Karar Notu · Tüketici Hukuku

Garanti Dışı Şanzıman Arızası ve Araç Değişimi: Yargıtay Kararı 2026

Garanti dışı şanzıman arızasında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, garanti süresi bittikten sonra arızası üretim hatası sayılan sıfır aracın misliyle değiştirilmesi kararını onadı. Daire, 16 Ocak 2025 tarihli kararında bu dosyadaki ayıbın niteliği gereği ağır kusur sayıldığını ve zamanaşımının işlemediğini kabul etti. Arızanın şanzıman değişimiyle giderilebilmesini misliyle değişime engel görmedi; davalının modelin artık üretilmediği savunmasına da stokta misli yoksa sorunun icra aşamasında çözüleceği cevabını verdi.

Yargıtay garanti dışı şanzıman arızasında misliyle değişimi neden onadı?

Daire, bilirkişi raporlarındaki üretim hatası tespitine dayanarak zamanaşımı, onarım imkânı ve stok sorunu savunmalarını birlikte karşıladı. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“özellikle Değişik İş dosyasında ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında, araçta üretim hatasının bulunduğunun tespit edildiği, davaya konu aracın gizli ayıplı mal kapsamında kaldığı, ayıbın niteliğindeki tespitlerin araçtaki ayıbın ağır kusur olarak kabul edilmesini zorunlu kıldığı, davanın zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı, şanzımanın komple değişimi suretiyle araç arızasının giderilmesinin mümkün olduğunun tespit edildiği, ancak sıfır alınmış araçta oluşan nitelik ve değer kaybının tüketicinin ayıpsız misli ile değişim talebine öncelik tanınmasını gerektirdiği, stoklarda bu aracın mislinin bulunmaması halinde sorunun infaz aşamasında İİK’nın 24. maddesinin uygulaması ile çözümleneceğinin anlaşılmış olmasına göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.”

Karar oy birliğiyle verildi. Onanan karar, ilk derece mahkemesinin onarım bedeline hükmeden kararını kaldırıp misliyle değişime hükmeden bölge adliye mahkemesi kararıdır:

Hüküm fıkrası

“Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,”

Daire’nin ölçütü, sıfır alınmış araçta oluşan nitelik ve değer kaybıdır. Arızanın parça değişimiyle giderilebilmesi, bu dosyada tüketicinin misliyle değişim seçimini geri plana itmedi.

Garanti süresi biten araçta ayıp için zamanaşımı işler mi?

Kural olarak işler; ancak ayıp ağır kusur ya da hileyle gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 12. maddesi ayıplı maldan sorumluluğu, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlar ve üçüncü fıkrada bu istisnayı öngörür. Kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre öngörülmüşse o süre uygulanır. Garanti süresi ise garanti belgesiyle ücretsiz onarım için üstlenilen dönemdir; garantinin bitmesi ayıptan doğan sorumluluğu sona erdirmez.

Davalılardan biri, bilirkişi raporlarında ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlendiğine dair bir tespit bulunmadığını ileri sürdü. Daire ise üretim hatası ve gizli ayıp tespitlerinden yola çıkarak ayıbın niteliğinin ağır kusur kabulünü zorunlu kıldığını belirtti. Sonuç, bu dosyadaki teknik tespitlere dayanır; her garanti dışı arızada zamanaşımının işlemeyeceği anlamı taşımaz.

Araç 2 Ocak 2014’te satılmıştı; 28 Kasım 2013’te Resmî Gazete’de yayımlanan 6502 sayılı Kanun ise 28 Mayıs 2014’te yürürlüğe girdi. Kanun’un geçici 1. maddesine göre yürürlükten önceki tüketici işlemlerine kural olarak o dönemin kanunu uygulanır; karar uygulanan kanun maddesini anmıyor. Bugün satılan araçlarda ağır kusur veya hileyle gizlenen ayıpta zamanaşımının uygulanmayacağı kuralı 6502 sayılı Kanun’un 12. maddesinden doğar.

Bu dosyada şanzıman arızası nasıl ortaya çıktı, mahkemeler ne karar verdi?

Davacı aracı 2 Ocak 2014’te bayiden sıfır olarak satın aldı. Davacının anlatımına göre araçtan 2018 yılında ses gelmeye başlayınca yetkili servis arızanın şanzımanda olduğunu ve üretim hatası olabileceğini bildirdi; genel merkez ise garanti süresi dolduğu için ücretsiz şanzıman değişimini reddetti. Davacı tüketici mahkemesindeki değişik iş dosyasında arızanın üretim hatasından kaynaklandığını tespit ettirdi ve 23 Ekim 2018’de davalılara ihtar çekti.

Davada aracın misliyle değiştirilmesi, bu mümkün değilse şimdilik 26.000 TL onarım gideri istendi; ayrıca 13.098 TL araç kiralama bedeli ve 5.000 TL manevi tazminat talep edildi. Yargılamada alınan rapor, 38.280 km’deki aracın genel olarak iyi durumda olduğunu ve arızanın kesin çözümü için şanzıman kutusunun komple yenisiyle değiştirilmesi gerektiğini belirtti; KDV hariç maliyetin 27.339,69 TL olabileceği yazıldı.

Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesi 26.000 TL tazminata, 13.098 TL kiralama bedeline ve 175,12 TL ihtarname giderine hükmetti, manevi tazminatı reddetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi bu kararı kaldırdı ve aracın her türlü kısıtlayıcı kayıt ve şerhten ari olarak misliyle değiştirilmesine karar verdi; kiralama bedeli ile manevi tazminat taleplerini reddetti. Yargıtay’a yalnız davalılar başvurdu.

Onarılabilen şanzıman arızasında misliyle değişim orantısız sayılır mı?

Bu kararda sayılmadı. Davalılardan biri, şanzıman kutusu değiştirilerek düzeltilebilecek bir sorunda misliyle değişimin orantısız ve hakkaniyete aykırı olduğunu savundu. Bölge adliye mahkemesi, kararda aktarıldığı üzere şanzımanın araç için önemli parçalardan olduğunu ve sıfır araçta davacının bu ayıba katlanmasının beklenemeyeceğini kabul etmişti. Yargıtay da nitelik ve değer kaybı nedeniyle misliyle değişime öncelik tanıdı.

6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi tüketiciye sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız misliyle değişim arasında seçim hakkı tanır; satıcı tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Onarım ve misliyle değişim talepleri üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir; bu hakların yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre onarım veya misliyle değişim satıcı için orantısız güçlük doğuracaksa tüketici sözleşmeden dönme veya bedel indirimi yoluna yönelebilir. Orantısızlık; malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici için sorun yaratıp yaratmayacağı gözetilerek belirlenir. Bu karar 6502 sayılı Kanun’dan önceki bir satışa ilişkindir ve orantısızlık ölçütünü anmaz. Daire, aracın önemli bir parçasındaki üretim hatası ile sıfır araçta oluşan nitelik ve değer kaybını misliyle değişime öncelik tanımak için yeterli gördü.

Araç modeli artık üretilmiyorsa misliyle değişim kararı nasıl uygulanır?

Davalılardan biri, modelin 2017’den sonra üretilmediğini ve kararın icra edilemeyeceğini ileri sürdü. Daire bu savunmayı hükmü engelleyen bir neden saymadı; stokta misli bulunmazsa sorunun infaz aşamasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 24. maddesiyle çözüleceğini belirtti. Bugünkü 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi misliyle değişimi “imkân varsa” istenebilecek bir hak olarak düzenler; bu dosyada Daire, stok sorununu hükmün değil infazın konusu saydı.

İİK 24 taşınır teslimine ilişkin ilamın icrasını düzenler. İcra memuru borçluya icra emri tebliğ ederek yedi gün içinde teslimi emreder; borçlu emre uymaz ve taşınır veya misli elindeyse zorla alınıp alacaklıya verilir. Borçlunun elinde yoksa ilamda yazılı değer alınır; değer ilamda yazılı değilse veya tartışmalıysa icra memuru haciz tarihindeki rayice göre takdir eder. Bu takdire karşı icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır.

Garanti dışı şanzıman arızasında araç sahibi hangi delillere dayanır?

Bu dosyada belirleyici delil, dava açılmadan önce değişik iş dosyasında ve yargılama sırasında alınan, arızanın üretim hatasından kaynaklandığını gösteren bilirkişi raporlarıydı. Davalılar periyodik bakımın yapılmadığını ve hatalı kullanım bulunduğunu savundu; mahkemeler üretim hatası tespitini esas aldı. Servisin arızayı kullanıcıya yüklediği durumda ayıplı araçta delil tespiti bağımsız bir teknik rapor elde etmenin yoludur.

Servis kayıtlarını, sesin şanzımandan geldiğini gösteren iş emrini, garanti reddini içeren yazışmayı ve bakım geçmişini saklayın. Bakım kaydındaki eksiklik, bu dosyada olduğu gibi servisin kullanıcı hatası raporuna itiraz ederken sık karşılaşılan savunmadır; bu kararda bilirkişi tespiti bu savunmanın önüne geçti.

Kiralama bedeli ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesince reddedilmişti; davacı temyize gitmediği için bu kısım Yargıtay’da incelenmedi. 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi seçimlik hakla birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre tazminat istenmesine izin verir ve tüketici davası tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Misli talebinin satıcıya, üreticiye ve ithalatçıya birlikte yöneltilmesi, ayıplı araç uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce belirlenmesi gereken konulardandır.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp