
Ön İnceleme Nedir?
Ön inceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde düzenlenmiş ve yargılamanın beş temel aşamasından biri olarak belirlenmiştir. Bu aşamalar sırasıyla dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hükümdür. Ön incelemenin amacı, iddia ve savunmaları netleştirmek, yargılamayı düzenli yürütmek ve gereksiz tahkikat işlemlerini önlemektir.
HMK’nın 137. maddesi “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.” şeklindedir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez. Usule ilişkin itirazların bu aşamada çözümlenmesi, yargılamanın sonraki aşamalarının düzenli ilerlemesini sağlar. Hâkim, davanın esasına girilmesine engel bir durum tespit ederse usule ilişkin bir kararla davayı sona erdirir. Davanın esasına girilmesi gerekiyorsa, HMK’nin 142. maddesine göre ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra ve tahkikata başlamadan önce, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.
Yargıtay, usulüne uygun bir ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilerek karar verilmesini usule aykırı bularak bozmaktadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/5062 E., 2021/3787 K.). Birleşen bir dava bulunduğunda, birleşen dosya bakımından da dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ayrıca ön inceleme duruşması yapılması gerekir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/977 E., 2021/2576 K.). Dava dilekçesi usulsüz tebliğ edilmiş, dilekçeler aşaması ve ön inceleme yapılmadan davalının yokluğunda hüküm kurulmuşsa bu durum hukuki dinlenilme hakkına aykırı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/21776 E., 2018/8970 K., 11.09.2018).
Ön İnceleme Aşamasında İddia ve Savunmanın Değiştirilmesi Mümkün mü?
HMK’nin 141. maddesine göre taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebilir yahut değiştirebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise iddia veya savunma genişletilemez ve değiştirilemez; bu konuda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. Kanunda belirtilen süreden sonra delil de gösterilemez; ancak sonradan ileri sürülen delil yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme bu delilin gösterilmesine izin verebilir.
Dava açıldığında mahkemenin verdiği ilk ara kararlar ise tensip zaptında yer alır.
Ön İnceleme Duruşmasına Davet
HMK’nin 139. maddesine göre mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve dosya üzerinden yapılacak incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin hususların yanında tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları ihtar edilir. Ayrıca duruşmaya yalnız taraflardan biri gelir ve yargılamaya devam etmek isterse, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği bildirilir.
Davetiyede son olarak, tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye vermeleri veya başka yerden getirtilecek belgeler için gereken açıklamayı yapmaları ihtar edilir. Bu süre içinde gereği yapılmazsa, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verileceği de davetiyede belirtilir.
Ön İnceleme Duruşmasında Neler Yapılır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunun 140. maddesi ön inceleme duruşmasında yapılacak işlemleri fıkra fıkra sayar: hâkim dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerekirse tarafları dinler, uyuşmazlık konularını tek tek belirler, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder, sonucu tutanağa geçirir ve eksik belgeler hakkında karar verir.

Dosya Üzerinden Karar Verilmesi
Mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerekli görürse kararını vermeden önce tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Bu hususlar dosya üzerinden karara bağlanabiliyorsa duruşma yapılmasına gerek kalmayabilir. Örneğin, mahkeme görevsiz ya da yetkisiz olduğuna karar verirse, ön inceleme duruşması yapılmasına ihtiyaç kalmaz. Ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlı olarak tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif ve yemin teklifi gibi işlemler yapılabilir; ancak tahkikata yönelik işlem yapılamaz (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/15589 E., 2018/12112 K., 10.09.2018).
Tarafların Dinlenmesi ve Uyuşmazlık Konularının Tespiti
Ön inceleme duruşmasında hâkim, usule ilişkin hususlarda tarafları dinledikten sonra uyuşmazlığın esasıyla ilgili iddia ve savunmaları dikkate alarak tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit eder. Bu belirleme genel bir tespit değildir; tarafların ileri sürdüğü her somut vakıa üzerinde hangi noktada anlaştıkları ya da anlaşamadıkları tek tek belirlenir.
Sulh Teşviki ve Süre Verilmesi
Uyuşmazlık konuları tespit edildikten sonra hâkim, tarafları sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatarak sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Hâkim bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü belirler. Önemli olan, hâkimde tarafların uzlaşabileceği yönünde ciddi bir kanaatin oluşmasıdır.
Sulh Durumunun ve Anlaşmazlık Noktalarının Belirlenmesi
Ön inceleme duruşmasının sonunda veya sulh için süre verilmişse ikinci duruşmada, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden sonuç alıp almadıkları belirlenir. Taraflar sulh olurlarsa bu durum tutanağa geçirilir; sulh olmazlarsa anlaşamadıkları hususlar tek tek tutanağa yazılır. Tutanağın altı duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır ve tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ön inceleme tutanağını yargılamanın yol haritası olarak nitelendirmiştir: tutanakta uyuşmazlık konusu olarak yer almayan hususlar tahkikatın konusu olamaz. Kararda, ön inceleme tutanağında uyuşmazlık olarak tespit edilmeyen saklı tutulmuş taleplerin tahkikat aşamasında açıklattırılarak hüküm altına alınması iddianın genişletilmesi sayılmış ve usule aykırı bulunmuştur (Hukuk Genel Kurulu 2018/660 E., 2020/947 K.).
Ön İnceleme Duruşmasının Tamamlanması
Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu hâllerde veya sulh için süre verilmişse, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü belirlenebilir; sürekli yeni duruşma verilmesi ön incelemenin amacına aykırıdır. Ön inceleme duruşmasına bildirilen mazeret kabul edilmişse, tahkikata geçilmeden yeni bir ön inceleme duruşması yapılmalı, uyuşmazlık konuları tespit edilip tutanak taraflara imzalatılmalıdır; aksi hâlde savunma hakkı ihlal edilmiş olur (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/6528 E., 2021/3688 K.).
Delillerin Sunulması ve Toplanması
Taraflar, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine eklemeli veya başka yerden getirilecekse bunu belirtmelidir. Eksiklik varsa, ön inceleme davetiyesiyle yapılan ihtar üzerine tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre işler. HMK’nin 140. maddesinin beşinci fıkrasına göre bu ihtara rağmen dilekçesinde gösterdiği belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın, bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.

Ön İnceleme Duruşmasına Katılmamanın Sonuçları
Ön inceleme duruşmasına katılmayan taraf, diğer taraf yargılamaya devam etmek isterse yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Bununla birlikte, ön inceleme duruşmasında verilebilecek kararlar usule ilişkin kararlarla sınırlıdır; feragat, kabul ve sulh gibi davayı sona erdiren taraf işlemleri dışında davanın esası hakkında karar verilemez. Esasa girilecekse, ön inceleme tamamlandıktan sonra taraflar tahkikat duruşmasına davet edilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/70 E., 2021/342 K.).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de ön inceleme duruşmasında dava nihai olarak karara bağlanmayıp tahkikata geçildiğinde, ön incelemeye katılmamış olan davalının tahkikat duruşmasına davet edilmesinin zorunlu olduğunu; davet edilmeden yokluğunda hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/6429, K. 2015/21058, T. 11.11.2015).
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
