Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

Kaza Tespit Tutanağına İtiraz ve Kusur Oranı 2026

Kaza tespit tutanağına itiraz, yalnız maddi hasarlı bir trafik kazasında sürücülerce düzenlenen belgenin bütünüyle ortadan kaldırılması talebi değildir. Uygulamada itirazın asıl konusu; tutanak, kroki, fotoğraflar ve diğer veriler üzerinden sigorta şirketlerince belirlenen sorumluluk oranıdır. Sürücüler olayın zamanı, yeri, araçların yönü, çarpışma noktası ve kendi beyanlarını kaydeder; yüzde 0, yüzde 50 veya yüzde 100 kusur oranını kendileri belirlemez. Sigorta şirketlerinin değerlendirmeleri farklıysa dosya Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonuna aktarılır.

Kaza tespit tutanağı kâğıt form üzerinde düzenlenebileceği gibi Sigortam360 uygulamasındaki Mobil Kaza Tutanağı hizmeti kullanılarak elektronik ortamda da hazırlanabilir. Mobil uygulamada konum, fotoğraf, isteğe bağlı video, kaza senaryosu ve taraf onayları sisteme aktarılabilmektedir. Bununla birlikte elektronik onay da tarafların kusur yüzdesini kabul ettiği anlamına gelmez; onaylanan husus, tutanağa geçirilen olay bilgileri ve beyanlardır.

Kusur sonucunun bildirilmesinden sonra sistem içi itiraz süresi beş iş günüdür. Bu nedenle kamera kaydı, geniş açılı olay yeri fotoğrafı, yol çizgileri, trafik işaretleri ve araçlardaki temas noktaları gecikmeden toplanmalıdır. Beş iş günlük sürenin geçirilmesi bütün hakların sona erdiği anlamına gelmez; ancak bundan sonraki inceleme, somut tazminat uyuşmazlığı kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu veya özel hukuk yollarında sürdürülebilir.

Kaza Tespit Tutanağı ile Kusur Oranı Aynı Şey midir?

Kaza tespit tutanağı ile kusur oranı aynı hukuki işlevi taşımaz. Tutanak; sürücücü ve araç bilgilerini, kazanın tarih ve yerini, araçların geliş yönünü, ilk temas noktasını, trafik işaretlerini, taraf anlatımlarını, krokiyi ve imzaları içeren olay kaydıdır. Kusur oranı ise bu kayıtlarla trafik kurallarının karşılaştırılması sonucunda yapılan ayrı bir sorumluluk değerlendirmesidir. Başka bir deyişle sürücüler vakıaları kaydeder, sigorta sistemi bu vakıaların hukuki ve teknik anlamını değerlendirir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 81. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 152. maddesi, yalnız maddi hasarlı kazalarda tarafların olayın oluş biçimi üzerinde anlaşmaları hâlinde tutanağı kendilerinin düzenleyebilmesine imkân tanır. 2017/18 sayılı Genelge uyarınca usulüne uygun düzenlenen tutanak, trafik zabıtasınca düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı hükmündedir. Ancak bu özellik, belgenin değiştirilemez bir kusur kararı veya mahkeme hükmü olduğu anlamına gelmez.

İtiraz hazırlanırken üç farklı sorun birbirinden ayrılmalıdır. Plaka, poliçe numarası veya iletişim bilgisindeki yazım yanlışı maddi hata niteliğindedir. Aracın yönünün ters çizilmesi, şerit bilgisinin eksik gösterilmesi veya beyanın yanlış aktarılması tutanak içeriğine ilişkindir. Trafik kuralının yanlış uygulandığı yahut delillerin hatalı yorumlandığı iddiası ise doğrudan kusur oranına itirazdır. Örneğin plakanın düzeltilmesi ile geçiş hakkının hangi araçta bulunduğunun yeniden incelenmesi aynı talep değildir.

Tutanağın imzalanması, sürücünün kendi beyanını ve düzenlenen ortak belgeyi onayladığını gösterir; daha sonra sigorta şirketince açıklanan kusur yüzdesinin peşinen kabul edildiğini göstermez. Öte yandan imzalı tutanaktaki açık bir anlatımın sonradan değiştirilmek istenmesi hâlinde, ilk beyanla çelişen yeni açıklamanın kamera kaydı, fotoğraf veya teknik veri gibi güçlü delillerle desteklenmesi gerekir.

Bu nedenle trafik kazası sonrası yapılması gerekenler arasında yalnız formu doldurmak değil, krokinin araç konumlarıyla uyumunu kontrol etmek ve fotoğrafların asıllarını saklamak da bulunur. Görüldüğü üzere kaza tespit tutanağı delil kaynağı, kusur oranı ise bu kaynak üzerinden ulaşılan değerlendirme sonucudur.

Hangi Kazalarda Sürücüler Arasında Tutanak Düzenlenmez?

Sürücülerin kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyebilmesi için kazanın yalnız maddi hasarla sonuçlanması, en az iki aracın olaya karışması ve tarafların kazanın oluş biçimi üzerinde anlaşması gerekir. Bu şartlardan biri bulunmuyorsa anlaşmalı tutanak yöntemi kullanılmamalıdır. 2017/18 sayılı Genelge’nin 1.2. maddesinde sürücülerce tutanak düzenlenemeyecek başlıca durumlar açıkça belirtilmiştir.

  1. Ölüm, yaralanma veya tek araçlı kaza bulunması: Kazada bir kişinin yaralanması ya da hayatını kaybetmesi, kazanın yalnız maddi hasarlı olma niteliğini ortadan kaldırır. Tek aracın karıştığı kazalarda da taraflar arasında anlaşmalı tutanak düzenlenemez.
  2. Sürücü belgesi, sigorta veya sürüş güvenliği sorunu bulunması: Sürücünün uygun sınıfta sürücü belgesinin olmaması, araçlardan birinin Türkiye’de geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya sürücülerden birinde alkol, uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanıldığı şüphesinin bulunması hâlinde trafik görevlilerine haber verilmelidir.
  3. Kamu aracı, kamu malı veya üçüncü kişiye ait eşya zararı bulunması: Sağlık Bakanlığına ait ambulans ve acil sağlık araçları dışında kamu kurumlarına ait bir aracın kazaya karışması, bariyer veya trafik levhası gibi kamu malının zarar görmesi ya da üçüncü kişiye ait eşyada hasar meydana gelmesi durumunda sürücüler kendi aralarında tutanakla yetinemez.

Tarafların olayın nasıl gerçekleştiği konusunda uzlaşamaması da ortak tutanak yönteminin dayanağını ortadan kaldırır. Bu hâllerde araçlar ve çevre güvenliği gözetilmeli, acil yardım veya kolluk ihtiyacı için tek acil çağrı numarası olan 112 aranmalıdır. Eski kaynaklarda geçen polis veya jandarmaya ait ayrı acil numaralar güncel başvuruda kullanılmamalıdır.

Kazadan hemen sonra fark edilmeyen ağrı, baş dönmesi veya başka bir bedensel belirti daha sonra ortaya çıkarsa sağlık kuruluşuna gecikmeden başvurulmalı ve bulgunun kaza ile bağlantısı tıbbi kayıtlara geçirilmelidir. Böyle bir durumda yalnız maddi hasarlı tutanağın sonradan değiştirilmesi veya gerçeğe aykırı yeni belge hazırlanması yerine, mevcut belgenin yanında sağlık ve kolluk kayıtlarının oluşturulması gerekir. Yaralanmalı trafik kazası süreci ile sürücülerce düzenlenen maddi hasarlı KTT’nin sigorta sistemi içindeki değerlendirmesi birbirinden farklıdır.

Sigorta Şirketleri Kusur Oranını Nasıl Belirler?

Kâğıt üzerinde düzenlenen tutanak ve varsa fotoğraflar, ilgili sigorta şirketince en geç takip eden iş günü sonuna kadar elektronik ortamda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine iletilir. Mobil Kaza Tutanağı üzerinden tamamlanan kayıtlar ise doğrudan sisteme aktarılır. Tutanak sisteme girdikten sonra her sigorta şirketi üç iş günü içinde kendi değerlendirmesini yapar ve her araç için yüzde 0, yüzde 50 veya yüzde 100 sorumluluk oranlarından birini belirler.

Sigorta şirketlerinin bütün araçlar yönünden aynı oranlara ulaşması hâlinde mutabakat oluşur ve dosya bu oranlarla sonuçlandırılır. Şirketlerden en az biri farklı değerlendirme yaparsa dosya Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonuna gönderilir. Komisyonun dosyayı üç iş günü içinde sonuçlandırması öngörülmüştür. Sonuç, tutanakta bulunan iletişim bilgilerine göre SMS veya e-posta yoluyla sigortalılara bildirilir.

Değerlendirmede yalnız tarafların “haklıyım” veya “kusurluyum” şeklindeki ifadelerine bakılmaz. Krokinin yol geometrisiyle uyumu, araçların seyir yönleri, trafik ışıkları ve levhalar, şerit çizgileri, çarpışma noktaları, araçlardaki hasarlı bölümler ve fotoğraflar birlikte ele alınır. Aracın ön kısmındaki hasar ile diğer aracın yan kısmındaki hasarın birbiriyle uyumu, taraf anlatımının fiziksel bulgularla örtüşüp örtüşmediğinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.

SBM bu süreçte tutanakların yüklenmesini, sorgulanmasını ve şirket değerlendirmelerinin karşılaştırılmasını sağlayan sistem altyapısını oluşturur. Her itirazı kendiliğinden yeniden inceleyen ayrı bir yargı mercii değildir. Şirketler arasındaki farklılığı inceleyen komisyon da dosyada bulunan belgeler üzerinden karar verir. Bu nedenle belgenin sisteme hiç yüklenmemiş olması ile yüklenmesine rağmen yanlış değerlendirilmesi birbirinden farklı sorunlardır.

SBM’deki oran; onarım ödemesi, rücu ilişkisi ve araç hasar bedeli hesabının hızlı yürütülmesinde kullanılır. Bununla birlikte bu sonuç, özel hukuk uyuşmazlığında mahkeme veya sigorta hakemi bakımından kesin hüküm oluşturmaz. Somut tazminat uyuşmazlığında mevcut deliller yeniden değerlendirilebilir, teknik konuda bilirkişi incelemesi yaptırılabilir ve farklı bir kusur dağılımına ulaşılabilir. Bu sonuç, özel hukuk yollarının ayrıca açık tutulmasından ve tahkim yargılamasının deliller üzerinden yürütülmesinden kaynaklanmaktadır.

Kaza Tespit Tutanağına İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?

Kaza tespit tutanağına itiraz için başvurulacak yer, ilk kusur değerlendirmesinin nasıl oluştuğuna göre belirlenir. Bu nedenle başvuru yapmadan önce dosyanın sigorta şirketlerinin mutabakatıyla mı, şirketlerin farklı oran vermesi üzerine Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonunca mı sonuçlandırıldığı ve iki aracın sigortacısının aynı şirket olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Farklı sigorta şirketlerinin aynı kusur oranında mutabakata varması hâlinde her sigortalı, sorumluluk oranının kendisine bildirilmesinden itibaren beş iş günü içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere kendi sigorta şirketinden yeniden değerlendirme isteyebilir. 2017/18 sayılı Genelge’nin 4.1. maddesi uyarınca bu başvurunun değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi veya belge içermesi gerekir. Şirketler yeniden değerlendirmeyi üç iş günü içinde yapar.

Kazaya karışan iki aracın zorunlu trafik sigortacısı aynı şirketse, şirketin kusur değerlendirmesinin iletilmesinden itibaren beş iş günü içinde SBM KTT Sorgulama ve İtiraz ekranı kullanılarak SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonuna bir defalık başvuru yapılabilir. Burada da yalnız genel bir itiraz açıklaması yeterli görülmemeli; sonucu değiştirebilecek yeni belgeler sisteme eklenmelidir.

Başvuru metninde kaza tarihi ve yeri, araç plakaları, hasar dosya veya tutanak numarası, bildirilen kusur oranı ve talep edilen inceleme açıkça belirtilmelidir. Ardından krokideki yanlışlık, dikkate alınmadığı düşünülen trafik işareti, karşı aracın somut kural ihlali ve eklenen belgenin değerlendirmeyi nasıl değiştirdiği ayrı ayrı açıklanmalıdır. Kamera kaydı sunuluyorsa görüntüde hangi saniyede hangi olayın görüldüğü; fotoğraf sunuluyorsa fotoğrafın araç yönü, şerit veya temas noktası bakımından neyi ispatladığı gösterilmelidir.

Başvuru, şirketin belge kabul eden yazılı veya elektronik kanalından yapılmalı; gönderim tarihi, başvuru numarası ve yüklenen eklerin bir kopyası saklanmalıdır. Komisyonca sonuçlandırılmış dosyalarda sigortalı için aynı sistem içinde ikinci bir olağan itiraz öngörülmediğinden, devam eden uyuşmazlığın sigorta tahkimi ve araç değer kaybı başvurusu gibi somut bir sigorta talebiyle veya görevli mahkemedeki tazminat istemiyle ilişkilendirilmesi gerekebilir.

Beş İş Günlük İtiraz Süresi Nasıl Hesaplanır?

Beş iş günlük itiraz süresi kaza tarihinden, tutanağın imzalandığı günden, aracın servise bırakılmasından veya onarımın tamamlanmasından başlamaz. 2017/18 sayılı Genelge’nin 4.1. maddesi uyarınca başlangıç noktası, belirlenen sorumluluk oranının sigortalıya bildirilmesidir. Bu nedenle SMS ve e-posta tarihi, SBM sorgu ekranındaki sonuç bilgisi ve sigorta şirketinin bildirim kaydı birlikte saklanmalıdır.

Cumartesi, pazar ve resmî tatil günleri iş günü niteliğinde olmadığından sayımda ayrıca dikkate alınır. Bununla birlikte bildirimin hangi tarihte tamamlandığı veya son günün tatile rastlayıp rastlamadığı konusunda tartışma yaşanmaması için başvurunun ilk mümkün iş günlerinde yapılması daha güvenlidir. Sürenin son saatlerine bırakılan yüklemelerde sistem kesintisi, dosya boyutu veya eksik ek gibi sorunlar başvurunun kayda girmesini engelleyebilir.

Anılan Genelge’nin 4.2. maddesi, süresinde yapılmış kusur itirazının ilgisiz bir mercie yöneltilmesi hâlinde beş günlük sürenin kesileceğini düzenlemektedir. Ancak bu hüküm, yanlış yere başvurmayı olağan bir yöntem hâline getirmez. Başvurunun yanlış mercie yapıldığı fark edildiğinde, ilk gönderim belgesi de eklenerek doğru sigorta şirketine veya aynı sigortacı durumunda ilgili SBM ekranına gecikmeden yeniden başvurulmalıdır.

Beş iş günlük sistem içi süre ile zorunlu trafik sigortacısına karşı tazminat talebindeki bekleme süresi de karıştırılmamalıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince, sigortacıya karşı dava veya tahkim yoluna gidilmeden önce yazılı başvuru yapılır; sigortacı on beş gün içinde yazılı cevap vermez veya verilen cevap talebi karşılamazsa sonraki hukuki yol gündeme gelir.

Beş iş günlük sürenin geçirilmesi, yalnızca hızlı sistem içi yeniden değerlendirme imkânının kullanılmaması sonucunu doğurur; kusurla bağlantılı bütün maddi hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2017/18 sayılı Genelge’nin 4.3. maddesi, uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu veya özel hukuk yollarında sürdürülebileceğini açıkça belirtir. Bununla birlikte trafik kazası tazminat davası ve sigorta taleplerine ilişkin zamanaşımı ile dava şartları ayrıca takip edilmelidir.

Kusur İtirazında Hangi Deliller Sunulmalıdır?

Kusur itirazında en yararlı deliller, araçların çarpışmadan önceki hareketini ve yol düzenini objektif biçimde gösterebilen kayıtlardır. Tutanak ve krokinin yanında geniş açılı olay yeri fotoğrafları, araç içi kamera görüntüsü, çevredeki iş yeri veya kamu kamerası kayıtları, trafik levhaları, ışıklar, yol çizgileri ve araçların ilk temas noktaları birlikte değerlendirilmelidir. Delil yalnız mevcut olmalı değil, itiraz gerekçesiyle bağlantısı da açıklanmalıdır.

Fotoğraflar mümkünse araçlar hareket ettirilmeden önce; yolun tamamını, araçların konumunu, şeritleri, kavşak yapısını, levhaları ve hasarlı bölgeleri gösterecek farklı açılardan çekilmelidir. Trafik güvenliği nedeniyle araçların hemen kaldırılması gerekiyorsa önce güvenli ölçüde hızlı kayıt alınmalıdır. 2017/18 sayılı Genelge de tarafların anlaşması hâlinde olay yeri fotoğrafları çekildikten sonra araçların trafiği tehlikeye düşürmeyecek biçimde kaldırılmasını öngörmektedir.

Kamera kayıtları belirli saklama sürelerinin sonunda silinebileceğinden, görüntünün bulunduğu iş yerine, site yönetimine veya ilgili kuruma gecikmeden yazılı koruma talebi gönderilmesi yararlı olur. Kişisel verilerin korunması nedeniyle kaydın doğrudan teslim edilmediği durumlarda, devam eden bir uyuşmazlık kapsamında yetkili makam aracılığıyla istenmesi veya şartları varsa delil tespiti yolunun değerlendirilmesi mümkündür. Görüntünün orijinal dosyası, tarih-saat bilgisi ve kesintisiz kopyası korunmalı; yalnız seçilmiş birkaç ekran görüntüsüyle yetinilmemelidir.

Araçlardaki hasarın yeri ve biçimi de olay anlatımını doğrulayabilir veya çürütebilir. Ekspertiz raporu, servis kabul fotoğrafları, onarım öncesi ayrıntılı görüntüler, değişen parçalar ve fatura kayıtları bu nedenle saklanmalıdır. GPS, takograf veya araç telematik verisi bulunan araçlarda hız, konum ve sürüş hareketleri de incelemeye katkı sağlayabilir. Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.

Tanık anlatımı destekleyici bir delildir; ancak teknik kayıtların yerine otomatik olarak geçmez. Tanığın olayla ilişkisi, kazayı hangi açıdan gördüğü ve hangi hareketi doğrudan gözlemlediği açıklanmalıdır. Sigorta tahkimi büyük ölçüde dosyadaki belgeler üzerinden yürüdüğünden, bütün kayıtların anlaşılır bir delil diziniyle sunulması önem taşır. Araç değer kaybı hesaplama ve hasar taleplerinde de onarım öncesi kayıtların korunması, hem kusur hem zarar miktarı yönünden ispatı kolaylaştırır.

İtiraz Reddedilirse Tahkim veya Dava Yolu Var mı?

Beş iş günlük itirazın reddedilmesi veya bu sürenin hiç kullanılmamış olması, kusur uyuşmazlığının özel hukuk alanında bir daha incelenemeyeceği anlamına gelmez. Ancak sonraki aşamada salt “SBM’deki yüzde değiştirilsin” biçiminde soyut bir talep yerine, hatalı kusur değerlendirmesinin eksik sigorta ödemesine veya belirli bir tazminat kaybına nasıl yol açtığı somutlaştırılmalıdır. 2017/18 sayılı Genelge, uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu veya özel hukuk yollarında çözülebileceğini kabul etmektedir.

Zorunlu trafik sigortacısına yöneltilecek talepte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalıdır. Şirketin talebi tamamen veya kısmen reddeden nihai cevabı alınırsa yahut trafik sigortasında on beş gün içinde yazılı cevap verilmezse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru değerlendirilebilir. Başvurunun yapıldığını ve eklerin şirkete ulaştığını gösteren kayıtların saklanması gerekir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların hakemler aracılığıyla çözülebilmesine dayanak oluşturur. Tahkim başvurusunda sigorta şirketine yapılan ön başvuru, şirket cevabı veya cevapsızlığı gösteren belge, KTT, kusur sonucu, poliçe bilgileri, fotoğraflar, ekspertiz kayıtları ve parasal talebin hesabı sunulmalıdır. Hakem gerekli görürse kusur ve hasar konusunda bilirkişi incelemesine başvurabilir.

Dava yolunda ise talebin sigorta şirketine, sürücüye, işletene veya araç sahibine yöneltilmesine göre görevli mahkeme, taraf sıfatı ve varsa dava şartları ayrıca belirlenir. Onarım farkı, değer kaybı, kullanım kaybı ve bedensel zarar aynı kazadan kaynaklansa da hukuki dayanakları ve ispat belgeleri tamamen aynı değildir. Aynı uyuşmazlığın daha önce mahkemeye taşınmış olması da tahkim başvurusunun kabul edilebilirliğini etkileyebilir.

Kusur oranı, araç değer kaybı başvurusu ile araç mahrumiyet tazminatı gibi zarar kalemlerinin sonuçlarını etkileyebilir; fakat her kalem için zarar, illiyet bağı(sebep-sonuç ilişkisi), sorumluluk ve süre koşulları ayrı ayrı incelenir. SBM’deki değerlendirme önemli bir dosya belgesi olmakla birlikte, mahkeme veya sigorta hakemi diğer delilleri değerlendirerek farklı bir kusur sonucuna ulaşabilir.

Kusur Oranına İtiraz Hakkında Sık Sorulan Sorular

Polis tutanağına SBM üzerinden itiraz edilir mi?

Hayır. Kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, sürücülerce hazırlanan maddi hasarlı KTT’nin SBM değerlendirme sürecinden farklıdır. Kolluk tutanağındaki kusur tespiti, ilgili soruşturma veya tazminat uyuşmazlığında deliller ve bilirkişi incelemesi üzerinden tartışılır. Tutanaktan ayrı olarak idari trafik para cezası uygulanmışsa, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi kapsamındaki kanun yolu ayrıca değerlendirilir; bu başvuru da SBM üzerinden yapılmaz.

İtiraz sonuçlanmadan araç onarılabilir mi?

Sistem içi itirazın sonuçlanması, aracın onarılması için zorunlu bir ön şart değildir. Ancak onarımdan önce aracın bütün hasarlı bölümleri ayrıntılı biçimde fotoğraflanmalı, ekspertiz raporu alınmalı, servis kabul kaydı ve onarım faturası saklanmalıdır. Aksi hâlde temas noktaları veya hasarın kaza ile uyumu konusunda önemli deliller kaybolabilir. Konuya ilişkin zarar kalemleri 30 soruda araç değer kaybı kapsamında ayrıca incelenebilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top