Karar Notu · Miras Hukuku

Kız Çocuklarından Mal Kaçırma: Oğula Satış Gibi Gösterilen Tapu Devri 2026

Mal satmaya ihtiyacı olmayan mirasbırakanın oğluna satış gibi gösterdiği devir, bedel rayiç değerin çok altındaysa ve ödendiği kanıtlanamıyorsa kız çocuklarından mal kaçırma sayılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 9 Ekim 2024 tarihli kararında, iş hanında babasının yanında çalışan tek oğula 2002’de yapılan pay devrini bu olgular birlikte bulunduğu için muvazaalı buldu. Kurul, kızların davasını reddeden bölge adliye mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu oğula yapılan satışta direnme kararını hangi gerekçeyle bozdu?

Kurul önce mal kaçırma amacının muris muvazaasının zorunlu unsuru olduğunu hatırlattı, sonra 2002 devrine ilişkin olguları birlikte ele aldı:

Karar metninden

“Bu nedenle, miras bırakanın muvazaalı işlemi yaparken gerçek irade ve amacı mirasçılarından mal kaçırmak olmalıdır.”

“Direnmeye konu uyuşmazlık noktasını teşkil eden 18.10.2002 tarihli pay devri yönünden yapılan değerlendirmede; miras bırakanın dava konusu olan ve o dönemde iş hanı olarak kullanılan taşınmazın 561/640 payının maliki olduğu, bu iş hanı içerisinde tekstil dükkânı işlettiği ve diğer dükkânları da kiralamak suretiyle ticari hayatını sürdürdüğü, tek erkek çocuk olan davalı …’ın babasının yanında çalışmaya başladığı, bu dönemde miras bırakanın mal satma yönünde hiçbir ihtiyacı yokken taşınmazdaki 145/640 payını oğluna devrettiği, senette gösterilen bedel ile devir tarihindeki rayiç değer arasında fahiş fark bulunduğu gibi davalının satış bedelinin ödendiği yönünde herhangi bir delil sunamadığı anlaşılmakla, dosya kapsamındaki deliller hep birlikte değerlendirildiğinde söz konusu devrin gerçek bir satış olmadığı ve diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı sonucuna varılmıştır.”

“Hâl böyle olunca Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Kurul, kızların temyizini kabul ederek direnme kararını bozdu:

Hüküm fıkrası

“Asıl ve birleşen dosya davacıları vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,”

“Dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca direnme kararını veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,”

“09.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.”

Kurul böylece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26 Nisan 2022 tarihli bozma kararını benimsedi. Kararın sonucu yalnız oğula yapılan 2002 devrini kapsar; aynı taşınmazın 2013’te bir şirkete satışı bu incelemenin dışında kaldı.

Satış gibi gösterilen bağış neden geçersiz sayılır?

Görünürdeki satış tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için hüküm doğurmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 19. maddesi, sözleşmenin türü belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılacağını düzenler. Gizlenen bağış ise Yargıtay’a göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706. maddesi ile TBK 237 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesinde aranan resmî şekilde yapılmadığından geçerli değildir.

Uygulamada muris muvazaası denilen bu durumun dayanağı, Yargıtay’ın 1 Nisan 1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Karar, mirasbırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı tapuda satış gibi gösterdiği durumu ele alır. Bu durumda saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen bütün mirasçılar dava açabilir. Kural mirasçının cinsiyetine göre değişmez; mal kaçırma amacıyla kız çocuğuna ya da başka bir mirasçıya yapılan devre karşı diğer mirasçılar da aynı davayı açabilir.

Kurul, muvazaanın bu türünü diğerlerinden ayıran unsurun mirasçılardan mal kaçırma amacı olduğunu vurguladı. Bu amaç ispatlanamazsa İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz; saklı pay sahibi mirasçı için tenkis davası gibi başka yollar gündeme gelebilir.

Bakırköy’deki iş hanı payı için mahkemeler ne karar vermişti?

Taşınmaz İstanbul Bakırköy’de iş hanı olarak kullanılıyordu. Oğul, 2002’de babasından aldığı paya başka paydaşlardan edindiği payı ekledi; 24 Mayıs 2013’te bu 160/640 payı, mirasbırakan da kalan 416/640 payını dava dışı paydaşlarla birlikte bir şirkete sattı. Mirasbırakan 11 Ekim 2016’da öldü; geride beş kızı ve bir oğlu kaldı.

Kızlar, iki devrin de kendilerinden mal kaçırmak için yapıldığını, 2013 satışında babalarının ehliyetsiz olduğunu ileri sürdü. Tapu iptali ve tescil, bu olmazsa bedel ve tenkis istediler. Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 5 Kasım 2020’de, bedelin mirasbırakana ödendiğine dair delil sunulmadığını ve iki devrin de mal kaçırma amacı taşıdığını belirterek davaları kabul etti.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 29 Haziran 2021’de bu kararı kaldırıp davaları reddetti. Gerekçeye göre mirasbırakan ticaret hayatının içindeydi, payının büyük kısmını elinde tuttu, başka taşınmazlarında tasarrufta bulunmadı ve devir tarihinde kızlarıyla bir husumeti yoktu. Daire, resmî senette bedelin düşük gösterilmesini mal kaçırma iradesini ispat için tek başına yeterli görmedi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ehliyetsizlik iddiası ile şirkete yapılan satış yönünden ret kararını doğru buldu, oğula yapılan 2002 devri yönünden kararı bozdu. Bölge adliye mahkemesi önceki gerekçesini tekrarlayarak direndi ve dosya Hukuk Genel Kuruluna geldi.

Oğula satışın gerçek olup olmadığını mahkeme hangi olgulara bakarak belirler?

Devrin muvazaalı olduğunu ve mal kaçırma amacıyla yapıldığını dava açan mirasçı ispatlar. Bu yük, TMK 6 ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi uyarınca, iddia edilen olgudan lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mirasçılar, mirasbırakan ile alıcı arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığından iddialarını tanık dâhil her türlü delille kanıtlayabilir.

Gizlenen irade bir iç sorun olduğundan Kurul, mahkemenin objektif olgulardan yararlanmasını zorunlu gördü. Mahkeme yörenin gelenek ve göreneklerine, olayların olağan akışına ve mirasbırakanın devri yapmak için haklı ve makul bir nedeni bulunup bulunmadığına bakar. Alıcının satın alma gücünü, senetteki bedel ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki farkı ve taraflarla mirasbırakan arasındaki ilişkiyi de inceler; bu olguları bir bütün olarak tartar.

Bu dosyada üç olgu öne çıktı: mirasbırakanın 2002’de mal satma ihtiyacı yoktu, senetteki bedel ile rayiç değer arasında fahiş fark vardı ve oğul bedeli ödediğine dair delil sunamadı. Kurul çoğunluğu, babasıyla çalışan tek erkek çocuğa iş hanının yalnız bir bölümünün devredilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu görüşünü benimsemedi.

Karşı oy oğula yapılan devri neden olağan buldu?

Karşı oya göre satış gerçekte bedelsiz olsa bile İçtihadı Birleştirme Kararı’nın uygulanması için mal kaçırma kastının ayrıca ispatlanması gerekir. Karşı oy yazanlara göre dosyada bu kastı gösteren bir tanık beyanı ve devir tarihinde kızlarla bir husumet bulunmuyordu. Bozma kararını veren 1. Hukuk Dairesi ise dinlenen tanık beyanlarını da muvazaa sonucunun dayanakları arasında saymıştı. Karşı oy, bedelin resmî senette düşük gösterilmesini mal kaçırma iradesi için yeterli saymadı.

Çoğunluk ile karşı oy aynı olguları farklı tarttı. Çoğunluk ihtiyaç yokluğu, fahiş bedel farkı ve ödeme delilinin yokluğundan mal kaçırma amacını çıkardı. Karşı oy ise husumet ve olumsuz bir aile ilişkisi bulunmamasını, mirasbırakanın kızlarına da destek olmasını, terekesinde başka taşınmazlar bulunmasını ve payın büyük kısmını elinde tutmasını belirleyici saydı. Benzer bir dosyada mirasbırakanın diğer çocuklarına karşı tutumunu ve devrin nedenini gösteren tanıkları da bildirin.

Pay üçüncü kişiye satılmışsa mirasçılar tapu iptali yerine ne isteyebilir?

Bozma kararına göre bu dosyada sonuç tapu iptali değil, bedeldir. 1. Hukuk Dairesi, şirketin taşınmazı satın aldığının ve bedelini ödediğinin sabit olduğunu belirterek şirkete karşı davanın reddini doğru buldu. Oğul payı şirkete devrettiği için Daire, devredilen 145/640 payın devir tarihindeki hâliyle dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden her davacının miras payına düşen bedele hükmedilmesi gerektiğini belirtti.

Daire bu sonucu, kızların tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa bedel de istemiş olmasına dayandırdı. Kurul, dosyanın HMK 373/2 uyarınca direnme kararını veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verdi. HMK 373/7’ye göre Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur; bölge adliye mahkemesi yeniden direnemez ve bozmada gösterilen ölçüte göre hüküm kurar.

Kız çocuklarından mal kaçırma davası ne zaman ve kim tarafından açılır?

Muris muvazaası davası ancak mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir; mirasbırakan sağken bu dava açılamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre dava hakkı ölümle doğar ve bundan sonra zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22 Şubat 2022 tarihli kararında (E. 2021/7137, K. 2022/1392) aktarılan önceki bozmaya göre bu kural, talep tazminat olsa da geçerlidir. İncelenen dosyada 2002’deki devir, mirasbırakanın 2016’daki ölümünden sonra açılan davada ele alındı.

Muvazaa ispatlanamazsa yedek olarak istenen tenkis davası ise yalnız saklı pay sahibi mirasçıya açıktır ve süreye bağlıdır. TMK 571’e göre tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl, sağlararası tasarruflarda her hâlde mirasın açılmasından başlayarak on yıl içinde açılmalıdır.

Her mirasçı davayı kendi payı için tek başına açabilir. 1. Hukuk Dairesi bu dosyada, haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası davalarının, TMK 640 uyarınca bütün mirasçıların birlikte hareket etmesini veya terekeye temsilci atanmasını gerektiren davaların dışında kaldığını belirtti.

Dava açmadan önce tapu müdürlüğünden devre ait resmî senedi ve tapu kayıtlarını isteyin; senetteki bedeli devir tarihindeki rayiç değerle karşılaştırmak için bilirkişi incelemesi talep edin. Alıcının o tarihteki gelirini ve ödemeyi gösteren banka kaydı bulunup bulunmadığını araştırın. Taşınmaz el değiştirmişse tapu iptali ve tescil davası dilekçesinde, tescil mümkün olmazsa bedel talebine de yer verin.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp