Karar Notu · Ceza Hukuku

Kendi Diktiği Ağacı Taşımak İçin Sökmek Ağaca Zarar Verme Suçu mu? Yargıtay Kararı 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, zeytin ağaçlarını başka yere taşımak için budayan ve birini söken sanığın ağaca zarar verme suçundan mahkûmiyetini bozdu. Daire, 26 Kasım 2025 tarihli kararında budama ve sökmenin amacının taşımak olduğunu, ağaçların hayatiyetini kaybetmediğini, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat gerektiğini söyledi. Karar, ağaçları kendisinin diktiğini savunan bir komşuya ilişkindir; tanık savunmayı doğrulamış, bilirkişi raporu budamanın taşıma amacıyla yapıldığını teyit etmişti. Daire, dosyanın yeniden hüküm için bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Yargıtay zeytin ağaçlarını taşımak isteyen komşunun mahkûmiyetini hangi gerekçeyle bozdu?

Daire, keşif sonrası alınan bilirkişi raporunu ve budamanın amacını birlikte ele alarak suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna vardı. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sanığın yaptığı budama işleminin beyan ettiği gibi ağaçların taşınması amacıyla yapıldığının doğrulandığı anlaşılmakla, mala zarar verme suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, kastın varlığı için de failin malın başkasına ait olduğunu bilerek zarar verme eylemini gerçekleştirmiş olmasının gerektiği, ancak sanığın yapmış olduğu budama ve kökleme işleminin amacının, ağaçları başka yere taşımak olduğu, ağaçların hayatiyetini kaybetmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.”

Daire’nin sonucu iki olguya birlikte dayanıyor: işlemin amacının ağaçları taşımak olması ve ağaçların hayatiyetini kaybetmemesi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde hükmün onanmasını istemişti; Daire bu görüşe katılmadı:

Hüküm fıkrası

“Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,”

Dikili ağaca zarar verme suçu nasıl oluşur, cezası nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 151. maddesi, başkasının taşınır veya taşınmaz malını yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişiyi cezalandırır. Mala zarar verme suçunun temel hâli mağdurun şikâyetine bağlıdır; ceza dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

TCK 152/1-c, suçun Devlet ormanı statüsündeki yerler dışında, nerede olursa olsun her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında işlenmesini nitelikli hâl sayar. Bu hâlde ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Nitelikli hâlleri sayan maddede şikâyet şartı yer almaz.

Ağaca zarar vermede kast neden belirleyici oldu?

TCK 21/1’e göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Mala zarar vermenin kanuni tanımında malın “başkasının” olması bir unsurdur. Daire de kastı bu unsura bağladı: fail, malın başkasına ait olduğunu bilerek zarar vermelidir.

TCK 22/1’e göre taksirle işlenen fiiller yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır; TCK 151 ve 152’de taksirli bir hâl düzenlenmemiştir. Bu nedenle mala zarar verme suçunda tartışma, failin dikkatsiz davranıp davranmadığına değil, kastla hareket edip etmediğine odaklanır.

İncelenen dosyada Daire, sanığın amacını ağaçları başka yere taşımak olarak kabul etti ve ağaçların hayatiyetini kaybetmediğini gözetti. Daire, ağaçların mülkiyetine ilişkin bir tespit yapmadı; gerekçeyi kast ve suçun yasal unsurlarının oluşmaması üzerine kurdu.

Apartmanın yanındaki zeytin ağaçları davasında mahkemeler ne karar vermişti?

Sanık ile katılan aynı apartmanda oturuyordu. Sanığın, katılana ait olduğu iddia edilen ve ikametinin yanında bulunan dört zeytin ağacını önce budadığı, sonra birini köklediği iddiasıyla nitelikli mala zarar verme suçundan dava açıldı.

Sanık savunmasında, katılanın apartmana yeni taşındığını ve bahçeyi aralarında paylaştıklarını söyledi. Ağaçları kendisinin diktiğini, paylaşımda katılana düşen yerde kaldıklarını, bu yüzden kendi arazisine dikmek için budadığını ve durumu katılana haber verdiğini anlattı. Bir tanık savunmayı doğruladı; katılan ise ağaçları kimin diktiğini bilmediğini beyan etti.

Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi 19 Ocak 2023’te sanığın beraatine karar verdi. Katılan vekilinin istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi 7 Mart 2024’te beraat kararını kaldırdı. Bölge adliye mahkemesi, sanığı TCK 152/1-c, 62 ve 50. maddelerini uygulayarak 6.000 TL adli para cezasıyla cezalandırdı; yayımlanan karar metni uygulanan hükümlerin tamamını göstermiyor. Sanık, ağaçları kendisinin diktiğini ve suç işleme kastı taşımadığını ileri sürerek hükmü temyiz etti.

Bozmadan sonra ağaç davası hangi mahkemede sürer, beraat kesinleşti mi?

Bu kararla sanık hakkında kesinleşmiş bir beraat hükmü doğmadı; Daire beraate kendisi hükmetmedi, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü bozdu. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 304. maddesi uyarınca Daire, dosyanın yeniden incelenip hüküm verilmek üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verdi.

CMK 307’ye göre bölge adliye mahkemesi önce ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Ardından bozmaya uyabilir veya direnebilir. Direnme kararı, bozmayı veren daireye gider; daire kararını düzeltmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Kararda yer alan temyiz istemi yalnız sanığa aittir. CMK 307/5 uyarınca hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edilmişse yeniden verilecek hüküm, önceki hükümdeki cezadan daha ağır olamaz.

Ceza davasında beraat, ağaç için tazminat sorumluluğunu kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. Yargıtay bu kararda yalnız ceza sorumluluğunu inceledi; ağaçların kime ait olduğunu ve bahçenin kullanımını çözmedi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru hakkında karar verirken ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir.

Ağaçların kime ait olduğu ve zararın tazmini, ceza dosyasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde ileri sürülür. Ceza dosyasındaki keşif ve bilirkişi raporu bu davada delil olarak sunulabilir. Hukuk hâkimi beraat kararıyla bağlı olmasa da Yargıtay uygulamasında kesinleşmiş ceza kararında belirlenen maddi olgular hukuk hâkimi için de bağlayıcı kabul edilir.

Bahçedeki ağacı söktüğü için şikâyet edilen kişi hangi olgulara dayanabilir?

Bu dosyada sonucu belirleyen olgular, ağaçların başka yere taşınmak amacıyla budandığı ve ağaçların yaşamını sürdürdüğüdür. Daire bu olguları, sanığın ağaçları kendisinin diktiğine ilişkin ve tanıkla doğrulanan savunmasıyla birlikte değerlendirdi; kastı da failin malın başkasına ait olduğunu bilmesine bağladı. Bu nedenle ağacın kuruduğu, taşıma amacının gösterilemediği ya da failin ağacın başkasına ait olduğunu bildiği bir dosyada aynı sonuca varılacağı söylenemez.

Amacı ve ağacın durumunu gösteren delilleri erken aşamada dosyaya kazandırın. Bu kararda tanık beyanı, keşif sonrası bilirkişi raporu ve katılanın ağaçları kimin diktiğini bilmediğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildi. Örneğin sökülen ağacın yeni yerine dikildiğini gösteren fotoğraf ve ağacın yaşadığını gösteren tespit, taşıma amacını göstermeye yarayabilir.

Yetişkin sanık hakkındaki dikili ağaca zarar verme davası, cezanın üst sınırı dört yıl hapis olduğundan bu dosyada olduğu gibi asliye ceza mahkemesinde görülür. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında asliye ceza davalarında müdafi yardımından yararlanabilir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp