Karar Notu · Tazminat Hukuku

Makul Onarım Süresi Faturayla Kanıtlanır mı? BAM Kararı 2026

Ankara’daki bir trafik kazası davasında araç mahrumiyet zararı, 45 günlük kiralama faturasına göre değil, bilirkişinin hasara göre belirlediği yedi günlük makul onarım süresine göre ölçüldü. Davacının kasko sigortacısı bu yedi gün için ikame araç verdiğinden ilk derece mahkemesi mahrumiyet talebini reddetti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi de 26 Haziran 2026’da davacının istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddetti. Davacının takip dosyasına sunduğu kendi ekspertiz raporunun da onarım süresini kiralama süresinden kısa göstermesi, talebi zayıflatan olgulardan biri oldu.

Bölge adliye mahkemesi 45 günlük kiralama süresini hangi gerekçeyle makul onarım süresi saymadı?

Daire, aracın kiralandığı 45 günü makul onarım süresi saymadı; davacının kendi raporunu, kasko ekspertizini ve mahkeme bilirkişisinin raporunu karşılaştırdı. Kararın bu bölümü şöyledir:

Karar metninden

“Davacı vekili tarafından, kaza sonrasında araç kiraladığı 45 günlük sürenin makul onarım süresi olduğunu ileri sürmüş ise de, gerek davacının icra dosyasına sunduğu ekpertiz raporunda, gerek kasko sigorta şirketi tarafından araç onarım süresi içerisinde alınan ekspertiz raporunda onarım süresinin, araç kiralama süresi kadar olmadığının belirtilmiş olması yanı sıra, mahkemece hükme esas alınan raporda makine mühendisi tarafından araçta meydana gelen hasar değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli olarak belirlenen onarım süresi ile özellikle kasko ekspertiz tarafından belirlenen süre arasında çelişki sayılabilecek boyutta farklılık bulunmamasına, davacının itirazlarının da ek rapor ile karşılanmış olmasına göre, davalının araç mahrumiyet zararının tespitine ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.”

Alıntıdaki “davalının” ifadesi kararın yazımından kaynaklanır; istinaf başvurusunu yapan ve bu sebepleri ileri süren taraf davacıdır. Daire’ye göre hem davacının kendi ekspertiz raporu hem kasko ekspertizi onarım süresini kiralama süresinden kısa gösteriyordu; bilirkişinin süresi ile kasko ekspertizinin süresi arasında çelişki sayılacak bir fark yoktu.

Daire başvuruyu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b-1 hükmü uyarınca esastan reddetti. HMK’nin 362. maddesi, parasal sınırı geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunu kapatır. Kanun’un ek 1. maddesine göre bu sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılır ve davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır. Bu karar da 362. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesindir:

Hüküm fıkrası

“1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,”

“Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.”

Kırmızı ışık kazasında araç sahibi ne istedi, ilk derece mahkemesi ne karar verdi?

Kaza 29 Mayıs 2023’te meydana geldi. Davacıya göre davalı şirkete ait araç kırmızı ışık ihlali yaparak davacının kamyonetine çarptı ve kamyonet sağ yanına devrildi. Davacı, 68.729,18 TL bakiye değer kaybı ve 45.000 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 113.729,18 TL için ilamsız icra takibi başlattı. Davalının itirazıyla takip durdu ve davacı itirazın iptali davası açtı.

Davalı taraf, davacının sunduğu belgede mahrumiyet değerinin 8.550 TL yazılı olmasına rağmen 45.000 TL istendiğini savundu. Davaya ihbar edilen trafik sigortacısının 20 Ekim 2023’te davacıya 10.319,68 TL değer kaybı ödediği anlaşıldı.

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 6 Kasım 2024’te davayı kısmen kabul etti. Bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsü kazada yüzde 100 kusurluydu, davacı sürücünün kural ihlali yoktu. Mahkeme değer kaybını 50.000 TL kabul etti, sigortacının ödemesini düşerek takibin 39.682,32 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verdi. Mahrumiyet talebini, kasko şirketinin yedi günlük onarım süresi için ikame araç vermiş olması nedeniyle kanıtlanmamış saydı; icra inkâr ve kötü niyet tazminatı taleplerini de reddetti. Kararı yalnız davacı istinaf etti.

Kamyonetin makul onarım süresi hangi raporlarla belirlendi?

Dosyada onarım süresine ilişkin üç rapor vardı. Davacının kazadan sonra sigorta eksperine hazırlattığı ve takip dosyasına sunduğu rapor, makul onarım süresini 15 gün olarak gösteriyordu. Kasko şirketinin onarım sırasında aldırdığı ekspertiz raporundaki süre, Daire’nin tespitine göre mahkeme bilirkişisinin süresiyle uyumluydu. Makine mühendisi bilirkişi ise hasarı değerlendirerek süreyi yedi gün olarak belirledi.

Davacı istinafta, araçta 21 parçanın işlem gördüğünü, bunların yedi günde tedarik edilip takılamayacağını ve onarımın iki ay sürdüğünü ileri sürdü. Daire bu itirazı üç gerekçeyle yerinde görmedi. Davacının kendi ekspertiz raporu ile kasko ekspertizi onarım süresini kiralama süresinden kısa gösteriyordu. Bilirkişinin hasarı değerlendirerek denetime elverişli biçimde belirlediği süre kasko ekspertizinin süresiyle çelişmiyordu. Davacının itirazları da ek raporla karşılanmıştı. Onarımın fiilen kaç gün sürdüğünü veya parça bekleme süresini gösteren bir servis kaydından kararda söz edilmiyor.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi zararın ispat yükünü zarar görene yükler; miktar tam ispat edilemezse hâkim, olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemlere bakarak hakkaniyete uygun tutarı belirler. HMK 281’e göre taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksikliklerin tamamlattırılmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Hâkim raporu HMK 282 uyarınca diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

Kaskonun verdiği yedi günlük ikame araç mahrumiyet talebini nasıl etkiledi?

Mahkemenin kasko şirketine yazdığı yazıya verilen cevapta, davacının bu kaza nedeniyle yedi gün ikame araç kullandığı bildirildi. Bilirkişi de makul onarım süresi içinde ikame araç tahsis edildiği için davacının talep edebileceği bir mahrumiyet zararı kalmadığını raporladı. Makul süre ile ikame araç süresi örtüştüğünden 45.000 TL’lik talebin tamamı reddedildi.

Davacının istinaf itirazı ikame aracın hesaba katılmasına değil, sürenin kısalığına yönelikti; Daire de yalnız bu noktayı inceledi. İkame araç süresinin makul onarım süresinden kısa kaldığı bir dosyada aradaki günler için araç mahrumiyet tazminatı kusurlu taraftan istenebilir; bu dosyada iki süre eşit olduğundan kalan gün yoktu.

Kamyonetin değer kaybına yönelik itiraz neden sonuç vermedi?

Davacının ekspertiz raporu, aracın kaza tarihindeki rayiç değerini 550.000 TL olarak alıyor, rapor tarihine göre 106.250 TL, enflasyon verileriyle 79.005,18 TL değer kaybı hesaplıyordu. Mahkeme bilirkişisi ise kaza tarihinde altı yaşında ve 168.025 kilometrede olan 2017 model kamyonetin hasarsız değerini 550.000 TL, onarıldıktan sonraki değerini 500.000 TL bularak değer kaybını 50.000 TL olarak belirledi.

Daire, aracın markasını, modelini, yaşını, kamyonet sınıfında olmasını ve kullanım amacını gözeterek bu tutarı kaza tarihi itibarıyla makul buldu. Takipten önce alınan uzman görüşünde de serbest piyasadaki değer kaybının 40–50 bin TL olarak bildirildiğine dikkat çekti.

Kiralama süresi uzayan araç sahibi mahrumiyet talebini nasıl belgelemeli?

Bu dosyada 45 günlük kiralama faturası, onarım için 45 gün gerektiğini göstermeye yetmedi. Onarım parça beklediği için uzadıysa servisten araç giriş ve çıkış kayıtlarını, parça sipariş ve teslim tarihlerini ve onarım iş emrini isteyin. Bu belgeler bilirkişiye hasarın türü dışında somut bir süre verisi sunar.

Takipten önce aldırdığınız ekspertiz raporundaki onarım süresini kiralama süresiyle karşılaştırın; bu kararda davacının kendi raporundaki 15 günlük süre, 45 günlük talebin aleyhine kullanıldı. Kaskodan ikame araç aldıysanız kullandığınız gün sayısını talepte baştan gösterin; bu dosyada ilk derece mahkemesi bu bilgiyi kasko şirketine yazı yazarak kendisi topladı.

Bilirkişi raporuna itirazı HMK 281’deki süre içinde ve parça tedariki gibi somut gerekçelerle ilk derece mahkemesinde yapın. HMK 357 uyarınca bölge adliye mahkemesinde, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez ve kural olarak yeni delillere dayanılamaz. Takibe itiraz edilirse alacak, bu dosyada olduğu gibi itirazın iptali davasında ispatlanır. Trafik kazası tazminatı için takip başlatmadan önce süreyi ve tutarı bu belgelere dayandırmak, bilirkişiye kiralama faturası dışında somut veri sağlar.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp