
Cezaevinde ziyaret kısıtlamasını kurum idaresi veya disiplin kurulu koyduysa, işlemi öğrendiğiniz tarihten itibaren on beş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edebilirsiniz; işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün geçince bu yol kapanır. Yasağı tutukluya savcı, hâkim veya mahkeme koyduysa başvuru yolu değişebilir. Bu yüzden ilk iş, kısıtlamayı kimin ve hangi gerekçeyle verdiğini belirlemektir.
Cezaevinde ziyaret kısıtlaması hangi hâllerde hukuka uygundur?
Kural, ziyaret hakkının kullanılmasıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 83. maddesi, hükümlünün belgelendirmek koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, vasisi veya kayyımı ile kuruma kabulünde bildirdiği en fazla üç kişi tarafından haftada bir kez ziyaret edilebileceğini düzenler. Görüş, çalışma saatleri içinde yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere yapılır. Bu kişiler dışındakilerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı yazılı olarak izin verebilir.
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’e göre ceza infaz kurumlarında kurum idaresinin uygun gördüğü bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş yapılır; açık görüşün günleri, saatleri ve ziyaretçi sayısı kurumca belirlenir. Açık cezaevinde kalan hükümlüler ise görüşlerini her zaman açık görüş şeklinde yapar.
Kısıtlama çoğunlukla şu kaynaklardan birine dayanır:
- Disiplin kurulunun verdiği ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma veya haberleşme kısıtlaması cezası.
- Ziyaretçinin kurum güvenliği için alınan tedbirlere aykırı istek ve davranışları. Kanun’un 86. maddesi bu durumda kurumun en üst amirine, o ziyaretçinin görüşme hakkını bir aydan bir yıla kadar kısıtlama yetkisi verir; avukatlara ilişkin hükümler saklıdır.
- Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk. Bu suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüş, idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilir.
- Tutuklu hakkında soruşturmada Cumhuriyet savcısının, kovuşturmada hâkim veya mahkemenin koyduğu ziyaret ve haberleşme yasağı.
Kanun’un 83. maddesinin dördüncü fıkrası ayrıca kapalı kurumda bulunan ve terör veya örgüt suçlarından mahkûm olan ya da tehlikeli hâlde bulunan hükümlülerin görüşmelerinin, önceden bilgilendirilerek dinlenmesine ve kaydedilmesine izin verir. Bu fıkra görüşmeyi yasaklamaz; soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmeyen kayıtlar en geç bir yıl sonunda silinir.
Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ne kadar sürer, avukat görüşü engellenir mi?
Bu disiplin cezası, 5275 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır. Sayıma veya aramaya karşı çıkmak, sevke veya nakle karşı çıkmak, kurumda korku, kaygı ya da panik yaratacak söz veya davranışta bulunmak, diğer hükümlülerin haberleşmesini ve ziyaretçileriyle görüşmesini engellemek ve kumar oynamak ya da oynatmak bu cezayı gerektiren eylemler arasındadır.
Ceza sürerken resmî ve yetkili mercilerle, avukatlarla ve yasal temsilcilerle görüşme engellenemez. Ziyaret Yönetmeliği, hücreye koyma cezası infaz edilen hükümlünün de resmî merciler ve avukatıyla görüşmesini korur.
Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Hükümlüye yüklenen eylem yazılı olarak bildirilir ve üç gün içinde savunma vermesi istenir. Disiplin kurulu kararı gerekçeli yazılır, kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir ve karar hükümlüye derhâl tebliğ edilir.
Cezanın etkisi ziyaretle sınırlı kalmaz. Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında, infaz tarihinden itibaren üç aylık süre esas alınır; bu sürede disiplin cezası almayan ve iyi hâlli olan hükümlünün cezası disiplin kurulu kararıyla kaldırılır. Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz; ancak bu bekleme, hak ederek salıverme tarihini geçemez.
Hükümlünün telefon ve mektup hakkı hangi durumlarda kısıtlanır?
5275 sayılı Kanun’un 42. maddesi haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma cezasını düzenler. Bu ceza, bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almayı ve göndermeyi, telefon etmeyi, televizyon izlemeyi ve radyo dinlemeyi tamamen veya kısmen kaldırır. Protesto amacıyla yemeği topluca almamak, toplu sessiz direniş, gereksiz marş veya slogan ve kuruma bildirilen numara üzerinden yönlendirme yaparak görüşme hakkı olmayan kişilerle konuşmak bu cezayı gerektiren eylemlerdendir. Ceza süresince gelen mektuplar, ceza infaz edildikten sonra hükümlüye verilir.
Bu ceza bazı görüşmeleri kapsamaz. Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölümü veya ağır hastalığı ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukatla ilişkiler cezanın dışında kalır. Kanun’un 66. maddesine göre altsoy, üstsoy, eş ve kardeşin ölümü, ağır hastalığı, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde hükümlü, kurumun telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılır.
Kapalı kurumda telefon görüşmesi idarenin kontrolündeki ücretli telefonlarla yapılır, dinlenir ve kayda alınır; bu hak tehlikeli hâldeki ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 74. maddesine göre görüşme kural olarak haftada bir kez yapılır ve on dakikayı geçemez; görüntülü görüşme altyapısı bulunan kurumlarda haftalık süre otuz dakikadır. Kanun’un 66. maddesindeki acil hâllerde yapılan görüşme bu haftalık haktan sayılmaz. Açık kurumlarda ise hükümlüler ücretli telefonlarla serbestçe görüşür.
Mektuplar, Kanun’un 68. maddesine göre mektup okuma komisyonu ya da kurumun en üst amiri tarafından denetlenir. Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, suç örgütü mensuplarının haberleşmesine yol açan, paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgi ya da tehdit veya hakaret içeren mektup hükümlüye verilmez; hükümlü yazdıysa gönderilmez. Hükümlünün resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderdiği mektuplar denetime tâbi değildir. Mektup verilmediyse hangi gerekçenin uygulandığını yazılı olarak sorun.
Tutukluya ziyaret ve telefon yasağını kim koyar, nasıl itiraz edilir?
Tutuklular kurumun genel düzenine uyarak ziyaretçi kabul eder. 5275 sayılı Kanun’un 114. maddesi soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısına, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeye, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklama ya da kısıtlama yetkisi verir. Tutuklunun yazılı haberleşmesi ve telefon görüşmeleri de aynı mercilerce kısıtlanabilir.
Bu yasak müdafiyi kapsamaz. Tutuklunun müdafii ile haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesindeki görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz.
Kısıtlamayı hâkim verdiyse karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki itiraz yolu işler. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesine göre itiraz, kanunda ayrı bir hüküm yoksa kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Kısıtlama kurum idaresinin bir işleminden ya da disiplin cezasından doğuyorsa tutuklu da infaz hâkimliğine şikâyet yolunu kullanır. İnfaz hâkimi, başka bir yargı merciinin görevine giren başvuruyu o mercie gönderir.
Ziyaret veya telefon kısıtlamasına infaz hâkimliğine kaç gün içinde şikâyet edilir?
4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4. maddesi hükümlü ve tutukluların dışarıyla ilişkilerine yönelik işlemler ile disiplin tedbir ve cezalarına ilişkin şikâyetleri inceleme görevini infaz hâkimliğine verir. Aynı Kanun’un 5. maddesine göre şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. 5275 sayılı Kanun’un 52. maddesi disiplin cezalarına karşı şikâyette de bu Kanun’u uygular.

Şikâyet dilekçesi doğrudan infaz hâkimliğine verilebileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da verilebilir. Bu yerlere verilen dilekçe hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü şikâyet tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu, eşi, annesi, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ve izleme kurulu başvurabilir. Şikâyet, kısıtlamanın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşulları birlikte varsa işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Dilekçede şu noktaları açıkça yazın:
- Kısıtlanan hakkı, yani ziyaret, açık görüş, telefon veya mektup hakkını; işlemin tarihini ve öğrendiğiniz tarihi.
- İşlemi kimin yaptığını ve varsa disiplin kurulu kararının tarih ve sayısını.
- Kısıtlamanın neden kanuna aykırı olduğunu; örneğin savunma alınmadığını, avukat görüşmesinin de engellendiğini veya yakının ölümü hâlinde telefon görüşmesine izin verilmediğini.
- İstediğiniz sonucu: işlemin iptalini ve gerekiyorsa uygulamanın durdurulmasını.
İnfaz hâkiminin ziyaret kararına nereye ve kaç gün içinde itiraz edilir?
İnfaz hâkimi şikâyet üzerine duruşma yapmadan, dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir. Gerekirse araştırma yapar, ilgililerden bilgi ve belge ister; ceza infaz kurumu ile ilgili Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü de alır. Disiplin cezasına karşı şikâyette hükümlünün savunmasını alır; hükümlü bu savunmayı vekâletnamesini sunan avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. Süresi geçtikten sonra yapılan şikâyet esasa girilmeden reddedilir.
Hâkim şikâyeti yerinde görürse işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir; yerinde görmezse reddeder. 4675 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre bu karara karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine yapılır. 7499 sayılı Kanun’la yedi günden iki haftaya çıkarılan bu süre 1 Haziran 2024’ten beri uygulanır.
İtiraz dilekçesinde kararın tebliğ tarihini ve infaz hâkiminin gerekçesinin hangi noktada kanuna aykırı olduğunu somut olarak gösterin. Kısıtlamanın dayanağını ve sürelerin nasıl işlediğini belirlemek için karar ve tebliğ belgeleri Ankara ceza avukatı hizmeti kapsamında birlikte değerlendirilebilir.
Kısıtlama sürerken yeni bir disiplin cezası veya yeni bir kısıtlama işlemi yapılırsa, on beş günlük şikâyet süresi o yeni işlemin öğrenildiği tarihten itibaren ayrıca işler.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
