Trafik sigortası ikame araç bedelinden sorumlu tutulmaz; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 6 Şubat 2025’te bu zararın işleten ve sürücüden istenebileceğini belirtti. Daire aynı kararda, araç kiralandığını gösteren fatura veya ödeme belgesi sunulmasa da hâkimin mahrumiyet zararını bilirkişi raporuyla belirleyebileceğini kabul etti. Daire, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketi yönünden davayı yazılı başvuru yokluğundan reddetmesini ve pert sayılan araç için mahrumiyet süresini araştırmamasını eksik inceleme sayarak kararı kesin olarak kaldırdı.
Bölge adliye mahkemesi ikame araç bedeli için hangi gerekçeyle kararı kaldırdı?
Daire, ikame araç talebini üç ayrı ilkeyle karşıladı: belgesiz zararın belirlenmesi, sigortacının sorumluluk sınırı ve pert araçta esas alınacak süre. Kararın ilgili bölümleri şöyledir:
Karar metninden
“6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir”
“Ancak, ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumludur.”
“Aracın kaza nedeniyle pert olarak değerlendirilmesi halinde ise bu zararın, aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir aracın satın alması için geçecek makul süre ve bu süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir.”
Daire, ilk derece mahkemesinin önemli delilleri toplamadığını ve değerlendirmediğini kabul ederek esasa girmeden kaldırma kararı verdi. Davacının ve işleten davalının istinaf başvuruları birlikte kabul edildi:
Hüküm fıkrası
“1-Davacı ve davalı […]’nın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.04.2022 gün ve 2020/547 E. 2022/338 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,”
Kararda ZMMS kısaltması, zorunlu mali sorumluluk sigortası, yani trafik sigortası için kullanılıyor. Daire bu ilkeleri Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/26777 Esas, 2022/11236 Karar ve 17. Hukuk Dairesinin 2016/3933 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararlarına da dayandırdı.
İkame araç bedeli neden trafik sigortası teminatının dışında kalır?
Trafik sigortası, aracın işleteninin kazada üçüncü kişiye verdiği gerçek zararı poliçe limitine kadar karşılar. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi sigortayı işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasından doğan sorumluluğunu karşılamak üzere zorunlu tutar. Aracın onarımda kaldığı günlerde kullanılamaması ise hasarın kendisi değil, hasarın yol açtığı dolaylı bir kayıptır.
Daire bu ayrımı zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına dayandırdı. Bugün kanun da dolaylı zararları kapsam dışında sayıyor. 9 Haziran 2021’de kabul edilen 7327 sayılı Kanunla eklenen KTK 92/k, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları sigorta kapsamı dışında bırakır. Hüküm ikame aracı adıyla saymaz; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3933 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararı araç mahrumiyetini dolaylı zarar sayar. Bu nedenle sigorta şirketi hasar bedelini poliçe limitine kadar öderken ikame araç bedelini reddedebilir.
Trafik sigortası ödemezse ikame araç bedeli kimden istenir?
Daire’ye göre bu zarardan işleten sıfatı taşıyan araç maliki ile sürücü birlikte sorumludur. KTK 85/1 işleteni, motorlu aracın işletilmesiyle verilen zarardan sorumlu tutar; aynı maddenin son fıkrasına göre işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Birden fazla kişi sorumluysa KTK 88 uyarınca zarar görene karşı müteselsil sorumluluk doğar ve zarar gören tazminatın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebilir.
Sürücünün sorumluluğu kusuruna bağlıdır. Bu dosyada çekici sürücüsü kusursuz bulunmuş, kaza işletene ait araçtaki bozukluğa bağlanmıştı. Sürücü davalı değildi; işletenin talebiyle davadan haberdar edilmiş ve davalı yanında fer’i müdahil olarak katılmıştı. Bu nedenle somut dosyada ikame araç talebinin muhatabı işleten konumundaki belediyeydi.
Trafik kazası tazminat davasında sigorta şirketini hasar bedeli gibi teminat içindeki kalemler için, işleteni ve kusurlu sürücüyü ise bunların yanında ikame araç bedeli için davalı gösterin.
Kiralama faturası olmayan zarar gören ikame araç bedelini nasıl ispatlar?
Kiralama faturası, mahrumiyet zararının tek ispat aracı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 50. maddesi zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararı hakkaniyete uygun belirlemesini öngörür. Daire bu hükme dayanarak, araç kiralandığını gösteren belge veya ödeme belgesi sunulmasa da zararın bilirkişi raporuyla belirlenebileceğini kabul etti.
Hesap iki soruya dayanır: hasarın niteliğine göre makul onarım süresi kaç gündür ve zarar gören bu sürede benzer bir araç için ne ödemek zorunda kalırdı? Bu soruları bilirkişi, servis giriş ve çıkış kayıtları, hasar fotoğrafları ve ekspertiz raporu üzerinden cevaplar.
Araç pert sayıldıysa süre, yukarıdaki alıntıda belirtildiği gibi emsal aracın satın alınması için gereken makul süredir; bu yüzden pert araç rayiç bedeli ve sovtaj itirazı mahrumiyet hesabını da etkiler.
Olayda ilk derece mahkemesi ikame araç talebini neden karşılıksız bıraktı?
Davacı, otoyolda sol şeritte giden bir çekiciye bağlı dorsenin bağlantılarından kurtulan tekerine aracıyla çarptı. Bilirkişi raporuna göre davacının kural ihlali yoktu, kaza çekicideki teknik arızadan kaynaklanmıştı. Davacı, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 100.000 TL hasar bedeli, 5.000 TL değer kaybı ve 1.000 TL ikame araç bedeli istedi.
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 13 Nisan 2022’de davayı kısmen kabul etti ve 70.000 TL hasar bedelinin işletenden tahsiline hükmetti. Mahkeme, aracın pert şartlarının oluştuğunu ve poliçede ikame araca ilişkin kayıt bulunmadığını belirterek değer kaybı ile ikame araç taleplerini karşılamadı. Sigorta şirketi yönünden ise dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti. Davacı ve işleten belediye istinaf başvurusunda bulundu.
Sigortaya yazılı başvuru eksikse trafik kazası davası hemen reddedilir mi?
Hayır; Daire’ye göre bu eksiklik tamamlanabilir. KTK’nın 97. maddesi zarar görenin, sigorta limitleri içindeki talebi için dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmasını öngörür. Sigortacı başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamazsa veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolu açılır.
Dava şartındaki eksiklik giderilebiliyorsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 115. maddesi mahkemeye, davayı reddetmeden önce tamamlanması için kesin süre verme yükümlülüğü getirir. Bu dosyada sigorta şirketi davacıya ödeme yaptığını savunmuş, dosyada olaya ilişkin hasar dosyası da bulunmuştu. Daire bu olgular karşısında başvuru yapılmadığı kabulünü yerinde bulmadı; başvuru gerçekten eksikse davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini belirtti.
Kaldırma kararından sonra ikame araç talebi nasıl yeniden incelenecek?
HMK 353/1-a-6 uyarınca verilen kaldırma kararı kesindir; dosya aynı ilk derece mahkemesine döner. Daire mahkemeden önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp yapılmadığını araştırmasını, eksiklik varsa davacıya kesin süre vermesini istedi. Ardından pert araç için makul satın alma süresine göre mahrumiyet zararını gösteren ek bilirkişi raporu alınmasını istedi.
Yeni hükümde her davalının hangi tazminat kaleminden sorumlu olduğunun ve sigorta şirketinin poliçe limitinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekiyor. Daire ayrıca fer’i müdahil sürücü hakkında davanın reddine ve onun lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini usule aykırı buldu. Daire, HMK 68’i ve Yargıtay içtihadını anarak fer’i müdahilin davada taraf olmadığını ve hakkında hüküm kurulamayacağını belirtti.
Benzer bir dosyada önce aracın onarılabilir mi yoksa pert mi sayıldığını, sigortaya yazılı başvurunun tarihini ve kazaya karışan aracın işleteninin kim olduğunu belirleyin. Araç mahrumiyet tazminatı hesabındaki süre ve davalılar bu bilgilere göre değişir.
Av. Muhammet Ali BEYHAN
Bu konuda sorunuz mu var?
Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.
