Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesine göre yaralanan kişinin bakımını aile bireyleri üstlense de bakıcı gideri, dışarıdan bakıcı tutulsaydı doğacak zarar üzerinden hesaplanır. Daire, Adli Tıp Kurulu raporunun üç aylık bakıcı ihtiyacı belirlediği bir trafik kazası dosyasında 14 Mayıs 2026’da sigorta şirketinin istinaf başvurusunu esastan reddetti. Daire, aile içi bakım gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılamayacağını ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) değil trafik sigortacısının sorumlu olduğunu belirtti.
Bölge adliye mahkemesi aile bakımına rağmen bakıcı giderini hangi gerekçeyle yerinde buldu?
Sigorta şirketi, bakıcı tutulduğuna dair belge sunulmadığını, bakımı aile bireylerinin yaptığını ve hastanede geçen günlerin hesaptan düşülmesi gerektiğini ileri sürdü. Daire bu itirazları Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına dayanarak reddetti:
Karar metninden
“Bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/10/2019 tarih ve 2016/17847 Esas – 2019/9307 Karar sayılı ilamı) olmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesinin gerekmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir.”
“Davacı hastanede yatsa dahi, bakıcıya ihtiyacı belirlenen dönem için bakıcı giderine hükmedilmesi yerindedir.”
Daire’ye göre bakıcı giderinde ölçüt, bakıcıya fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı değil, dışarıdan bakıcı tutulsaydı ne kadar zarar doğacağıdır. Kararda anılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10 Haziran 2019 tarihli kararı (E. 2016/4273, K. 2019/7158) da aile içi bakım indirimi yapan hesap raporunu bu yönden hatalı saymıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi, miktar veya değeri kanundaki parasal sınırı geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunu kapatır. Daire, sigortacının başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetti ve kararını HMK 362/1-a uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle verdi:
Hüküm fıkrası
“1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,”
“Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.”
Evinin avlusunda yaralanan kişi için mahkemeler hangi tazminatlara hükmetti?
Kaza 17 Haziran 2024’te meydana geldi. Davacıya göre trafik sigortalı aracın sürücüsü direksiyon hâkimiyetini kaybederek evinin avlusunda bulunan davacıya çarptı ve davacının kaval kemiğinde (tibia) kırık oluştu. Bilirkişi raporuna göre sürücü yüzde 100 kusurluydu, davacının kusuru yoktu.
Adli Tıp Kurulu, davacıda engel oranı belirlenmesini gerektiren kalıcı bir arıza (sekel) bulunmadığını, tedavinin başlangıcından itibaren bakıcı ihtiyacının üç ay sürdüğünü ve tıbbi iyileşme süresinin dokuz aya kadar uzayabileceğini bildirdi. Bu nedenle sürekli iş göremezlik hesabı yapılmadı.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 6 Şubat 2026’da sürekli iş göremezlik talebini reddetti. Mahkeme, 60.007,50 TL bakıcı giderinin ve birleşen davada istenen 165.945,37 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinden tahsiline karar verdi. Sorumluluk, poliçedeki kişi başı 1.800.000 TL ölüm ve sakatlık teminatıyla sınırlı tutuldu. Kararı yalnız sigorta şirketi istinaf etti.
Bakıcı gideri brüt asgari ücretle mi hesaplanır, hastanede geçen günler düşülür mü?
Bu dosyada bakıcı gideri, kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak hesaplandı. Sigortacı, bakıcı tutulduğunu gösteren belge olmadığı için net asgari ücretin kullanılması, bakımın bütün günü kaplamadığı durumda da tam ücret yerine daha düşük bir ücretin esas alınması gerektiğini savundu. Daire, kısmi bakım itirazını ayrıca tartışmadı. Kaza tarihindeki brüt asgari ücretin esas alınmasını Yargıtay’ın yerleşik uygulaması olarak yerinde buldu ve bakıcı giderine yönelik istinaf sebeplerini kabul etmedi.
Sigortacı ayrıca davacının hastanede kaldığı günlerde bakımın hastane tarafından yapıldığını ve bu günlerin hesap dışında bırakılması gerektiğini ileri sürdü. Daire, bakıcıya ihtiyacın belirlendiği dönemin hastanede geçen kısmı için de bakıcı giderine hükmedilmesini yerinde buldu. Hesap, Adli Tıp Kurulunun belirlediği üç aylık bakım süresiyle sınırlı kaldı; geçici iş göremezlik tazminatı ise rapordaki iyileşme süresi doğrultusunda ayrıca hesaplandı.
Geçici iş göremezlik ve bakıcı giderini SGK mı, trafik sigortası mı öder?
Daire’ye göre bu iki kalemi trafik sigortacısı öder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 98. maddesi, trafik kazası nedeniyle resmî ve özel sağlık kurumlarının sunduğu sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanmasını düzenler. Daire, geçici iş göremezlik ödemelerinin ve bakıcı giderlerinin bu kapsamda olmadığını, geçici iş göremezlik zararının tedavi gideri niteliği taşımadığını belirtti.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54. maddesi tedavi giderlerini, kazanç kaybını ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları bedensel zararlar arasında sayar; Daire bakıcı gideri ile geçici iş göremezliği bu kapsamda gördü. KTK 90’a göre zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tazminatlarda Kanunda düzenlenmeyen konulara TBK’nin haksız fiil hükümleri uygulanır. KTK 92’de sayılan teminat dışı hâller arasında bu iki kalem yer almaz. Anayasa Mahkemesi de 17 Temmuz 2020 tarihli kararıyla (E. 2019/40, K. 2020/40) KTK 90’daki genel şartlara yapılan atfı iptal etmiştir.
Bu dosyada geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri, SGK’ya yönlendirilmeden doğrudan trafik sigortacısından tahsil edildi.
Bu karar, eski Genel Şartlar döneminde gerçekleşen bir kazaya ilişkindir. O dönemde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5-b maddesi, tedavi süresindeki bakıcı giderlerini SGK’nın sorumluluğuna bırakılan sağlık gideri teminatında sayıyordu; Daire, Genel Şartlara yapılan kanuni atfın iptal edildiğini belirterek sigortacıyı sorumlu tuttu.
12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle Genel Şartlar bu konuyu yeniden düzenledi. Buna göre tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile tıbben gerekli sürekli bakıcı giderleri, sigorta şirketi veya Güvence Hesabı tarafından sağlık giderleri teminatından karşılanır; geçici iş göremezlik ise sakatlanma teminatından karşılanır. Genel Şartların C.11 maddesine göre sonraki değişiklikler, yürürlüğe girdikleri tarihten sonra yapılan sigorta sözleşmelerine uygulanır. Daha önce yapılmış poliçelerde sözleşme tarihindeki Genel Şartlar esas alınır.
Sürücünün kasten çarptığı iddiası trafik sigortacısını ödemekten kurtarır mı?
Bu dosyada kurtarmadı. Sigortacı, davacının olay yerine gelen polislere sürücünün kendisine bilerek çarptığını söylediğini, aracın bir tartışmanın ardından zarar vermek için kullanıldığını ve olayın trafik kazası sayılamayacağını ileri sürdü. Davacı ise Cumhuriyet başsavcılığının verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayandı; sigortacıya göre bu karar şikâyet yokluğu nedeniyle verilmişti.
Daire, kastın ispatlanıp ispatlanmadığını tartışmadı. KTK 86’ya göre işleten, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Daire, kazanın bu sebeplerden kaynaklanmadığını, aracın işletilme hâlinde olduğunu ve zararla uygun illiyet bağı bulunduğunu belirtti. Daire’nin dayandığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-a maddesi, sigortalının kasıtlı hareketini teminat dışı hâl olarak değil, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hâl olarak düzenler.
KTK 95 de sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminatı kaldıran ya da azaltan hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini, ödeme yapan sigortacının bu oranda sigorta ettirene başvurabileceğini düzenler. Daire’ye göre sigortacı poliçe limitiyle sorumludur; kasıt ispatlanırsa ödediği tutarı sigortalısından isteyebilir.
Sigortaya başvuru eksik sayılırsa bakıcı giderinin faizi ne zaman başlar?
KTK 97, zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuruda bulunmasını şart koşar. KTK 99’a göre sigortacı, Genel Şartlarda belirlenen belgelerin kendisine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır. Daire, bu sürede ödeme yapılmazsa sigortacının temerrüde düştüğünü, başvuru yapılmamış veya ispatlanamamışsa temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiğini belirtti.
Bu dosyada sigortacıya yapılan başvuru, maluliyet raporu eksik olduğu için ilk derece mahkemesince usule uygun sayılmadı. Temerrüt tarihi olarak 10 Ağustos 2024’teki arabuluculuk başvurusu esas alındı; araç hususi kullanımda olduğundan avans faizi yerine yasal faiz uygulandı. Sigortacı, ıslahla artırılan kısım için faizin ıslah tarihinden başlaması gerektiğini savundu. Daire, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada artırılan kısmın temerrüt tarihinin de aynı olduğunu belirterek faiz başlangıcını doğru buldu.
Bakımını ailesi üstlenen yaralı bakıcı gideri talebini neye dayandırmalı?
Bakıcı giderinin dayanağı, bakım ihtiyacını ve süresini gösteren sağlık raporudur; bu kararda bakıcıya ödeme yapıldığını gösteren bir belge aranmadı. Adli Tıp veya bilirkişi raporunun bakım ihtiyacının başlangıcını, süresini ve hastanede geçen dönemi kapsayıp kapsamadığını açıkça göstermesine dikkat edin. 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde Genel Şartlar, bakıcı ihtiyacının süresi için Kurul Raporunu dikkate alır.
Hesap raporunda aile içi bakım nedeniyle indirim yapılmış ya da net asgari ücret esas alınmışsa, HMK 281 uyarınca raporun size tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksikliğin giderilmesini isteyin. Bu talepte kararda anılan Yargıtay içtihadına dayanın.
Sigortacı başvuruyu on beş gün içinde yazılı olarak cevaplamaz ya da bakıcı giderini aile bakımı gerekçesiyle reddederse KTK 97 uyarınca dava yoluna veya 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime gidilebilir. Sigorta şirketine karşı tazminat davası açmadan önce arabulucuya başvurmak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartıdır. Bu karar, trafik kazası tazminatı davalarında sigortacının aile bakımına dayanan indirim itirazına karşı Ankara’da verilmiş güncel bir istinaf örneğidir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
