Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

İstinabe Nedir? 2026

İstinabe Nedir? Talimat Dosyası ile Farkı ?

İstinabe, bir davaya veya ceza yargılamasına bakan mahkemenin, kendi yargı çevresi dışında yapılması gereken belirli bir usul işlemini başka bir mahkemeden yerine getirmesini istemesidir. Bu yöntemle tanık dinlenebilir, tarafın isticvabı(tarafın hâkim tarafından belirli vakıalar hakkında sorgulanması) yapılabilir, sanığın sorgusu gerçekleştirilebilir veya bulunduğu yerde incelenmesi gereken bir delil hakkında keşif yapılabilir. İstinabe yoluna başvurulması, davanın başka mahkemeye devredildiği anlamına gelmez. Asıl dosya ve uyuşmazlığı karara bağlama yetkisi, davaya bakan mahkemede kalır.

Hukuk yargılamasında temel kural, delillerin davaya bakan mahkeme tarafından doğrudan incelenmesidir. Bununla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 197. maddesi, başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen delillerin istinabe yoluyla toplanmasına imkân tanımaktadır. Ceza yargılamasında ise tanık veya bilirkişinin uzun süre mahkemede bulunamayacak olması ya da yerleşim yerinin uzaklığı nedeniyle getirilmesinin güçleşmesi gibi hâller, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 180. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.

Talimat yazısı, davaya bakan mahkemenin yapılmasını istediği işlemi açıklayan resmî yazıdır. Talimat dosyası ise bu yazının gönderildiği mahkemede, istenen işlemin yürütülmesi amacıyla açılan yardımcı dosyadır. Başka bir deyişle istinabe hukuki kurumun, talimat yazısı talebin, talimat dosyası da talebi yerine getirmek üzere oluşturulan kayıt ve belge bütününün adıdır. Uygulamada bu kavramların birbirinin yerine kullanıldığı görülebilse de talimat dosyası yeni bir dava, kanun yolu başvurusu veya bağımsız uyuşmazlık değildir.

Örneğin Ankara’daki bir mahkemede görülen davanın tanığı İzmir’de yaşıyorsa Ankara’daki mahkeme, tanığın belirli sorular çerçevesinde dinlenmesi için İzmir’deki mahkemeye talimat gönderebilir. İzmir’de açılan talimat dosyasında tanık dinlenir, düzenlenen tutanak asıl mahkemeye iletilir ve delilin değerini Ankara’daki mahkeme takdir eder.

İstinabe ayrıca naip hâkim görevlendirilmesinden farklıdır. Naip hâkimde işlem, aynı mahkemenin hâkim veya heyet üyelerinden biri tarafından yapılırken istinabede başka bir mahkemeden adli yardım istenir. Talimat kaydının ve asıl dosyanın görüntülenmesi bakımından UYAP Vatandaş Portalı üzerinden dava dosyası sorgulama imkânları kullanılabilir; ancak talimat dosyasının görünürlüğü, kişinin dosyadaki sıfatına ve erişim yetkisine bağlıdır.

Hangi Durumlarda İstinabe Yoluna Başvurulur?

İstinabe yoluna, yapılması gereken yargılama işleminin davaya bakan mahkemenin bulunduğu yerde doğrudan gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı veya ciddi ölçüde güçleştiği durumlarda başvurulur. İstinabe istisnai bir yöntemdir; yalnızca işlemi daha kolay hâle getirmesi, her durumda başka mahkemeye talimat gönderilmesi için yeterli değildir. Mahkeme, delilin doğrudan incelenmesi ilkesi ile yargılamanın makul sürede ve gereksiz masraf yapılmadan yürütülmesi gereğini birlikte değerlendirir.

Hukuk davalarında başlıca istinabe işlemleri, başka şehirde yaşayan tanığın dinlenmesi, tarafın isticvabı, taşınmaz veya taşınması mümkün olmayan eşya üzerinde keşif yapılması ve bulunduğu yerden getirilemeyen delillerin incelenmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca isticvap edilecek kişi mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyorsa ve aynı anda ses ve görüntü aktarımı yoluyla dinlenmesi mümkün değilse isticvap istinabe yoluyla yapılabilir. Aynı Kanun’un 259. maddesi de mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın bulunduğu yer mahkemesince dinlenmesine imkân vermektedir.

Ceza yargılamasında tanık veya bilirkişinin hastalık, engellilik ya da uzun süre ortadan kaldırılamayacak başka bir nedenle duruşmaya gelememesi istinabe sebebi olabilir. Tanığın başka bir yargı çevresinde bulunması ve mahkemeye getirilmesinin güç olması da değerlendirmeye alınır. Bununla birlikte teknik imkân mevcutsa tanık ve bilirkişinin sesli ve görüntülü iletişim sistemi üzerinden dinlenmesi öncelikli olarak ele alınmalıdır. Bu nedenle günümüzde fiziki istinabe ile SEGBİS üzerinden doğrudan dinleme seçenekleri somut olayın özelliklerine göre karşılaştırılmaktadır.

Sanığın sorgusu bakımından daha sıkı koşullar bulunmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi kapsamında, alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istinabe yoluyla sorgulanması mümkün değildir. Diğer suçlarda da sanığa, sorgusunu davaya bakan mahkeme önünde yapmak isteyip istemediğinin sorulması gerekir. Sanığın savunmasının alınması, tanığın dinlenmesinden farklı olarak doğrudan savunma hakkıyla bağlantılıdır.

İdari yargıda yazılı yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli olmakla birlikte bilirkişi, keşif ve delil tespiti gibi konularda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi aracılığıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinden yararlanılabilir. İstinabe ihtiyacının hangi aşamada ortaya çıktığı, ön inceleme duruşması ve tahkikat süreci içinde delillerin kapsamının belirlenmesiyle yakından ilişkilidir.

İstinabe Kararını Kim Verir, İşlemi Hangi Mahkeme Yapar?

İstinabe kararını, asıl davaya veya ceza davasına bakmakla görevli mahkeme verir. Hukuk davasında taraflar, belirli bir tanığın başka şehirde dinlenmesini veya yerinde keşif yapılmasını talep edebilir; ancak bu talep tek başına istinabe işlemini başlatmaz. Mahkeme, istenen işlemin uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olup olmadığını, delilin başka biçimde elde edilip edilemeyeceğini ve istinabenin doğrudanlık ilkesine etkisini değerlendirerek karar verir.

Ceza soruşturması aşamasında Cumhuriyet savcılığı, başka bir yerde yapılması gereken soruşturma işlemi için ilgili Cumhuriyet başsavcılığından veya yetkili adli merciden yardım isteyebilir. İddianamenin kabul edilmesinden sonra başlayan kovuşturma aşamasında ise istinabe konusunda karar verme yetkisi davaya bakan mahkemeye aittir. Soruşturma ile kovuşturma arasındaki bu ayrım, iddianame ve ceza yargılaması süreci bakımından önem taşır.

İşlemi yapacak mahkeme, kişi veya delilin bulunduğu yerdeki ve istenen işlemi gerçekleştirmeye uygun olan mahkemedir. Örneğin bir hukuk mahkemesinin tanık dinleme talimatı, tanığın bulunduğu yerde bu işlemi yerine getirebilecek hukuk mahkemesine; ceza mahkemesinin sanık sorgusuna ilişkin talimatı ise sanığın bulunduğu yerdeki görevli ceza mahkemesine gönderilir. Mahkemelerin kuruluş ve yargı çevreleri 5235 sayılı Kanun ile ilgili teşkilat düzenlemelerine göre belirlenir.

Talimatı alan mahkeme, asıl uyuşmazlığın haklılığı veya sanığın suçlu olup olmadığı hakkında karar vermez. Görevi; talimat yazısında belirtilen kişiyi çağırmak, kimliğini tespit etmek, gerekli kanuni uyarıları yapmak, gösterilen konularda beyan veya delil almak ve sonucu asıl mahkemeye göndermektir. Talimat mahkemesi işlemin uygulanmasına ilişkin duruşma günü, tebligat ve kalem işlemlerini düzenleyebilir; ancak talebin kapsamını kendiliğinden genişleterek yeni bir uyuşmazlık inceleyemez.

Talimat yazısı belirsizse, kişinin adresi bulunamıyorsa, istenen işlem hukuken veya fiilen gerçekleştirilemiyorsa yahut gerekli masraf karşılanmamışsa talimat mahkemesi durumu asıl mahkemeye bildirebilir. Bu noktada talebin açıklığa kavuşturulması, eksikliğin giderilmesi veya işlemin başka yöntemle yapılması gündeme gelebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 180. maddesinde, büyükşehir belediyesi sınırları içindeki tanık ve bilirkişilerin zorunluluk olmadıkça istinabe yoluyla dinlenemeyeceğine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır. Dolayısıyla yalnızca kişinin farklı bir adliye çevresinde bulunması her zaman yeterli değildir. Asliye ceza yargılaması sırasında sanık, tanık ve bilirkişinin doğrudan dinlenmesine öncelik verilmesi adil yargılanma bakımından önem taşır.

İstinabe Yazısında Hangi Bilgi ve Belgeler Bulunur?

İstinabe yazısı, talimatı yerine getirecek mahkemenin herhangi bir tereddüt yaşamadan işlem yapabilmesini sağlayacak açıklıkta hazırlanmalıdır. Yalnızca “tanığın dinlenmesi” veya “sanığın sorgusunun yapılması” şeklindeki genel bir ifade çoğu zaman yeterli değildir. Talebin konusu, kişinin dosyadaki sıfatı, sorulacak hususlar ve uygulanacak özel usul kuralları açıkça gösterilmelidir. Eksik veya çelişkili talimat, işlemin gecikmesine ya da dosyanın açıklama istenmek üzere geri gönderilmesine yol açabilir.

İstinabe yazısında genellikle şu bilgi ve belgeler bulunur:

  1. Dosya ve kişi bilgileri: Talep eden ve talep edilen mahkemenin adı, asıl dosyanın esas numarası, tarafların veya sanıkların kimlik bilgileri, dinlenecek kişinin sıfatı, açık adresi ve biliniyorsa iletişim bilgileri belirtilir.
  2. İstenen işlemin kapsamı: Tanığa sorulacak olaylar, sanığın sorgulanacağı suçlama, tarafın isticvap edileceği vakıalar, bilirkişiden istenen açıklamalar veya keşfin konusu somut biçimde yazılır. Kişiye gösterilecek belgeler, önceki beyanlar ve gerektiğinde açıklanacak haklar ayrıca belirtilir.
  3. Uygulama ve ekler: Asıl mahkemenin ara kararı, dava veya iddianame özeti, ilgili tutanaklar, belge örnekleri, tercüman ihtiyacı, özel erişilebilirlik gereksinimi, işlemin tamamlanmasının beklendiği tarih ve sonucun gönderileceği merci yazıya eklenir.

Hukuk yargılamasında tanığın hangi konularda dinleneceğini belirleme yetkisi asıl mahkemeye aittir. Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 259. maddesi kapsamında hazırlanan talimatta, tanığın bildiği varsayılan vakıaların sınırları gösterilmelidir. Ceza yargılamasında sanığın sorgusu isteniyorsa isnat edilen fiil, uygulanması gündemde bulunan suç maddeleri ve savunma haklarının kullanılmasına yarayacak belgeler gönderilmelidir.

Talimat yazıları ve ekleri, UYAP üzerinden güvenli elektronik imzayla gönderilebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 38/A maddesi, ceza muhakemesi işlemlerinde UYAP’ın kullanılmasına ve elektronik belgelerin oluşturulmasına ilişkin temel düzenlemeyi içermektedir. Fiziki belge gönderilmesi gereken hâllerde ise asıl veya onaylı örneklerin kaybolmayacak şekilde kayıt altına alınması gerekir.

Talimat dosyasında düzenlenen ilk işlem belgesi, yapılacak işlerin ve tebligatların belirlenmesi bakımından tensip zaptı niteliğinde bir ara işlem kaydı olabilir. Milletlerarası istinabede ise adres, tercüme, sözleşme hükümleri, merkezi makam ve diplomatik usul gibi ek şartlar bulunduğundan iç hukukta mahkemeler arasındaki talimatla aynı belge düzeni kullanılmaz.

İstinabe Süresi, Masrafları ve Duruşma Günü Nasıl Belirlenir?

Yurt içindeki istinabe işlemlerinin tamamı için geçerli, tek ve kesin bir sonuçlandırma süresi bulunmamaktadır. İşlemin ne kadar süreceği; talimat mahkemesinin iş yüküne, kişinin adresine tebligat yapılıp yapılamamasına, tanığın veya tarafın mazeretine, keşif ya da bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve talimat yazısındaki eksikliklerin tamamlanmasına bağlıdır. Bu nedenle her istinabe işleminin belirli sayıda gün içinde biteceği yönünde genel bir süre vermek doğru olmaz.

Asıl mahkeme, talimat kararında işlemin hangi aşamaya kadar tamamlanmasını istediğini ve kendi dosyasındaki sonraki duruşma tarihini gösterebilir. Talimatı alan mahkeme ise dosyayı kayda aldıktan sonra kendi duruşma düzenine, tebligat için gerekli süreye ve işlemin niteliğine göre gün belirler. Tanığın dinlenmesi için tek oturum yeterli olabilirken keşif, bilirkişi veya tercüman gereken işlemlerde birden fazla ara işlem yapılması gerekebilir.

Hukuk davalarında istinabe giderleri yargılama giderleri içinde değerlendirilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesi; tebligat, tanık, bilirkişi, keşif ve benzeri işlemler nedeniyle yapılan giderleri yargılama giderleri arasında saymaktadır. Aynı Kanun’un 324. maddesi uyarınca taraflardan her biri, dayandığı delilin toplanması için mahkemenin belirlediği avansı verilen kesin süre içinde yatırmalıdır. Avans yatırılmazsa, kanunda belirtilen istisnalar dışında ilgili taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılabilir.

Bu kapsamda tebligat ücreti, tanık yol ve gündelik gideri, bilirkişi ücreti, keşif aracı, tercüman ve posta gideri talep edilebilir. Bütün talimat dosyaları için ayrıca ve değişmez tutarda belirlenmiş tek bir “istinabe harcı” bulunmaz; gider, yapılacak işlemin niteliğine ve yürürlükteki tarifelere göre hesaplanır. Eksik gider avansı varsa asıl mahkeme veya işlemin yürütülmesine göre talimat mahkemesi, eksikliğin tamamlanması için bildirimde bulunabilir.

Ceza yargılamasında tanık, bilirkişi, tercüman ve diğer muhakeme işlemlerine ilişkin giderler başlangıçta kamu tarafından karşılanır. Yargılama sonunda giderlerin sanığa, katılana veya kamuya yükletilmesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324 ve devamı maddelerine göre belirlenir.

Duruşma günü ve talimat dosyasındaki hareketler, erişim yetkisi bulunması hâlinde UYAP üzerinden dosya takibi yoluyla görülebilir. Öte yandan yalnızca elektronik ekranın kontrol edilmesiyle yetinilmemeli; resmî tebligatta belirtilen mahkeme, tarih, saat ve sıfat esas alınmalıdır.

İstinabe Duruşmasında İfade ve Deliller Nasıl Alınır?

İstinabe duruşmasında yapılacak işlem, asıl mahkemenin talimatında gösterilen sınırlar içinde yürütülür. Talimat mahkemesi önce çağrılan kişinin kimliğini ve dosyadaki sıfatını belirler. Tanık, taraf, sanık veya bilirkişi için uygulanacak usul birbirinden farklıdır. Bu nedenle kişinin hangi sıfatla çağrıldığı, yapılacak açıklamalar ve beyan vermekten kaçınma imkânları bakımından doğrudan önem taşır.

Tanığın dinlenmesinde tanıklığa engel bir durum bulunup bulunmadığı sorulur, çekinme hakkı varsa açıklanır ve kanunun öngördüğü hâllerde yemin verdirilir. Tanık, bildiklerini kesintisiz biçimde anlattıktan sonra talimat yazısındaki konular hakkında sorular yöneltilir. Tarafların veya vekillerin duruşmaya katılması hâlinde, uygulanacak usul hükümleri çerçevesinde soru yöneltilmesi veya açıklama yapılması mümkün olabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 197. maddesi, tarafların istinabe olunan mahkemede delil incelemesine katılabileceğini ve açıklama haklarını kullanabileceğini düzenlemektedir.

Hukuk davasındaki isticvapta taraf, uyuşmazlık konusu belirli vakıalar hakkında bizzat dinlenir. Ceza yargılamasında ise sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesinin teknik adı “sorgu”dur; “ifade alma” kavramı esas olarak şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesi için kullanılır. Sanığın sorgusunda isnat açıklanmalı, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı hatırlatılmalı, lehine delil bildirme imkânı tanınmalıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 181. maddesi gereğince istinabe yoluyla tanık veya bilirkişi dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, mağdura, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Katılan kişilerin soru sorma ve beyanlara karşı açıklama yapma haklarının etkili biçimde kullandırılması gerekir. Sesli ve görüntülü iletişim imkânı mevcutsa tanık ve bilirkişinin doğrudan davaya bakan mahkeme tarafından dinlenmesi, yüz yüzelik ve doğrudanlık ilkelerinin korunmasına yardımcı olur.

Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyet bakımından belirleyici tanıkların yalnızca istinabe yoluyla dinlendiği ve sanığa etkili sorgulama imkânı sağlanmadığı durumlarda adil yargılanma hakkı yönünden inceleme yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle istinabe, savunmanın delile erişme ve tanığa soru yöneltme hakkını işlevsiz hâle getirecek biçimde uygulanamaz.

Duruşma sonunda beyanlar, sorular, itirazlar ve sunulan belgeler tutanağa geçirilir. Tutanak ve ek deliller asıl mahkemeye gönderilir. Talimat mahkemesi delilin davayı ispatlayıp ispatlamadığına karar vermez; nihai değerlendirmeyi ceza muhakemesi veya hukuk davasını yürüten asıl mahkeme yapar.

İstinabe Çağrısına Gitmemenin Sonuçları

İstinabe çağrısına gitmemenin sonucu, çağrılan kişinin dosyadaki sıfatına ve tebligatta yer alan uyarılara göre değişir. Tanık, isticvap edilecek taraf ve sanık bakımından aynı yaptırım uygulanmaz. Bu nedenle tebligatın üst kısmındaki dosya numarası kadar, kişinin hangi sıfatla ve hangi işlem için çağrıldığı da dikkatle incelenmelidir.

  1. Tanığın gelmemesi: Hukuk davasında usulüne uygun biçimde çağrılan tanık, geçerli bir mazeret bildirmeden duruşmaya gelmezse zorla getirilebilir; gelmemesi nedeniyle oluşan giderleri ödemesine ve kanunda öngörülen disiplin para cezasına karar verilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesi kapsamında mazeretin sonradan haklı görülmesi hâlinde yaptırım ve gider kararı kaldırılabilir. Ceza yargılamasında da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 44. maddesi gereğince mazeretsiz gelmeyen tanığın zorla getirilmesine ve giderlerin kendisine yükletilmesine karar verilebilir.
  2. İsticvap edilecek tarafın gelmemesi: Hukuk davasında tarafın isticvap için bizzat hazır bulunması gerekir. Davetiyede, belirlenen gün ve saatte mazeretsiz şekilde gelinmemesinin sonuçları açıkça yazılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 171. maddesi uyarınca usulüne uygun uyarıya rağmen gelmeyen taraf, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş(kabul etmiş) sayılabilir. Bu sonuç, sıradan bir duruşmaya katılmamaktan daha ağırdır.
  3. Sanık veya şüphelinin gelmemesi: Ceza muhakemesinde usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Bununla birlikte sanığın gelmemesi, savunma hakkından bütünüyle vazgeçtiği anlamına gelmez. Mahkeme; suçun niteliğini, sorgunun zorunlu olup olmadığını, çağrının usulüne uygunluğunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun sanığın yokluğunda yargılama hükümlerini ayrıca değerlendirmelidir.

Avukatın veya katılımı zorunlu tutulmamış bir tarafın talimat duruşmasına gitmemesi ise her zaman zorla getirme ya da disiplin yaptırımı doğurmaz. Ancak kişi, tanığa soru sorma, yanlış tutanağa anında itiraz etme veya delile ilişkin açıklama yapma imkânını kaçırabilir. Duruşma, usul şartları mevcutsa yoklukta tamamlanarak tutanak asıl mahkemeye gönderilebilir.

Hastalık, ulaşım engeli veya önceden belirlenmiş zorunlu bir görev gibi mazeretler mümkün olan en kısa sürede belgeyle birlikte mahkemeye sunulmalıdır. Yalnızca telefonla bilgi vermek veya mazereti duruşmadan uzun süre sonra bildirmek yeterli görülmeyebilir. Özellikle sanığın özgürlüğünü etkileyebilecek zorla getirme ve tutuklama tedbirleri birbirinden farklı kurumlar olup çağrıya uyulmaması kendiliğinden tutuklama sonucu doğurmaz.

İstinabe Hakkında Sık Sorulan Sorular

Taraflardan biri istinabe talep edebilir mi? Evet. Taraflar veya vekilleri, başka yerdeki tanığın dinlenmesi, keşif yapılması ya da tarafın bulunduğu yerde isticvap edilmesi için istinabe talebinde bulunabilir. Ancak talebin kabulü otomatik değildir. Mahkeme, delilin uyuşmazlıkla ilgisini, doğrudan dinleme imkânını, usul ekonomisini ve talebin yargılamayı uzatma amacı taşıyıp taşımadığını değerlendirir.

Talimat dosyası yeni bir dava mıdır? Hayır. Talimat dosyası yalnızca asıl mahkemenin istediği belirli işlemin yapılması için açılan yardımcı dosyadır. Ayrı bir dava dilekçesi sunulmaz ve talimat mahkemesi uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurmaz. İşlem tamamlanınca tutanak ve belgeler asıl dosyaya gönderilir; talimat kaydı sonuçlandırılır.

İstinabe ile istinaf aynı şey midir? Hayır. İstinabe, bir mahkemenin başka bir mahkemeden belirli yargılama işlemini yapmasını istemesidir. İstinaf ise ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye veya bölge idare mahkemesinde incelenmesini sağlayan bir kanun yoludur. Sözcüklerin benzerliği, hukuki işlevlerinin aynı olduğu anlamına gelmez.

Talimat mahkemesi farklı sorular sorabilir mi? Talimat mahkemesi, yazıda gösterilen vakıaların açıklığa kavuşması için tamamlayıcı sorular yöneltebilir. Bununla birlikte talebin kapsamını değiştirerek asıl mahkemenin incelemediği yeni bir uyuşmazlık oluşturamaz. Talimat yeterince açık değilse kendiliğinden varsayım yapmak yerine asıl mahkemeden açıklama istenmesi uygun olur.

İstinabe duruşmasına avukat katılabilir mi? Kanunun katılma hakkı tanıdığı durumlarda taraf veya sanık, vekili ya da müdafii aracılığıyla duruşmaya katılabilir. Ancak isticvap ve sanık sorgusu gibi kişinin bizzat dinlenmesini gerektiren işlemler yalnızca avukatın hazır bulunmasıyla tamamlanamaz. Temsil yetkisinin kapsamı bakımından noter vekâletnamesi ve vekâlet ilişkisi ayrıca önem taşır.

Talimat dosyasındaki işlem için ayrıca karar verilebilir mi? Talimat mahkemesi duruşma günü, tebligat, tercüman, zorla getirme veya işlemin yürütülmesine ilişkin ara kararlar verebilir. Buna karşılık davanın kabulü, reddi, beraat veya mahkûmiyet gibi esas hakkında karar veremez. Delilin güvenilirliğini ve hükme etkisini asıl mahkeme değerlendirir.

Yurt dışındaki kişi de aynı yöntemle dinlenir mi? Yurt dışı istinabe işlemleri, iç hukukta iki mahkeme arasındaki talimattan farklıdır. Milletlerarası sözleşmeler, karşılıklılık, merkezi makam işlemleri, tercüme ve yabancı devletin usul kuralları dikkate alınır. Bu nedenle yurt dışına gönderilecek istinabe evrakında ülkeye özgü şekil ve belge koşullarının ayrıca incelenmesi gerekir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN
Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top