Gayrimenkul Hukuku

Kadastro Tespitine İtiraz Davası 30 Gün 2026

Tarla sınırında taş başlı kazık, kadastro tespitine itiraz davası konusu

Kadastro tespitine itiraz nasıl yapılır, süre kaç gündür?

Kadastro tespitine itiraz, askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılarak yapılır ve bu süre 30 gündür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. maddesi tespitlerden şikâyetçi olanlara ilan süresi içinde dava açma hakkı tanır. Süre geçtikten sonra tutanaklardaki tespitler kesinleşir.

Kadastro tespitine itirazda askı ilanından kesinleşmeye uzanan adımları gösteren bilgi şeması
Askı ilanı süresinde kadastro mahkemesine dava yolu

Bu nedenle ilk iş, taşınmazın hangi tutanakta kimin adına yazıldığını, askı ilanının hangi gün başladığını ve hangi gün biteceğini belirlemektir. Dilekçeyi ilan süresi bitmeden mahkemeye vermek gerekir.

Askı ilanı nedir, 30 günlük süre ne zaman işler?

Askı ilanı, kadastro tespitlerini gösteren askı cetvellerinin ve paftaların kadastro müdürlüğünde ve muhtarın çalışma yerinde 30 gün asılı tutulmasıdır. Kanun, müdürün bu ilanı kadastro ekibinin çalışma alanındaki işini bitirmesinden itibaren en geç üç ay içinde yapmasını öngörür.

Dava süresi bu ilan süresidir. Kanun ilanları ilgililere şahsen tebliğ edilmiş sayar; bu yüzden ayrıca bir tebligat gelmesini beklemek süreyi uzatmaz. Mahalle sakini olmayan veya taşınmazı uzaktan takip eden malikler, ilanın başlangıç ve bitiş tarihini kadastro müdürlüğünden öğrenmelidir.

Örneğin taşınmaz sahibi şehir dışında yaşıyorsa ve ilan kendisine hiç gösterilmediyse bile, 30 günlük süre ilanın asıldığı günden işlemeye başlar.

Kadastro ekibine yapılan itiraz dava yerine geçer mi?

Hayır. Kadastro ekibi çalışma alanında işini bitirinceye kadar tespitlere kadastro teknisyenliğine veya müdürlüğüne itiraz edilebilir; bu itiraz idari bir yoldur ve ilan süresi içinde dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 9. maddesi bu hakkı saklı tutar.

İdari itiraz yalnızca tespitte uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir; belgeye dayanmayan itirazlar incelenmez. İtirazlı tutanakları komisyon en geç bir ay içinde inceler; gerekçe göstermek suretiyle bu inceleme kadastro ekibinin çalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadar da uzatılabilir. Komisyon sonucunu beklerken askı ilanı süresi geçerse dava hakkı da düşer. Bu sebeple idari itirazı dava hazırlığıyla birlikte yürütün ve dava tarihini komisyon kararına bağlamayın.

Kadastro mahkemesinde dava nasıl açılır, hangi mahkeme bakar?

Askı ilanı içinde açılan davalar kadastro mahkemesinin görevindedir. Kadastro mahkemesi tek hâkimli asliye mahkemesi sıfatıyla taşınmaz mülkiyeti, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına bakar. Yetki, taşınmazın bulunduğu kadastro bölgesine göre belirlenir; bu yüzden dilekçe taşınmazın bulunduğu yerdeki kadastro mahkemesine verilir. Kadastro mahkemesinin kaldırıldığı bölgelerde bu davalara mahallî asliye hukuk mahkemesi bakar.

Dilekçede ada ve parsel bilgisi, tespitin hangi kısmının hatalı olduğu, dava sebebi ve deliller yazılır. Davacı dava sebep ve delillerini dilekçesinde bildirmek zorundadır. İlk oturuma kadar bildirmezse dava açılmamış sayılır ve tespit olduğu gibi tescile karar verilir. Hâkim ise tutanakları ve ilgili kayıtları kendiliğinden getirtir.

Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir. Temmuz ve ağustosa denk gelen bir askı ilanında süre bu nedenle durmaz. Ayrıca açılan davanın ilerleyişini UYAP üzerinden izlemek için UYAP Vatandaş Portalı üzerinden dava dosyası sorgulama adımları kullanılabilir.

Kadastro davasında hangi deliller gerekir?

Deliller, tespit kuralına göre seçilir. Tapuda kayıtlı taşınmazda kayıt maliki veya mirasçıları taşınmazı zilyetse tespit onlar adına yapılır. Başkası zilyetse tespit iki halde zilyet adına yapılır: kayıt maliki veya mirasçıları kadastro teknisyeni huzurunda (ya da noterde) muvafakat vermişse; veya zilyet, taşınmazı tapu dışı bir yolla edindiğini belge, bilirkişi ya da tanıkla ispat eder ve en az on yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olduğunu gösterirse.

Tapusuz taşınmazda sulu arazide 40, kuru arazide 100 dönüme kadar yirmi yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetlik aranır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi de tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazı davasız ve aralıksız yirmi yıl malik sıfatıyla zilyet olan kişiye tescil isteme hakkı verir. Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve kamu hizmetine tahsis edilmiş yerler zamanaşımıyla kazanılamaz; Hazine ile uyuşmazlıkta bu sınır belirleyicidir.

Tapu kaydının taşınmazın hangi yerine ait olduğu tartışılıyorsa, harita, plan veya krokiye bağlı kayıtlar önceliklidir. Bu nedenle şu belgeleri toplayın:

  • Tapu kaydı ve kadastro tutanağı örneği.
  • Zilyetliği gösteren vergi kayıtları, fotoğraflar ve hava fotoğrafları.
  • Taşınmazı bilen komşu veya köy sakini tanıkların adları.
  • Keşif ve bilirkişi incelemesi için sınırı gösteren harita veya kroki.

Kadastro tutanağındaki beyanlarına başvurulan kişiler, gerekçeli itiraz olmadıkça yeniden dinlenmez. Tanık listesini hazırlarken tutanakta zaten beyanı alınmış kişilerin neden yeniden dinlenmesi gerektiğini gerekçelendirin.

Mülkiyetin başkasına geçtiği ve tapuya tescil edildiği durumlarda kadastro itirazı dışında tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir; ortak maliklik varsa ortaklığın giderilmesi davası ayrı bir yoldur.

Kadastro davasını tek mirasçı açabilir mi?

Evet. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca bir mirasçı, diğer mirasçıların muvafakati olmadan kadastro davası açabilir ve davayı tek başına sürdürebilir. Mirasçılık sıfatını göstermek için mirasçılık belgesi dava dosyasına eklenir.

Mirasçıları tayin edilemeyen ölü kayıt sahibi adına tespit yapılmışsa, ölünün ismi açıklanarak “mirasçıları” aleyhine dava açılabilir. Avukatla takip edilen kadastro davalarında vekâlet ücreti maktu olarak takdir edilir.

30 gün kaçırılırsa kadastro tutanağı kesinleşir mi, 10 yıl kuralı ne anlama gelir?

Evet, kesinleşir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesi 30 günlük süre geçtikten sonra dava açılmayan tutanaklardaki sınırlandırma ve tespitlerin kesinleşeceğini düzenler. Kesinleşen tutanaklar en geç üç ay içinde tapu kütüğüne yazılır.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, kesinleşme tarihinden on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz edilemeyeceğini ve dava açılamayacağını söyler. On yıllık süre yürürlüktedir. Anayasa Mahkemesi’nin 12 Mayıs 2011 tarihli kararı, 23 Temmuz 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; karar yalnızca 5841 sayılı Kanunla bu fıkraya eklenen cümleyi ve Geçici Madde 10’u iptal etmiştir. İptal edilen cümle, hükmün Devlet ve kamu tüzel kişileri dahil taraf sıfatına bakılmaksızın uygulanacağını belirtiyordu. On yıllık süre kuralı ise iptal kapsamında değildir.

Kesinleşmemiş bir kadastro tutanağı herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse, aynı maddenin son fıkrasına göre taşınmazı tescil tarihinden itibaren 20 yıl malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri Türk Medeni Kanunu’nun tapuya itimat ilkesinden yararlanır. Süre kaçtıktan sonra mülkiyet ihlali söz konusuysa el atmanın önlenmesi gibi başka davaların koşulları ayrıca incelenir.

Süre kaçmış bir dosyada hangi yolun açık kaldığı kesinleşme tarihine ve taşınmazın niteliğine bağlıdır; bu inceleme Ankara gayrimenkul avukatlığı kapsamında tapu ve kadastro belgeleri üzerinden yapılır.

Kadastro kesinleştikten sonra ölçü ve yüzölçümü hatası nasıl düzeltilir?

Kesinleşmiş kadastroda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamadan doğan hatalar için ayrı bir yol vardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine göre bu düzeltmeler malik ve hak sahiplerine tebliğ edilir. Tebliğden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması için sulh hukuk mahkemesinde dava açılmazsa düzeltme kesinleşir.

Bu dava, askı ilanı süresindeki kadastro mahkemesi davasından farklıdır: görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir ve süre ilandan değil tebliğden işler. Güncel metin ayrıca tapu planı ölçü farkını ve yanılma sınırını kavram olarak tanımlar. Yüzölçümü farkı bu sınırın içinde mi dışında mı kalıyor sorusu, tapu ve kadastro kayıtlarının karşılaştırılmasıyla belirlenir; bu karşılaştırmayı bilirkişi raporu destekler.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp