Sigorta Hukuku

Selde Zarar Gören Araç İçin Kasko ve Tazminat 2026

Selde zarar gören araç: sular altında kalmış bir alanda tekerlekleri suya gömülmüş otomobil

Selde zarar gören araç, poliçede sel ve su baskını teminatı varsa kaskodan karşılanır; teminat yoksa zarar, altyapı hizmetinde kusuru bulunan idareden istenebilir. Zorunlu trafik sigortası kendi aracınızdaki sel hasarını karşılamaz. 14 Ekim 2026’daki İstanbul seli gibi bir olaydan sonra ilk iş, aracı çalıştırmadan hasarı belgelemek ve en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirmektir.

Selde zarar gören araç için kasko ödeme yapar mı?

Kasko, sel hasarını ancak poliçede sel ve su baskını teminatı varsa öder. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5 maddesi, sel ve su baskını zararlarını yalnız ek sözleşmeyle teminata alınabilecek hâller arasında sayar. Çarpışma, devrilme, yanma ve çalınma gibi ana teminatlar A.1 maddesinde düzenlenir; sel bunların arasında yer almaz.

Genel Şartlar’ın A.1 maddesi ürün adlarını da buna göre ayırır. Tam Kasko, ek sözleşmeyle eklenebilecek bütün riskleri kapsar; Genişletilmiş Kasko bu risklerin yalnız bir kısmını kapsar. Kasko ve Dar Kasko adlı ürünler ise yalnız A.1’deki ana teminatları kapsar; sel zararı bu ürünlerde poliçe dışında kalır. Bu yüzden poliçenin adına değil, teminat listesindeki sel ve su baskını satırına bakın.

Teminat varsa hasar, poliçedeki muafiyet düşülerek ödenir; Genel Şartlar’ın A.6 maddesi muafiyetin poliçede en az on dört punto harfle yazılmasını ister. Sigortacı ödemeyi bir istisnaya dayanarak reddederse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi teminat dışılığın ispat yükünü sigortacıya yükler. Örneğin sel teminatlı genişletilmiş kaskoda araç sahibinin göstermesi gereken, poliçenin yürürlükte olduğu ve aracın selde zarar gördüğüdür.

Zorunlu trafik sigortası sel ve su baskını hasarını karşılar mı?

Hayır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi zorunlu mali sorumluluk sigortasını, işletenin aynı Kanun’un 85. maddesine göre üçüncü kişilere karşı doğan sorumluluğunu karşılamak için öngörür. Bu sigorta sizin başkasına verdiğiniz zararı öder; kendi aracınızda selden doğan hasarı karşılamaz.

Kaskosu olmayan veya kaskosunda sel teminatı bulunmayan araç sahibi için zararı karşılayacak bir sigorta çoğu zaman yoktur. Bu durumda geriye, suyun taşmasında kusuru bulunan idareye karşı tazminat yolu kalır.

Su basan araçta ilk ne yapılmalı, kaskoya ne zaman bildirilir?

Su basan aracı çalıştırmayın; su almış motor çalıştırılırsa hasar büyüyebilir. Genel Şartlar’ın B.1.2 maddesi sigortalıdan, sigortalı değilmişçesine gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almasını ister. B.3.3.3 maddesi ise bu yükümlülüğe uyulmaması zarar miktarını artırmışsa tazminattan kusurun ağırlığına göre indirim yapılacağını öngörür.

Aracı sudan çıkarmak için çekici çağırın ve çekici kaydını saklayın. Poliçede sel teminatı varsa Genel Şartlar’ın B.2 maddesi, zararı önlemek veya azaltmak için yapılan makul masrafları, önlem faydasız kalsa bile sigortacıya yükler. Zorunlu hâller dışında rizikonun gerçekleştiği yerde değişiklik yapmamak da B.1.4 maddesindeki yükümlülüktür; aracı taşımadan önce bulunduğu yeri ve su seviyesini fotoğraflayın.

Bildirim süresi, Genel Şartlar’ın B.1.1 maddesine göre rizikonun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günüdür. Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi ihbarın gecikmeksizin yapılmasını ister; geç bildirim yalnız tazminatı artırmışsa kusura göre indirime yol açar, sigortacı olayı önceden fiilen öğrenmişse indirim yapılamaz. Bildirimi çağrı merkezi, e-posta veya yazılı dilekçeyle yapın ve tarihini gösteren kaydı saklayın.

Sel hasarında hangi deliller toplanmalı?

Deliller hem sigortacıya hem idareye karşı iki soruyu cevaplamalıdır: araç selde mi zarar gördü ve su nereden geldi? Şunları olayın hemen ardından toplayın:

  • Aracın suyun içindeki ve su çekildikten sonraki hâlini gösteren tarihli fotoğraf ve videolar.
  • Sokak adını, aracın park yerini ve varsa taşan rögarı, dere yatağını veya tıkalı ızgarayı gösteren görüntüler.
  • Suyun araç üzerinde bıraktığı izi, iç döşemeyi ve motor bölümünü gösteren yakın çekimler.
  • Çekici, servis ve eksper kayıtları ile kasko hasar dosya numarası.
  • Valilik, belediye veya su idaresinin olay günüyle ilgili açıklamaları ve aynı sokakta zarar gören kişilerin iletişim bilgileri.

Sigortacı hasarı kendi eksperiyle tespit eder; Genel Şartlar’ın C.9 maddesi sigortalıya da eksper tayin etme hakkı tanır ve makul eksper giderleri sigortacıya aittir. İdareye karşı davada ise mahkeme çoğunlukla bilirkişiye yağışın şiddetini ve altyapının yeterliliğini inceletir; suyun hangi yoldan geldiğini gösteren görüntüler bu incelemenin dayanağı olur.

Kasko yoksa belediyeden veya su idaresinden tazminat istenir mi?

Evet, zarar idarenin altyapı hizmetindeki kusurundan doğmuşsa istenebilir. Anayasa’nın 125. maddesi idareyi kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutar. Yağmur suyunun uzaklaştırılması, kanalizasyon ve dere ıslahı kanunla idarelere verilmiş kamu hizmetleridir; bu hizmetin hiç işlememesi, geç ya da kötü işlemesi hizmet kusuru sayılır. Zarar ile hizmet arasında illiyet bağı da kurulmalıdır; su yalnız özel bir binanın kendi bahçesinden veya rampasından dolmuşsa bu bağ zayıflar.

Muhatap idare suyun kaynağına göre belirlenir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını belediyenin yetkileri arasında sayar. Büyükşehirlerde 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesi su ve kanalizasyon hizmetlerini ve derelerin ıslahını büyükşehir belediyesine verir; bu hizmetler İstanbul’da İSKİ, Ankara’da ASKİ gibi su ve kanalizasyon idareleri eliyle yürütülür. Taşkın koruma tesisleri ise Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır. Sorumlu idare belli değilse başvuruyu birden fazla idareye birlikte yapın.

İdare çoğunlukla yağışın olağanüstü olduğunu ve zararın önlenemeyeceğini savunur. Bu savunmanın nasıl değerlendirildiğine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21 Mart 2024 tarihli kararı (E.2023/1047, K.2024/668) örnek oluşturur. Sigorta şirketinin rücu davasında ilk derece mahkemesi, dere taşkınının doğal afet niteliğinde aşırı bir yağıştan değil koruma önlemlerinin alınmamasından doğduğunu belirlemiştir. Sokağın yağmur suyu sistemi de yetersiz kaldığından büyükşehir belediyesi ile su idaresi birlikte sorumlu tutulmuştur. Kurul, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki ısrar kararını oy çokluğuyla onamıştır. Sonuç bu nedenle yağış kayıtlarına ve altyapının olay günündeki durumuna bağlıdır.

Sel tazminatı davası idare mahkemesinde mi, adli yargıda mı açılır?

Görevli yargı kolu, aracın selde nerede zarar gördüğüne göre değişebilir. 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi, işleteni veya sahibi kamu kuruluşu olan araçların verdiği zararlar dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler. Uyuşmazlık Mahkemesi bu hükmü geniş yorumlayarak 17 Nisan 2023 tarihli kararında (E.2023/219, K.2023/312), karayolunda park hâlindeki aracın yoğun yağış, sel ve rögar taşmasıyla zarar gördüğü bir rücu davasında adli yargıyı görevli bulmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Araç karayolu dışında zarar görmüşse sonuç farklı olabilir. Uyuşmazlık Mahkemesi 15 Haziran 2026 tarihli kararında (E.2026/264, K.2026/304) otel otoparkında park hâlindeki aracın selde pert olduğu davayı hizmet kusuruna dayanan tam yargı davası saymış ve oy birliğiyle idari yargıyı görevli bulmuştur. Karayolundaki bozukluktan doğan zararlarda aynı ayrım yoldaki çukur kazası tazminatı için de tartışılır.

Bu ayrım her dosyada aynı sonucu vermez. Danıştay’ın yukarıda anılan 2024 tarihli kararına konu olayda araç bulvarda ilerlerken dere taşkınıyla zarar görmüş, dava idari yargıda tam yargı davası olarak görülmüştür. Bu nedenle dilekçede olayın yerini, aracın park ya da seyir hâlinde olduğunu ve dayanılan sorumluluk sebebini açıkça yazın.

Yanlış yargı yerine dava açmak zaman kaybettirir; süre kaçırılırsa hak kaybına da yol açabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 9. maddesi, adli yargıda açılan dava görev yönünden reddedilirse bu kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idare mahkemesinde dava açılabileceğini öngörür. Aynı madde, görevsiz mahkemeye başvurma tarihini idari yargıya başvurma tarihi sayar. Bu durumda aynı Kanun’un 13. maddesi idareye ön başvuru şartını da aramaz.

İdareye başvuru ve dava açma süreleri nelerdir?

İdari yargı yolunda tam yargı davası açmadan önce idareye başvurmak gerekir; başvuruyu yazılı ve tarihli bir dilekçeyle yapın. 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre başvuru, zararı doğuran eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdare isteği reddederse ret yazısının tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi işler; idare mahkemelerinde dava süresi aynı Kanun’un 7. maddesine göre altmış gündür.

Örneğin başvuru 20 Ekim 2026’da idareye ulaşmış ve cevap gelmemişse otuz günlük bekleme 19 Kasım 2026’da dolar; altmış günlük dava süresi bu tarihten itibaren hesaplanır.

Adli yargıda maddi zarar talebi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde on yıl içinde zamanaşımına uğrar. On yıllık süre 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesine göre kaza gününden, genel hüküm olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre fiilin işlendiği tarihten başlar. Görev konusu tartışmalı olabildiğinden idareye yazılı başvuruyu bir yıllık süre dolmadan yapın; başvuru dilekçesi ve idarenin cevabı her iki yolda da talebin tarihini ve içeriğini belgeler.

Kasko sel hasarını reddederse nereye başvurulur?

Önce sigorta şirketine ret gerekçesine itiraz eden yazılı başvuru yapın. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilmek için şirkete başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olmasını ister; şirket on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse de başvuru yolu açılır. Tahkim yolu, sigortacı tahkim sistemine üyeyse kullanılabilir; Genel Şartlar’ın C.8 maddesi bu bilginin poliçede yer almasını ister.

Sigorta Tahkim Komisyonu yerine, uyuşmazlığın değerine göre Tüketici Hakem Heyetine veya mahkemeye de gidilebilir; ancak mahkemeye veya Tüketici Hakem Heyeti’ne intikal etmiş uyuşmazlık için aynı madde Komisyona başvuruyu engeller. Tüketici olan sigortalı için 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesi, her yıl güncellenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuruyu zorunlu tutar; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, aynı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca dava şartıdır.

Sel teminatı bulunduğu hâlde şirket rayiç değeri veya muafiyeti hatalı hesaplamışsa uyuşmazlık kasko eksik ödemesine itiraz olarak yürür. Tazminat borcu, Genel Şartlar’ın B.3.3.4.1 maddesine göre her hâlde hasarın ihbarından itibaren kırk beş gün sonra muaccel olur. Sigorta sözleşmesinden doğan istemler 6102 sayılı Kanun’un 1420. maddesine göre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar; Genel Şartlar’ın C.10 maddesi de aynı süreyi verir.

Pert veya değer kaybında kalan zarar kimden istenir?

Onarım masrafı aracın olay tarihindeki değerini aşar ve eksper raporu aracın onarılamayacağını tespit ederse araç tam hasarlı sayılır. Genel Şartlar’ın B.3.3.2.2 maddesine göre bu durumda hurda tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmez; onarımı mümkün ağır hasarlı araçta ise “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi istenir. Aracın hasarlı hâliyle sahibinde kalmasına onay verilirse rayiç değer ile hasarlı hâl arasındaki fark ödenebilir; rayiç değer veya sovtaj bedeli düşük belirlenmişse pert araçta rayiç ve sovtaj itirazı yoluna gidilir.

Kasko Genel Şartları’nda değer kaybına ilişkin ayrı bir teminat hükmü yoktur; onarımdan sonra araçta kalan değer kaybı ve poliçedeki muafiyet tutarı kaskodan karşılanmayan zarar olarak kalabilir. Hizmet kusuru ve illiyet bağı ispatlanırsa bu kalemler de sorumlu idareye karşı tazminat talebine eklenebilir; değer kaybının varlığı ve miktarı genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Kasko ödeme yaptığında 6102 sayılı Kanun’un 1472. maddesi uyarınca sigortacı ödediği tutar kadar sigortalının yerine geçer ve idareye rücu edebilir; ödenen kısım için talep hakkı sigortacıya geçer, kalan zarar için talep hakkı sizde kalır.

İdareye verilecek başvuru dilekçesinde muhatap idareleri, aracın zarar gördüğü yeri, zarar kalemlerini ve hizmet kusuru iddiasını açıkça gösterin. Ankara’daki bir su baskınında başvuru Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ASKİ’ye birlikte yapılabilir; sonraki aşama Ankara idare hukuku avukatı sayfasında anlatılan tam yargı usulüne göre yürür.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp