
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi iptal edildi, internetten içerik kaldırma şimdi nasıl yapılır?
İnternetten içerik kaldırma talebinde yol, ihlalin türüne göre ayrılır: özel hayatın gizliliği ihlal edilmişse doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurulur, hakaret ve diğer kişilik hakkı ihlallerinde ise hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir veya koruma kararı istenir. Eskiden bu işler için sulh ceza hâkimliğine gidilen 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi artık uygulanmaz.
Anayasa Mahkemesi, 9. maddeyi 11 Ekim 2023 tarihli kararıyla iptal etmiştir. Karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi, güncel metinde yalnızca iptal notu olarak yer alır; yerine yeni bir hüküm konmamıştır. Aynı Kanun’un 9/A maddesi ise yürürlüktedir.
Bu nedenle ilk iş, içeriğin hangi hakkı ihlal ettiğini ayırmaktır. Özel hayata ilişkin görüntü, ses veya bilgi söz konusuysa 9/A yolu hızlıdır. Sövme, somut fiil isnadı ya da şeref ve saygınlığı zedeleyen yayınlarda ise Türk Medeni Kanunu’nun kişilik haklarını koruyan hükümlerine dayanılır. Suç şikâyeti ve tazminat bu iki yoldan bağımsız olarak ayrıca kullanılabilir; farkı son bölümde anlatılmıştır.
Hakaretin suç yönü için hakaret suçu ve cezası yazısına, sosyal medyadaki paylaşımların bu suç bakımından nasıl değerlendirildiğini görmek için sosyal medyada kaba söz ve hakaret yazısına bakılabilir.
Özel hayata ait görüntü veya bilgi yayınlandıysa erişim engeli nasıl istenir?
Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi, 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesine göre doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı’na başvurur; önce mahkemeye gitmesi veya yayıncıyı uyarması gerekmez. Başvuruda üç unsur bulunmalıdır: yayının tam adresi (URL), hakkın hangi açılardan ihlal edildiğine dair açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayan bilgiler. Bunlardan biri eksikse talep işleme konulmaz.

Başkanlık talebi uygun bulursa erişim sağlayıcılar engeli en geç dört saat içinde uygular. Engel, bütün siteye değil belirtilen URL’ye yönelik olarak getirilir. Bu yüzden her paylaşımın, her sayfanın ve her kopyanın adresini ayrı ayrı yazın; adresi yazılmayan kopya engelin dışında kalır.
Burada kaçırılmaması gereken süre 24 saattir. Başvuran, talebinin saatinden itibaren 24 saat içinde konuyu sulh ceza hâkiminin kararına sunmak zorundadır. Hâkim en geç 48 saat içinde karar verir; karar verilmezse erişim engeli kendiliğinden kalkar. Başkanlıktaki başvuru tek başına yeterli değildir, hâkime sunulmazsa engel fiilen sona erer. İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı da kendiliğinden hükümsüz kalır.
Başvuru dosyasına şunları ekleyin:
- İhlal eden her sayfanın tam adresi.
- İçeriğin tarih ve saatiyle birlikte alınmış ekran görüntüsü.
- Kimlik bilgilerinizi ispatlayan belge.
- Özel hayatınızın hangi yönden ihlal edildiğini anlatan kısa açıklama.
Özel hayata ilişkin görüntülerin yayılması aynı zamanda suçtur; ceza yönü için özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazısı ayrıca okunabilir.
Erişim engeli başvurusunu hangi kurum alır, 7590 sayılı Kanun neyi değiştirdi?
Başvuruyu artık Siber Güvenlik Başkanlığı alır; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bu işte yetkili değildir. Değişiklik, 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle yapılmıştır. Bu madde 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesine “Başkanlık” tanımını eklemiş ve 9/A maddesindeki yetkili kurum ibarelerini Başkanlık olarak değiştirmiştir.
Tarihleri karıştırmamak gerekir. Kanun 24 Temmuz 2026’da kabul edilmiş, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İlgili madde yayım tarihinde yürürlüğe girdiği için Başkanlık yetkisi 31 Temmuz 2026’dan itibaren geçerlidir.
Pratikte bunun anlamı basittir: 2026’dan önce yazılmış içeriklerde “BTK’ya başvurun” denmesi eskidir. Başvuruyu, 9/A’daki dört saatlik uygulama ve 24 saatlik hâkime sunma süreleri bakımından aynı kurallarla Başkanlığa yapın.
Hakaret içeriği için hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir nasıl istenir?
Hakaret veya özel hayat dışındaki kişilik hakkı ihlallerinde görevli ve yetkili hukuk mahkemesine başvurulur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddeleri kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya uğrayan kişiye hâkimden korunma isteme hakkı verir. Davacı saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir; düzeltmenin veya kararın yayımlanması da talep edilebilir.
İçeriğin hızla kaldırılması gerekiyorsa dava beklenmeden ihtiyati tedbir istenir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya gecikme yüzünden ciddi zarar doğacağı endişesi varsa tedbir verilmesine imkân tanır. Derhâl korunma zorunluluğu varsa karşı taraf dinlenmeden de karar verilebilir. Talep eden, tedbir sebebini ve türünü belirtir, haklılığını yaklaşık olarak ispat eder; ekran görüntüleri ve URL kayıtları burada işe yarar.
Hukuk mahkemesi yolunda üç süre izlenmelidir. Tedbir kararının uygulanması, kararın açıklanmasından veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde istenmezse tedbir kalkar. Dava açılmadan tedbir alındıysa, uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır; açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Karşı taraf dinlenmeden verilen karara ise bir hafta içinde itiraz edilebilir.
Örneğin bir kişinin adıyla yapılan hakaret içerikli paylaşımda ihlal sürüyorsa, kaldırma talebi ile saldırının hukuka aykırılığının tespiti aynı dilekçede istenebilir. Mahkemenin tedbiri verip vermeyeceği, ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında kuracağı dengeye ve ispat durumuna bağlıdır.
Yayıncıya veya platforma önce başvurmak zorunlu mu?
Hayır, 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi özel hayat ihlalinde yayıncıya veya platforma önce başvuruyu şart koşmaz; kişi doğrudan Başkanlığa gidebilir. Kanun’un 4. maddesine göre içerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her içerikten kendisi sorumludur. Aynı Kanun’un 5. maddesine göre yer sağlayıcı ise yer sağladığı içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir.
Yer sağlayıcıların haberdar edilmesine bağlı yükümlülüğü düzenleyen 5. maddenin ikinci fıkrası 8. ve 9. maddelere atıf yapar; 9. madde iptal edildiği için bu atıf kişilik hakkı ihlallerinde ayrı bir başvuru yolu doğurmaz. Platforma yazılı bildirim kanundan doğan bir ön şart olmasa da pratik değeri vardır: içerik çoğu zaman bu yolla kendiliğinden kaldırılır ve bildirim, mahkemeye ya da Başkanlığa gidildiğinde tarihli bir delil olarak sunulur.
Bildirimi e-posta veya platformun başvuru formu üzerinden yapın, içeriğin adresini ve hangi hakkınızın ihlal edildiğini yazın, gönderim kaydını saklayın. Cevap beklerken 9/A süreleri işlemeye başlamaz, ancak hukuk mahkemesi yolunda ihtiyati tedbirin gerekçesi olan aciliyet bekledikçe zayıflayabilir; bildirimi bu yüzden geciktirmeyin.
İçerik kaldırma, suç şikâyeti ve tazminat birbirinden nasıl ayrılır? Şikâyet süresi ne kadardır?
Üçü ayrı yollardır ve aynı olay için birlikte yürütülebilir; içerik kaldırma talebi suç şikâyetinin ya da tazminatın yerine geçmez. İçerik kaldırma yayını durdurmayı amaçlar. Suç şikâyeti failin cezalandırılmasını, tazminat ise uğranılan zararın giderilmesini sağlar.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi hakaret için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörür; fiil alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hariç, hakaretin soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet süresi Kanun’un 73. maddesine göre, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Şikâyete bağlı hakaret suçunda süre, fiilin işlendiği tarihten itibaren hiçbir hâlde iki yılı geçemez. Bu nedenle faili geç öğrenseniz bile iki yıllık dış sınır geçmişse şikâyet yolu kapanır.
Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşası, Kanun’un 134. maddesinin ikinci fıkrasına göre iki yıldan beş yıla hapisle cezalandırılır; basın ve yayın yoluyla yayımlanırsa aynı ceza verilir. İşlemediğini bildiği hâlde birine hukuka aykırı fiil isnat eden kişi, Kanun’un 267. maddesine göre basın ve yayın yoluyla bunu yaptığında bir yıldan dört yıla hapis cezası alabilir. Bu suçların ayrıntısı için iftira suçu ve kişisel verileri yayma suçu yazıları ayrıca okunabilir.
Tazminat yolunda Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi maddi ve manevi tazminat haklarını saklı tutar; Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi de kişilik hakkı zedelenen kişinin manevi zarara karşılık bir miktar para isteyebileceğini düzenler. Miktarı mahkeme takdir eder, bu nedenle baştan belirli bir tutar beklenmemelidir. Yayın hâlâ sürüyorsa önce içeriğin kaldırılması için 9/A veya tedbir yolunu kullanmak, tazminat ve şikâyet için ise ekran görüntülerini tarih kaydıyla saklamak iki yolu birbirinin delili hâline getirir.
Ceza yönünde hangi adımın atılacağını belirlemek için Ankara’da ceza avukatı ile dosyadaki yayınların ve sürelerin birlikte gözden geçirilmesi gerekir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
