Karar Notu · Sigorta Hukuku

Önceden Hasarlı Araçta Değer Kaybı: Yargıtay Kanun Yararına Bozma 2026

Önceden hasarlı araçta değer kaybı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne göre aracın önceki kazaları araştırılıp niteliği ve etkisi gözetilerek hesaplanır. Kararda önceki hasar, talebi düşüren bir neden değil, hesabın bir unsurudur. Daire, 22 Ekim 2025 tarihli kararında davayı kesin olarak reddeden ilk derece kararını kanun yararına bozdu. Bu bozma ret kararının taraflar bakımından sonucunu değiştirmez; karar, değer kaybının nasıl hesaplanacağına yol gösterir. Kararın belirsiz alacak davasına ilişkin kısmı ise bu dava türü 31 Temmuz 2026’da kaldırıldığından yalnız bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanır.

Yargıtay değer kaybı davasının reddini hangi gerekçeyle kanun yararına bozdu?

Daire, ilk derece mahkemesinin iki ret gerekçesini de yerinde görmedi: belirsiz alacak davası açılamayacağı görüşünü ve araç sahibinin sürücü belgesine el konulmuş olmasını. Kararın gerekçesi şöyledir:

Karar metninden

“Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarıyla önceki kazaları araştırılarak ve niteliği ve etkisi göz önüne alınarak aracın ikinci el rayiç değeri ile yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir. Araç mahrumiyet zararının ise aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra hesaplanması gerekir. Tüm bu hususlar özel ve teknik bilgiyi gerektiren konular olup davacının, alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânı bulunmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı mevcuttur.”

“Bu haliyle kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması, uğranılan maddi zararın tazmininin talep edilmesine engel değildir.”

Daire’ye göre mahkeme, zarar miktarını hesaplatarak sonuca göre karar vermeliydi. Kararın dayandığı belirsiz alacak davası, 31 Temmuz 2026’dan itibaren açılan davalarda artık kullanılamaz. Bozma, Bakanlığın istemi doğrultusunda ve oy birliğiyle verildi:

Hüküm fıkrası

“Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,”

Değer kaybı ve mahrumiyet davası ilk derece mahkemesinde neden reddedilmişti?

Davacının aracı 2023 yılında, başka bir kişinin aracıyla maddi hasarlı bir kazaya karıştı. Kaza sırasında davacının aracını dava dışı bir kişi kullanıyordu. Davacı, karşı aracın sahibine ve sürücüsüne karşı belirsiz alacak davası açtı; değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı için 50’şer TL isteyip yargılama sırasında dava değerini 19.000 TL’ye yükseltti.

Mahkemenin aldığı kusur raporuna göre davacının aracını kullanan kişinin kural ihlali yoktu, karşı sürücü birinci derecede kusurluydu. Davalılar ise aracın yaşı, kilometresi ve önceki kazaları nedeniyle değer kaybı oluşmadığını, davacının ehliyetine kaza tarihinde el konulmuş olduğunu savundu. Asliye hukuk mahkemesi 2025 yılında verdiği kararla davayı iki gerekçeyle kesin olarak reddetti: talepler belirsiz alacak davasına konu olamazdı ve davacının sürücü belgesi kaza tarihinde geçerli değildi.

Araçta önceden hasar varsa değer kaybı nasıl hesaplanır?

Değer kaybı, aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarılmış hâlinin rayiç değeri arasındaki farktır. Kararda bu hesabın ilk adımı, aracın önceki kazalarının araştırılması ve bunların niteliği ile etkisinin belirlenmesidir. Aracın yaşı, özellikleri, yeni kazadaki hasar miktarı ve hasar gören kısımların özelliği de aynı hesabın unsurlarıdır.

Bu yöntemde önceki hasar, kazadan önceki rayiç değerin içinde zaten yer alır; bilirkişi yeni kazanın bu değere eklediği azalmayı ölçer. Örneğin daha önce arka tamponu onarılmış bir aracın yeni kazada ön kaputu hasar görmüşse, hesap aracın önceki onarımla birlikte sahip olduğu piyasa değerinden başlar.

Bu dosyada ilk derece mahkemesi davayı önceki hasar nedeniyle reddetmemişti; önceki hasar Daire’nin bozma gerekçeleri arasında da yer almaz. Önceki hasarın hesaba engel olmadığını Adalet Bakanlığı ileri sürdü. Daire bu konuyu ayrıca tartışmadı, hesap yöntemini tarif eden cümlesinde önceki kazaların araştırılmasını isteyerek karşıladı.

Ehliyetine el konulan araç sahibi kaza zararını isteyebilir mi?

Bu kararın olgularında evet. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar vereni bu zararı gidermekle yükümlü tutar. Zarar araç sahibinin malvarlığında doğar ve bu dosyada kazaya karşı sürücünün kusuru yol açmıştır.

Davacının sürücü belgesine kaza tarihini kapsayan iki yıllık bir süre için el konulmuştu, ancak aracı o kullanmıyordu ve kazada aracını kullanan kişinin kusuru da yoktu. Daire bu olgulara dayanarak sürücü belgesinin geri alınmasını tazminata engel görmedi. Araç sahibinin ehliyetsiz olarak aracı kendisinin kullandığı bir kaza bu kararın konusu değildir.

Kanun yararına bozma davacının elindeki ret kararını değiştirir mi?

Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 363. maddesi, ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdiği veya istinafa götürülmeden kesinleşen kararlarına karşı kanun yararına temyiz yolunu düzenler. Bu yola yalnız Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı başvurabilir. Aynı maddeye göre “Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.”

Bu dosyada davacı bozmayla tazminata hak kazanmadı; ret kararı taraflar bakımından geçerliliğini korur. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yeniden yargılama anlamına gelmez. Kararın etkisi, aynı sorunla karşılaşan mahkemelere değer kaybı hesabının ve dava açma koşullarının nasıl değerlendirileceğini göstermesidir. Kesinlik sınırının altında kalan küçük tutarlı değer kaybı davalarında taraflar istinafa gidemez; kanun yararına temyiz, bu dosyalarda Yargıtay’ın ilke koyabilmesini sağlar.

Belirsiz alacak davası kaldırıldıktan sonra değer kaybı nasıl dava edilir?

16 Temmuz 2026’da kabul edilip 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesini yayımı tarihinde yürürlükten kaldırdı. Aynı Kanun’un geçiş hükmüne göre madde, kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder.

31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan davalarda zararı dava açarken kesin olarak belirleyemeyen kişi, bölünebilir olan alacağının bir kısmını kısmi dava olarak isteyebilir. 7589 sayılı Kanun’un HMK’nin 109. maddesine eklediği dördüncü fıkraya göre talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir. Bu artırım iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu kural, kısmi dava trafik kazasında zamanaşımı süresi dolmadan açıldığında sonuç doğurur.

Karşı taraf önceki hasarı savunma olarak ileri sürüyorsa önceki kazada onarılan parçaları gösteren ekspertiz ve onarım belgelerini, yeni hasarın fotoğraflarıyla birlikte sunun; bilirkişi iki hasarı bu belgelerle ayırır. Bu belgeler, araç değer kaybı talebinde zararın yeni kazaya ait kısmını gösteren temel delildir.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp