
Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçının terekeyi veya tereke mallarından bazılarını elinde tutan kişiye karşı mirasçılıktan doğan üstün hakkına dayanarak açtığı davadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 637. maddesi yasal ve atanmış mirasçıya bu hakkı tanır. Babadan kalan ev kardeşin elindeyse ve kardeş evi vermiyorsa, önce sürelere ve mahkemeye bakmak gerekir.
Babamdan kalan evi kardeşim vermiyorsa miras sebebiyle istihkak davası açılır mı?
Evet, mirasçı sıfatınız varsa ve ev ölenin terekesine girdiği hâlde kardeşiniz evi elinde tutuyorsa bu dava açılabilir. TMK’nin 637. maddesi davayı bütün terekeye karşı olduğu kadar tereke mallarından yalnız birine karşı da mümkün kılar; yani konu tek bir daire, bir arsa, araç veya banka hesabı olabilir.
Davacı yasal ya da atanmış mirasçıdır. Davalı ise malı fiilen elinde bulunduran kişidir; bu kişi kardeş olabileceği gibi malı kardeşten alan bir üçüncü kişi de olabilir. Davanın amacı malın mirasçıya, yani terekeye kavuşmasıdır; payın bölüştürülmesi bu davanın konusu değildir. Terekeye hangi malların girdiğini tereke nedir, terekeye hangi mallar girer yazısında görebilirsiniz.
Elinde tutan kişi mirasçılığımı veya payımı inkâr ederse ne olur?
Davalı mirasçılığınızı ya da payınızı inkâr ediyorsa mahkeme bu uyuşmazlığı da aynı davada çözer. TMK’nin 637. maddesinin ikinci fıkrası, hâkimin mirasçılık sıfatıyla ilgili çekişmeleri de karara bağlayacağını öngörür. Bu nedenle “sen mirasçı değilsin” savunması ayrı bir dava açmanızı gerektirmez.
Uygulamada, mirasçılık sıfatı taraflar arasında çekişmeli değilse davanın adi istihkak olarak nitelendirildiği ve TMK’nin kısa sürelerinin bu nitelemede uygulanmadığı yönünde bir yaklaşım aktarılır. Bu ayrım kanun metninde yer almaz ve öğretide eleştirilir. Dava niteliği süre hesabını değiştirebileceği için dilekçeyi hazırlamadan önce davalının mirasçılığa itiraz edip etmediğini belirleyin.
İstihkak davası hangi mahkemede ve kime karşı açılır?
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2. maddesi malvarlığı haklarına ilişkin davalarda değer ve miktara bakmaksızın bu mahkemeyi görevli kılar.
Yetki bakımından HMK’nin 11. maddesi miras sebebiyle istihkak davalarında ölenin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili sayar. Mirasbırakan son olarak Ankara’da yaşadıysa dava Ankara asliye hukuk mahkemesinde görülür; taraflar yetki konusunda anlaşarak başka yeri belirleyemez. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre terekede bulunan bir mal hakkındaki dava, terekenin yazımı ve tespiti sırasında mal nerede bulunuyorsa orada da açılabilir.
Davayı malı elinde tutan kişiye yöneltirsiniz. Ev kardeşin elindeyse kardeş davalıdır; kardeş evi devretmişse tapuda malik görünen kişiyi de davaya dahil etmek gerekip gerekmediği tapu kaydı üzerinden belirlenir.
Miras sebebiyle istihkak davasında 1 yıl, 10 yıl ve 20 yıllık süreler nasıl işler?
TMK’nin 639. maddesi üç ayrı süre öngörür. Davalı iyiniyetliyse dava, mirasçının hem kendi mirasçılığını hem de davalının malı elinde tuttuğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Öğrenme ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmişse dava her hâlde zamanaşımına uğrar. Davalı iyiniyetli değilse süre yirmi yıldır.

Örneğin mirasbırakan 2018’de ölmüş ve mirasçı davalının evi elinde tuttuğunu 2024’te öğrenmişse bir yıllık süre 2025’te dolar; öğrenme 2029’da olsaydı on yıllık süre 2028’de dolduğu için iyiniyetli davalıya karşı dava açılamazdı. Davalı iyiniyetli değilse aynı olayda yirmi yıllık süre uygulanır ve sonuç değişir.
Davalının iyiniyetli olup olmadığı bu yüzden belirleyicidir. Mirasçıların varlığını bilerek evi kendi adına geçiren ya da mirasçıları dışlayarak malı elinde tutan kişinin iyiniyetini kanıtlamak güçtür; bunu gösterecek yazışma, tanık ve tapu devrine ilişkin belgeleri toplayın.
Elinde tutan kişi evi zamanaşımıyla kazandığını ileri sürebilir mi?
Hayır. TMK’nin 638. maddesi davalının tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremeyeceğini açıkça söyler. Kardeşin evde yıllardır oturması veya malı kendi malı gibi kullanması, mülkiyeti kazandırıcı zamanaşımıyla ona geçirmez.
Aynı madde, dava kabul edilirse malın zilyetliğe ilişkin hükümlere göre davacıya verileceğini düzenler. Burada iki kavram karışmamalıdır: 639. maddedeki süreler davanın açılabileceği süreyi belirler, 638. madde ise davalının mülkiyeti uzun süre elde tutarak kazanma savunmasını kapatır.
Dava sürerken tapuya şerh ve ihtiyati tedbir nasıl istenir?
TMK’nin 637. maddesinin üçüncü fıkrası, hâkimin davacının istemi üzerine davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli önlemleri alacağını öngörür. Mal tapulu bir taşınmazsa asıl risk, davalının davanın sürdüğü sırada evi başkasına devretmesidir. Bu nedenle tedbir talebini dava dilekçesinde ayrıca yazın.
TMK’nin 1010. maddesinin birinci fıkrası da çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararlarının tapu kütüğüne şerh edilebileceğini belirtir. İhtiyati tedbirin genel şartları HMK’nin 389. maddesinde düzenlenmiştir; tedbir talebinde bu şartlara dayanmak gerekir.
İstihkak, tenkis, muris muvazaası veya ortaklığın giderilmesi: hangi dava açılır?
Dört dava, farklı sorunlara cevap verir; seçim, elinizdeki olaya bağlıdır. Mal ölümden sonra fiilen kardeşin elindeyse ve siz o malın terekeye ait olduğunu istiyorsanız istihkak davası açılır. Mirasbırakan sağlığında saklı payınızı zedeleyecek bir kazandırma yapmışsa tenkis davası söz konusudur; bu dava kazandırmanın saklı payı aşan kısmının azaltılmasını amaçlar.
Mirasbırakan mirasçıdan mal kaçırmak için satış görünümlü bir devir yapmışsa gerçek amaç bağıştır; bu hâlde muris muvazaası iddiasıyla tapu kaydının düzeltilmesi istenir ve sonuç tapu iptali ve tescil davası biçimini alır. Eğer mal herkesin ortak malıysa ve mesele elinde tutan kişi değil, payların bölüşülmesiyse ortaklığın giderilmesi davası veya paylaşma yolu gündeme gelir; paylaşımın yolları kardeşler arasında miras paylaşımı yazısında anlatılmıştır.
HMK’nin 11. maddesi istihkak, paylaşma ve tenkis davalarını aynı kesin yetki kuralı altında toplar; üçünde de ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Dava türünün yanlış seçilmesi sürelerin kaçmasına yol açabileceğinden, tapu kaydı ve ölüm tarihi belli olduktan sonra seçim yapın. Mirasçılığınızı henüz belgelemediyseniz mirasçılık belgesi alarak başlayın.
Miras ortaklığı varken tek mirasçı dava açabilir mi, temsilci ne yapar?
Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar miras ortaklığı sürer ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. TMK’nin 701. ve 702. maddeleri elbirliği mülkiyetinde tasarruf için oybirliğini arar; bu yüzden terekedeki bir mal üzerinde tek bir mirasçının tek başına işlem yapması sınırlıdır. Her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir.
TMK’nin 640. maddesi, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin miras ortaklığına temsilci atayabileceğini düzenler. Temsilci atandığında dava ortaklık adına temsilci tarafından yürütülebilir; temsilci atanmazsa mirasçıların birlikte dava açması yolu kalır. Tek mirasçının terekedeki mal için kendi adına teslim davası açıp açamayacağı kanun metninden doğrudan çıkmaz ve yargı uygulamasındaki yaklaşıma bağlıdır; bu nedenle dava açmadan önce yolun belirlenmesi gerekir.
Dava açmadan önce hangi belgeler ve tarihler hazırlanmalı?
Sürelerin hesabı iki tarihe dayandığı için önce mirasbırakanın ölüm tarihini ve davalının malı elinde tuttuğunu öğrendiğiniz günü belirleyin. Ölüm tarihini nüfus kaydı veya ölüm belgesi, öğrenme tarihini ise yazışma, tebligat ya da tanık anlatımı gibi delillerle gösterirsiniz.
Dosyaya şu belgeleri eklemek gerekir:
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ve nüfus kayıtları.
- Malın tapu kaydı veya diğer mal türü için sahipliği gösteren belge.
- Davalının malı elinde tuttuğunu ve iyiniyetli olmadığını gösteren yazışma, ihtarname, fotoğraf ve tanık bilgileri.
- Mirasçılığınıza veya payınıza itiraz edildiğini gösteren belgeler.
Davalının iyiniyeti ve mirasçılığa itirazı süreyi ve dava niteliğini etkilediğinden belgeleri bu iki başlığa göre ayırın. Ankara’da mirasbırakanın son yerleşim yeri bulunuyorsa dosyanın Ankara asliye hukuk mahkemesine açılması gerekir; tapu kaydı, süre hesabı ve tedbir talebi birlikte düşünüldüğünden taşınmaz kaynaklı miras davalarında Ankara gayrimenkul avukatı ile belgeleri baştan gözden geçirmek süre kaybını önler.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
