
Miras Taksim (Paylaşma) Sözleşmesi Nedir ?
Miras taksim sözleşmesi, mirasçıların miras bırakanın vefatından sonra, terekeye dahil olan mal varlığını kendi aralarında hakkaniyetli bir şekilde paylaşmalarını düzenleyen bir belgedir. Bu sözleşme, mirasçıların haklarını ve bu haklar doğrultusunda nasıl hareket edeceklerini belirlemek amacıyla yapılır. Miras bırakanın taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları, fikri haklar ve diğer tüm malvarlıkları bu sözleşme kapsamında değerlendirilebilir.
Sözleşme, payların belirlenmesini, hangi malın kime düşeceğini ve paylaşımın şeklini açıkça göstermelidir. Mirasçılar tereke mallarını belirli oranlarda paylaşmayı kararlaştırabilecekleri gibi, elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürmeyi de kabul edebilirler. Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi bu konuda şöyle der: “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”
Miras Taksim Sözleşmesinin Türleri ve Geçerliliği
Miras taksim sözleşmesinin geçerli olması için yazılı yapılması yeterlidir ve sözleşmeye tüm mirasçıların katılması gerekir. Yazılı şekilde yapılmayan miras taksim sözleşmeleri geçersiz sayılır ve hukuki sonuç doğurmaz. Uygulamada bu sözleşmeler adi yazılı ve noterde yapılan resmi miras taksim sözleşmeleri olarak iki türde görülür.
Adi yazılı miras taksim sözleşmesi, mirasçıların kendi aralarında yaptıkları yazılı anlaşmadır; resmi belge niteliğinde olmamakla birlikte tüm mirasçıların katılımı ve imzasıyla geçerlilik kazanır. Bu tür sözleşmelerde noter onayı gerekmez; ancak anlaşmanın gelecekteki hukuki güvenliği açısından noter huzurunda düzenlenmesi tavsiye edilir.
Noterde yapılan resmi miras taksim sözleşmesi ise noter huzurunda düzenlenen ve noter tarafından onaylanan belgedir. Noter, tarafların iradelerini doğrulamakla ve sözleşmenin yasal gerekliliklere uygunluğunu denetlemekle yükümlüdür. Bu nedenle resmi sözleşme, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklara karşı daha güçlü bir güvence sağlar.

Miras Hesaplama Aracı Miras Payı Nasıl Hesaplanır ?
Miras Hesaplama Tablosu
© 2024 Avukat Muhammet Ali BEYHAN
Birinci ve ikinci zümreye ait miras paylaşımı açısından faydalı olduğunu düşündüğümüz tarafımızca yazılan araç ile kabaca terekenin paylaşımı hakkında faydalanabilirsiniz. Ancak detaylı ve kesin bilgiyi ancak bir avukatın verebileceği asla unutulmamalıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mirasın paylaştırılması (ortaklığın giderilmesi) davalarında görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesidir. Miras taksim sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti veya iptaline yönelik davalar ise kanunda sulh hukuk mahkemesine bırakılmadığından, aynı Kanun’un 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesi, miras davalarında ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu belirtmektedir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Miras Taksim Sözleşmesinin Bekletici Mesele Yapılması
Bazı durumlarda miras taksim sözleşmesinin geçerliliği ve uygulanabilirliği, ortaklığın giderilmesi davasında bekletici mesele olarak ele alınabilir. Mirasçıların ortaklığının giderilmesi davasında miras taksim sözleşmesinin geçerliliği ve uygulanabilirliği incelenmelidir. Sözleşmenin geçerli olduğu tespit edilirse, ortaklığın giderilmesi davası bekletici mesele yapılabilir ve sözleşme doğrultusunda karar verilir.
Ortaklığın giderilmesi davası hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.
Vasiye, Miras Taksim Sözleşmesi Yapmasına İzin Verilmesi
Bazı durumlarda, kısıtlı mirasçıların haklarının korunması amacıyla vasilerinin miras taksim sözleşmesi yapması gerekebilir. Bu durumda, vasi, kısıtlı adına miras taksim sözleşmesi yapmak için mahkemeden izin almalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 462/9 maddesi, vasi tarafından kısıtlı adına yapılacak miras taksim sözleşmelerinin vesayet makamının iznine tabi olduğunu belirtir.
Mirasın Paylaştırılmasında Anlaşma ve Dava Süreci
Mirasın paylaşılması, mirasçıların kendi aralarında anlaşarak veya mahkeme yoluyla gerçekleştirilir. Mirasçıların anlaşarak paylaşım yapmaları miras taksim sözleşmesiyle mümkün olurken, anlaşmazlık durumunda mirasın paylaştırılması davası açılabilir.
Mirasın Paylaştırılması Davası – Anlaşmazlık Durumunda
Mirasçıların mirasın paylaşımı konusunda anlaşamamaları durumunda, dava şartı olan arabuluculuk sürecinden (6325 sayılı Kanun m.18/B) sonra miras taksim davası açılabilir. Bu dava, mirasçıların mahkeme yoluyla mirası paylaşmalarını sağlar ve uygulamada ortaklığın giderilmesi davası olarak da bilinir. Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesi, mirasçıların mirasın paylaşılmasını her zaman talep edebileceğini belirtir: “Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.”
Aynı maddeye göre, “Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.” Mahkeme, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde bulundurarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaşımı yapar; bu mümkün değilse mallar satılır ve elde edilen gelir mirasçılar arasında paylaştırılır. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark, para ödenmesi yoluyla denkleştirilir.
Mirasın Paylaştırılmasından Önce Pay Satışı
Terekenin mirasçılar arasında paylaştırılmasından önce, mirasçıların kendi payları üzerinde tasarruf etmeleri belirli şartlara bağlıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca mirasçılar paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler; bu nedenle bir mirasçı belirli bir tereke malı üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz. Aynı maddeye göre mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse diğer mirasçılar gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.
Miras payının devri ise Türk Medeni Kanunu’nun 677. maddesinde düzenlenmiştir: mirasçılar arasında yapılan pay devri sözleşmesi yazılı şekilde, bir mirasçının üçüncü kişiyle yaptığı sözleşme ise noterlikçe düzenlenerek yapılmalıdır. Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme, o kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnız paylaşma sonunda mirasçıya düşen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.

Mirasın Paylaştırılması Davasında Süreç ve Usuller
Mirasın paylaştırılması davasında ilk aşama, mirasçıların tereke üzerindeki paylarının belirlenmesidir. Mirasçılardan biri, birkaçı veya tümü, terekenin tamamının veya belirli bir kısmının paylaştırılmasını isteyebilir. Mahkeme, paylaşım usulünü belirlerken tereke mallarının türüne ve mirasçıların durumuna göre hareket eder.
Paylaşım sırasında, mirasçıların kişisel durumları, yerel adetler ve çoğunluğun arzusu dikkate alınır. Ancak, çoğunluğun arzusu, azınlıkta kalan mirasçıların haklarını ihlal edemez. Mahkeme, payların özgülenmesi için mirasçıların anlaşmasını öncelikli olarak arar. Eğer anlaşma sağlanamazsa, kura çekilerek paylaşım gerçekleştirilir.
Pay Satışı ve Paylaşım
Mirasın paylaştırılması davasında, tereke mallarının aynen paylaştırılması mümkün olmadığında, malların satılması yoluna gidilir. Türk Medeni Kanunu’nun 651. maddesi, değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke mallarının satılarak bedelinin bölüştürülmesini öngörür. Bu maddeye göre, “Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir. Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.”
Mirasçılardan biri isterse satış artırma yoluyla yapılır. Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir.
Tereke Borçlarının Ödenmesi
Mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından müteselsilen sorumludur. Türk Medeni Kanunu’nun 649. maddesi uyarınca mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir. Böylece mirasçıların paylarının net olarak belirlenmesi sağlanır.
Paylaşımın Ertelenmesi
Bazı durumlarda, terekenin paylaşılması ertelenebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesinin üçüncü fıkrası, mirasın paylaşılmasının ertelenebileceği durumu düzenler. Bu hükme göre, “Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir.”
Miras Taksim Sözleşmesi Örneği ve Uygulama
Miras taksim sözleşmesi örneği, mirasçılar arasında yapılan anlaşmanın yazılı bir belgesidir. Örneğin, “Yukarıda kimlik bilgileri yazılı murisin ekteki veraset ilamı gereği yasal mirasçıları bulunan ve yukarıda kimlik bilgileri yazılı olan biz taraflar, muristen intikal eden ve iştirak halinde maliki bulunduğumuz malları yukarıda birlikte belirlediğimiz hükümler çerçevesinde paylaşmayı kabul ettiğimizi, söz konusu taşınır ve taşınmaz malların belirlediğimiz oranlarda sicillerine kaydedilmelerinde mutabık olduğumuzu kabul, beyan ve taahhüt ederiz.” Bu tür bir sözleşme, mirasçıların miras bırakanın malvarlığını nasıl paylaşacaklarını açıkça belirtir.
Miras Paylaşımında Özel Haller
Mirasbırakanın Ölüme Bağlı Tasarrufları ve Saklı Paylar
Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarruflarla (örneğin vasiyetname) mirasın nasıl paylaşılacağını belirleyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 647. maddesi, mirasbırakanın tasarruf hakkını düzenler. Buna göre, mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir. Ancak, bu kurallar mirasçıların saklı paylarını ihlal edemez. Saklı pay, mirasçıların yasal olarak korunan miras hakkıdır; saklı payı ihlal edilen mirasçılar tenkis davası açarak haklarını talep edebilirler.
Mirasbırakanla Birlikte Yaşayanların 3 Aylık Geçim Gideri Hakkı
Mirasbırakanın ölümünde onunla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimseler, ölüm tarihinden başlayarak 3 aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını talep edebilirler. Türk Medeni Kanunu’nun 645. maddesi, bu durumu düzenler ve bu kişilerin mirasçı olmaları şartını aramaz.
Mirasçıların 3. Kişilere Borçlu Olması Halinde Alacaklıların Kayyım Atanması Talebi
Mirasbırakanın ölümünden sonra, mirasçının borçlu olduğu üçüncü kişiler, mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanmasını talep edebilirler. Türk Medeni Kanunu’nun 648. maddesi, bu durumu düzenler. Alacaklılar, mirasçının miras payını devralmışlarsa, miras payına haciz koymuşlarsa veya ellerinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunuyorsa, kayyım atanmasını isteyebilirler.
Aile Konutu ve Ev Eşyalarının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi
Tereke malları arasında bulunan murisin ev eşyaları ve eşiyle birlikte yaşadıkları müşterek konut, sağ kalan eşin talebi üzerine sağ kalan eşin miras payından mahsup edilmek üzere kendisine bırakılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 652. maddesi, bu durumu düzenler ve sağ kalan eşin haklarını korur. Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eş veya diğer yasal mirasçılardan birinin talebi üzerine, mülkiyet hakkı yerine yalnızca intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.
Bütünlük Oluşturan Eşyalar veya Aile Belgeleri ile Özel Anı Değeri Olan Eşyalar
Nitelik ve özgülendiği amaç gereği bir bütün oluşturması gereken eşyalar, mirasçılardan birinin karşı çıkması halinde ayrılamaz. Aynı şekilde, aile belgeleri ve aile için manevi değeri olan eşyalara ilişkin olarak yapılacak satış işlemleri de, mirasçılardan birinin istemi halinde gerçekleştirilemez. Türk Medeni Kanunu’nun 653. maddesi, bu durumu düzenler ve mirasçıların bu tür eşyalara ilişkin haklarını korur.
Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkması halinde, sulh hakimi yerel adetler gözetilerek bu eşyaların mirasçılardan birine, durumun gereklerine göre miras payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle özgülenmesine veya satılmasına karar verebilir. Eşyaya ilişkin yerel adet bulunmaması halinde, mirasçıların kişisel durumları dikkate alınacaktır.
Mirasbırakanın Mirasçılarda Bulunan Alacakları
Türk Medeni Kanunu’nun 654. maddesine göre, mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları, paylaşma sırasında o mirasçıların miras payına mahsup edilir. Böylece mirasbırakanın hayatında ortaya çıkan ve mirasçılarıyla aralarında bulunan borç ve alacaklar, mirasın paylaşımı sırasında değerlendirilmiş olacaktır.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
