Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49

Ekspertiz Şirketinin Sorumluluğu 2026

Ekspertiz şirketinin sorumluluğu, düzenlenen raporun aracın ekspertiz tarihindeki gerçek teknik durumunu yansıtmaması ve bu yanlışlığın alıcıda zarara yol açması hâlinde gündeme gelir. Hatalı ekspertiz raporunda rapor ücreti, onarım gideri, bedel farkı ve diğer belgeli zararlar; tüketici hakem heyeti, arabuluculuk veya dava yoluyla talep edilebilir. Başvuru yolu; tüketici sıfatına, talep tutarına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.

1. Ekspertiz Şirketi ile Araç Satıcısının Sorumluluğu Farklı mı?

Ekspertiz şirketinin sorumluluğu ile araç satıcısının sorumluluğu, aynı araç üzerinden doğabilse de farklı hukuki ilişkilere dayanır. Ekspertiz işletmesi, aracın belirli teknik özelliklerini inceleyerek gerçeğe uygun rapor düzenleme hizmeti sunar. Güncel Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik’in 16. maddesi uyarınca ekspertiz işletmesi, rapordaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur. Tüketici bakımından bu sorumluluğa, 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmet hükümleri de uygulanabilir. Ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu ise doğrudan aracın sözleşmede kararlaştırılan veya objektif olarak bulunması gereken özelliklere sahip olmamasıyla ilgilidir.

Araç, ticari veya mesleki amaç taşımayan bir kişiye araç ticareti yapan işletme tarafından satılmışsa, satıcının sorumluluğu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8–12. maddeleri kapsamında değerlendirilir. Satıcı, aracı kendisinin incelemediğini veya ekspertiz raporuna güvendiğini söyleyerek ayıplı mal sorumluluğundan kendiliğinden kurtulamaz. Öte yandan satıcı gerçek kişi ise ve satış ticari ya da mesleki faaliyet kapsamında yapılmamışsa, uyuşmazlık çoğunlukla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin hükümlerine göre incelenir.

Araç ticareti yapan işletmeler bakımından ayrıca Yönetmeliğin 17. maddesindeki özel garanti düzenlemesi bulunur. Yönetmelikteki yaş ve kilometre sınırlarını aşmayan M1, M1G, N1 ve N1G sınıfı araçların motoru, şanzımanı ve elektrik-elektronik sistemleri satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre boyunca işletmenin garantisi altındadır. Bu garanti, tüketicinin ayıplı mal ve ayıplı hizmet nedeniyle sahip olduğu diğer hakların yerine geçmez; onlara ek koruma sağlar.

Satıcı ile ekspertiz şirketinin birlikte sorumlu tutulması ise otomatik değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi gereğince aynı zarara birlikte sebep olunması veya aynı zarardan farklı hukuki nedenlerle sorumlu bulunulması hâlinde müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Örneğin satıcı bildiği ağır hasarı gizlemiş, ekspertiz işletmesi de teknik olarak belirlenebilir bu hasarı “hasarsız” şeklinde raporlamışsa, her iki davranışın aynı değer kaybına etkisi incelenir. Ancak satıcının satıştan, ekspertiz şirketinin de rapordan kaynaklanan sorumlulukları ayrı ayrı kurulmalı; aynı zarar iki kez tahsil edilmemelidir.

2. Hangi Ekspertiz Hataları Şirketin Sorumluluğunu Doğurur?

Ekspertiz şirketinin sorumluluğunu doğuran temel durum, raporda yer alan bilgilerin aracın ekspertiz tarihindeki gerçek teknik durumuyla uyuşmamasıdır. Bununla birlikte araçta sonradan ortaya çıkan her arıza, hatalı ekspertiz raporu bulunduğunu göstermez. İncelemede raporun kapsamı, satın alınan ekspertiz paketi, ilgili teknik standart, kullanılan ölçüm yöntemi, araç üzerinde incelemeyi engelleyen koşullar ve arızanın o tarihte tespit edilip edilemeyeceği birlikte değerlendirilir. Yönetmelik, raporda araç bilgileriyle birlikte ilgili TSE standardınca belirlenen hususların bulunmasını zorunlu tutmaktadır.

Kaporta üzerinde mevcut değişen veya boyalı parçanın yanlış gösterilmesi, şasi-podye-direk gibi taşıyıcı unsurlardaki onarım izlerinin rapora işlenmemesi, çalışmayan hava yastığının sağlam yazılması, arıza kodlarının yanlış aktarılması ve ölçüm sonucunun gerçeğe aykırı kaydedilmesi sorumluluk doğurabilecek başlıca ekspertiz hatalarıdır. Aynı şekilde aracın kilometresi, motor durumu veya elektronik sistemleri hakkında fiilî ölçümle çelişen kesin ifadeler kullanılması da ayıplı hizmet oluşturabilir. Bu noktada yalnızca raporda hiç değinilmeyen hususlar değil, eksik açıklamalar ve tüketicide yanlış kanaat oluşturan değerlendirmeler de önem taşır.

Öte yandan ekspertiz hizmetinin sınırı göz ardı edilmemelidir. Örneğin yalnızca kaporta-boya kontrolü satın alınmışsa, özel bir motor içi incelemenin yapılmamış olması tek başına hizmet kusuru sayılmayabilir. Ancak işletme, yapmadığı bir testin sonucunu olumluymuş gibi rapora yazamaz; açıkça taahhüt ettiği incelemeyi gerçekleştirmemişse paket adı veya standart sözleşme kaydı arkasına sığınamaz. Tüketici sözleşmelerindeki belirsiz ve tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan kayıtlar, 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki haksız şart denetimine de tabi olabilir. Ayıplı araçta iade ve diğer seçimlik haklar ayrıca aracın satıcısına yöneltilebilecek talepler bakımından değerlendirilmelidir.

Tazminat istenebilmesi bakımından rapor hatası ile zarar arasında illiyet bağı (sebep-sonuç ilişkisi) kurulmalıdır. Alıcının rapora güvenerek aracı piyasa değerinin üzerinde satın alması, tespit edilmeyen arıza nedeniyle makul onarım masrafına katlanması veya ek teknik inceleme yaptırması buna örnek gösterilebilir. Buna karşılık raporda yanlışlık bulunmasına rağmen bu yanlışlığın satın alma kararını ya da zararın miktarını etkilemediği anlaşılırsa, istenebilecek tutar sınırlanabilir.

Örneğin raporda ön şasi bölümünün işlemsiz olduğu belirtilmiş, satıştan hemen sonra yapılan teknik incelemede eski tarihli kaynak ve düzeltme izleri belirlenmişse; bu izlerin ilk incelemede uygun yöntemle saptanabilir olup olmadığı araştırılır. Sorumluluk, sonucun yalnızca farklı çıkmasına değil, ilk raporun gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin teknik ve hukuki değerlendirmeye dayanır.

3. Hatalı Ekspertiz Raporunda Nereye Başvurulur?

Hatalı ekspertiz raporunda ilk olarak raporu düzenleyen şirkete, gerekiyorsa araç satıcısına ayrı ayrı yazılı bildirim yapılması yararlıdır. Bildirimde rapor tarihi ve numarası, aracın şasi bilgisi, sonradan belirlenen hata, teknik tespitler, talep edilen çözüm ve aracın yeniden incelenmesine ilişkin öneri açıkça gösterilmelidir. Yazılı başvuru her durumda dava şartı olmamakla birlikte, uyuşmazlığın ne zaman öğrenildiğini ve karşı taraftan hangi hakkın istendiğini kanıtlamaya yardımcı olur. Tüketici uyuşmazlıklarında başvuru yolları belirlenirken satıcı ile ekspertiz işletmesi arasındaki hukuki ayrım korunmalıdır.

Ekspertiz hizmetini ticari veya mesleki olmayan amaçla alan tüketiciler bakımından parasal değeri 2026 yılında 186.000 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulur. Değeri 186.000 TL ve üzerinde olan uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetine götürülemez. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki heyete fiziken, posta yoluyla ya da e-Devlet üzerinden TÜBİS aracılığıyla yapılabilir. Parasal sınır her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru tarihindeki tutar esas alınmalıdır.

Uyuşmazlık 2026 yılı için belirlenen sınırın üzerindeyse tüketici mahkemesinde dava açılması gerekir. Ancak 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi kapsamında, tüketici mahkemesinde açılacak davalardan önce kural olarak arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararına yapılan itirazlar bu zorunluluğun dışındadır. Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanmazsa son tutanakla birlikte tüketici mahkemesine; ayrı bir tüketici mahkemesi bulunmayan yerde tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine başvurulabilir.

Ticaret İl Müdürlüğüne veya Bakanlığın ilgili kanallarına yapılacak bildirim ise ekspertiz işletmesinin mevzuata aykırı faaliyeti bakımından idari denetim sağlayabilir. Yönetmelik, gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesinin tekrarlanması hâlinde hizmet yeterlilik belgesine ilişkin idari sonuçlar da öngörmektedir. Bununla birlikte idari şikâyet, ücret iadesi veya tazminata hükmedilmesini kendiliğinden sağlamaz; tüketici hakem heyeti veya mahkeme yolunun yerine geçmez. Aracı şirket adına ve ticari amaçla alan kişilerde ise tüketici hükümleri otomatik olarak uygulanmayacağından görevli mahkeme, tarafların tacir sıfatı ve talebin hukuki niteliğine göre ayrıca belirlenir.

4. Ekspertiz Hatası Hangi Belgelerle Kanıtlanır?

Ekspertiz hatasının kanıtlanmasında yalnızca aracın sonradan arızalandığını göstermek yeterli değildir. İddia sahibi, raporun hangi bölümünün gerçeğe aykırı olduğunu, gerçek durumun rapor tarihinde de mevcut bulunduğunu ve bu yanlışlık nedeniyle hangi zararın doğduğunu ortaya koymalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca kural olarak, ileri sürdüğü vakıadan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır. Bununla birlikte tüketici hukukundaki özel ispat karineleri ve karşı tarafın elindeki kayıtları sunma yükümlülüğü ayrıca dikkate alınabilir.

Uygulamada delil dosyası şu üç grupta oluşturulabilir:

  1. İlk işleme ilişkin belgeler: Ekspertiz raporunun aslı, seçilen paket ve test kapsamı, fatura, ödeme belgesi, varsa ölçüm çıktıları ile araç teslim ve satış evrakı.
  2. Aracın gerçek durumunu gösteren teknik kayıtlar: Tarihli fotoğraf ve videolar, arıza teşhis çıktıları, yetkili veya özel servis tespitleri, ikinci ekspertiz raporu, onarım öncesi ölçümler ve değiştirilen parçalar.
  3. Zararı ve güven ilişkisini gösteren belgeler: Noter satış sözleşmesi, araç ilanı, satıcı beyanları, yazışmalar, ihtarlar, onarım teklifleri, faturalar, çekici ve ulaşım giderleri ile ödeme dekontları. Araç uyuşmazlıklarında teknik deliller bakımından dijital verilerin tarih ve bütünlüğünün korunması özellikle önemlidir.

Araç onarılmadan önce mevcut durumun korunması ispat açısından önem taşır. Güvenlik nedeniyle gecikmeden onarım yapılması gerekiyorsa, arızalı bölüm ayrıntılı biçimde görüntülenmeli, teşhis kayıtları alınmalı, sökülen parçalar mümkünse muhafaza edilmeli ve servis iş emrinde şikâyet ile tespit ayrı ayrı yazılmalıdır. Aksi hâlde daha sonra yapılacak bilirkişi incelemesinde arızanın kaynağını ve ne zamandan beri mevcut olduğunu belirlemek güçleşebilir. Delilin kaybolması veya ileride ileri sürülmesinin zorlaşması tehlikesi varsa HMK’nın 400. maddesi kapsamında dava açılmadan önce delil tespiti talep edilebilir.

İkinci ekspertiz veya özel teknik görüş önemli bir başlangıç delilidir; ancak hakem heyetini ya da mahkemeyi kendiliğinden bağlamaz. Teknik uyuşmazlık, çoğu zaman HMK’nın 266. maddesi kapsamında otomotiv alanında görevli bilirkişi tarafından incelenir. Bilirkişiden ilk rapordaki her tespitin araçtaki fiilî durumla karşılaştırılması, kusurun rapor tarihinde bulunup bulunmadığı, uygun yöntemle belirlenebilirliği ve zarara etkisi konusunda gerekçeli değerlendirme istenmelidir. Başka bir deyişle güçlü bir dosya, yalnızca çok sayıda belgeye değil, belgeler arasında kurulmuş tutarlı bir kronolojiye dayanır.

5. İhtar ve Başvuru Süreleri Nasıl Belirlenir?

Ekspertiz hatalarında herkese uygulanabilecek tek bir ihtar veya dava süresi bulunmaz. Süre; alıcının tüketici olup olmadığına, talebin ekspertiz hizmetinden mi yoksa araç satışından mı doğduğuna, karşı tarafın satıcı, sağlayıcı veya tacir sıfatına ve istemin sözleşmeye aykırılık ya da haksız fiil temeline dayanmasına göre değişir. Bu nedenle yalnızca “gizli ayıp sonradan öğrenildi” düşüncesiyle beklemek, özellikle kısa ihbar yükümlülüklerinin bulunduğu ilişkilerde hak kaybına yol açabilir.

Tüketici işlemi niteliğindeki ekspertiz hizmetinde 6502 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ayıplı hizmetten doğan talepler, kanunda veya sözleşmede daha uzun süre öngörülmedikçe hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Araç satıcısına yöneltilecek ayıplı mal taleplerinde genel süre teslimden itibaren iki yıldır. İkinci el tüketici satışında sözleşmeyle daha kısa süre kararlaştırılabilse de bu süre bir yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse ilgili zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Satış tüketici işlemi değilse bildirim kuralları farklılaşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi kapsamında alıcı, aracı olağan işlerin akışına göre imkân bulunur bulunmaz incelemeli; açık ayıpları uygun sürede, sonradan anlaşılan gizli ayıpları ise öğrenir öğrenmez satıcıya bildirmelidir. Her iki tarafın tacir olduğu ticari satışlarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca açıkça belli ayıplar için iki gün, olağan incelemeyle anlaşılabilecek ayıplar için sekiz günlük özel süreler gündeme gelebilir. Bu süreler ekspertiz hizmetiyle araç satışının her ikisine ayrım yapılmadan uygulanmamalıdır.

Talep haksız fiile dayandırılıyorsa Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıllık; her hâlde fiilden itibaren on yıllık süre düzenlenmiştir. Kanunda başka bir özel süre bulunmayan sözleşmesel alacaklarda aynı Kanun’un 146. maddesindeki genel on yıllık süre gündeme gelebilse de tüketici hukukundaki özel iki yıllık düzenleme öncelikle incelenir. Birden fazla hukuki sebebin ileri sürülmesi, dolmuş bir sürenin her durumda yeniden başlamasını sağlamaz.

İhtarda aracın ve raporun bilgileri, hatanın öğrenildiği tarih, teknik tespit, seçilen hak, istenen tutar ve inceleme daveti açıkça gösterilmelidir. İhtarname hazırlanırken dikkat edilecek hususlar bakımından bildirimin noter, KEP, iadeli taahhütlü posta veya teslimi kanıtlanabilen başka bir yöntemle yapılması mümkündür. Ancak tek taraflı ihtar, Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesi uyarınca zamanaşımını kural olarak kendiliğinden kesmez. Dava, icra takibi veya kanunda belirtilen diğer kesilme sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre ise zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında dikkate alınmaz.

6. Hakem Heyeti, Arabuluculuk ve Dava Süreci Nasıl İşler?

Hatalı ekspertiz raporunda hakem heyeti, arabuluculuk ve dava süreci birbirinin alternatifi olan rastgele yollar değildir. İzlenecek sıra, uyuşmazlığın tüketici işlemi olup olmadığına ve başvuru tarihindeki parasal değere göre belirlenir. Tüketici uyuşmazlıklarında süreç oluşturulurken ekspertiz şirketi ile satıcıya yöneltilen talepler ve bunların tutarları ayrı ayrı açıklanmalıdır.

  1. Tüketici hakem heyeti: 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında görevli il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulur. Başvuru dilekçesine ekspertiz raporu, satış belgesi, ikinci teknik rapor, fotoğraflar, ihtar ve zarar belgeleri eklenmelidir. Hakem heyetine başvurudan önce zorunlu arabuluculuk aranmaz.
  2. Arabuluculuk: Değeri 186.000 TL ve üzerinde bulunan ve tüketici mahkemesinde açılması gereken davalarda, kural olarak önce arabulucuya başvurulur. Taraflar ekspertiz ücretinin iadesi, onarım gideri, bedel farkı ve diğer zararlar üzerinde anlaşabilir. Anlaşma olmazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir.
  3. Tüketici mahkemesi: Dava aşamasında mahkeme tarafların sözleşmelerini, rapor kapsamını, aracın ilk ve sonraki durumunu inceler; teknik meselelerde bilirkişi görevlendirebilir. Ekspertiz şirketi ile satıcının aynı davada gösterilip gösterilemeyeceği, talepler arasındaki hukuki ve fiilî bağlantıya göre belirlenir.

Tüketici hakem heyeti kararı tarafları bağlar ve yerine getirilmezse ilamların icrası hükümlerine göre takip edilebilir. Taraflar, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde hakem heyetinin bulunduğu yerdeki veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; mahkeme talep üzerine tedbiren durdurma kararı verebilir. Hakem heyeti kararına yapılan itirazda zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz.

Dava sırasında alınacak bilirkişi raporunun yalnızca “araç ayıplıdır” sonucuyla yetinmemesi gerekir. Raporda hangi hasarın ilk ekspertiz tarihinde mevcut olduğu, kullanılan testlerle belirlenip belirlenemeyeceği, ilk rapordaki yanlışlığın satın alma kararına etkisi ve zararın hesap yöntemi açıklanmalıdır. Bilirkişi görüşü eksik veya çelişkiliyse taraflar süresinde itiraz ederek ek rapor ya da yeni bilirkişi heyeti talep edebilir. Tüketici sıfatı bulunmayan uyuşmazlıklarda ise tüketici hakem heyeti ve tüketici arabuluculuğu sıralaması otomatik uygulanmaz; görevli mahkeme ile dava şartları tarafların ve işlemin niteliğine göre ayrıca belirlenir.

7. Tazminat Talepleri ve Sorumluluğu Etkileyen Durumlar

Hatalı ekspertiz raporunda talep edilebilecek tutar, her olayda aracın bütün onarım bedeline eşit değildir. Öncelikle 6502 sayılı Kanun’un 15. maddesi kapsamında hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucunun ücretsiz düzeltilmesi, ayıp oranında bedel indirimi veya sözleşmeden dönme seçenekleri değerlendirilebilir. Ekspertiz hizmetinin niteliği gereği uygulamada rapor ücretinin tamamen ya da kısmen iadesi ve yanlış rapor nedeniyle doğan ek zararların karşılanması öne çıkar. Araç satıcısına karşı ise aynı Kanun’un 11. maddesindeki ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim, bedel indirimi veya satıştan dönme hakları gündeme gelebilir.

Ekspertiz şirketinden makul ikinci inceleme gideri, zorunlu teşhis ve onarım masrafı, araç için ödenen bedelle gerçek değer arasındaki fark, çekici ücreti ve şartları varsa araçtan yoksun kalma nedeniyle doğan somut zararlar istenebilir. Bununla birlikte her giderin fatura, ödeme belgesi veya başka güvenilir delille kanıtlanması ve rapor hatasının uygun sonucu olması gerekir. Maddi ve manevi tazminatın genel şartları bakımından zarar, kusur veya sorumluluk sebebi ve illiyet bağı ayrı ayrı değerlendirilir. Sözleşmeye aykırılıkta Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi, haksız fiilde ise 49. maddesi temel dayanaklar arasındadır.

Aynı ekonomik kayıp için hem satıcıdan hem ekspertiz şirketinden iki kez ödeme alınamaz. Ancak satıcının ayıplı araç teslimi ile ekspertiz işletmesinin gerçeğe aykırı raporu aynı ve bölünemeyen zarara katkıda bulunmuşsa, Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi çerçevesinde müteselsil sorumluluk değerlendirilebilir. Zarar görenin talebinden sonra satıcı ile ekspertiz şirketi arasındaki iç paylaşım; davranışların ağırlığı, kusur derecesi ve zarara etkisine göre belirlenebilir. Görüldüğü üzere taraflardan birinin ödeme yapması, diğerinin her durumda hiç sorumlu olmadığı anlamına gelmez; fakat toplam tahsilat gerçek zararı aşamaz.

Sorumluluğu azaltan veya ortadan kaldıran durumlar da bulunabilir. Arızanın ekspertizden sonra doğması, inceleme paketinin açıkça dışında kalması, mevcut teknik yöntemle belirlenmesinin mümkün olmaması, alıcının raporda yazılı uyarıyı bilerek göz ardı etmesi, araca sonradan uygunsuz müdahale yapılması veya delillerin onarımla ortadan kaldırılması değerlendirmeyi etkiler. Ayrıca zararın büyümemesi için makul önlem alınmaması, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında tazminatta indirim sebebi olabilir. Buna karşılık işletmenin yaptığı inceleme hakkında gerçeğe aykırı olumlu beyan vermesi, yalnızca genel bir “sorumluluk kabul edilmez” kaydıyla bertaraf edilemez.

Manevi tazminat, araçta maddi zarar veya ekonomik hayal kırıklığı bulunduğu için kendiliğinden doğmaz. Kişilik hakkının ihlali ve manevi zararın özel koşulları ayrıca kanıtlanmalıdır. Bu nedenle tazminat hesabı, cezalandırıcı veya varsayımsal bir tutara değil; belgelendirilebilir gerçek kayba, zararın öngörülebilir sonuçlarına ve tarafların davranışlarına dayanmalıdır.

8. Ekspertiz Şirketinin Sorumluluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sekiz yaşın veya 160.000 kilometrenin üzerindeki araçta ekspertiz şirketi sorumlu olur mu?

Yönetmelik, bu sınırların üzerindeki araçlar için satıcı işletmenin ekspertiz raporu alma zorunluluğunu kaldırmaktadır. Ancak isteğe bağlı olarak ekspertiz hizmeti verilmişse raporun gerçeğe uygun olması gerekir. Başka bir deyişle rapor alma zorunluluğunun bulunmaması, düzenlenen yanlış rapor nedeniyle ayıplı hizmet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ekspertiz raporu kaç gün geçerlidir?

Yönetmeliğe tabi işletme satışlarında rapor, satıştan önceki on gün içinde alınmalıdır. Bu süre, aracın on gün boyunca hiç arızalanmayacağına ilişkin teknik garanti değildir; satıcı işletmenin satış öncesi rapor alma yükümlülüğünün zamanını gösterir. Aracın rapor ile satış arasındaki dönemde hasar görmesi veya teknik durumunun değişmesi hâlinde değişikliğin ayrıca açıklanması gerekir.

Rapordaki “sökme yapılmadan kontrol edilmiştir” veya “sorumluluk kabul edilmez” kaydı geçerli midir?

İncelemenin teknik sınırlarını açıkça gösteren kayıtlar somut değerlendirmede dikkate alınabilir. Bununla birlikte işletme, yaptığı ölçümün sonucunu yanlış yazmışsa veya zorunlu inceleme alanını hiç kontrol etmeden olumlu göstermişse genel sorumsuzluk kaydıyla zorunlu tüketici haklarını ortadan kaldıramaz. Belirsiz standart şartlar, 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında tüketici lehine yorumlanabilir.

İkinci ekspertiz raporu tek başına yeterli olur mu?

İkinci rapor iddiayı destekler; fakat ilk raporla ikinci inceleme arasındaki kullanım, kilometre, kaza ve onarım ihtimalleri de araştırılır. Bu nedenle ikinci raporda yalnızca mevcut arıza değil, arızanın yaşı, eski onarım izleri, teknik olarak ilk inceleme tarihinde bulunup bulunmadığı ve hangi yöntemle tespit edildiği açıklanmalıdır. Nihai değerlendirmede hakem heyeti veya mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir.

Ekspertiz raporunun bir örneği sonradan alınabilir mi?

Yönetmelik gereğince rapor üç nüsha düzenlenir; iki nüsha satıcı işletmeye verilir ve rapor hem satıcı hem ekspertiz işletmesi tarafından en az beş yıl saklanır. Raporun kaybedilmiş olması hâlinde yazılı talepte bulunularak nüshasının veya onaylı örneğinin istenmesi mümkündür. Raporla birlikte ödeme kaydı, test çıktıları ve kullanılan paket bilgisi de talep edilmelidir.

Satıcıya mı, ekspertiz şirketine mi başvurulmalıdır?

Araçtaki ayıptan satıcının, yanlış teknik rapordan ise ekspertiz işletmesinin sorumluluğu incelenir. Her iki davranış aynı zarara yol açmışsa talepler birlikte ileri sürülebilir; ancak aynı zarar iki kez tahsil edilemez. Onarım süresince araç kullanılamamışsa araçtan yoksun kalma zararının ispatı ayrıca yapılmalı, makul kullanım dışı kalma süresi ile rapor hatası arasındaki bağlantı gösterilmelidir.

Ekspertiz şirketinin sorumluluğu; raporun kapsamı, hatanın teknik olarak belirlenebilirliği, aracın rapor tarihindeki durumu, alıcının rapora güveni ve belgelendirilen zarar birlikte incelenerek belirlenir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kültür Mah. Mithatpaşa Cad. No: 71/4 Çankaya/ANKARA
0 (543) 454 11 49
Black Minimalist Modern Attorney Law Logo 1080 x 1080 piksel
Scroll to Top