Karar Notu · Tazminat Hukuku

Ticari Araç Mahrumiyet Bedeli: Şoför Ücreti İstenir mi? 2026

Kazadan sonra şoförüyle birlikte araç kiralayan işletme, ticari araç mahrumiyet bedeline şoför ücretini ekleyemedi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 15 Mayıs 2026 tarihli kesin kararında, hasarlı çekici için yalnız emsal bir aracın on günlük onarım süresindeki kira giderine göre yapılan hesabı yerinde buldu. Daire aynı kararda, sigortacıyı değil yalnız işleten şirketi dava eden zarar görenin önce sigortaya başvurması gerekmediğini de kabul etti.

Bölge adliye mahkemesi şoför ücretini hangi gerekçeyle zarara katmadı?

Daire, mahrumiyet bedelinin neyi karşıladığını tanımladı ve şoför ücretini bu tanımın dışında bıraktı. Aynı paragrafta davalının, mahrumiyet zararının doğduğuna dair somut delil bulunmadığı yönündeki itirazını da reddetti:

Karar metninden

“Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) temin edilmesi için yapılması gereken gider araç mahrumiyet bedeli olduğuna göre, kira sözleşmesine dahil şoför ücretinin davacının zararı içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulünde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, araç mahrumiyet zararın yönünden davacının belge sunmasına gerek olmadığı, gerçek zararın ticari defter ve kayıtların incelenmesi sureti ile belirlenmeyeceği, aracın onarımı süresince aracını kullanamadığı için araç mahrumiyet istemekte haklı olduğu dikkate alındığında, 3.730,00-TL olarak usulünce hesaplanan araç mahrumiyet zararının hüküm altına alınmış olmasında da usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, taraf vekillerinin maddi tazminat hesaplama yöntemine ve miktarına değinen istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.”

Daire, iki tarafın istinaf başvurusunu da oy birliğiyle esastan reddetti. Dava değeri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki temyiz sınırının altında kaldığından karar kesindir ve Yargıtay’a temyiz yolu kapalıdır:

Hüküm fıkrası

“1-Davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,”

Böylece hem şoför ücretini isteyen davacının hem de mahrumiyet zararının hiç doğmadığını savunan davalının itirazı sonuçsuz kaldı. İlk derece mahkemesinin hükmettiği değer kaybı ve ikame araç bedeli kesinleşti.

Çekici kazasında mahkemeler neye hükmetti?

Kaza 5 Nisan 2021’de bir liman girişinde oldu. Davalı şirketin maliki ve işleteni olduğu kamyon geri manevra yaparken, arkasında sırada bekleyen davacı şirkete ait çekicinin ön tamponuna ve motor kaputuna çarptı. Davalı, aracın arkadan çarpıldığını ileri sürerek kusura itiraz etti. Trafik bilirkişisi ise geri manevra kurallarını ihlal eden davalı sürücüyü yüzde yüz kusurlu buldu; kaza tespit tutanağı ve kusur oranı tartışmasında Daire bu raporu yeterli gördü.

Davacı başlangıçta küçük tutarlarla değer kaybı ve ikame araç bedeli istedi; yargılama sırasında değer kaybı talebini 5.000 TL’ye, ticari kazanç kaybı olarak adlandırdığı talebini 6.920 TL’ye yükseltti. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 13 Aralık 2022’de davayı kısmen kabul etti. Bilirkişi raporuna göre makul tamir süresi 10 gündü; internet araç kiralama ilanlarından hesaplanan ikame araç bedeli 3.730 TL’ydi. Mahkeme 5.000 TL değer kaybı ile 3.730 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınmasına, fazlasının reddine karar verdi.

Davacı, aracı şoförüyle birlikte kiraladığını ve ödediği günlük bedelin emsal değerden yüksek olduğunu ileri sürerek istinafa başvurdu. Davalı ise mahrumiyetten doğan bir zararın somut delille gösterilmediğini savundu.

Ticari araç mahrumiyet bedeli hangi gideri karşılar?

Daire’nin dayandığı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi içtihadına göre mahrumiyet bedeli, zarar görenin kendi aracını kullanamadığı onarım süresinde emsal bir aracı temin etmek için katlanacağı giderdir. Bu tanım zararı emsal aracın temin giderine bağlar. Bu nedenle Daire, kiralama sözleşmesine dahil olsa bile şoför ücretini zarar kalemi saymadı ve ilk derece mahkemesinin emsal şoförsüz kira bedeline göre yaptığı hesabı doğru buldu.

Tanımın ikinci sınırı, kaza olmasaydı da yapılacak giderlerdir. Zarar gören kendi aracını kullansaydı da yakıt gibi zorunlu giderleri ödeyecekti; bunlar emsal aracın gideri hesaplanırken düşülür.

Dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesi kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar vereni bu zararı gidermekle yükümlü tutar. Aynı Kanun’un 50. maddesi zararı ispat yükünü zarar görene yükler; zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışına göre miktarı hakkaniyete uygun belirler.

Çekicinin mahrumiyet zararı ticari defter yerine neye göre hesaplandı?

Mahkeme iki veriye dayandı: hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 10 günlük makul tamir süresi ve internet araç kiralama ilanlarından belirlenen emsal kira bedeli. Davacının fiilen ödediği kira tutarı veya ticari defterleri hesabın dayanağı olmadı. Daire de bu dosyada, emsal kira bedeli üzerinden istenen mahrumiyet zararı yönünden davacının belge sunmasına gerek olmadığını ve gerçek zararın ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle belirlenmeyeceğini kabul etti.

Davacı artırdığı talebi “ticari kazanç kaybı” diye adlandırsa da mahkemeler onu emsal araç kirası olarak hesapladı. Aracın çalışamaması yüzünden kaçırılan net kazancın ayrıca istendiği dosyalarda hesap farklı verilere dayanabilir; bu karar o soruyu çözmez.

İşleten şirkete dava açmadan önce trafik sigortasına başvurmak gerekir mi?

Bu dosyada gerekmedi. Davalı, dava açılmadan önce kendi aracının zorunlu trafik sigortacısına başvurulmadığını ileri sürerek davanın dava şartı yokluğundan reddini istedi. Daire bu itirazı, davanın sigortacıya değil yalnız işletene açıldığını gözeterek reddetti.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 97. maddesi, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını arar. Daire, sigortacı aleyhine dava açılmadığını belirterek bu şartı eldeki davada aramadı. İşleten ise KTK 85 uyarınca sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. TBK 61, aynı zarardan birden çok kişi sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümlerini uygular; TBK 163 de alacaklının borcun tamamını dilerse borçluların yalnız birinden isteyebileceğini düzenler. Daire bu iki maddeye dayanarak zarar görenin sorumlulardan dilediğine başvurabileceğini kabul etti.

Şoförlü araç kiralayan işletme mahrumiyet davasında neyi kanıtlamalı?

Hesabın iki ayağı onarım süresi ve emsal aracın şoförsüz kira bedelidir; dosyaya bu ikisini gösteren delilleri koyun. Onarım süresi için aracın servise giriş ve çıkış kayıtlarını, onarım faturasını ve hasar fotoğraflarını sunun.

Kira bedeli için kaza dönemine ait, aynı tür ve sınıftaki araçların şoförsüz kiralama tekliflerini veya ilanlarını toplayın. Şoförlü kiralama yaptıysanız sözleşmede araç bedeli ile şoför bedelinin ayrı gösterilmesi, zarar sayılacak kısmı belirlemeyi kolaylaştırır. Bu delilleri ilk derece mahkemesinde sunun: HMK 357, istinaf aşamasında yeni delile dayanmayı kural olarak engeller ve HMK 355 uyarınca istinaf incelemesi, kamu düzenine aykırılık dışında, dilekçedeki sebeplerle sınırlı yapılır.

Araçta değer kaybı da varsa bu dosyada olduğu gibi trafik kazası tazminat davasında mahrumiyet zararından ayrı bir kalem olarak istenebilir. Daire değer kaybını, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile onarılmış hâldeki piyasa değeri arasındaki farka göre hesaplayan bilirkişi raporunu yerinde buldu.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Bu konuda sorunuz mu var?

Bu yazının konusuyla ilgili genel nitelikteki sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Sorular yayımlanmadan önce incelenir; yalnız yanıtlanan sorular bu bölümde görünür.

Sorunuzu iletin

Yayımlanmaz; yalnız yanıt bildirimi için kullanılır.

Soru metnine kimlik numarası, dosya numarası, plaka, sağlık bilgisi gibi kişisel verileri yazmayınız. Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Muhammet Ali BEYHAN

Kurucu Avukat · Beyhan Hukuk Bürosu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olay için hukuki görüş alınması gerekir.

AraWhatsApp