Gayrimenkul Hukuku

El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) 2026

EL ATMANIN ONLENMESI MUDAHALENIN MENI DAVASI

El atmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına yönelik haksız müdahaleleri engellemek amacıyla başvurulan bir hukuki yoldur. Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde düzenlenen bu dava, malikin kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerini haksız müdahalelere karşı korur. Dava hem taşınır hem taşınmaz mallar için açılabilir. Geçmişte kalan işgal dönemi için ise ecrimisil veya tazminat istenir.

El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası nedir?

El atmanın önlenmesi, diğer adıyla müdahalenin men’i davası, mülkiyet ile intifa ve oturma (sükna) gibi sınırlı ayni haklara yapılan haksız müdahalelere karşı açılır. Türk Medeni Kanunu madde 683’e göre malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Davanın amacı, hakkın kullanılmasını haksız şekilde engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran durumu ortadan kaldırmaktır.

Kira gibi şahsi hak sahipleri, ayni hakka dayanan bu davayı açamaz. Kiracı, zilyet sıfatıyla Türk Medeni Kanunu’nun 982 ve 983. maddelerindeki zilyetlik davalarıyla saldırının sona erdirilmesini isteyebilir. Ayrıca kiraya verene karşı sözleşmeden doğan haklarını kullanabilir.

El atmanın önlenmesi davası hangi şartlarda açılabilir?

El atmanın önlenmesi davasının açılabilmesi için gereken şartlar şunlardır:

  1. Ayni Hak Sahibi Olunması: Davacı, mülkiyet ya da intifa, sükna gibi sınırlı bir ayni hakka sahip olmalıdır. Taşınmazlarda bu hak tapu sicilindeki kayıtla gösterilir. Taşınır mallarda zilyetlik mülkiyet karinesi oluşturduğundan, ayni hakkın uygun şekilde ispatlanması gerekir.
  2. El Atmanın Başlamış veya Başlama Tehlikesi Bulunması: Müdahale fiilen başlamış olmalı ya da başlaması an meselesi olmalıdır. Kural olarak zararın doğmuş olması aranır; ancak yakın gelecekte zarar doğması pek muhtemel veya muhakkaksa zararın doğması beklenmeden dava açılabilir.
  3. Müdahalenin Haksız Olması: Hukuki bir dayanağı olmayan müdahale haksızdır ve doğrudan veya dolaylı olabilir. Müdahale edenin kötü niyetli veya kusurlu olması aranmaz. Müdahalenin hukuki bir dayanağı varsa haksız el atmadan söz edilemez.

Komşuluk hukukundan doğan davalarda davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunması yeterlidir. Mahkeme, keşif ve bilirkişi incelemesiyle müdahalenin normal bir insanın katlanma sınırını aşıp aşmadığını objektif ölçüye göre belirler. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/584 E. ve 2021/3286 K. sayılı kararında, komşu yapının yalnız imara aykırı olmasının yıkım için yeterli olmadığını, davacının somut olarak zarara uğradığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

El Atmanın Önlenmesi,Müdahalenin Men'i

El atmanın önlenmesi davasını kimler açabilir?

Davayı, mülkiyet hakkı veya sınırlı ayni hakkı haksız müdahaleye uğrayan hak sahibi ve mirasçıları açabilir. Mirasçıların dava hakkı, hakkın mirasla geçebilmesine bağlıdır. Örneğin intifa hakkı mirasçılara geçmediğinden, mirasçılar bu hakka dayanarak dava açamaz.

Paylı mülkiyette her paydaş, elbirliği mülkiyetinde her ortak, üçüncü kişilere karşı tek başına dava açabilir; hak sahipleri birlikte de dava açabilir. Elbirliği mülkiyetinde ortaklardan biri, diğer ortakların rızasını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına dava açabilir.

Paydaşlar birbirlerine karşı da bu davayı açabilir. Taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan diğer paydaşlara karşı payına vaki el atmanın önlenmesini talep edebilir. Ancak payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir yer varsa, el atmanın önlenmesi davası yerine taksim veya şuyuun satış yoluyla çözüm aranmalıdır. Kat mülkiyetine geçmiş binada ise ortak yere yapı yapılması bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasına bağlıdır; ortak alana izinsiz yapı yapan komşuya karşı önce arabulucuya başvurulur, anlaşma olmazsa sulh hukuk mahkemesinde dava açılır.

El atmanın önlenmesi davası kime karşı açılır?

Davalı, taşınır veya taşınmaz mala haksız şekilde el atan ve malikin ya da sınırlı ayni hak sahibinin hakkını kullanmasını engelleyen kişidir. El atanın kötü niyetli olması gerekmez; iyi niyetle müdahale eden kişi de davalı olabilir. Kötü niyet varsa ve diğer şartlar da gerçekleşmişse, ayrıca tazminat istenebilir. Paydaşlar da birbirlerine karşı davalı olabilir. İdarenin kamulaştırmasız el atmasında ise dava idareye karşı açılır.

El atmanın önlenmesi davasında yıkım ve ecrimisil de istenebilir mi?

Davada haksız müdahalenin sona erdirilmesinin yanında şu talepler de ileri sürülebilir:

  1. Yapının Yıkılması: Kal talebi ile malik, taşınmaz üzerinde haksız olarak inşa edilen yapının yıkılmasını isteyebilir.
  2. Zararın Tazmini: Haksız müdahale nedeniyle oluşan zararın tazmini istenebilir. Ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı, geçmişe dönük olarak kira bedeli üzerinden hesaplanır.
  3. Eski Hale Getirme: Hak sahibi, haksız el atma nedeniyle zarar gören veya bozulan malın eski hale getirilmesini isteyebilir.

Mahkeme bu talepler hakkında kendiliğinden karar veremez. El atmanın önlenmesi yanında yıkım ve ecrimisil isteniyorsa, bu talepler dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir. Faiz için de aynı kural geçerlidir: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/3870 E. ve 2021/4829 K. sayılı kararında, dilekçede kademeli faiz istenmediği hâlde ecrimisile dönem sonlarından faiz yürütülmesini taleple bağlılık ilkesine (HMK m. 26) aykırı bulmuş ve faizi dava tarihinden başlatmıştır.

Kamulaştırmasız el atmada malik neler isteyebilir?

Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyetteki bir taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmadan el koymasıdır. Malik, idareye karşı el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, fiili duruma razı olarak taşınmazın bedelini de isteyebilir. Bu davalarda kusur şartı aranmaz; idarenin müdahalesinin haksız olması yeterlidir. Görevli mahkeme, müdahalenin fiili veya hukuki oluşuna göre belirlenir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2028 E. ve 2021/192 K. sayılı kararında, adresi tespit edilemeyen malike kamulaştırmanın gazete ilanıyla tebliğinin usulüne uygun olduğuna ilişkin direnme kararını yerinde bulmuştur.

El Atmanın Önlenmesi

El atmanın önlenmesi davası için süre sınırı var mı?

El atmanın önlenmesi davası için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Haksız müdahale devam ettiği sürece dava açılabilir ve malik dava açma hakkını kaybetmez. Örneğin arsası üzerine izinsiz barakalar yapılan bir kişi, aradan yıllar geçmiş olsa bile müdahale sürdüğü için el atmanın önlenmesi davası açabilir.

El atmanın önlenmesi davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taşınmaz mallarda yetkili mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınır mallarda ise genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Kamulaştırmasız el atmada idarenin hukuki el atmalarına ilişkin olarak İdare Mahkemesi, fiili el atmada ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

El Atmanın Önlenmesi

El atmanın önlenmesi davasında ispat yükü kimdedir, harç nasıl belirlenir?

El atmanın önlenmesi davasında ispat yükü ayni hak sahibi olan davacıya aittir (TMK m. 6, 6100 sayılı HMK m.190/1). Davacı, hakkını ve bu hakka haksız bir şekilde müdahale edildiğini ispatlamakla yükümlüdür. Davalı, el attığını kabul ediyorsa bunun hukuki gerekçesini, yani el atmanın haksız olmadığını ispatlamalıdır.

Müdahalenin Men’i davası, dava konusu eşyanın değeri üzerinden nisbi harca tabidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/2054 E. ve 2021/5168 K. sayılı kararına göre, el atmanın önlenmesiyle birlikte ecrimisil istendiğinde dava bir bütündür. Dava değeri, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca el atılan yerin değeri ile ecrimisil toplamıdır ve istinaf kesinlik sınırı bu toplama göre belirlenir.

El Atmanın Önlenmesi,Müdahalenin Men'i

El atmanın önlenmesi kararı kesinleşmeden icra edilebilir mi?

Müdahalenin Men’i davası sonucunda davalı, el atmayı sona erdirecek veya el atmaya yol açacak davranışlardan kaçınmaya mahkûm edilir. Davalıyı yapmaya veya yapmamaya mahkûm eden hükmün icrası ile dava amacına ulaşır (HGK-K.2021/802). El atmanın önlenmesi davalarında ihtilaf konusu eşyanın mülkiyeti de çekişmeli ise hükmün icrası için kesinleşmesi gerekir. Ancak eşyanın aynına ilişkin ihtilaf yoksa, hüküm kesinleşmeden icraya konulabilir. Örneğin davalı mülkiyet hakkına sahip olduğunu savunursa, hükmün icrası için kesinleşmesi gerekecektir.

Taşınmaz uyuşmazlıklarında verilen el atmanın önlenmesi ve kal ilamları, İcra ve İflas Kanunu’nun 30. maddesine göre yerine getirilir. Davalı yıkımı yapmazsa gider bilirkişiye hesaplattırılır ve ilam icra yoluyla yerine getirilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/5117 E. ve 2021/3510 K. sayılı kararında, bu nedenle hükümde davalıya yıkım için süre verilmesini ve yıkım masrafının tahsiline hükmedilmesini yerinde görmemiş; bu hususların infaz sırasında dikkate alınacağını belirtmiştir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp