Sürücünün kastı, kasten çarpmada trafik sigortası güvencesini zarar gören yayaya karşı ortadan kaldırmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25 Haziran 2025’te, yayayı aracıyla kasten ezen sürücünün eylemini de trafik kazası saydı. Kurul’a göre kast, teminat dışı bir hâl değil, sigortacının sigortalıya rücu sebebidir. Karar, zorunlu trafik sigortası ve Yeşil Kartı bulunmayan yabancı plakalı bir araç için Güvence Hesabının bedensel zarardan sorumluluğuna ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kasten ezme dosyasında direnme kararını hangi gerekçeyle bozdu?
Kurul, yaralanmanın kasten gerçekleştirildiğini kabul etti; buna rağmen olayın trafik kazası niteliğini ve sorumluluğun sürdüğünü şöyle açıkladı:
Karar metninden
“Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasına sebep olay kasten gerçekleştirilmiştir. Ancak KTK’nın 3. maddesi kapsamında gerçekleşen olay aynı Kanun’un 86. maddede sayılan mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamıştır. Aracın işletilme hâlinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartlardan olup somut olayda mevcuttur. Bunun yanında araç sürücüsünün kasıtlı eylemi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartlarında teminat dışı hâllerde düzenlenmemiş olup rücu sebeplerinde yer almıştır. Bu nedenle, işletenin ve sürücünün sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı açıktır.”
“Dolayısıyla olayın KTK’nın 3. maddesi bağlamında trafik kazası olduğu, sürücünün zarardan sorumlu olduğu ve zararın teminat dışı kabul edilemeyeceğinden bu kapsamda davalı … Hesabının zarardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.”
Kurul böylece Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22 Kasım 2022 tarihli bozma kararını benimsedi ve hükmü oy birliğiyle verdi:
Hüküm fıkrası
“Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,”
“Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine,”
“25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.”
Bölge adliye mahkemesi kasten ezilen yayanın davasını neden reddetmişti?
Davacı, 22 Ağustos 2010’da evinin önünde yaya olarak bulunurken yabancı plakalı bir aracın çarpmasıyla yaralandı. Aracın kaza tarihinde geçerli Uluslararası Motorlu Taşıt Sigorta Kartı (Yeşil Kart) yoktu. Davacı geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı gideri için Güvence Hesabına karşı maddi tazminat davası açtı. Hesap, usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve sorumluluğunun bulunmadığını savundu.
Sürücü hakkında, aracını geri geri davacının üzerine sürüp altına aldıktan sonra ileri giderek yeniden üzerinden geçtiği iddiasıyla kasten öldürmeye teşebbüsten kamu davası açılmıştı. Sanık sürücü yargılama sırasında öldü ve ceza davası düştü. Ceza dosyasındaki müşteki ve tanık ifadeleri, sürücünün aracıyla davacının üzerinden üç kez geçtiğini anlatıyordu.
İlk derece mahkemesi 3 Mart 2020’de davayı kabul etti. Bilirkişi raporuna göre davacının maluliyet oranı yüzde 51, bakıcı ihtiyacı dört aydı. Olay kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirildiği için kusur raporu alınamadı. Mahkeme, iddianame ve tanık anlatımlarına dayanarak davacıya kusur indirimi uygulamadı. Toplam 167.425,65 TL maddi tazminata, temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle ve teminat limitiyle sınırlı olarak hükmetti.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 11 Şubat 2021’de bu kararı kaldırıp davayı reddetti. Daireye göre sürücü aracı silah olarak kullanmıştı; olay trafik kazası değildi ve Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamına girmiyordu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı oy çokluğuyla bozdu. Bölge adliye mahkemesi önceki gerekçesini tekrarlayarak oy çokluğuyla direndi ve dosya Hukuk Genel Kuruluna geldi.
Aracıyla kasten ezmek KTK’ye göre trafik kazası sayılır mı?
Kurul’a göre sayılır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi trafik kazasını, karayolu üzerinde hareket hâlinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olay olarak tanımlar. Tanımda failin kastına veya taksirine ilişkin bir şart yer almaz. Kurul, kasten gerçekleştirilen olayı da KTK’nin 3. maddesi kapsamında gördü ve bölge adliye mahkemesinin aracın silah olarak kullanıldığı görüşüne itibar etmedi.
Sorumluluğun kaynağı KTK’nin 85. maddesidir: motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin yaralanmasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumludur. Kurul, aracın işletilme hâlinde olduğunu ve zarar verici fiil, zarar ile uygun illiyet bağının bulunduğunu tespit etti.
KTK’nin 86. maddesi işletene dar bir kurtuluş imkânı tanır. Kurtuluş için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmamalı ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilememelidir. Bu şartlar varsa işleten, kazanın mücbir sebepten, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan doğduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Kurul’a göre bu kaza söz konusu sebeplerin hiçbirinden kaynaklanmamıştı.
Sürücünün kastı sigortacıyı ödemekten kurtarır mı, ödeme kime rücu edilir?
Kurtarmaz. KTK’nin 95. maddesine göre sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminatı kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, tazminatı kaldırabileceği veya azaltabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Kanun’un 92. maddesinde sayılan teminat dışı hâller arasında da kasıt yer almaz.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları aynı ayrımı yapar. Teminat dışında kalan hâlleri sayan A.6 maddesinde kasıt bulunmaz. B.4 maddesinin (a) bendi ise olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi ya da ağır kusuru sonucunda meydana gelmesini rücu sebepleri arasında sayar. Kurul kaza tarihindeki Genel Şartlara dayandı; bugünkü metin de aynı düzenlemeyi içerir.
Karar Güvence Hesabı hakkında verildi; gerekçesi ise zorunlu trafik sigortasının kurallarına dayanır. Sigortalı bir araçta zarar gören tazminatı sigortacıdan ister, kastın varlığı ise sigortacı ile sigortalısı arasındaki trafik sigortası rücu talebi uyuşmazlığında tartışılır. Kurul’un aktardığı yönetmelik hükmüne göre Güvence Hesabı da yaptığı ödeme için zorunlu sigortayı yaptırmayanlara ve zarardan sorumlu olanlara rücu edebilir.
Yeşil Kartı olmayan yabancı plakalı araç çarparsa Güvence Hesabı neyi öder?
Bedensel zararı, geçerli teminat tutarına kadar öder. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceğini düzenler. Bu dosyada ilk derece mahkemesi de tazminatı teminat limitiyle sınırlı tuttu.
KTK’nin 91. maddesinin altıncı fıkrasına göre Türkiye’de geçerli sigortası olmayan yabancı plakalı taşıtlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası sınıra girişte yapılır. Kurul’a göre bu sigortada da hem üçüncü kişiler hem sigortacı bakımından KTK hükümleri aynen uygulanır. Geçerli Yeşil Kartı olan araçta ise talep, yabancı sigortacı adına işlem yapan Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yöneltilir; yabancı plakalı araç kazası başvurusu bu yolla ilerler.
Sigortasız araçta 5684 sayılı Kanun’un 14. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi yalnız bedensel zararı sayar; araç hasarı ve değer kaybı bu bende dayanılarak Hesaptan istenemez. Manevi tazminat da KTK’nin 92. maddesinin (f) bendi gereği zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır. Bu talepler sürücüye ve işletene yöneltilir; sigortasız araç kazasında tazminat kalemleri bu ayrıma göre dağılır.
Hukuk Genel Kurulu bozmasından sonra kasten çarpma davasında ne olur?
Dosya, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi. Aynı maddenin yedinci fıkrası açıktır: “Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” Bölge adliye mahkemesi yeniden karar verirken olayı trafik kazası, zararı da teminat içinde kabul etmek zorundadır.
Kurul’un kararı Güvence Hesabının sorumluluğu sorusunu çözdü. Tazminatın tutarına, faize ve teminat limitine ilişkin bir değerlendirme kararda yer almaz; dosyanın sonucu bölge adliye mahkemesinin yeni kararıyla belli olacaktır.
Kasıtlı çarpmada zarar gören tazminatı hangi delillerle ve hangi sürede ister?
Bu dosyada kusur raporu alınamadı; mahkeme olayın oluşunu ceza dosyasındaki iddianame ile müşteki ve tanık ifadelerinden belirledi. Benzer bir olayda ceza dosyasının iddianamesini, ifade tutanaklarını ve varsa görüntü kayıtlarını hukuk davasına delil olarak sunun. Maluliyet oranı, bakıcı ihtiyacı ve tıbbi iyileşme süresi bu dosyada bilirkişi raporuyla belirlendi.
Ceza davasının sanığın ölümüyle düşmesi tazminat davasını engellemedi. Hukuk mahkemesi, sürücünün aracıyla davacıya çarparak onu yaraladığını ceza dosyasındaki anlatımlardan kendisi tespit etti.
KTK’nin 109. maddesine göre maddi tazminat talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörürse, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bir kararında trafik sigortasında ceza zamanaşımı süresinin sigortacıya karşı açılan davada da uygulandığını kabul etti. Kurul bu dosyada zamanaşımını tartışmadı.
Dava açmadan önce Güvence Hesabına yazılı başvuru yapın ve başvuru tarihini belgeleyin; bu dosyada Hesap, usulüne uygun başvuru yapılmadığını da savunmuştu. Sigortacı veya Hesap ödemeyi sürücünün kastı gerekçesiyle reddederse, trafik kazası uyuşmazlıklarında bu kararın dayandığı KTK 95 ve Genel Şartlar B.4/a ayrımı ret yazısına karşı ileri sürülebilir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
