır. Ancak uyuşmazlık hâlinde bildirim tarihini ve içeriğini ispat yükü tüketicide olduğundan yazılı ve kayıt numaralı başvuru tercih edilmelidir. İkame aracın istenmediğini ispat yükü ise üretici veya ithalatçıya aittir.
İkame araç aynı marka ve model olmak zorunda mıdır? Hayır. Kanun aynı marka ve modeli değil, benzer özelliklere sahip başka bir aracı esas alır. Ancak temel kullanım amacını karşılamayan, yolcu veya yük kapasitesi belirgin biçimde düşük bir araç tahsis edilirse yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmediği ileri sürülebilir.
Cumartesi günü iş günü sayılır mı? Evet. Cumartesi, ulusal veya resmî bir tatile rastlamıyorsa iş günü hesabına dahildir. Pazar günleri ile mevzuatta belirtilen bayram ve tatil günleri hesaba katılmaz.
On iş günü dolunca araç hemen iade edilebilir mi? On iş gününün dolması öncelikle ikame araç hakkını doğurur. Bedel iadesi veya değişim için azami tamir süresinin aşılması, aracın yeniden arızalanması ya da onarımın mümkün olmadığının raporla belirlenmesi gibi şartlardan birinin bulunması gerekir.
Onarım bittiği hâlde tüketici aracı teslim almazsa ikame araç devam eder mi? İkame araç yükümlülüğü onarım tamamlanıncaya kadardır. Yetkili servis, onarımın tamamlandığını tüketiciye bildirmeli ve uyuşmazlık hâlinde bu bildirimi ispatlamalıdır. Bildirimden sonra tüketiciden kaynaklanan gereksiz bekleme süresi için ikame araç veya kiralama gideri istenmesi güçleşebilir.
Başvuru nereye yapılır? Önce üretici veya ithalatçı ile satıcıya yazılı talep yöneltilir. Sonuç alınamazsa uyuşmazlık değerine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolu gündeme gelir. Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda, kanuni istisnalar dışında dava öncesi arabuluculuk şartı bulunur. Başvuru tarihindeki parasal sınır ve talebin ekonomik değeri esas alınmalıdır. Tüketici hukuku başvuru yolları kapsamında servis belgeleri, ikame araç talebi ve kiralama giderleri birlikte sunulmalıdır.
Ayıplı araçta ikame araç hakkı; garanti kapsamı, bildirim ve teslim tarihleri, arızanın niteliği ve tarafların sıfatına göre değerlendirilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN

