UYAP okundu kaydı tebliğ sayılmaz; harç ve gider avansı için verilen kesin süre ancak usulüne uygun tebliğ veya tefhimle başlar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, avukatın ara kararı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) okumuş görünmesini yeterli sayıp davayı açılmamış sayan sulh hukuk mahkemesi kararını 31 Mart 2026’da kanun yararına bozdu. Bozma, davası açılmamış sayılan kiracının durumunu değiştirmez; kesin sürenin hangi işlemle başladığını tartışan sonraki dosyalara yön verir.
Yargıtay davanın açılmamış sayılmasını hangi gerekçeyle bozdu?
Daire, tarafın usulen bilgilendirilmesinin yalnız tefhim ve tebliğ yoluyla mümkün olduğunu belirtti ve UYAP kaydının bu iki usulün yerini tutmadığına karar verdi. Kararın gerekçesi şöyledir:
Karar metninden
“Tefhim, kararın duruşmada hazır bulunan tarafın yüzüne karşı açıklanmasını; tebliğ ise kararın 7201 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tarafa bildirilmesini ifade etmekte olup, bu iki usul dışında başkaca bir yöntemle tarafın usulen bilgilendirilmiş sayılması hukuken mümkün değildir.”
“UYAP evrak işlem kütüğünde bir belgenin “okundu” olarak görünmesi, Kanunda düzenlenen anlamda tebliğ veya tefhim niteliği taşımamaktadır. Salt bu kayda dayanılarak hak düşürücü sürelerin veya kesin sürelerin başladığının kabulü, 6100 sayılı Kanunda güvence altına alınan usuli haklar ile hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkı ilkelerine açıkça aykırılık teşkil edecektir.”
“Dolayısıyla sürelerin başlaması için ilgili Yönetmelik ile belirlenen beş günlük yasal sürenin dolması veya fiili bir tebligat işleminin gerçekleşmesi aranacak olup, sisteme girilip evraka bakılması (okunması), yasal tebligat prosedürünün yerini tutmayacağı, …”
“… dava şartlarının ve usule ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde doğacak sonuçların, davanın tarafının ancak usulüne uygun şekilde ihtar edilmiş olması durumunda uygulanabileceği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, …”
Daire’ye göre kesin süre içeren ara karar vekilin yokluğunda kurulmuşsa vekile fiziki tebligatla ya da elektronik tebligatla bildirilmelidir. Harcın ödenmemesine bağlanan sonuç da ancak usulüne uygun ihtar edilmiş tarafa uygulanabilir. Bozma, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine ve oy birliğiyle verildi:
Hüküm fıkrası
“Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanunun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere aynı Kanunun 363/2 maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,”
Tahliye taahhüdünün geçersizliği davası neden açılmamış sayılmıştı?
Davacı vekilinin anlatımına göre taraflar arasında 5 Haziran 2018 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi vardı. Kiraya veren, 5 Ağustos 2018 düzenleme ve 20 Nisan 2024 tahliye tarihli bir taahhütnameye dayanarak kiracı aleyhine tahliye taahhütnamesiyle ilamsız icra takibi başlatmıştı. Kiracının vekili, taahhütnamenin imza taklit edilerek ya da kira sözleşmesi kopyalanarak oluşturulduğunu ileri sürdü ve Mersin 6. Sulh Hukuk Mahkemesinde taahhütnamenin geçersizliğinin tespitini istedi. Davalı cevap vermedi.
Davacı adli yardım da istemişti. Mahkeme 22 Kasım 2024 tarihli ara kararla bu talebi reddetti. Davacıya 195,80 TL başvurma harcı, aylık kiranın on iki katı üzerinden hesaplanacak nispi peşin harç ile şimdilik 2.000 TL gider avansını yatırması için iki hafta kesin süre verdi. Ara karar 26 Kasım 2024’te UYAP’a aktarıldı; evrak işlem kütüğü, davacı vekilinin kararı okuduğunu gösteriyordu.
Mahkeme, peşin ve başvurma harçları iki hafta içinde yatırılmadığı için 12 Aralık 2024’te davanın açılmamış sayılmasına karar verdi. Karar kesin olarak verildi ve Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemiyle Yargıtay’a geldi.
UYAP okundu kaydı kesin süreyi başlatır mı?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 91. maddesi sürelerin taraflara tebliğ tarihinden veya kanunun öngördüğü hâllerde tefhim tarihinden işlemeye başlayacağını düzenler. Tefhim, kararın duruşmada hazır bulunan tarafa açıklanmasıdır; tebliğ ise kararın Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuata uygun biçimde tarafa bildirilmesidir. Bir belgenin UYAP’ta açılıp okunduğunu gösteren kayıt bu iki işlemden hiçbirine girmez.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu tutar; bu tebligat Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Aynı madde ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 9. maddesinin altıncı fıkrasına göre elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Daire bu nedenle süre için iki olaydan birini aradı: beş günlük sürenin dolması veya fiilî bir tebligat. Vekilin ara kararı UYAP’ta gerçekten okumuş olması da tebliğin yerine geçmedi; ölçüt, kanunun öngördüğü bildirim işleminin yapılıp yapılmadığıdır.
Harç ve gider avansı için verilen kesin süre kaçırılırsa dava ne olur?
HMK’nin 120. maddesine göre davacı yargılama harçlarını ve gider avansını dava açarken yatırır; avans dava sırasında yetersiz kalırsa eksik için iki haftalık kesin süre verilir. Gider avansının yatırılmış olması HMK’nin 114. maddesine göre dava şartıdır. Kanun’un 115. maddesine göre mahkeme, giderilebilir dava şartı noksanlığı için kesin süre verir; noksanlık bu sürede giderilmezse davayı usulden reddeder. Başvurma ve peşin harç ise HMK’nin 114. maddesinde sayılan dava şartları arasında yer almaz; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesine göre yargı harçları ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.
HMK’nin 94. maddesine göre hâkim kesin süre verdiğinde yapılacak işlemi açıkça belirtir ve süreye uyulmamasının sonuçlarını tutanağa geçirerek ihtar eder; süresinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Daire de bu sonuçların ancak usulüne uygun ihtar edilmiş tarafa uygulanabileceğini vurguladı. İhtarı içeren ara karar duruşmada tefhim edilmemiş ve usulüne uygun biçimde tebliğ de edilmemişse süre işlemeye başlamaz; süre geçti gerekçesiyle davaya son verilemez.
Bu dosyada mahkeme usulden ret değil, davanın açılmamış sayılması kararı verdi. Adalet Bakanlığı ayrıca harcın ödenmemesi hâlinde Harçlar Kanunu hükümlerine göre karar verilip HMK’nin 150. maddesindeki usulle önce dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini ileri sürdü. Daire bozmayı tebliğ ve ihtar eksikliğine dayandırdı; işlemden kaldırma görüşünü ayrıca tartışmadı.
Kanun yararına bozma açılmamış sayılan tahliye taahhüdü davasını geri getirir mi?
Hayır. HMK’nin 363. maddesi, kesin olarak verilen veya istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen ilk derece kararlarına karşı kanun yararına temyiz yolunu düzenler. Bu yola Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı başvurabilir. Aynı maddeye göre “Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.”
Davanın açılmamış sayılması kararı taraflar bakımından yerinde kalır; Daire de kararı “sonuca etkili olmamak üzere” bozdu ve dosyanın ilk derece mahkemesine, karar örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine hükmetti. Taahhütnamenin sahte olup olmadığı ve tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartları bu dosyada incelenmedi. HMK’nin 150. maddesine göre hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep de hiç yapılmamış sayılır. Bu karar taahhüdün geçerliliği hakkında bir hüküm içermediğinden aynı talep yeni bir davayla yeniden ileri sürülebilir; o arada icra takibi ilerlemiş olabilir.
Kanun yararına bozma kararının bir örneği, HMK’nin 363. maddesi gereği Bakanlıkça Resmî Gazete’de yayımlanır; bu karar 18 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yer aldı. Bozmanın etkisi, aynı sorunla karşılaşan mahkemelere kesin sürenin hangi işlemle başladığını göstermesidir.
Kesin süreli ara karar elektronik tebligatla gelirse süre nasıl hesaplanır?
Süre, elektronik tebligatın adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılan tebliğden itibaren işler. HMK’nin 92. maddesine göre haftayla belirlenen süre, başladığı güne son haftada karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Son gün resmî tatile denk gelirse süre, Kanun’un 93. maddesi gereği izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Örneğin iki haftalık kesin süre içeren ara karar 4 Kasım 2026 Çarşamba günü elektronik tebligat adresine ulaşırsa tebliğ 9 Kasım günü sonunda yapılmış sayılır; süre 23 Kasım 2026 Pazartesi biter.
Daire’nin kararı, ara kararın vekilin yokluğunda kurulduğu hâle ilişkindir; duruşmada hazır bulunan tarafa açıklanan karar tefhim edilmiş olur. Duruşma dışında hazırlanan tensip zaptı ile verilen kesin sürelerde de başlangıç, zaptın tebliğidir.
Kesin süreli bir ara kararı UYAP’ta tebligattan önce gördüyseniz harcı ve avansı beklemeden yatırın; böylece sürenin hangi tarihte başladığı tartışması hiç doğmaz. Mahkeme davayı okuma kaydına dayanarak açılmamış saymışsa ve karar istinafa açıksa, tebliğ yapılmadığı itirazını istinaf dilekçesinde bu kararla birlikte ileri sürün. Tahliye taahhütnamesine dayalı takibe karşı açılan davada harç süresinin kaçırılması, taahhüdün geçerliliği incelenmeden dosyanın kapanmasına yol açar. Bu yüzden kira uyuşmazlıklarında kesin sürenin, ara kararın tefhim veya tebliğ tarihinden başladığı gözetilerek takip edilmesi gerekir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
