Ceza Hukuku

İstinabe Nedir? 2026

İstinabe Nedir

İstinabe Nedir? Talimat, İstinaf ve Naip Hâkimden Farkı

İstinabe, bir davaya veya ceza yargılamasına bakan mahkemenin, kendi yargı çevresi dışında yapılması gereken belirli bir usul işlemini başka bir mahkemeden yerine getirmesini istemesidir. Bu yöntemle tanık dinlenebilir, tarafın isticvabı (tarafın hâkim tarafından belirli vakıalar hakkında sorgulanması) yapılabilir, sanığın sorgusu gerçekleştirilebilir veya bulunduğu yerde incelenmesi gereken bir delil hakkında keşif yapılabilir. İstinabe yoluna başvurulması, davanın başka mahkemeye devredildiği anlamına gelmez. Asıl dosya ve uyuşmazlığı karara bağlama yetkisi, davaya bakan mahkemede kalır.

Talimat yazısı, davaya bakan mahkemenin yapılmasını istediği işlemi açıklayan resmî yazıdır. Talimat dosyası ise bu yazının gönderildiği mahkemede, istenen işlemin yürütülmesi amacıyla açılan yardımcı dosyadır. Başka bir deyişle istinabe hukuki kurumun, talimat yazısı talebin, talimat dosyası da talebi yerine getirmek üzere oluşturulan kayıt ve belge bütününün adıdır. Uygulamada bu kavramların birbirinin yerine kullanıldığı görülebilse de talimat dosyası yeni bir dava, kanun yolu başvurusu veya bağımsız uyuşmazlık değildir.

Örneğin Ankara’daki bir mahkemede görülen davanın tanığı İzmir’de yaşıyorsa Ankara’daki mahkeme, tanığın belirli sorular çerçevesinde dinlenmesi için İzmir’deki mahkemeye talimat gönderebilir. İzmir’de açılan talimat dosyasında tanık dinlenir, düzenlenen tutanak asıl mahkemeye iletilir ve delilin değerini Ankara’daki mahkeme takdir eder.

İstinabe ile istinaf farklı kurumlardır. İstinaf, ilk derece mahkemesi kararının üst dereceli mahkemede incelenmesini sağlayan bir kanun yoludur. İstinabe ise dava devam ederken belirli bir işlemin başka mahkemece yapılmasıdır. Naip hâkim görevlendirilmesinde de başka bir mahkemeye başvurulmaz; işlem mahkeme heyetinden görevlendirilen üye tarafından gerçekleştirilir.

Hangi İşlemler İstinabe Yoluyla Yapılabilir?

Hukuk yargılamasında temel kural, delillerin davaya bakan mahkeme tarafından doğrudan incelenmesidir. Bununla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 197. maddesi, başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen delillerin istinabe yoluyla toplanmasına imkân tanımaktadır. Ceza yargılamasında ise tanık veya bilirkişinin uzun süre mahkemede bulunamayacak olması ya da yerleşim yerinin uzaklığı nedeniyle getirilmesinin güçleşmesi gibi hâller, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 180. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.

Hukuk davalarında başlıca istinabe işlemleri, başka şehirde yaşayan tanığın dinlenmesi, tarafın isticvabı, taşınmaz veya taşınması mümkün olmayan eşya üzerinde keşif yapılması ve bulunduğu yerden getirilemeyen delillerin incelenmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca isticvap edilecek kişi mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyorsa ve aynı anda ses ve görüntü aktarımı yoluyla dinlenmesi mümkün değilse isticvap istinabe yoluyla yapılabilir. Aynı Kanun’un 259. maddesi de mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın bulunduğu yer mahkemesince dinlenmesine imkân vermektedir.

Ceza yargılamasında yalnızca kişinin başka şehirde bulunması yeterli değildir. CMK’nin 180. maddesi kapsamında, tanık veya bilirkişinin hastalık ya da giderilemeyen başka bir nedenle uzun süre duruşmaya gelememesi veya yargı çevresi dışındaki konutundan getirilmesinin güç olması değerlendirilir. Aynı anda sesli ve görüntülü dinleme olanağı varsa bu yöntem uygulanır. Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki kişiler yönünden de zorunluluk olmadıkça istinabe yoluna başvurulamaz. Asliye ceza yargılamasında bu koşullar, savunmanın delile erişme ve soru yöneltme hakkıyla birlikte ele alınır.

Sanığın sorgusu bakımından daha sıkı koşullar bulunmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi kapsamında, alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istinabe yoluyla sorgulanması mümkün değildir. Diğer suçlarda da sanığa, sorgusunu davaya bakan mahkeme önünde yapmak isteyip istemediğinin sorulması gerekir. Sanığın savunmasının alınması, tanığın dinlenmesinden farklı olarak doğrudan savunma hakkıyla bağlantılıdır.

İdari yargıda yazılı yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli olmakla birlikte bilirkişi, keşif ve delil tespiti gibi konularda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi aracılığıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinden yararlanılabilir. İstinabe ihtiyacının hangi aşamada ortaya çıktığı, ön inceleme duruşması ve tahkikat süreci içinde delillerin kapsamının belirlenmesiyle yakından ilişkilidir.

İstinabe Kararından Tutanağın Gönderilmesine Kadar İşlem Akışı

Karar ve talimat yazısı

İstinabe kararını, asıl davaya veya ceza davasına bakmakla görevli mahkeme verir. Hukuk davasında taraflar, belirli bir tanığın başka şehirde dinlenmesini veya yerinde keşif yapılmasını talep edebilir; ancak bu talep tek başına istinabe işlemini başlatmaz. Mahkeme, istenen işlemin uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olup olmadığını, delilin başka biçimde elde edilip edilemeyeceğini ve istinabenin doğrudanlık ilkesine etkisini değerlendirerek karar verir.

İstinabe kararı, talimat yazısı, gün bildirimi, talimat mahkemesinde dinleme ve tutanağın gönderilmesini gösteren şema
İstinabe yoluyla tanık dinleme ve delil toplama akışı (HMK m.197, 259; CMK m.180)

Ceza soruşturması aşamasında Cumhuriyet savcılığı, başka bir yerde yapılması gereken soruşturma işlemi için ilgili Cumhuriyet başsavcılığından veya yetkili adli merciden yardım isteyebilir. İddianamenin kabul edilmesinden sonra başlayan kovuşturma aşamasında ise istinabe konusunda karar verme yetkisi davaya bakan mahkemeye aittir. Soruşturma ile kovuşturma arasındaki bu ayrım, iddianame ve ceza yargılaması süreci bakımından önem taşır.

İşlemi yapacak mahkeme, kişi veya delilin bulunduğu yerdeki ve istenen işlemi gerçekleştirmeye uygun olan mahkemedir. Örneğin bir hukuk mahkemesinin tanık dinleme talimatı, tanığın bulunduğu yerde bu işlemi yerine getirebilecek hukuk mahkemesine; ceza mahkemesinin sanık sorgusuna ilişkin talimatı ise sanığın bulunduğu yerdeki görevli ceza mahkemesine gönderilir. Mahkemelerin kuruluş ve yargı çevreleri 5235 sayılı Kanun ile ilgili teşkilat düzenlemelerine göre belirlenir.

Talimat yazısında yapılacak işlem, dinlenecek kişinin sıfatı ve sorulacak konular açıkça gösterilmelidir. Eksik adres, belirsiz talep veya karşılanmamış gider işlemi geciktirebilir; talimat mahkemesi eksikliği asıl mahkemeye bildirir. Başlıca bilgiler şunlardır:

  1. Dosya ve kişi bilgileri: Talep eden ve talep edilen mahkemenin adı, asıl dosyanın esas numarası, tarafların veya sanıkların kimlik bilgileri, dinlenecek kişinin sıfatı, açık adresi ve biliniyorsa iletişim bilgileri belirtilir.
  2. İstenen işlemin kapsamı: Tanığa sorulacak olaylar, sanığın sorgulanacağı suçlama, tarafın isticvap edileceği vakıalar, bilirkişiden istenen açıklamalar veya keşfin konusu somut biçimde yazılır. Kişiye gösterilecek belgeler, önceki beyanlar ve gerektiğinde açıklanacak haklar ayrıca belirtilir.
  3. Uygulama ve ekler: Asıl mahkemenin ara kararı, dava veya iddianame özeti, ilgili tutanaklar, belge örnekleri, tercüman ihtiyacı, özel erişilebilirlik gereksinimi, işlemin tamamlanmasının beklendiği tarih ve sonucun gönderileceği merci yazıya eklenir.

HMK’nin 259. maddesine göre tanığın hangi hususlarda dinleneceğini davaya bakan hâkim belirler. Talimat mahkemesi bu konuları açıklığa kavuşturan sorular sorabilir; ancak talebin kapsamını değiştirerek yeni bir uyuşmazlığı inceleyemez. Yazı yeterince açık değilse asıl mahkemeden açıklama istenmelidir.

Talimat yazıları ve ekleri, UYAP üzerinden güvenli elektronik imzayla gönderilebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 38/A maddesi, ceza muhakemesi işlemlerinde UYAP’ın kullanılmasına ve elektronik belgelerin oluşturulmasına ilişkin temel düzenlemeyi içermektedir. Fiziki belge gönderilmesi gereken hâllerde ise asıl veya onaylı örneklerin kaybolmayacak şekilde kayıt altına alınması gerekir.

Talimat dosyasında duruşma ve tebligat işlemlerini belirleyen bir tensip zaptı düzenlenebilir. Talimat mahkemesi işlemin yürütülmesine ilişkin ara kararlar verir; davanın kabulü, reddi, beraat veya mahkûmiyet hakkında hüküm kurmaz.

Duruşmaya katılım ve beyanların alınması

Mahkeme çağrılan kişinin kimliğini ve sıfatını belirler; tanık, isticvap edilecek taraf ve sanık için farklı usuller uygulanır. Tanığa çekinme hakkı varsa açıklanır ve kanunun öngördüğü hâllerde yemin verdirilir. HMK’nin 197. maddesi uyarınca taraflar delil incelemesine katılıp açıklama yapabilir. İstinabe yoluyla dinlenecek tanığın yer, gün ve saatinin taraflara tebliği bakımından HMK’nin 259/4. maddesindeki talep koşulu da gözetilmelidir.

Hukuk davasındaki isticvapta taraf, uyuşmazlık konusu belirli vakıalar hakkında bizzat dinlenir. Ceza yargılamasında ise sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesinin teknik adı “sorgu”dur; “ifade alma” kavramı esas olarak şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesi için kullanılır. Sanığın sorgusunda isnat açıklanmalı, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı hatırlatılmalı, lehine delil bildirme imkânı tanınmalıdır.

CMK’nin 181. maddesine göre tanık veya bilirkişinin dinleneceği gün Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Katılan kişilerin soru sorma ve beyanlara karşı açıklama yapma hakları, uygulanacak usule göre kullandırılmalıdır.

Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyet bakımından belirleyici tanıkların yalnızca istinabe yoluyla dinlendiği ve sanığa etkili sorgulama imkânı sağlanmadığı durumlarda adil yargılanma hakkı yönünden inceleme yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle istinabe, savunmanın delile erişme ve tanığa soru yöneltme hakkını işlevsiz hâle getirecek biçimde uygulanamaz.

Katılma hakkı bulunan taraf veya sanık, vekili ya da müdafiiyle temsil edilebilir. Ancak isticvap ve sanık sorgusu gibi kişinin bizzat dinlenmesini gerektiren işlemler yalnız avukatın katılmasıyla tamamlanamaz. Noter vekâletnamesi ve vekâlet ilişkisi, temsil yetkisinin belgelendirilmesi bakımından ayrıca önem taşır.

Duruşma sonunda beyanlar, sorular, itirazlar ve sunulan belgeler tutanağa geçirilir. Tutanak ve ek deliller asıl mahkemeye gönderilir. Talimat mahkemesi delilin davayı ispatlayıp ispatlamadığına karar vermez; nihai değerlendirmeyi ceza muhakemesi veya hukuk davasını yürüten asıl mahkeme yapar.

İstinabe Ne Kadar Sürer, Masraflar Nasıl Karşılanır?

Yurt içindeki istinabe işlemlerinin tamamı için geçerli, tek ve kesin bir sonuçlandırma süresi bulunmamaktadır. İşlemin ne kadar süreceği; talimat mahkemesinin iş yüküne, kişinin adresine tebligat yapılıp yapılamamasına, tanığın veya tarafın mazeretine, keşif ya da bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve talimat yazısındaki eksikliklerin tamamlanmasına bağlıdır. Bu nedenle her istinabe işleminin belirli sayıda gün içinde biteceği yönünde genel bir süre vermek doğru olmaz.

Talimat mahkemesi dosyayı kayda aldıktan sonra tebligata ve işlemin niteliğine göre gün belirler. Asıl mahkemenin sonraki duruşma tarihi de talimat yazısında gösterilebilir. Keşif, bilirkişi veya tercüman gereken işlerde ek hazırlık yapılması gerekebilir.

Hukuk davalarında tebligat, tanık, bilirkişi ve keşif giderleri HMK’nin 323. maddesi kapsamında yargılama gideridir. HMK’nin 324. maddesine göre delili isteyen taraf, belirlenen avansı verilen kesin sürede yatırmalıdır. Yatırmazsa diğer taraf karşılayabilir; aksi hâlde, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlere ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, delilin toplanmasından vazgeçilmiş sayılır. Giderler yapılacak işleme ve yürürlükteki tarifelere göre değişir; bütün talimat dosyaları için tek bir sabit tutar söylenemez.

Ceza yargılamasında tanık, bilirkişi, tercüman ve diğer muhakeme işlemlerine ilişkin giderler başlangıçta kamu tarafından karşılanır. Yargılama sonunda giderlerin sanığa, katılana veya kamuya yükletilmesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324 ve devamı maddelerine göre belirlenir.

Duruşma günü ve talimat dosyasındaki hareketler, erişim yetkisi bulunması hâlinde UYAP üzerinden dosya takibi yoluyla görülebilir. Öte yandan yalnızca elektronik ekranın kontrol edilmesiyle yetinilmemeli; resmî tebligatta belirtilen mahkeme, tarih, saat ve sıfat esas alınmalıdır.

İstinabe Çağrısına Gitmemenin Sonuçları

İstinabe çağrısına gitmemenin sonucu, çağrılan kişinin dosyadaki sıfatına ve tebligatta yer alan uyarılara göre değişir. Tanık, isticvap edilecek taraf ve sanık bakımından aynı yaptırım uygulanmaz. Bu nedenle tebligatın üst kısmındaki dosya numarası kadar, kişinin hangi sıfatla ve hangi işlem için çağrıldığı da dikkatle incelenmelidir.

  1. Tanığın gelmemesi: Hukuk davasında usulüne uygun biçimde çağrılan tanık, geçerli bir mazeret bildirmeden duruşmaya gelmezse zorla getirilebilir; gelmemesi nedeniyle oluşan giderleri ödemesine ve kanunda öngörülen disiplin para cezasına karar verilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesi kapsamında mazeretin sonradan haklı görülmesi hâlinde yaptırım ve gider kararı kaldırılabilir. Ceza yargılamasında da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 44. maddesi gereğince mazeretsiz gelmeyen tanığın zorla getirilmesine ve giderlerin kendisine yükletilmesine karar verilebilir.
  2. İsticvap edilecek tarafın gelmemesi: Hukuk davasında tarafın isticvap için bizzat hazır bulunması gerekir. Davetiyede, belirlenen gün ve saatte mazeretsiz şekilde gelinmemesinin sonuçları açıkça yazılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 171. maddesi uyarınca usulüne uygun uyarıya rağmen geçerli mazereti olmadan gelmeyen taraf, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır. Bu sonuç, sıradan bir duruşmaya katılmamaktan daha ağırdır.
  3. Sanık veya şüphelinin gelmemesi: Ceza muhakemesinde usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Bununla birlikte sanığın gelmemesi, savunma hakkından bütünüyle vazgeçtiği anlamına gelmez. Mahkeme; suçun niteliğini, sorgunun zorunlu olup olmadığını, çağrının usulüne uygunluğunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun sanığın yokluğunda yargılama hükümlerini ayrıca değerlendirmelidir.

Avukatın veya katılımı zorunlu tutulmamış bir tarafın talimat duruşmasına gitmemesi ise her zaman zorla getirme ya da disiplin yaptırımı doğurmaz. Ancak kişi, tanığa soru sorma, yanlış tutanağa anında itiraz etme veya delile ilişkin açıklama yapma imkânını kaçırabilir. Duruşma, usul şartları mevcutsa yoklukta tamamlanarak tutanak asıl mahkemeye gönderilebilir.

Hastalık, ulaşım engeli veya önceden belirlenmiş zorunlu bir görev gibi mazeretler mümkün olan en kısa sürede belgeyle birlikte mahkemeye sunulmalıdır. Yalnızca telefonla bilgi vermek veya mazereti duruşmadan uzun süre sonra bildirmek yeterli görülmeyebilir. Özellikle sanığın özgürlüğünü etkileyebilecek zorla getirme ve tutuklama tedbirleri birbirinden farklı kurumlar olup çağrıya uyulmaması kendiliğinden tutuklama sonucu doğurmaz.

Yurt Dışındaki Kişi İçin İstinabe Nasıl Yürütülür?

Yurt dışı istinabe, yurt içinde iki mahkeme arasındaki talimatla aynı belge düzenine tabi değildir. İlgili milletlerarası sözleşmeler, karşılıklılık ilkesi, talep edilen devletin usul kuralları ve yetkili makamlar dikkate alınır. Talepnamenin ve gerekli eklerin tercümesi, doğru adres bilgisi ve ülkeye özgü belge koşulları ayrıca kontrol edilmelidir. Bu nedenle yurt içi talimat dosyasında kullanılan evrakın aynen gönderilmesi her durumda yeterli olmaz.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp