Tazminat Hukuku

Trafik Kazasında Tedavi Gideri Kimden İstenir? 2026

Trafik kazasında tedavi gideri konusunu temsil eden boş hastane koridoru

Trafik kazasında tedavi gideri olarak ödenen sağlık hizmet bedelini SGK karşılar; özel hastanenin kestiği fark ile SGK’nın ödemediği kalemler ayrıca değerlendirilir. Sigorta şirketi hastane faturası için ödeme yapmıyorsa bunun nedeni çoğu zaman bu paylaşımdır. Aşağıda fatura kalemlerinin kimden, hangi belgeyle ve hangi sırayla isteneceği anlatılıyor.

Trafik kazasında tedavi gideri kimden istenir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakmaksızın resmî ve özel tüm sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedellerini genel sağlık sigortası esaslarıyla SGK’ya yükler. Yani hastane faturasının SGK tarifesine giren kısmı için sigorta şirketine, işletene ya da sürücüye gitmenize gerek yoktur.

Zorunlu trafik sigortasının Genel Şartlarındaki A.5(b) maddesi de aynı sonucu yazar: 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında SGK’nın ödediği giderler için sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu sona ermiştir. Bakıcı giderleri ise sigorta teminatı içinde kalır. Bu düzenleme 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Şartlar değişikliğiyle yeniden düzenlenmiş; değişiklik 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Faturayı bu nedenle dört gruba ayırmak gerekir:

  • SGK’nın karşıladığı sağlık hizmet bedeli: hastaneden ya da sigortacıdan istenmez.
  • Özel hastanenin SGK tarifesinin üzerinde aldığı ilave ücret: hastanın ödediği fark faturası.
  • Belgesiz gider: SGK kayıtlarına girmeyen ilaç, malzeme veya hizmet bedeli.
  • Bakıcı gideri: sigorta teminatı kapsamındadır ve ayrıca talep edilir.

Yaralanmalı kazada tedavi gideri dışındaki zarar kalemleri trafik kazası tazminat davasında birlikte istenir; kazaya ilişkin diğer sorular da yaralanmalı trafik kazası soruları kapsamında ele alınır.

Özel hastanenin fark faturası hangi durumlarda hastadan alınabilir?

Sağlık Uygulama Tebliği, sözleşmeli vakıf üniversiteleri ile ikinci ve üçüncü basamak özel sağlık kuruluşlarına, Kurumca belirlenen oranı aşmamak kaydıyla hastadan ilave ücret alma izni verir. Bu ücret SGK’dan istenemez ve alınmadan önce hastanın ya da yakınının yazılı onayı gerekir. Fark faturasının hukuki dayanağı bu hükümdür.

Acil hâllerde ve yoğun bakım hizmetlerinde hiçbir ilave ücret alınamaz. Acil serviste müdahale sonrası hastanın 24 saat içinde stabilize edilmesi esastır; acil hâl sona erdikten sonra ilave ücret alınacaksa hastaya “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu” ile yazılı bilgi verilmesi gerekir. Kazadan hemen sonra yoğun bakıma alınan biri için kesilen ilave ücret bu yüzden ilk bakılacak noktadır.

Birinci müdahale SGK ile sözleşmesi olmayan bir kurumda yapılmışsa tebliğ, devam tedavisinin kazadan itibaren en çok altı ay Kurumca karşılanmasını öngörür; SGK’nın trafik kazalarına ilişkin duyurusu da aynı süreyi belirtir.

SGK’nın ödemediği tedavi gideri sigorta şirketinden istenebilir mi?

Belgesiz tedavi giderleri için sigorta şirketi, işleten ve sürücünün sorumluluğu sürer. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2011’de 98. maddenin değişmesinden sonra belgeli sağlık hizmet bedellerinin SGK’ya geçtiğini, belgesiz giderlerde ise sorumluluğun devam ettiğini belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararına ilişkin özete göre belgesiz giderleri kalem kalem ve tutarıyla göstermeyen bilirkişi raporu denetime elverişli sayılmaz.

Özel hastane ilave ücreti ayrı bir sorudur. Genel Şartlar A.5(b) SGK’nın ödediği giderler için sigortacının sorumluluğunu sona erdirmiştir; ilave ücretin hangi tarafa yükleneceği bu metinde ayrıca yazılı değildir. Bu konuda yukarıdaki kararlar ilave ücreti doğrudan ele almıyor ve uygulamada farklı görüşler dile getiriliyor. İlave ücreti sigortacıdan istemek mümkün olabilir, ancak sonuç garanti edilemez; talebin başarısı faturadaki kalemlerin ayrılmasına ve ilave ücretin SUT’a uygun alınıp alınmadığına bağlıdır.

Bu nedenle sigorta başvurusunda yalnız toplam tutarı değil, SGK’nın ödediği kısmı, ilave ücreti ve belgesiz kalemleri ayrı ayrı yazmak gerekir.

Fark faturası işleten ve sürücüden istenebilir mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi tedavi giderlerini bedensel zarar kalemleri arasında sayar. Tedavi gideri bu yüzden kusurlu sürücüden, işletenden ve sigortadan istenebilecek tazminat kalemlerinden biridir.

2918 sayılı Kanun’un 85. maddesi işletenin ve işletici teşebbüsün, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olmasını düzenler. Kazada kusurunuz yoksa ya da kusurunuz daha azsa, SGK’nın karşılamadığı fark için işletene ve sürücüye yöneltilen talep bu hükümlere dayanır. İlave ücretin bu yolla ödettirilip ödettirilemeyeceği, yukarıda anlatıldığı gibi tartışmalıdır; mahkeme kusur oranına, ilave ücretin yazılı onayla alınıp alınmadığına ve kalemlerin ayrı gösterilmesine bakar. İşletenin sorumluluğu ayrıca ele alınmıştır.

Aynı kazadan doğan kazanç kaybı için geçici iş göremezlik tazminatı ayrı bir kalem olarak istenir ve tedavi giderinden bağımsız hesaplanır.

Fark faturası için hangi belgeler ve kayıtlar toplanmalıdır?

Yatarak tedavide SGK’ca karşılanan hizmet bedelleri toplamı 100 TL’yi aştığında özel kuruluş, hizmetleri ve ilave ücreti gösteren EK-1/B belgesini en geç taburcu tarihinde hastaya vermek zorundadır. Fark faturasının ilave ücret olup olmadığı bu belgeden anlaşılır. Başvurudan önce şu belgeleri toplayın:

  • EK-1/B belgesi ve hastanenin düzenlediği faturalar ile ödeme makbuzları.
  • İlave ücret için imzalanan yazılı onay formu; acil hâlden sonra ilave ücret alındıysa Bilgilendirme Formu.
  • Epikriz, yoğun bakıma yatış ve çıkış kayıtları ile yatış-taburcu tarihleri.
  • SGK’nın ödediği tutarı gösteren kayıt.
  • SGK dışında kalan ilaç, malzeme ve ulaşım gideri için fatura veya fiş.

Dava açılırsa belgesiz giderlerin bilirkişi raporunda her kalem ve tutarıyla ayrı gösterilmesi istenir. Faturayı baştan bu gruplara göre düzenlemek, raporun denetlenebilir olmasını kolaylaştırır. Tazminatın diğer kalemlerini hesaplamak için yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama sayfasından yararlanabilirsiniz; tedavi gideri bu araçla hesaplanmaz, belgelerdeki tutarlarla gösterilir.

Sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava hangi sırayla yapılır?

2918 sayılı Kanun’un 97. maddesine göre zarar gören, dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmalıdır. Başvuruda belgeleri ekleyin ve talebi kalemlere ayırın. Sigorta şirketi 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa iki yol açılır: mahkemede dava açmak veya 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak.

Sigorta şirketine yazılı başvurudan dava veya tahkime uzanan dört adımlı bilgi şeması
Tedavi gideri talebinde başvuru, bekleme süresi, dava ve tahkim sırası

Tahkim yolu sigorta şirketinden istenen kalemler içindir; işleten ve sürücüye yönelik talep için mahkemeye başvurulur. Tahkim kararına karşı hangi yolların açık olduğunu sigorta tahkim kararına itiraz yazısında bulabilirsiniz.

Ankara’da başvuru ve dava sürecini Ankara trafik kazası avukatı ile yürütmek mümkündür.

Tedavi gideri talebinde zamanaşımı ne zaman dolar?

2918 sayılı Kanun’un 109. maddesi, motorlu araç kazasından doğan maddi zarar taleplerinde iki yıllık ve on yıllık iki süre öngörür. İki yıl, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden; on yıl ise kaza gününden başlar. Ceza kanununda daha uzun bir süre varsa o süre uygulanır.

Zamanaşımı yükümlüye karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilir. Ayrıntılı anlatım için trafik kazasında zamanaşımı yazısına bakılabilir. Fark faturasını ödediğiniz tarihleri ve son tedavi tarihini not etmek, sürenin ne zaman başladığını göstermeyi kolaylaştırır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp